BURKİNA FASO İLE TOPLAM 7 ALANDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI

FETO TERÖR ÖRGÜTÜNE BİR DARBE DAHA VURULDU

BURKİNA FASO’DA FETÖ OKULLARININ TÜRKİYE’YE DEVRİNİ İÇEREN ANLAŞMAYA İMZALAR ATILDI

TÜRKİYE İLE BURKİNA FOSA ARASINDA TAM 7 ANLAŞMAYA İMZA ATILARAK TARIMDAN EĞİTİME, SANAYİDEN, TURİZME İŞBİRLİĞİNE GİDİLDİ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Burkina Faso’da, eş başkanlık görevini yürüttüğü Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısında önemli işbirliği anlaşmalarına imza attı.

2. Dönem Toplantı Müzakereleri kapsamında, iki ülke arasındaki dostane ilişkiler ile mevcut ekonomik ve ticari işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik olarak öncelikle hukuki çerçeve belirlenerek; Ticari İşbirliği (Ticaret, Özel Sektörler Arası İşbirliği, Müteahhitlik ve Müşavirlik Hizmetleri), Ekonomik İşbirliği (Sanayi, Kalite Altyapısı, Tarım, Hayvancılık, Orman ve Su, Enerji ve Madencilik, İletişim ve Bilgi teknolojileri, Çevre Şehircilik , Sağlık), Teknik ve Bilimsel İşbirliği ( Teknik İşbirliği, Bilimsel İşbirliği, Eğitim ve Yüksek öğretim) ve Kültürel İşbirliği konuları müzakere edildi.

BURKİNA FASO’DA FETÖ OKULLARININ TÜRKİYE’YE DEVRİNİ İÇEREN ANLAŞMAYA İMZALAR ATILDI

KEK Toplantısı kapsamında iki ülke arasında önemli anlaşmalara imza atıldı.

Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli ile Burkina Faso Tarım Ve Hidro-Tarımsal Kalkınma Bakanı Salifou Ouédraogo arasında ‘Türkiye Maarif Vakfı ile Burkina Faso arasındaki Ev Sahibi Ülke Anlaşması’ imzalandı. Bu kapsamda Burkina Faso’da faaliyet gösteren, terör örgütü FETÖ’ye ait okulların Maarif Vakfı’na devri noktası tamamlanmış oldu.

FETÖ okullarının Maarif Vakfı’na devri Burkina Faso Cumhurbaşkanı Roch Marc Chrıstıan Kaboré’nin Nisan ayında ülkemize yaptığı ziyarette Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilmişti. Kaboré’nin de devir süreci noktasında verdiği talimatlar ile Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin eş başkanlık yaptığı KEK Toplantısı kapsamında imzalar atılarak süreç tamamlanmış oldu.

Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Roch Marc Chrıstıan Kaboré tarafından da kabul edilen Bakan Pakdemirli, atılan bu önemli adımdan dolayı teşekkürlerini iletirken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da memnuniyetine ilişkin selamlarını iletti Kaboré’ye.

İmzalanan anlaşma ile Burkina Faso’da faaliyet gösteren 3 FETÖ okulu Maarif Vakfı’na devredilmiş oldu.

BURKİNA FASO İLE TOPLAM 7 ALANDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI

Sadece FETÖ okullarının devri değil; KEK toplantısı kapsamında Bakanımız Bekir Pakdemirli ile Burkina Faso’lu mevkidaşı arasında; Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Eğitim Alanında İşbirliği Anlaşması, Sağlık ve Tıp Alanında İşbirliğine Dair Anlaşma ve Turizm İşbirliği Anlaşmaları da imzalandı.

Ayrıca iki bakan huzurunda, DEİK Yatırım Ajansı ile Burkina Faso Ticaret ve Sanayi Odası arasında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı ve DEİK ile Burkina Faso Yatırım Ajansı arasında da İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı imzalandı.

Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi Başkanı Ahmet Dal ve 10’u aşkın Türk işadamı ile Burkina Faso Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mahamadi Savadogo ile Burkuna Faso’lu işadamlarının da katıldığı toplantıda konuşan Bakan Pakdemirli, ‘İki ülke arasındaki mesafe coğrafi olarak uzak görünse de, dost ülke Burkina Faso ile gönüller birbirine yakındır’ diyerek, KEK toplantısı ile iki ülke arasındaki ticari ilişkilere yeni bir ivme kazandırmayı amaçladıklarını belirtti.

Son üç yılda ortalama %6.1 büyüyen ülke ekonomisi ile Burkina Faso’nun Batı Afrika’da ticaretimizi artırmak için fırsatlar sunduğunu ifade eden Pakdemirli, Pamuk başta olmak üzere tarım sektörünün ve de madenciliğin ülke ekonomisindeki kilit rolüne değindi.

“Bugün Afrika’da altın üretiminde ilk beş ülke arasında yer alan Burkina Faso da ayrıca önemli fosfat, manganez, çinko kaynakları bulunmaktadır. Dolayısıyla bu sektörlerde artacak yatırımlar şüphesiz ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle siz değerli iş adamlarına bu güzel ülkenin bu önemli potansiyelini değerlendirme çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.

Karma Ekonomik Komisyon toplantısı ile birçok alanda ikili ilişkilerin bir kez daha masaya yatırıldığını belirten Pakdemirli, “Türkiye standardizasyon teknik işbirliği ve üretim kalitesi altyapısını oluşturan tüm alanlardaki bilgi birikimini Burkina Faso ile paylaşmaya her zaman hazırdır” diye seslendi.

Burkina Faso ile karşılıklı kazan-kazan ilkesi üzerinden her alanda işbirliğini üst seviyeye taşımayı amaçladıklarını söyleyen Bakan Pakdemirli, “2018 rakamlarına göre ihracatımız 52.7 milyon dolar, ithalatımız ise 8.7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Gelin siz özel sektör temsilcileri ile biz karar vericiler el ele verip bu rakamları daha yüksek ve dengeli boyuta çekelim” dedi.

Bakan Pakdemirli, Türk işadamlarının yurtdışında yaptığı yatırımlara ve başarılarına vurgu yaptı, Tekstil ve müteahhitlik noktasında da önemli işbirliklerinin sağlanabileceği konusunda hem yöneticilere hem de iş adamlarına seslendi.

KEK toplantısı hediye takdimi, yöresel halk oyunları ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

TARIM VE ORMAN BAKANI PAKDEMİRLİ BURKİNA FASO’DA

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısına katılmak, çeşitli ziyaret ve ikili görüşmelerde bulunmak üzere Burkina Faso’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.

Karma Ekonomik Komisyon eş başkanlığı yapacak olan Pakdemirli, havaalanında Burkina Faso Tarım Ve Hidro-Tarımsal Kalkınma Bakanı Salifou Ouédraogo tarafından karşılandı.

İlk olarak, Burkina Faso Ticaret, Sanayi Ve El Sanatları Bakanı Harouna Kabore ile ikili bir görüşme gerçekleştiren Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, geçtiğimiz sene gerçekleştirilen Türkiye-ECOWAS Ekonomi ve İş Forumu ile Türkiye-Afrika 2. Ekonomi ve İş Forumu toplantılarına Burkina Faso’dan Bakan düzeyinde katılım sağlandığını hatırlattı. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Sayın Kabore’nin Nisan ayında ülkemize gerçekleştirdiği ziyarete de değinen Pakdemirli, bu üst düzey temasların ticari ve ekonomik ilişkileri karşılıklı olarak geliştirmede oldukça önemli olduğunu belirtti.

Türkiye ile Burkina Faso arasındaki ticaret hacminin, 2005 yılında yaklaşık 4,2 milyon dolar iken, 2018 yılında 61,4 milyon dolara yükseldiğini belirten Bakan Pakdemirli, “2018 yılı sonu itibariyle Burkina Faso’ya ihracatımız 52,7 milyon dolar; Burkina Faso’dan ithalatımız 8,7 milyon dolar tutarındadır. İkili ticaretimize istikrar kazandırmak ve ülkelerimiz arasındaki ekonomik bütünleşmeyi hızlandırmak için bir serbest ticaret alanı tesis etmemiz gerekmektedir” diye konuştu.

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ile ülkemizin akdedeceği bir Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması (TEOA)’nın, ticaretin yanı sıra diğer ekonomik işbirliği alanlarını da kapsayarak Burkina Faso’nun öncelikli sektörlerini de dikkate alarak, iki ülke arasındaki ticaretin çeşitlendirilmesini esas alan bir yapı tesis edeceğini belirten Pakdemirli, bu kapsamda Türkiye’nin ECOWAS nezdinde anlaşma imzalamasına yönelik girişimlerde Burkina Faso’nun desteğinin önemli olduğunu dile getirdi.

Ticaret, Sanayi Ve El Sanatları Bakanı Harouna Kabore ile görüşmesinde, ikili ve çok taraflı platformlarda Burkina Faso’ya her türlü desteği vermeye devam edeceklerini belirten Pakdemirli, daha sonra ise mevkidaşı Burkina Faso Tarım Ve Hidro-Tarımsal Kalkınma Bakanı Salifou Ouédraogo ile biraraya geldi.

Ülkemizin tarım, hayvancılık, çevrenin korunması gibi alanlarda Burkina Faso ile bilgi ve deneyim paylaşımına hazır olduğunu söyleyen Pakdemirli,  tarım alanındaki mevcut ilişkilerin daha ileri boyuta taşınmasında, AR-GE çalışmaları bilgi ve tecrübe paylaşımının son derece önemli olduğunu vurguladı.

Üretiminde ve kalitesinde dünyanın önde gelen ülkelerinden olduğumuz olan fındık, incir, üzüm, kayısı, nar, zeytinyağı, elma ve turunçgiller gibi ürünler konusunda Burkina Faso ile ticarete açık olduğumuzu da belirten Pakdemirli,  Burkina Faso’da pamuk sektörünün gelişmesi konusunda da işbirliği önerisinde bulundu. Burkina Faso’ya teknik eğitim anlamında her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi belirtti.

İki ülke arasında kurulan ekiplerin tarım ve orman alanında Mutabakat Zaptları üzerinde çalıştığını da belirten Bakan Pakdemirli, “İşbirliğimize katkı sağlayacağına inandığım bu Mutabakat Zaptlarının en kısa zamanda, mümkünse iki ülke liderlerinin bir araya gelmeleri vesilesiyle imzalanabilmesini temenni ediyorum” dedi.

Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’nin Burkina Faso mesaisi, Burkina Faso Sanayi, Ticaret ve El Sanatları Bakanı Harouna Kabore ile eş başkanlık yapacakları yuvarlak masa toplantısı ile devam edecek. Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi Başkanı Ahmet Dal ve 10’u aşkın Türk işadamı ile Burkina Faso Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mahamadi Savadogo ile Burkuna Faso’lu işadamlarının da katılacağı toplantıda yatırımlar konusu masaya yatırılacak. 

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI İLE ADALET BAKANLIĞI’NDAN ‘YEŞİLE’ DAİR İŞBİRLİĞİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, Daha Yeşil Bir Türkiye ve mahkûmların topluma entegrasyonu için Adalet Bakanlığı ile iki yeni işbirliği protokolü imzaladı.

İmza töreninde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluklarından ve öneminden bahseden Bakan Bekir Pakdemirli, ‘Biz; tarımın, hayvancılığın, ormanın, suyun, gıdanın ve buna bağlı olan her şeyin Bakanı ve Bakanlığıyız. Yani ülkemizin can damarlarından, vatanımızın akciğerlerinden, insanımızın temel yaşam kaynaklarından sorumlu bir Bakanlığız. Evet; sorumluluğumuz büyük, işimiz yoğun, hedeflerimiz çok… Fakat işte böyle büyük sorumluluklar, paylaşıldıkça anlam ve güç kazanıyor. Şu bir hakikattir ki: bizim en büyük ortağımız, milletimizdir! Bizim en büyük ortağımız, milletimizin “amasız ve ayrımsız” her bir ferdidir! Bugün de bizim olan bu yurdu, birlikte daha da güzelleştirmek için bir aradayız!’ ifadelerini kullandı.

‘Yemyeşil Bir Türkiye’yi gönülden istiyorsak, gönüllü olmak zorundayız!’ diyen Bakan Pakdemirli, imzalanan işbirliği protokolü ile ülkemizin yeşillendirilmesi, ağaç sevgisinin arttırılması ve yeşil alanların genişletilmesi çalışmalarının, kamu işbirliği ile etkin olarak uygulanmasının sağlandığını belirtti.

‘ORMANLARA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ’

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, orman varlığımızı her geçen gün artırdığımıza dikkat çekerek, yangınla mücadelede gelinen noktaya değindi; ‘Yangınlar başta olmak üzere, her türlü tehlikelere karşı, ormanlarımıza sahip çıkıyoruz! Ormanlarımızın geliştirilmesi ve genişletilmesi konusunda durmaksızın çalışıyoruz!  Şunun altını çiziyorum: Biz, dünyada orman varlığını artıran nadir ülkelerdeniz! Orman yangınlarına müdahalede 12 dakika ile Birinci sıradayız! Bu rekor; ormana ve orman canlılarına olan sevgimizin rekorudur!’ diye konuştu.

17 YILDA 4.3 MİLYAR FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU

Son 17 yılda orman alanlarında yaşanan artışı da rakamlarla belirtti Pakdemirli; ‘Son 17 yılda, 5,3 milyon hektar alanda çalışarak, 4,3 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Bu süre zarfında, orman alanlarımızın da 1,8 milyon hektar artmasını sağladık’ dedi.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere; Hükümetimiz tarafından, ağaçlandırma, ormanlarımızın ıslahı ve erozyon kontrol çalışmalarına büyük önem verildiğini de ifade eden Pakdemirli, bu kapsamda Adalet Bakanlığı ile bugüne kadar toplam, 3 adet işbirliği protokolü imzalandığını hatırlattı. ‘Bunların içerisinde, Adalet Bakanlığı tarafından, kamu hizmeti kapsamında, ceza infazının uygulandığı çalışmalar içerisinde özellikle, fidan dikimi ve bakımı faaliyetlerinin, ön plana çıkan önemli bir faaliyet alanı olduğunu biliyorum. Bu kapsamda; Türkiye genelinde yapılan faaliyetler ile 2019 yılı, Ağustos ayı itibarı ile 52 bin 47 yükümlü ile 5 bin 432 hektar alanda, 1 milyon 160 bin adet fidan dikimi, 2 milyon 466 bin adet fidanın bakımı gerçekleştirildi. Bugüne kadar yapılan ormancılık çalışmalarından, özellikle fidan dikiminin, yükümlüler üzerinde olumlu etkileri olduğunun bilgisini de alıyoruz! Çünkü biliyoruz ki, üreten insandan zarar gelmez! Çünkü görüyoruz ki, emek veren insan kötülük düşünmez! Çünkü inanıyoruz ki, çalışkan insan suça meyletmez!’

ADALET BAKANLIĞI İLE DAHA YEŞİL BİR TÜRKİYE İÇİN İŞBİRLİĞİ

Adalet Bakanlığı ile imzalanan, İşyurdu Çalışmalarının Desteklenmesi Protokolü ve Denetimli Serbestlik Kapsamındaki Yükümlüler ile Açık Ceza İnfaz Kurumundaki Hükümlülerin Ağaçlandırma İşlerinde Çalıştırılması şeklindeki iki yeni protokolün detaylarını da anlattı Bakan Pakdemirli. ‘Bu iki yeni protokolle, Adalet Bakanlığı ile yapılacak işbirliği çalışmalarına, ormancılık faaliyetleri ile birlikte Bakanlığımız; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığının çalışma alanları da dâhil edilerek, faaliyet alanı daha da genişletilmiştir. Adı geçen Genel Müdürlüklerimiz, kendi konularına göre, iş yurtlarındaki hükümlülere eğitim verecekler. Böylece hem hükümlülük süresi içerisinde bu kişilerin işgücünden yararlanılacak, hem de bu kişilere öğretilecek işler neticesinde iş sahibi olmaları sağlanacaktır’ diye konuştu.

Bu protokollerle daha yeşil bir Türkiye hedeflendiğinin altını çizen Bakan Pakdemirli, aynı zamanda hükümlü ve yükümlülerin topluma entegrasyonuna da büyük katkı sağlamasının amaçlandığını ifade etti.

Ormanları artırmak ve korumak adına Tarım ve Orman Bakanlığı olarak büyük bir gayretle çalıştıklarını da ifade eden Bakan Pakdemirli, bir de hatırlatmada bulundu; ‘Bakanlığımızca, Daha Yeşil Bir Türkiye İçin, sloganıyla 11 Kasım, saat 11.11’de, 81 ilde yapacağımız etkinlik ile 11 milyon fidanı, genç yaşlı el ele toprakla buluşturacağız’ dedi.

“IDF DÜNYA SÜT ZİRVESİ’’

Türkiye, süt sektörünün küresel anlamda en geniş kapsamlı organizasyonu olan ve Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) tarafından düzenlenen, “IDF Dünya Süt Zirvesi’ne (World Dairy Summit)” ev sahipliği yapıyor.

TARIMSAL HASILADA AVRUPA’DA İLK SIRADAYIZ

Zirve kapsamında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli; Ülkemizin, tarımsal hâsıla bakımından Dünyada 7’inci, Avrupa’da 1’inci sırada yer alan bir tarım ülkesi olduğunu hatırlatarak, hayvancılık ile süt üretimindeki yerini belirtti; ‘Avrupa’da Küçükbaş hayvan varlığında 1’inci, büyükbaş hayvan varlığında 2’nci sırada yer alan ülkemiz, süt üretiminde ise, Dünyada 8’inci, Avrupa’da 3.’üncü sırada yer almaktadır’ dedi.

Bakan Pakdemirli, 2019 yılı itibariyle hayvan varlığımızı da paylaştı; ‘Ülkemizin, 2017 FAO verilerine göre 16,1 milyon büyükbaş, 44,3 milyon küçükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. Dünya çiğ süt üretimin %2,5’i, kırmızı et üretiminin %1,2’si ülkemizde gerçekleşmiştir. 2019 yılı haziran sonu itibari ile büyükbaş hayvan varlığımız 18,2 milyon başa, küçükbaş hayvan varlığımız 50 milyon başa ulaşmıştır.’

TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI İLE 4,9 MİLYAR DOLAR FAZLA GELİR ELDE EDİLDİ

Verilen destek ve teşviklerle, Ülkemiz hayvancılığında, son 17 yılda, önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Pakdemirli, 2002 yılına göre, Büyükbaş hayvan sayısında %74,

Küçükbaş hayvan sayısında %44, Süt üretiminde %163, Kırmızı et üretiminde %166 artış sağlandığını belirtti.  ‘Türk tarımı; 82 milyon vatandaşımız, 3,5 milyonu aşkın göçmen ve 50 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığı gibi, 1.730 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir sektör konumuna gelmiştir’ diyen Bakan Pakdemirli, Ülkemizin tarım ürünlerinde, 2018 yılında, 12,8 milyar dolar ithalata karşılık, 17,7 milyar dolar ihracat yaparak, yaklaşık 4,9 milyar dolar fazla verdiğini de vurguladı.

2019’DA SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ İHRACATI 227,9 MİLYON DOLAR’A YÜKSELDİ

2019 yılında bir önceki yıla göre hayvansal ürün ihracatı ile süt ürünleri ihracatında da artış yaşandığını söyleyen Bakan Pakdemirli, ‘2019 yılının ilk yedi ayında, hayvan ve hayvansal ürün ihracatımız, 803,5 Milyon Dolar olarak gerçekleşmiş, bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam ihracatta ise %2.5’lik artış sağlanmıştır. Bu dönemde, süt ve süt ürünlerinin ihracatı ise %20’lik artış göstererek, 227,9 Milyon Dolar’a yükselmiştir’ dedi.

17 YILDA 32,7 MİLYAR LİRA HAYVANCILIK HİBE DESTEĞİ ÖDEMESİ YAPILDI

Sütün katma değeri yüksek bir ürün olduğu ve bu doğrultuda politikalara yön verildiğini belirten Pakdemirli, Son 17 yılda, Hayvancılığın gelişmesi için verilen destekleri hatırlattı; ‘Hayvancılık desteklemelerimizi, 4 kalemden 10 kaleme çıkartarak, 32,7 milyar lira hayvancılık hibe desteği ödemesi yaptık. Kırsal kalkınma yatırımları ve Avrupa Birliği fonları – IPARD kapsamında; 2.985 projeye, 2,7 milyar lira hibe verdik. Orman Köylerimizde, çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesi amacıyla; 4.000 aileye, 110 milyon lira süt sığırcılığı ve koyunculuğu desteği verdik. Organik ve İyi Tarım uygulamaları kapsamında, yetiştiricilerimizi destekliyoruz. 48.258 baş hayvanımız bu kapsamda desteklenmektedir’ dedi.

2002 yılında, 122 kg olan kişi başına düşen süt üretim miktarının 2018 yılında 270 kg’a yükseldiğini ifade eden Pakdemirli, son 17 yılda, yüzde 130’u bulan bu artışın yetiştiricilerimizin gayreti ve hükümetlerimizin destekleri ile gerçekleştiğini vurguladı. Sütten en iyi yararlanma şeklinin, sütü içerek tüketmek olduğunu söyleyen Bakan Pakdemirli, ‘Ülkemizde içme sütü tüketimi kişi başına 41 kg, Avrupa Birliğinde ise 65 kg’dır. Sağlıklı ve dengeli bir gelişim için içme sütü tüketiminin, daha da arttırılması gerektiğinin farkındayız. Süte dikkat çekmek, sütün tüketilmesinin ilk ayağıdır!’ ifadelerini kullandı.

HAYVANCILIK VE SÜTTE POTANSİYELİMİZİ ARTIRACAK POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİYORUZ

‘Ülkemizin potansiyelini katlayacak kritik birkaç politikayı, önümüzdeki günlerde hayata geçirmek için istişare ediyoruz’ diyen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, detayları paylaştı; ‘Öncelikle, büyükbaş hayvancılıkta genetik potansiyelimizi artıracak şekilde ıslah politikalarını destekleyeceğiz. Bunu yaparken de ülkemizin bölgesel dinamiklerini de gözeterek, et ve sütte, bölgesel teşviklere geçme fikrini değerlendiriyoruz. Bu sayede hem ette hem sütte verimliliğimizi artırmayı planlıyoruz. Yine, sektörün aciliyet arz eden yapısal problemlerini, silsile yoluyla çözecek bir reformun, çiğ sütün sınıflandırılması çalışmalarının da sonuna yaklaştığımızı müjdelemek istiyorum. Süt fiyatının belirlenmesinde, tek fiyat uygulamasından, sütün vasıflarını gözeten, özellikle yağ ve protein değerlerini önceleyen bir fiyatlama sistemine geçme fikri üzerinde duruyoruz. Hem arz güvenliğini hem de tüketici açısından gıda güvenirliğini etkileyen karkas et sınıflandırması çalışmasına da sizlerden katkılar bekliyoruz. Karkas etin standartlarının belirlenmesinin hem et hem de süt sektörüne doğrudan ve dolaylı katkıları olacağına inancım tam’ dedi.

DÜNYA SÜT ZİRVESİ’NDE, BÖLGE ÜLKELERİ İLE İŞBİRLİĞİ İÇİN ÇAĞRI

Dünya Süt Zirvesi katılımcılarına da çağrıda bulundu Bakan Pakdemirli; ‘Hem yurt dışından gelen misafirlerimize hem de yerli yatırımcılarımıza bir çağrı yapmak istiyorum. Ülkemiz istisnai dönemler haricinde, et ve sütte kendine yeterli bir ülke.

Ancak, bizi çevreleyen coğrafyalardaki pazarlara, ülkemizi lojistik üs olarak kullanarak hem et hem süt tedariki yapmak mümkün. Bölgemizdeki tüm ülkelerle ortak işbirliği yapacağımız projeler için sizleri birlikte çalışmaya davet ediyorum. Bu alanda, Bakanlık olarak, var gücümüzle yanınızda olacağımızın da çağrısını yapıyorum’ diye seslendi.

ÇİĞ SÜT EYLEM PLANI PROJE TASLAĞI HAZIR

Ülkemizde, 2.242 adet süt ve süt ürünleri işleyen gıda işletmesi olduğunu belirten Pakdemirli, İşletmelerin verimliliği açısından nitelikli çiğ süt tedarikinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün katılımı ile IPA II kapsamında,

Çiğ Süt Eylem Planı Proje taslağı hazırlandığını söyledi. ‘Söz konusu taslakta; hayvan hastalıkları, çiğ sütün toplanması ve toplayıcıların eğitimi, uygun olmayan çiğ sütün kullanımı, çiftliklerin yapısının büyütülmesi, antibiyotikli sütun imhası için prosedür hazırlanması gibi eylemler yer almakta olup, projenin Avrupa Birliği tarafından kabul edilmesi halinde, süt ve süt ürünleri sektörüne, önemli katkılar sağlayacağını düşünmekteyim’ ifadelerini kullandı.

ÇİN’E SÜT İHRACATINDA SONA YAKLAŞILDI

Bakan Pakdemirli, süt ürünlerinde Ortadoğu’ya yapılan ihracatın Uzakdoğu pazarına yayılmasının da hedeflendiğini belirterek, Çin ile süt ihracatı noktasında sona yaklaşıldığını duyurdu. ‘Çin’e Süt ihracatı yapmak amacıyla, Veteriner Sağlık Sertifikası üzerinde anlaşmayı sağladık. 67 adet işletmenin CİFER sisteminde kaydı yapıldı. Çin tarafının onaylamasına takiben, düşük riskli süt ürünleri için ihracat başlayacak. Ayrıca, İran ve Özbekistan ile Sağlık Sertifikası konusunda, son bir yıl için anlaştığımızın da müjdesini size vermek isterim. Ayrıca sanayicilerimizin finansmana erişim konusundaki sorunlarının farkındayız. Bu noktada Ziraat Bankası ile görüşüp çözüm için gayret göstereceğiz’ diye konuştu.

DÜNYAYI DOYURAN ÜLKE, DÜNYANIN LİDER ÜLKESİ OLACAK

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, Yağlı Tohumlu Bitkiler Ve Bitkisel Yağlar Konferansı’nda yaptığı konuşmada dünya nüfusunun 2050 yılında 10 Milyara çıkmasının beklendiğini ve bu kapsamda gıdaya olan ihtiyacın her geçen gün arttığını ifade etti. Pakdemirli, bu paralelde bir devlet için savunma sanayi ne kadar önemliyse, tarımın da o nispette öneme sahip olduğunu belirterek; ‘Yakın gelecekte hep beraber göreceğiz: Dünyayı doyuran ülke, dünyanın lider ülkesi olacak!

Bu gerçekten yola çıkarak; Geleceğin dünyasında gıda ve tarımın, bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacağından şüphemiz yok. Bu sebeple tarımı ve hayvancılığı çok önemsiyoruz’ dedi.

‘TARIM EKONOMİSİNDE AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADAYIZ’

Ülkemiz tarımının ekonomik büyüklük açısından Avrupa’da birinci sırada yer aldığını da belirten Bakan Pakdemirli, ‘Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar ve üretime yönelik teşvikler ile çok sayıda tarım ürününde Türkiye, dünyada da liderliğini sürdürmektedir’ diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, bu başarıyı, bitkisel üretimimize ilişkin rakamlarla örneklendirdi. ‘2002 yılında, 98 milyon ton olan toplam bitkisel üretim miktarı, 2018 yılında, %19 oranında artarak, 117 milyon tona ulaşmış, üretim değeri ise, 159 milyar liraya çıkmıştır. 2019 yılında, bitkisel üretim miktarını, 122 milyon ton olarak tahmin ediyoruz.

TARIM ÜRÜNLERİ TOPLAM İHRACATIMIZ, 17,7 MİLYAR DOLAR

Türk tarımının 82 milyon vatandaşımız, 3 milyonu aşkın muhacir ve yaklaşık 40 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığı gibi, ihraçta da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, ‘Türk tarımı 186 ülkeye, 1.730 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir sektör konumuna gelmiştir. Bu gelişmeler sonucunda, tarım ürünleri toplam ihracatımız, 4 milyar dolardan 17,7 milyar dolara yükselmiştir’ dedi.

2019 YILINDA 4,3 MİLYON TON YAĞLI TOHUM ÜRETİMİ BEKLENİYOR

Türkiye’de son yıllarda, stratejik kategoriler arasında yer alan yağlı tohumlu bitkiler üretiminde önemli bir artış yaşandığını da ifade eden Pakdemirli, yağlı tohum üretim miktarlarını da açıkladı. ‘Son 17 yılda 2,6 milyon ton olan toplam yağlı tohum üretimini, %48 artarak yaklaşık 4 milyon tona yükselttik. 2019 yılında ise, 4,3 milyon ton üretim olacağını öngörüyoruz. Yağlık ayçiçeği; ülkemiz bitkisel yağ tüketiminde %75-80 seviyesinde paya sahip olup, yüksek yağ oranı ile en önemli yağlı tohumlu bitki konumunda yer almaktadır. Toplam ayçiçeği üretimimiz, 2002 yılında, 850 bin ton iken, 2018 yılında, 1 milyon 949 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ise, rekoltenin, 2 milyon 137 bin ton olmasını öngörüyoruz.’

Pakdemirli, bakanlıkça destek verilen Kanola, Soya ve Aspir’e de değindi. Bu yağların da en az Ayçiçek kadar besleyici ve üretici için de karlı olduğunu söyleyen Pakdemirli ‘Soya’ya kilogramda 60 kuruş, Aspir’e 55 kuruş, Kanola’ya kilogramda 50 kuruş fark ödemesi desteğinin yanında Organik Tarım Desteği de vermekteyiz. Ayrıca, Tüm yağlı tohumlarda arzı yerli kaynaklardan sağlamak için 11. Kalkınma planında, 2 milyon hektar sulama planlandık’ dedi.

ZEYTİN ÜRETİMİNDE DÜNYADA ÜÇÜNCÜ SIRADAYIZ

Bakan Pakdemirli, dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olduğumuz zeytinyağına da vurgu yaptı; tıpkı fındık, kayısı, incir gibi stratejik ürünlerimizin başında yer alan zeytinyağı ve zeytin üretimine ilişkin miktarları paylaştı. ‘Türkiye, sofralık zeytin üretiminde 460.000 ton üretim ile İspanya ve Mısır’ın ardından dünyada 3’üncü sıradadır. Zeytinyağı üretiminde ise, yaklaşık, 275 bin ton üretim ile İspanya, İtalya,

Yunanistan, Tunus’un ardından dünyada 5’inci sırada yer almaktadır.

2018’DE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATINDAN 375 MİLYON DOLAR GELİR ELDE EDİLDİ

2002 yılında, 99 milyon olan zeytin ağacı varlığımızın 2018 yılında, 178 milyon âdete çıktığını belirten Bakan Pakdemirli, zeytin ve zeytinyağı ihracat rakamlarını da paylaştı; ‘2001-2002 sezonunda, 65 Bin ton olan zeytinyağı üretimi, 2018-2019 sezonunda, %197 artarak, 193 Bin tona yükselmiştir. Ülkemizde 2018 yılında, toplam 143,4 bin ton zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapılmış olup, 375 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Aynı yıl, 5 bin ton zeytin ve zeytinyağına karşılık, 8,8 milyon dolarlık ithalat yapılmıştır’ dedi.

2015-2019 yılları arasında uygulanmak üzere yayımlanan “Yabani Zeytin (Delice) Rehabilitasyonu Eylem Planı” ile ülkemizin değişik coğrafyalarında bulunan yabani zeytinlerin aşılanarak, ülkemizdeki zeytin üretim miktarının artırılmasının hedeflendiğini de belirten Pakdemirli, bu sayede 1,5 milyon Yabani Zeytin (Delice) aşılandığını ve 100 bin zeytin fidanı dikildiğini de söyledi.

Yağlı tohum üreticilerimizin, daha geniş alanda üretim yapabilmesi ve dışa bağımlılığın azalması için desteklenmesine devam edileceğini söyleyen Pakdemirli, ‘2019- 2020 üretim sezonunda %40 yağ oranlı, %9 rutubetli ve %2-4 yabancı madde içerikli yağlık ayçiçeği tohumunun ton fiyatını, 2.500 lira olarak açıkladık. Üreticilerimiz, açıklanan fiyata ilave olarak; Bakanlığımızca verilen ton başına 400 lira fark ödemesi ve 92 lira mazot-gübre desteği ile birlikte, toplam 492 TL daha kazanacaklar’ dedi.

2019’DA YAĞLI TOHUMLU BİTKİLERE, 2.88 MİLYAR DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILDI

Uygulanan destek politikaları ile sektörün gelişmesine büyük katkı sağlandığını belirten Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ‘2002 yılında 1,8 milyar lira olan nakdi destekleri, 2019 yılında, 9 kat artışla, 16,1 milyar liraya çıkardık. 2019 yılında, bu güne kadar bitkisel üretim ve fark ödemesi desteği kapsamında, yağlı tohumlu bitkilere, 2,88 milyar lira destekleme ödemesi yaptık. Çiftçimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılından itibaren mazot ve gübre başta olmak üzere girdi destekleri başlattık. Mazot ve gübreye, son 17 yılda, toplam 20,1 milyar lira destekleme ödemesi yaptık’ diyerek verilen destekleri paylaştı.

İYİ TARIM VE ORGANİK TARIM DESTEK ÖDEMELERİ BAŞLIYOR

Bakan Pakdemirli, Yağlı Tohumlu Bitkiler Ve Bitkisel Yağlar Konferansı’nda yaptığı konuşmada ayrıca, İyi Tarım ve Organik Tarım destek ödemeleriyle ilgili de bir müjde verdi. ‘Destek ödemeleri, 20 Eylül 18.00’dan sonra başlayacak. Ödemeler TC kimlik numarasına göre yapılacak. Son hanesi 4-6-8 olanlar 20 Eylül 2019 saat 18.00’den sonra, Son hanesi 0 ve 2 olanlar 27 Eylül 2019 saat 18.00’den sonra alacak. İyi Tarım Desteklemeleri; 55 bin 849 üreticiye 162 milyon 974 bin 573 TL, Organik Tarım Desteklemeleri; 67 bin 455 üreticiye 232 milyon 916 bin TL, Toplamda 123 bin 304 üreticiye 395 milyon 890 bin 789 TL ödenmiş olacak. Hayırlı, uğurlu olsun.’

İHTİYACIMIZ OLAN ŞEKERİN TAMAMI YERLİ ÜRETİM

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, Ilgın Şeker Fabrikası kampanya dönemi açılış programında konuştu.

İHTİYACIMIZ OLAN ŞEKERİN TAMAMI YERLİ ÜRETİM

Cumhuriyetin ilk yıllarını hatırlatan Bakan Pakdemirli, o dönemde buğday, arpa, hatta yumurta satılarak sermaye sağlandığını ve şekerin ithal edildiğini; şimdi ise ihtiyacın tamamının yerli üretimle sağlandığını belirtti; ‘İlk şeker fabrikasının kuruluş öyküsüne baktığımızda, bu ülkenin inançlı, gözü kara insanlarını görüyoruz. Nakit sermaye olmadığı için 50 eşraftan, buğday, arpa, tütün, koyun, kuzu hatta tavuk yumurtası gibi ürünler alınarak, şirketin ambarına toplanıp, değer fiyatlarıyla satılarak sermaye yapıldı. Nereden nereye… Şimdi halkımızın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı, milli ve yerli üretimle, siz değerli Konyalı çiftçilerimizin de katkısı ile bu topraklarda üretilmekte’ ifadelerini kullandı.

PANCAR ÜRETİMİNDE YÜZDE 11 ARTIŞ BEKLENİYOR

Pakdemirli, şeker kotalarında yapılan düzenlemeye de değindi; bu sayede pancar üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 11 artış beklendiğini ifade ederek; ‘Şeker kotalarında yaptığımız düzenleme ile Nişasta Bazlı Şeker Kotası; 2018 yılında, yüzde 10’dan yüzde 5’e, 2019 yılında ise, yüzde 2,5’a düşürüldü. Böylelikle çiftçimizin, ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. Yaptığımız bu düzenleme doğrultusunda, ülkemizde pancar üretimi artmakta, 2019 yılında, bir önceki yıla göre pancar üretiminde, yüzde 11’lik bir artış beklenmekte’ dedi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 2019-2020 pazarlama yılı için ise şeker kotalarının 2 milyon 700 bin ton olarak belirlendiğini belirten Pakdemirli, ‘Bu kotanın, 2 milyon 632 bin 500 tonu, pancardan şeker üreten fabrikalarımıza tahsis edildi. Sayın Cumhurbaşkanımız pancar alım fiyatları ile ilgili müjdeyi de 1 Eylül’de Konya’da açıkladılar. 2018 yılında, tonu 235 TL olan pancar alım fiyatı, yaklaşık yüzde 28 artırılarak 2019 yılında 300 TL’ye yükseltildi’ diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, Şeker Kanunu gereğince uygulanan kota sistemi ile üretimin sınırlandırılmadığını; arz ve talep dengesi tesis ederek, ülke ihtiyaçlarına göre sektörün planlandığını belirtti. Böylece üretimde dalgalanmaların önüne geçerek, pancar çiftçimizin refahının istikrarlı bir şekilde korunduğunu, ayrıca uygulanan sözleşmeli model ile hem şeker fabrikasının hem de çiftçilerimizin hak ve sorumluluklarının güvence altına alındığını vurguladı.

PANCAR ŞEKERİ SATIŞLARINDA CUMHURİYET TARİHİNİN REKORU KIRILDI

2018 yılında, şeker sektöründe yaşanan değişimle Şeker Kurumu ve Şeker Kurulu’nun kapatılarak, görevlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı’na verildiğini de hatırlatan Pakdemirli, yürütülen çalışmalar neticesinde pancar şekerinin satışında Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını belirtti. ‘2018-2019 pazarlama yılında, yurt içi tüketim amacıyla, 2.455.402 ton pancar şekeri satıldı. Toplam pancar şekeri satışında, bir önceki pazarlama yılına göre, 333.980 ton ile yüzde 14 artış sağlandı. Buna karşılık 2001-2002 yıllarında, 460 bin ton olarak gerçekleşen Nişasta Bazlı Şeker satışı, 2018-2019 yıllarında, yüzde 71 oranında azalarak 135 bin tona geriledi’ diyerek rakamları paylaştı.

2018 yılında 10 şeker fabrikasının özelleştirildiğini ve o fabrikaların kesintisiz olarak faaliyetlerine devam ettiğini belirten Bakan Pakdemirli, ‘Kamuya ait TÜRKŞEKER A.Ş. Ilgın şeker fabrikasının da içerisinde olduğu 15 şeker fabrikası ile faaliyetine devam etmekte olup, sektörün yüzde 34’üne hâkimdir. Kamu yanında şeker üretiminde en büyük pay, yüzde 37 ile pancar ekicileri kooperatiflerine ait fabrikalardadır. Bu veriler dikkate alındığında, başka hiçbir üründe olmayan düzeyde üretimin çiftçi kooperatiflerince yapıldığı ve kamunun şeker üretimine güçlü bir şekilde devam ettiği görülmektedir’ diye konuştu.

KONYA’NIN TARIMSAL ÜRETİM DEĞERİ 19.4 MİLYAR TL, KONYA’DAN TARIMSAL İHRACATIMIZ 398 MİLYON DOLAR

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ülke genelindeki tarımsal desteklere bakıldığında Konya’nın yüzde 5 gibi büyük bir oranda destek aldığını da belirtti. Pakdemirli hem destekler hem de Konya’nın ekonomideki yerini rakamlarla açıkladı; ‘Son 17 yılda, Konya’ya 8,4 Milyar TL hibe verdik. 2002’de 146,1 Milyon TL olan tarımsal hibe desteğimizi, 6,4 kat artırarak 2019 yılı itibariyle 938 Milyon TL’ye çıkardık.  Konya’nın Tarımsal üretim değeri son 17 yılda, 9 kat artarak 19,4 Milyar TL’ye çıkmıştır. Konya Tarımsal ihracatımız yine son 17 yılda, 20,3 kat artarak 398 Milyon dolara ulaşmıştır. Yine Konya’ya verdiğimiz tarımsal kredilerimiz son 17 yılda, tam tamına 89 kat artarak 2 Milyar TL’ye ulaşmıştır. Orman ve Su alanlarında toplamda Konya’mıza 10 Milyar TL yatırım yaptık. Toplamda 49 adet baraj ve gölet yaparak, 740 bin dekar alanı sulamaya açtık. Daha yeşil bir Konya için, 105 milyon fidanı toprakla buluşturduk.’

ILGIN’A İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ MÜJDESİ

Bakan Pakdemirli bundan sonraki süreçte de desteklerin ve yatırımların devam edeceğini belirterek, Ilgınlılara bir dizi müjde verdi.

‘Ilgın ilçemizde, jeotermal kaynakların değerlendirilmesi amacıyla bir çalışma yapılması talimatını verdim. Bu çalışma sonucunda, yeterli sıcaklık ve debide jeotermal enerji kaynağı bulduğumuz takdirde, Tarıma Dayalı Jeotermal Enerji ile Isıtmalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuracağız inşallah. Bu alanda, her biri minimum 25 dekar olan, jeotermal enerji ile İleri teknolojik toprak seralar, Sebze kurutma tesisleri kurulacak. Bu seraların kurulmasıyla, kendi tarlanızda yetiştirdiğiniz domatesten 5-10 ton verim alırken, kuracağımız bu seralarda dekara, 50-60 ton ürün alacaksınız. Beni heyecanlandıran asıl kısım; bu yatırım sayesinde, 1.200 vatandaşımız İnşallah, iş ve aş sahibi olacak. Bu projemizi hayata geçirmek için düğmeye bastığımızın müjdesini vermek istiyorum!

2020’DE İHALESİ YAPILACAK; EKONOMİYE 65 MİLYONLUK KATKI SAĞLAYACAK

Bakan Pakdemirli’nin Konyalılara bir diğer müjdesi de ekonomiye 65 milyonluk katkı sağlayacağı tahmin edilen, sulamanın borulu şebekeye çevrilmesi projesi oldu. Pakdemirli, ‘Ilgın ilçemizde, 1970 yılında işletmeye açılan, 171.590 dekar sulama sahası bulunan Ilgın Atlantı Sulamasının, borulu şebekeye çevrilmesi projesinin çalışmalarında son aşamaya geldik. 2020 yılında inşaat ihalesini yapmayı planlıyoruz. Sulama tesisini tamamladığımızda, ekonomiye yıllık 65 milyon lira katkı sağlayacak’ dedi.

ILGIN’DA 55 HEKTARLIK ALANDA TERASLAMA ÇALIŞMASI YAPILACAK

‘Ilgın’a heybemiz dolu geldik’ diyen Bakan Pakdemirli’nin bir diğer müjdesi de teraslama projesi oldu. Pakdemirli, ‘Ilgın Gedikören Mahallemizde, 55 hektar alanda teraslama çalışması yapacağız. Çalışma yaptığımız alanları, badem, alıç, zerdali, iğde gibi gelir getirici tür fidanları ile ağaçlandıracağız. Bu fidanların bakımlarını da 3 yıl boyunca biz yapacağız. Ayrıca sahanın 13 hektarlık alanına 43.000 adet badem fidanı dikeceğiz. Ilgınımıza hayırlı uğurlu olsun!’ dedi. 

BAKAN PAKDEMİRLİ, TÜRK HAVACILIĞINA DESTEK İÇİN GÖSTERİ UÇAĞIYLA UÇUŞ YAPTI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Sivrihisar’da 4’üncüsü düzenlenen “Sivrihisar Hava Gösteri 2019” etkinliğinin açılışına katılarak, Türk havacılığına destek için gösteri uçağıyla uçuş yaptı.

Etkinliğin açılışında konuşma yapan Bakan Pakdemirli sivil havacılığın önemine işaret ederek “Türkiye’nin havacılık alanında daha iyi yerlerde olması gerekir. Her zaman sivil havacılığın gelişmesine, daha iyi yerlere gelmesine destek vermemiz lazım. Aslında bu hobi pahalı bir hobi gibi gözükmekle beraber, bir araba fiyatından ucuza uçak almak, uçurmak, temin etmek mümkün. Sadece bu işleri ülkemizde biraz daha kolaylaştırmamız lazım. Sadece bu işlere biraz da imkan vermemiz lazım.” diye konuştu.

Yaklaşık 35 yıldır sivil havacılığın içinde olduğunu vurgulayan Pakdemirli “Uçak sayısına bakıyorum, Amerika’nın 20’de 1’i bile değiliz. Tahmin ediyorum 500-600 uçağımız var bu alanda. Bu uçakların sayısını artırmamız lazım. Bugün silahlı insansız hava aracını yapabilen bir ülkeysek, bunun ana sebeplerinden biri işte burada görmüş olduğunuz model uçaklardır.” ifadelerini kullandı.

4 ÇOCUĞUMUN DA PİLOT OLMASINI İSTERİM

Konuşmasında kendisinin de pilot olduğunu belirten Bakan Pakdemirli “Sivil havacılığa erken yaşta başladım. Önce model uçaklar uçurdum. Paraşütçülük, pilotluk yapan bir kardeşinizim. Sivil havacılık, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ dediği gibi önem arz ediyor. Bugün gelişmelerin, ilerlemelerin havada ve uzayda olduğunu görüyorsunuz. Önümüzdeki 25 yıl içinde pilot ihtiyacı 4 misli artacak. Şu anda pilot okullarımızdan yeterli derecede pilot mezun olmuyor. Pilotluk dünyanın en güzel mesleklerinden bir tanesidir. Benim 4 erkek evladım var. Eğer arzu ederlerse 4 çocuğumun da pilot olmasını isterim. Meslek olarak yapıp yapmamaları kendilerinin bileceği iş ama altın bir bilezik olduğunu bilmelerini istiyorum.” açıklamasını yaptı.

GÖSTERİ UÇAĞIYLA UÇUŞ YAPTI

Etkinliği yürüten Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Merkezi yetkililerinden bilgi alan Bakan Pakdemirli, 2 gün sürecek programda gösteri yapacak uçakları beraberindeki heyetle inceledi.

Pilot babası merhum Ekrem Pakdemirli gibi kendisinin de pilot lisansı olan Bakan Pakdemirli’ye, farkındalık oluşturmak ve havacılığı sevdirmek amacıyla katıldığı programda uçuş yapması teklif edildi.

Yapılan teklifi geri çevirmeyen Pakdemirli, pilotluğunu Lee Proudfoot’un yaptığı Ferocious Frankie isimli P-51D Mustang model özel gösteri uçağıyla Türk havacılığına destek vermek amacıyla uçuş yaptı ve 15 dakika boyunca gökyüzünde kaldı.

ZAFERLERİN ER MEYDANLARI KORUMAMIZ ALTINDA

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli Sakarya Zaferi’nin 98. yılı dolayısıyla Polatlı Duatepe’de düzenlenen programa katıldı.

Tarihi destanların yazıldığı alanların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilerek korunduğunu belirten Pakdemirli, tarihi milli parkların, abideleşen zaferlerin er meydanları olduğunu ifade etti. ‘İşte, Sakarya Meydan Muharebesi’nin cereyan ettiği bu alanlar da muazzam bir tarihi dokuya ev sahipliği yapıyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızca idare edilen tarihi milli parkların büyük çoğunluğu harbe konu alanlar olup, yakın harp tarihine tanıklık etmiştir. Bu alanlarımız; Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı, Nenehatun Tarihi Milli Parkı, Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı, KOP Dağı Tarihi Milli Parkı, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı, İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı’dır’ dedi.

Bakan Pakdemirli bu alanlarda Şehitlik ihyaları, Altyapı ve üst yapı tesisleri, İdari ziyaretçi merkezleri ve panoramik müzeler yapılarak, milletimizin tarih şuurunun yükseltilmesi ve gelecek nesillerin aidiyet duygusunun gönüllere yerleşmesi için çalışmaların sürdüğünü de belirtti.

‘SAKARYA ZAFERİ İSTİKLALDİR, İSTİKBALDİR’

Pakdemirli, Sakarya Zaferi’nin hürriyet için, istikbal için ne derece önemli olduğunu da ‘Sakarya Zaferi, İstiklal Harbi için bir dönüm noktasıdır. Sakarya, Nihai zaferden önceki son merhaledir! Sakarya, mandanın reddi, hürriyetin biletidir! Sakarya, zaferlerimizin ilhamıdır! Sakarya, köprüden önceki son çıkıştır! Hâsılı Sakarya; istiklaldir, istikbaldir; direniş ve diriliştir’ sözleri ile ifade etti.

‘MEKÂNLAR, HATIRALARIMIZI DİRİ TUTAN YERLERDİR’

Mekanların tarihimizi, yaşanılanları diri tutmak adına ne derece önemli olduğuna da vurgu yaptı Bakan Pakdemirli; ‘Bizler; yiğitlerin bir bir toprağa düştüğü toprakların üzerinde yaşıyoruz! Bizler, bastığımız yerleri toprak diyerek geçmiyoruz, tanıyoruz! Şunu unutmamak gerekir! Mekânlar, hatıralarımızı diri tutan yerlerdir! Bu sebeple bu parklara sahip çıkacağız, daha çok ziyaret edeceğiz! Buralara daha çok dikkat çekeceğiz!’ diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, bir de davette bulundu. ‘Başta gençlerimiz olmak üzere, burada bulunan bütün hazirunu Ekim’de gerçekleştireceğimiz Tarım Şuramıza davet ediyoruz. Fikirlerinizi bizimle paylaşmanız, varlığınızı hissettirmeniz, attığımız her adımda bizleri daha da güçlü kılacaktır! Ayrıca, Bakanlık olarak, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’ sloganıyla, 11 Kasım, saat 11.11’de, 81 ilde yapacağımız etkinlik ile 11 milyon fidanı, genç yaşlı el ele toprakla buluşturacağız. Yine bu vesileyle sizleri bu etkinliğe de davet ediyorum’.

MÜSİAD İLE IPARD İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından uygulanan, IPARD- Avrupa Birliği kırsal kalkınma hibe programının etkinliğini daha da artırmak için MÜSİAD ile imzalanan İş birliği Protokolü töreninde konuştu.

3 ANA AMAÇ; KIRSALA YATIRIM, ÜRETİCİYE GELİR, İSTİHDAMA KATKI

‘Kırsala daha çok yatırım, Üreticiye daha çok gelir, İstihdama daha çok katkı’ diyerek 3 başlıkta amaçlarını özetleyen Bakan Pakdemirli, ‘Biz kırsalı uzak diyarlar olarak görmüyoruz. Biz; tarımın, gıdanın, hayvancılığın, suyun ve ormanın Bakanlığı olarak, kırsal kalkınmayı bu beş unsurun da geleceği olarak görüyor ve tüm imkânlarımızla kırsalı ve yereli destekliyor, teşvik ediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kırsal alanların nüfusumuzun yaklaşık yüzde 25’inin yaşadığı, tam anlamıyla Türkiye’ye güç katan bir dinamo olduğunu söyleyen Pakdemirli, kırsal kalkınma anlamında verilen desteklerle birçok girişimcinin önünün açıldığını belirtti. Pakdemirli,

‘Ülkemize binlerce modern tesis kazandırdık. Yüzbinlerce kişiye istihdam oluşturduk. Kadın ve gençlerin iş kurmalarını teşvik ettik. Katma değeri artıracak girişimlerin önünü açtık. IPARD ile sağladığımız kırsal kalkınma hibeleriyle; Aydın Koçarlı’da kurduğu çam fıstığı işleme tesisiyle 50 kişiye iş veren genç Serkan KARATOSUN kardeşimin çalışmasını duyduğumuzda, Elazığ’da 80 başlık modern süt çiftliğini hayata geçiren Fethiye POLAT’ın azmini gördüğümüzde, Kastamonu Şenpazar ilçesinde kurduğu güneş enerjisi tesisiyle tüm ilçenin enerjisini karşılayan Aysel BAKIR kardeşimizin cesaretini izlediğimizde, hangi birimiz mutlu olmuyor, hangi birimiz gurur duymuyoruz’ dedi.

PROTOKOL İLE İŞ ADAMLARI KIRSALDA YATIRIMA TEŞVİK EDİLİYOR

MÜSİAD’ın 11 Binden fazla üyesi ve temsil ettiği 60 bine yakın işletme ile 81 ilimizde ve 92 farklı ülkedeki 222 noktadaki temsilciliği ile Türkiye’nin önemli bir kurumu olduğunu belirten Pakdemirli, bu protokol sayesinde MÜSİAD üyesi yatırımcılara ulaşılarak, Kırsalda yatırıma geçmelerine katkı sağlanacağını belirtti. Bakan Pakdemirli; ‘Bakanlığımızın birimi olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu vasıtasıyla, MÜSİAD üyelerine IPARD kapsamında eğitimler vereceğiz. Proje hazırlamadan, uygun yatırımlara, yatırıma ihtiyaç duyulan sektörlerden, sağlanacak hibelere kadar her konuda detaylı bilgilendirmeler yapacağız. Başvuru çağrı ilanları yayınlandığında, MÜSİAD üyelerini hızlıca bilgilendireceğiz. Kısacası, üretici, yatırımcı gelip, Bakanlığın kapısında beklemeyecek, hangi bilgiyi nereden alacağım diye dönüp durmayacak. Biz üreticinin ayağına gideceğiz. Biz yatırımcının peşinden koşacağız’ ifadelerini kullandı.

MÜSİAD’ın IPARD kapsamında, doğru ve ehil yatırımcıyı bulma noktasında katkı sağlayacağını da belirten Pakdemirli, ‘Doğru yatırım, ehil yatırımcıdan geçer. Ehil yatırımcı, üretimde devamlılık, istihdamda artış getirir. O nedenle, MÜSİAD ile yapacağımız bu işbirliği protokolünü çok önemsiyoruz. Amacımız aynı yerden, aynı dilden geçiyor… Kırsala daha çok yatırım, daha çok istihdam, sürdürülebilir üretim, artan gelir.’ dedi.

83 MİLYONLUK DESTEK BAŞVURULARI BAŞLADI

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, kırsal kalkınma kapsamında önemli bir duyuruda da bulundu. IPARD kapsamında yeni başlayan bir yaklaşım olan, “LEADER – Kırsalda Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması” hibe programı kapsamında başvuru çağrısına çıkıldığını açıkladı. ‘İşte bugün, toplam, 13 Milyon Avro, yani 83 Milyon TL’lik başvuru çağrısına çıkıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun’ dedi.

LEADER kapsamında, kırsalda, IPARD kriterlerine uygun olarak kurulan, yöreye uygun kalkınma stratejilerini hazırlayan Yerel Eylem Gruplarına destek sağlanacağını belirten Pakdemirli, ‘Yerel Eylem Grupları, özel sektör, STK ve kamu kurumlarının bir araya geldiği, dernek statüsünde yapılardır. Kurulan bu derneklerin; Genel giderlerini, bölge üreticilerine yönelik; eğitim, seminer, tanıtım faaliyetlerini ve yöre halkının ortak faydasına yönelik projelerini destekleyeceğiz. Yerel Eylem Grupları, nüfus büyüklüğü ve kapsadığı alana göre, program süresince, 320 bin ila 400 bin Avro arasında destek alabilecektir’ dedi.

LEADER, AB’YE ADAY ÜLKELER İÇİNDE İLK KEZ TÜRKİYE’DE BAŞLIYOR

LEADER uygulamasının ilk etapta, 12 ilde Ankara, Amasya, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Kastamonu, Manisa, Ordu, Samsun ve Şanlıurfa’da uygulanacağını belirten Pakdemirli, projenin 2020 yılından itibaren diğer IPARD illerinde de yaygınlaştırılmasının planlandığını belirtti. ‘Yerel Eylem Grubu Derneklerine stratejilerini ve projelerini sunmaları için 3 ay süre veriyoruz.

Başvurular 12 Kasım ve 12 Aralık tarihleri arasında TKDK il koordinatörlüklerine yapılacaktır. LEADER, AB’ye aday ülkeler içinde ilk kez Türkiye’de başlıyor.

Bu bizim için önemli bir başarıdır’ dedi.

TÜRKİYE IPARD KALKINMA UYGULAMALARINDA EN BAŞARILI ÜLKE

Türkiye’nin IPARD programını doğru hazırlayıp, etkin olarak uyguladığı için, kırsal kalkınma uygulamalarında Avrupa Birliğine aday ülkeler içinde en başarılı ülke olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, ‘Son 8 yılda IPARD kapsamında sağladığımız 4 Milyar lira hibe ile 7 Bini kadın ve gençlere ait 14 Binden fazla tesisi destekledik,

Kırsalda 10 Milyar liralık yatırım, 60 bin yeni istihdam oluşturduk. Bu tesisler bizlere gurur veriyor. Bu yıl IPARD-2 kapsamında toplam 310 Milyon Avro yani 2 Milyar liralık

5’inci ve 6’ıncı başvuru çağrılarına çıktık. Projeleri aldık, şimdi hızlıca değerlendiriyor ve uygun olanları açıklıyoruz’ diye konuştu.

Bundan sonraki süreçte de her daim üretenin yanında olacaklarını vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ‘Bakanlığım ve şahsım olarak; biz, başarılı bir üretici olmayı hayal eden herkesin yanındayız! Biz, bir başarı öyküsü yazmak isteyen tüm çiftçilerimizin arkasındayız! Biz, girişimci ruhların, sağlam fikirlerin, vizyoner projelerin daima arkasındayız! Ve Bakanlığımız, “Yerinde üretim, yerinde işleme, yerinde kalkınma” mottosuyla kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalarına inşallah hiç durmadan devam edecektir’ dedi.

ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜMDE MÜDAHALE ALIMI BAŞLIYOR

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Hem TMO olarak hem Tariş olarak 2019 yılı kuru üzüm fiyatımız 9 numara için 10 liradır. Kuru üzüm üreticilerimizin emeklerinin karşılıklarını korumak için en kısa zaman aralığında alımlara başlıyoruz.” dedi.

İzmir Ticaret Borsası’nda (İTB) sezonun ilk çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirinin borsaya getirilmesi nedeniyle düzenlenen sembolik açık artırma törenine katılan Pakdemirli, konuşmasında orman yangınlarına değindi.

Temmuz 2018’de son 140 yılın en sıcak temmuz ayının yaşandığını hatırlatan Pakdemirli, iklimlerin çok hızlı değiştiğini söyledi.

Dünya genelindeki orman yangınlarında çok ciddi alanların kül olduğunu, bazı yangınların da devam ettiğini ifade eden Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de durum nasıl, yeterli mi? Bunu en güzel uluslararası kuruluşların açıkladığı istatistikler cevaplar. 1979’da bin 400, geçen yıl ise 2 bin 100 yangınımız çıkmış. 1990’da her çıkan yangında ortalama 8 hektar alan yok oluyormuş. 2018 ortalamamız 2,5 hektar. 2023 hedefimiz ise 2 hektar. Geçen sene 18 dakika olan yangına ilk müdahale süresini bu yıl 12 dakikaya indirdik. Bu bir dünya rekorudur. Teşkilatımızın gayretli çalışmalarıyla bunu 10 dakikaya çekmek istiyoruz.”

Türkiye’nin yangınla mücadelede lider durumda olduğunu, söndürme filosuna yeni uçak ve helikopter kazandırmak için çalışmaların devam ettiğini bildiren Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Orman yangınlarıyla ilgili PKK’nın parmağı olduğu zaten konuşuluyordu, bir üstlenme de oldu. Bu konuyu değerlendirmek kolluk kuvvetlerinin işi ama orman yangınlarını üstlenen bir PKK var. Ağacı ve orman yangınlarını konuşurken ne yazık ki ağır eleştirildiğimizi söyleyeceğim. Bu kadar ağır eleştiri altındayken, İzmir ve Türkiye genelindeki siyasetçilerimizin bizi ‘yetersiz müdahale’ ile eleştirirken, yangınları üstlenen PKK’ya bir laf söylemelerini, lanetlemelerini bekliyorduk ama olmadı. Herhalde bundan sonra olacaktır.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ağaç konusundaki hassasiyeti için teşekkür ettiğini aktaran Pakdemirli, “9 Eylül’de bir konser düzenlenecekmiş. Tahmin ediyorum, bu 9 Eylül konserinde yayınlayacakları deklerasyonla PKK’yı da lanetler diye bekliyorum.” dedi.

“EN KISA ZAMANDA ALIMLARA BAŞLIYORUZ”

Konuşmasında İzmir’in tarımsal faaliyetler anlamında önde gelen iller arasında yer aldığına işaret eden Pakdemirli, dünyada hem üretimde hem ihracatta lider konumdaki ürünlerde fiyat belirleyici olmak gerektiğini söyledi.

Bu yıl 4,2 milyon ton yaş üzüm 305 bin ton da kuru üzüm üretimi beklendiğini vurgulayan Pakdemirli, yaş incirde de 329 bin ton üretim beklendiğini dile getirdi.

Manisa Ticaret Borsasında yaptıkları toplantıda “çekirdeksiz kuru üzüm fiyatının 10 liranın altına düşmesi halinde TMO olarak müdahale edeceklerini” söylediğini anımsatan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Geçen sürede bakanlık ve TMO olarak piyasayı dikkatle takip ettik. Her ne kadar borsada alım fiyatları 10 lira civarında seyretse de üretim olan ilçelerde çiftçimizin daha düşük fiyatlardan satış yaptığına şahit olduk. Bizim bu durama kayıtsız kalmamız söz konusu değil. Buradan açıklıyorum. TMO olarak kuru üzüm alımı karar teklifimizi bu sabah imzaladım ve onay gönderdim. Hem TMO olarak hem Tariş olarak 2019 yılı kuru üzüm fiyatımız 9 numara için 10 liradır. Kuru üzüm üreticilerimizin emeklerinin karşılıklarını korumak için en kısa zaman aralığında alımlara başlıyoruz”

Vali Erol Ayyıldız, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu ve İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli’nin de konuştuğu törende sezonun ilk çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru inciri için sembolik açık artırma düzenlendi.

Manisa’nın Alaşehir ilçesi üreticilerinden Veli Şentürk’ün getirdiği çekirdeksiz kuru üzüm, kilogramı bin liradan Ege İhracatçı Birlikleri, Aydın’ın Nazilli ilçesi üreticilerinden Mutlu Yılmaz’ın getirdiği kuru incir de kilogramı bin 50 liradan İzmir Ticaret Borsası tarafından satın alındı.