“BİR YILLIK EMEĞİN MEYVESİ: 69. HASAT BAYRAMI”

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli TİGEM tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘Hasat Bayramı’nın 69.sunda konuştu.

Hasadın ve bereketin coşkusunun paylaşıldığı, tarımda alın terinin, toprağa verilen emeğin, atılan tohumun, edilen duanın ve bir yıllık emeğin meyvelerinin toplandığı Hasat Bayramı‘nın tarımla geçinenler için oldukça önemli olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, “Bu bayram, Türkiye’nin en büyük çiftçisi olan TİGEM’in şahsında simgeleşmiştir” dedi.

ÖNCEKİ YILLARA GÖRE 20 KAT FAZLA TOHUM İHRACATI GERÇEKLEŞTİ

Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olan TİGEM’in, oldukça önemli olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, “Kısa sürede; etkin bir finans yönetimine gittik, banka faizi ödemelerinde, ciddi bir toparlanma yaşandı. Yeni fiyat politikasıyla son 6 ayda yurt dışına, önceki yıllara göre 20 kat fazla tohum satışı gerçekleştirdik” diye konuştu.

Arazilerin %50’sini ve cironun %65’ini oluşturan, Ceylanpınar İşletmesinde, sorunlu noktalar üzerine giderek ciddi bir revizyon da yapıldığını hatırlatan Pakdemirli, “bu toparlanmaya, başarılı bir hasat sezonu da eklenince, yeni projeler için, elverişli ortamı sağlamayı da başardık. 2019 yılında, 2018’e kıyasla kârlılıkta, 10 kattan daha fazla iyileşme sağladık. Burada temel amacımız, TİGEM’i; Çiftçiye daha iyi hizmet verecek, Sürdürülebilirlik ilkesiyle, kendi kaynaklarıyla yetinir hale gelecek seviyeye ulaştırmaktır” dedi.

ELEKTRİKLİ TRAKTÖRLE MAZOT MALİYETLERİ %90’DAN FAZLA DÜŞECEK

69. Hasat Bayramı kapsamında başta elektrikli traktör olmak üzere, yerli tarım teknolojileri de görücüye çıktı. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, bu geniş alanın Teknoloji ve ARGE İle Buluşturulduğuna dikkat çekti; “Mazot maliyetlerini, %90’dan fazla düşürecek, Dünyada ve Türkiye’de ilk, Yazılımı ve tasarımı yerli ve milli, Elektrikli Traktörümüz; Etkin planlama ve verimlilik sağlayacak Akıllı Küpe Sistemimiz; Ata tohumu ve yerli sebze tohumu gibi diğer milli ve yerli üretim projeleri kapsamındaki ürünlerimiz görücüye çıktı” dedi.

HAYVANCILIKTA LİDER ÜLKE OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ

Çiftçimizin, Üreticimizin Mazot derdinin, yerli Elektrikli Traktör Projesiyle artık tarihe karışacağını belirten Pakdemirli, Hasat Bayramı kapsamında tanıtımı yapılan yerli ve milli Elektronik küpe için de “büyük ve küçükbaş hayvanlarımız için Akıllı Küpe İle; Anlık Hayvan Sayımı, Anlık Konum Bilgisi, Kızgınlık Takibi, Profesyonel sürü yönetimi, Salgın Hastalıklarla Etkin Mücadele, %100 Kayıtlılık Sistemi an be an takip edilecek” ifadelerini kullandı.

TARIMSAL ÜRÜNLER İHRACATI TOPLAM İHRACATIN %10’UNA YÜKSELDİ

Ülkemizin tarımsal ürünler ihracatının, toplam ihracatın %10’una yükseldiğini ve ihracatımızın da belirleyici bir konuma geldiğini vurgulayan Pakdemirli; “Geçen yılda dâhil, son 15 yılda tarımsal verimliliğimiz, dünya ortalamasının çok üzerinde artmıştır. Tarım ve gıdada net ihracatçı konumumuzu önümüzdeki, 11. Kalkınma Planı döneminde, kuvvetlendirerek devam ettireceğiz” diye konuştu.

100 MİLYAR DOLAR TARIM ORMAN HASILASI İLE HEDEF İLK 5

Bakan Pakdemirli konuşmasında, tarım ve ormancılıkta, önümüzdeki 25 yılı kuşatacak 
bir yol haritası için, 15 yılın ardından düzenlenen 3. Tarım Şurasına da dikkat çekti; “3 ay boyunca çiftçimize, üreticimize ve sektör paydaşlarımıza danışarak, onların rehberliğinde iş ve işleyişimize yön vereceğiz. Sürecin sonunda, 100 Milyar dolar tarım orman hasılasıyla, ülkemizi dünyanın ilk 5 tarım ekonomisi arasına katmayı hedefliyoruz. Hep söylüyorum: çiftçi ve üretici bizim için en büyük rehberdir” dedi. 

“GELİR GARANTİLİ ÜRÜN SİGORTASI ÇIKARACAĞIZ”

Ticaret Bakanlığı’ndaki merasimde konuşan Bakan Pakdemirli, “Bundan sonra başta hububat olmak üzere birçok üründe gelir garantili ürün sigortası çıkaracağız. Çiftçi ürünü ekeceği zaman kaç liraya satacağını en baştan bilecek.” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleştirilen “Türkiye Ürün İhtisas Borsası Faaliyet İzni Belgesi Teslim Töreni”ne katıldı. 

Burada yaptığı konuşmada, üretici, köylü ve çiftçi için lisanslı depoculuk ve bu borsanın büyük önem taşıdığına işaret eden Dr. Pakdemirli, “Bazı dönemlerde ürün alım satımını iyi planlayamadığımızı, rekolteyi iyi hesap edemediğimizi, fiyat dalgalanmalarına da engel olamadığımızı görüyoruz. Buna engel olmanın en baş koşullarından birisi bir defa ürünü depolayacaksınız. Ürünü depoladıktan sonra gece rahat uyuyabilirsiniz.” ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, çiftçiden ürün fiyatlarıyla ilgili şikâyetler aldıklarını, ürün borsalarının tam anlamıyla çalışması halinde bu şikâyetlerin oluşmayacağını söyledi.

Köylünün ürününü lisanslı depolara teslim ederek ürün senedini alacağını belirten Pakdemirli, üreticinin elindeki ürün senediyle Ziraat Bankasından uygun imkânlarla kredi kullanabileceğini dile getirdi. Pakdemirli, ürün fiyatlarında artış olması halinde çiftçinin senedini nakde çevirerek, bankaya olan borcunu ödeyebileceğini, böylece normalde elde ettiğinden daha fazla kar sağlayacağını anlattı. 

Bu şekilde çiftçinin ürünle ilişkisinin tarlada kesilmeyeceğini, üreticinin finansal piyasalara erişimini sağlamış olacaklarını ifade eden Pakdemirli, “Toprak Mahsulleri Ofisi olarak bu işe çok önem ve değer verdik. 4,2 milyon tonluk lisanslı depo kapasitesine ulaştık. Şu andaki başvurularla kapasite 14 milyonun üzerine çıkacak. Bunu da artırmamız lazım, nihai hedefi 14 milyon ton olarak görmemek lazım.” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, Türkiye’de stratejik önceliği olan incir, üzüm, kayısı, fındık ve zeytinyağı gibi ürünlere işaret ederek, bu ürünlerin ürün ihtisas borsasında derinliğe kavuşmasını son derece önemsediğini dile getirdi. 

“TARIM ŞURASI’NDA DA KONUŞULACAK” 

Bakanlık görevine geldiği ilk günlerde yeni bir sigorta modelinin hayalini kurduğunu söyleyen Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Şöyle bir sigorta çıkaralım ki çiftçi ürünü satacağı fiyatı bilsin. Ürünün fiyatını sigortalayalım. Diyelim ki ürünü 10 liraya satacaksın, piyasada 8 liraysa 2 lirasını sigortadan ödeyelim, 12 liraysa bize değil piyasaya satsın. Sonra baktık bu iş zaten ABD’de var, gelir garantili ürün satış sigortası. O zaman biz bunu Ürün İhtisas Borsası olmadığı için yapamadık. Bundan sonra bunu yapabilir hale geleceğiz. Arkadaşlar bunu çalıştı. Ticaret Bakanlığı, TOBB ve bakanlığımızın gayretleriyle bu konu bir noktaya ulaştı. Bundan sonra başta hububat olmak üzere birçok üründe gelir garantili ürün sigortası çıkaracağız. Bunun anlamı ne demek, çiftçi ürünü ekeceği zaman kaç liraya satacağını en baştan bilecek. Bütün plan ve programını bunun üzerine yapabilir.”

Kısa süre içinde Tarım Şurası’nı toplamayı hedeflediklerini belirten Pakdemirli, şura kapsamında gıda ürünlerinin tarladan sofraya giden süreçteki planlamasını da ele alacaklarını ve çıktıları Ticaret Bakanlığı ile paylaşacaklarını ifade etti. 

Pakdemirli, TİGEM’in 69. Geleneksel Hasat Bayramı’nın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 26 Temmuz Cuma günü Polatlı’da gerçekleştirileceğini dile getirerek, herkesi şenliğe davet etti.

TARIM VE ORMANIN 25 YILLIK YOL HARİTASI BELİRLENECEK

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli III. Tarım ve Orman Şûrası tanıtım toplantısında konuştu.

Türkiye’nin en geniş katılımlı sektör istişare platformu olması hedeflenen 3. Tarım ve Orman Şûrasının amacını “Türkiye’de tarımsal üretimi ve orman ürünleri üretimini arttırmak, güvenilir gıda teminini, doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini, çiftçilerimizin refahını ve planlı üretimi sağlayacak çalışmalar yapmak ve stratejiler geliştirmek” olarak özetledi Bakan Pakdemirli. Şûra ile tarım ve ormancılıkta, önümüzdeki beş yılı planlayarak, gelecek 25 yılı yönetmeyi hedeflediklerini söyledi.

TARIM SEKTÖRÜNDE, YAKLAŞIK 940 MİLYON KİŞİ İSTİHDAM EDİLİYOR

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, sektörün büyüklüğüne dikkat çekti. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerinden paylaşımda bulunarak; ” 2019 yılında sadece tarımda, yaklaşık 940 milyon kişi istihdam edilmektedir. Tarımsal faaliyet, küresel anlamda arazilerin, yaklaşık %50’sinde yürütülmekte olup, su kaynaklarının da %70’ini kullanmaktadır” dedi.

Bakan Pakdemirli,  Şu anda yaklaşık 7,7 milyar olan dünya nüfusunun, 2030’da 8,6 milyar, 2050’de 9,8 milyar ve 2100 yılında 11,2 milyar olmasının beklendiğini ve bu doğrultuda önümüzdeki yıllarda, gıda talebinin %60-70 oranında artacağını belirtti. Bunun sonucunda da 2050 yılına kadar beslenme için %67 daha fazla tarıma ve %65 daha fazla sulama suyuna ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.

TARIMSAL POTANSİYELİMİZ 132 MİLYON KİŞİYE YETİYOR

Küresel anlamda, tarımda kişi başı işlenen arazi miktarı da her geçen yıl azalırken, Bakan Pakdemirli, tarımda farklı bakış açısıyla, yeni yaklaşımlar oluşturmanın, küresel ve bölgesel imkânları en iyi şekilde değerlendirecek stratejiler geliştirmenin, yeni politikalar üretmenin önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin coğrafi yapısı ve ekolojik koşulları sayesinde, ürün çeşitliliği ve miktarı yönünden, tarımsal üretimde büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Pakdemirli; “bugün tarım sektörümüz, 82 milyon ülke nüfusunun yanı sıra, yaklaşık 5 milyon mülteci ve göçmen ile 50 milyon turisti beslemektedir” dedi.

2,9 MİLYON HEKTAR ATIL DURUMDAKİ ALAN TARIMA KAZANDIRILACAK

“Ülkemizde, halen 24 milyon hektar alanda tarım yapılmakta, 14,6 milyon hektar alanda ise meralardan faydalanmaktayız” diyen Pakdemirli, Ayrıca, arazi kullanım planlaması ile halen atıl durumda bulunan 2,9 milyon hektar alanın tarıma kazandırılması için çalışmaların başlatıldığını duyurdu.

” ‘Ormanlar’, nefesimiz olan akciğerlerimiz; ‘Tarım’, tüm hücrelerimizi besleyen damarlarımız; ‘Su’ ise o damarlar içinde akan kandır” diyen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ülkemiz için ormanlar, tarım ve su olmazsa gelecekten bahsetmenin de mümkün olmadığını vurguladı. Bakanlık olarak da bu doğrultuda; doğru yönetimle, doğru planlamayla, var olanı koruyarak, eksik olanı gidererek ülkenin büyümesi için çalıştıklarını belirtti. 

ŞURA İLE ÖNÜMÜZDEKİ 25 YILIN YOL HARİTASI BELİRLENECEK

Üçüncüsü gerçekleştirilecek olan Tarım Orman Şûrası ile İlk defa, tüm Türkiye’nin söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak için yola çıkıldığını belirten Pakdemirli, “önümüzdeki 3 aylık süreçte; dinleyeceğiz, tartışacağız, istişare edeceğiz. Tüm bilgilerimizi bir araya getireceğiz. Eksisiyle artısıyla mevcut durumumuzu göreceğiz. www.tarimormansurasi.gov.tr adresli web sitemizde oluşturduğumuz “Görüşünü Bildir” sayfası sayesinde,  tüm vatandaşlarımız, görüşlerini ve projelerini özgür bir şekilde bizimle paylaşabilecekler. Ayrıca, 1,6 Milyon çiftçimize ve sektörün tüm paydaşlarına da, SMS kanalıyla ulaşarak, katkılarını talep edeceğiz. En yalından en detaylı projelere kadar tüm fikirler, 21 çalışma grubu tarafından tasnif edilecek, değerlendirilecek ve şura gündemini oluşturacaktır. Hedefimiz ortak akılla, önümüzdeki 25 yılı kuşatacak yeni bir yol haritası oluşturmak.” dedi.

2018 yılı tarım ürünleri üretim rakamlarına da değindi Pakdemirli. “Bitkisel üretimde; 64,4 Milyon ton tarla bitkileri, 22,2 Milyon ton meyve ve 30 Milyon ton sebze üretimini gerçekleştirmişiz. Yine, 2018 yılında, buğday üretimimiz 20 Milyon ton, mısır üretimimiz 5,7 Milyon ton, çeltik üretimimiz 940 Bin ton ve ayçiçeği üretimimiz 1,9 Milyon ton olarak gerçekleşmiştir” dedi.

HAYVAN VARLIĞIMIZ YETERLİ

2018 yılındaki canlı hayvan varlığına ilişkin rakamları da paylaşan Bakan Pakdemirli, 17,2 milyon büyükbaş, 46,1 milyon küçükbaş, 229,5 milyon et tavuğu ve 124,1 milyon yumurta tavuğu olduğunu açıkladı.

Pakdemirli, 2018 yılında, Kırmızı Et üretiminin 1,1 Milyon ton, Süt üretiminin 22,1 Milyon ton, Bal üretiminin 108 Bin ton, Beyaz Et üretiminin ise 2, 16 milyon ton olarak gerçekleştiğini açıkladı.

2018 YILI, TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZ 17,7 MİLYAR DOLAR

Tarım Sektörünün ülke ekonomisine sağladığı büyük katkıya da dikkat çeken bakan Pakdemirli, “2018 yılında, tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 17,7 Milyar dolar, İthalatımız 12,8 Milyar dolar, dış ticaret dengesi ise +4,8 Milyar dolar olarak gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.

Tarımsal verimi ve sürdürülebilirliği artırmak adına verilen desteklere de değinen Pakdemirli, “2018 yılında, üreticilerimize 14,9 Milyar Lira nakit hibe tarımsal destek sağlanmış olup, 2019 yılında, üreticilerimize sağlanacak tarımsal desteği, 16,1 Milyar Lira olarak belirledik. Bunun da 12 milyar lirasını üreticimize ve çiftçimize ödedik” dedi.

2018 yılında, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince üreticilerimize, faiz oranı sıfır ila %8,25 aralığında olmak üzere, 42,8 milyar lira kredi kullandırıldığını belirten Pakdemirli, Kırsal Kalkınma alanında gerçekleştirilen 25 bin proje ve toplamda 9 milyar lira hibe ödemesiyle, 200 bin vatandaşımıza istihdam sağlandığını da belirtti. 

Tohumluk ihtiyacımızın tamamının iç üretimle karşılanması ve tohumluk ihracatımızın artırılması yönündeki çalışmalara ağırlık verildiğini de belirten Pakdemirli; Yerli tohumculuğu ve fidancılığı geliştirmek için yaklaşık 1,7 Milyar Lira destek verildiğini belirtti. “Tohumluk üretiminde ihracatın ithalatı karşılama oranı 2002 de %31 iken, 
2018’de %85 oranına ulaşmıştır. 2023’te ise bu oranı %100’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Ülkemizde Organik Tarım üretimi, 214 ürün çeşidine ulaşmış olup, 543 bin hektar alanda, 2,4 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. İyi Tarım Uygulaması yapılan alan 6,2 Milyon hektara, üretim miktarı ise yaklaşık 7 milyon tona çıkarılmıştır.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli 3. Tarım ve Orman Şurası kapsamında çalışacak 21 farklı Çalışma Gurubunda, sektörün her bileşeninin detaylı olarak ele alınacağını vurguladı; “Hazırlanacak çalışma belgeleri, Şûra komisyonları için kılavuz niteliği taşıyacak belgeler olup, bu açıdan büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı. 

“ZAFERLER TARİHİMİZİN ŞANLI DESTANI: 15 TEMMUZ”

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli 15 Temmuz’un 3. Yıldönümü nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü Konferansı’nda konuştu.

Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak geçen 15 Temmuz darbe girişiminin, halkımızın iradesi ve dirayeti ile hezimete uğratıldığını belirten Pakdemirli “15 Temmuz, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak kazınmasına rağmen, zaferler tarihimize ise şanlı bir destan olarak kaydedildi!” dedi.

Bu coğrafyadaki 1000 yıllık tarihimizin birlik ve beraberliğimiz ile çalışkanlığımızın neticesi olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Türkiye bu noktaya çok uzun, çok yorucu, bedeli çok ağır bir mücadelenin sonunda geldi” ifadelerini kullandı.

“TARİHİMİZ, ACILARIMIZ, BİRİLERİNİN İSTİSMAR SİYASETİNİN OYUNCAĞI DEĞİLDİR”

Milletimizin; darbecilerin, cuntacıların, kuklaların kendisine ve ülkesine neler yapabileceğini geçmiş tecrübelerinden bildiğini de belirtti Pakdemirli. Bu zafere gölge düşürme niyetinde olanlara mesaj verdi; “kimse bu destanın itibarına halel getirme cüretinde bulunmasın! Kimse bu zafere gölge düşürme hadsizliğine kalkışmasın! Bunu burada bir kez daha ifade etmiş olayım:

Bizim mukaddesatımız, bizim tarihimiz, bizim acılarımız; birilerinin istismar siyasetinin oyuncağı değildir, bu böyle bilinmelidir” dedi.

“BİZ, BİR CENNET’TE YAŞIYORUZ VE CENNETİN TALİBİ ÇOK OLUR!”

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın stratejik bir Bakanlık olduğunu da “Cennet vatanın bütün güzellikleri Bakanlığımızın vitrininde göz kamaştırıyor” sözleri ile ifade eden Bakan Pakdemirli, “Suyumuz, havamız, bitkilerimiz, yemeklerimiz, hayvanlarımız, topraklarımız, ormanlarımız, denizlerimiz, göllerimiz, nehirlerimiz, mevsimlerimiz… Hepsinin vitrini bizim Bakanlığımız!” dedi.  

Biz, bir Cennet’te yaşıyoruz ve cennetin talibi çok olur, diyen Pakdemirli, “Bunun için güçlü olmak, güçlü durmak zorundayız! Bizim gücümüz, millettir. Bizim gücümüz, üretmektir. Bizim gücümüz, işimizi yapmaktır! Ne yapıyorsak onu en iyi yapmaktır” açıklamasında bulundu.

15 Temmuz için “MİLLİ DURUŞ! MİLLİ DUYUŞ! MİLLİ VURUŞ! Nitelemesinde bulunan Tarım ve Orman bakanı Pakdemirli, “Bu ruhu hep diri tutacağız! Ve hep hatırlayacağız: Bu toprakların şiirleri, “Korkma” ile başlar! Korkmayacağız! Çalışacağız! Az Değil Çok Çalışacağız!” ifadelerini kullandı. 

BAKAN PAKDEMİRLİ; ” ‘YÂRİ GÜZEL OLANIN GÖZÜNÜ UYKU TUTMAZ’, DERLER. BİZİM YÂRİMİZ DE TÜRKİYE OLUNCA, BİZE UYKU DA HARAMDIR, DURUP DİNLENMEK DE”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3. yıl dönümünde Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde binlerce vatandaş ile İzmir Konak Meydanı’nda bir araya geldi.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde binlerce vatandaş, Konak Meydanı’nda ellerinde Türk bayrakları ile hem demokrasi için hem de 15 Temmuz şehitleri için bir araya geldi. Sabahın ilk ışıklarına kadar sürecek olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlerinde Kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk ve engellilerden oluşan binlerce vatandaş sloganlar atarak 15 Temmuz ruhunu bir kez daha dünyaya gösterdi.

UYKU DA HARAMDIR, DURUP DİNLENMEK DE

Etkinlikte yaptığı konuşmada 15 Temmuz 2016’nın demokrasi tarihimizin kara bir lekesi olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli “Aynı zamanda 15 Temmuz 2016, milletimizin demokrasiye şanlı bir imzasıdır. İnşallah Rabbim, bir daha memleketimizi ve milletimizi, böyle bir illetle, zilletle karşı karşıya getirmesin. Biz, 15 Temmuz’da ihanetle imtihan edildik. Hamdolsun, bu zor imtihandan ilahi yardım ve ihsan ile çıktık. Bu büyük bir nimettir ve şükür ister. Şükredilen nimet de artar. Şehitlerimizle mahşerde karşılaşınca mahcup olmamak adına azami gayret göstermeliyiz. ‘Yâri güzel olanın gözünü uyku tutmaz’, derler. Bizim yârimiz de Türkiye olunca, bize uyku da haramdır, durup dinlenmek de” diye konuştu.

ÇOK ÇALIŞACAĞIZ

O gece yaşananların, milli bir destan hüviyetinde olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, şöyle devam etti: 

 “Biz bu ruhu daima diri tutulacağız. Çünkü 15 Temmuz; 2023 vizyonu, 2053 hedefi, 2071 ideali için yeni bir işaret fişeğidir. Biz devlet ve millet olarak, daima demokrasiden yana saf tuttuk. Demokratik bütün hak ve talepler; bizim başımızın üstündedir. Ancak biz, milletin iradesinin üstünde bir iradeyi de asla tanımadık, tanımayacağız. Bizim, bu coğrafyada, bu topraklar üzerinde davamız da kavgamız da büyük. Bunun için çok çalışacağız.”

15 TEMMUZ DESTANI… KAHRAMAN ÇİFTÇİLERİMİZ

BAKAN PAKDEMİRLİ DENİZLERDEKİ KİRLİLİĞE DİKKAT ÇEKMEK İÇİN DALIŞ YAPTI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir’in Çeşme ilçesinde “Denizlerin Terk Edilmiş Av Araçlarından Temizlenmesi Projesi” kapsamında düzenlenen etkinlik kapsamında denizlerdeki kirliliğe dikkat çekmek için dalış yaptı.

Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğüne ait “Reis Bey” isimli Su Ürünleri Kontrol Teknesiyle Dalyan Mahallesi’ndeki yat limanından demir alan Bakan Pakdemirli, Eşek Adası açıklarından yapılacak dalış öncesi açıklamalarda bulundu.

Projenin Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü belirten Pakdemirli, projede sivil toplum kuruluşlarının desteğinin önemli olduğunu vurgulayarak, denizlerin gelecek nesillerden bizlere emanet olduğunu söyledi.

Bu emanetin farkında olmamız gerektiğinin altını çizen Bakan Pakdemirli “Her kaynağı olduğu gibi denizlerimizi de çok verimli kullanmamız lazım. Denizlerin altını su gibi görmemek lazım. Alta bir ekosistem, bitki örtüsü var. Bunları korumak anlamında her türlü çabayı ve gayreti sarf etmemiz lazım. Koruma kullanma dengesine riayet etmemiz lazım. Bugün itibariyle tüm dünyanın bir problematiği olan bir durum söz konusu. Elimizde bir tane dünya var ama 7 dünya varmış gibi tüm dünya bunu harcıyor. Biz de bu işe bir katkı olsun diye başta ağların, sepetlerin ve diğer av gereçlerinin temizlenmesiyle ilgili bir kampanya başlattık” dedi. 

1,5 MİLYON DENİZ CANLISI KURTARILDI

Projenin detayları hakkında da bilgi veren Bakan Pakdemirli “600 lokasyonda 65 bin dekar alanı taradık. Burada da 450 bin metrekare ağ tespit ettik ve bunları toparladık. 4 bin 500 adet de denizlerden sepet ve benzeri av araçları topladık. Şöyle izah edeyim, 100 metre ağ yaklaşık 300 deniz canlısının, organizmasının ortadan kalkmasına sebep oluyor. Bizim şu ana kadar yapmış olduğumuz çalışmalarda, 1,5 milyon deniz canlısını ve ekosistemi korumuş kollamış oluyoruz” açıklamasını yaptı. 

650 BİN TON AĞ DENİZLERE ATILDI

Geçen yıl içinde 650 bin ton ağın denize atıldığını vurgulayan Pakdemirli, başlattıkları kampanyanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık Projesi kapsamına girdiğini de aktardı. 

Bakan Pakdemirli, “Denizlerimizin temiz olması kaynakları düzgün kullanmamız, israf etmememiz ve gelecek nesillerden emanet aldığımız çevremizi daha iyi koruma anlamında değerli görüyoruz. Ben de arkadaşlarıma destek olmak adına buradayım.” ifadelerini kullandı.

Bakan Pakdemirli, daha sonra denize dalarak beraberindeki dalgıçlarla birlikte balıkçıların suda bıraktığı ağları çıkardı.

“VATANDAŞLARIMIZ TATİLLERİNE RAHATLIKLA DEVAM ETSİNLER”

Muğla’daki orman yangını ile alakalı açıklamalarda bulunan Bakan Pakdemirli, “Vatandaşlarımız tatillerine rahatlıkla devam etsinler. Bölgeye tatile gelmek isteyenler varsa çok rahatlıkla gelsinler. Yerleşim yerleriyle ilgili herhangi bir tehdit söz konusu değil.” dedi.

Muğla’daki orman yangını ile alakalı Göcek Orman İşletme Şefliğinde açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, bölgede hava şartlarının değişken olduğunu, öğleden sonra rüzgârın şiddetini artırmasını beklediklerini söyledi.

Bu nedenle ekiplerin çok dikkatli olması gerektiğini anlatan Pakdemirli, şu ana kadar yakalanan başarıyı geriye götürmemek için işi çok sıkı takip ettiklerini kaydetti.

Bölgede yerleşim yerlerinin tehdit altında olmadığını vurgulayan Pakdemirli, “Vatandaşlarımız tatillerine rahatlıkla devam etsinler. Bölgeye tatile gelmek isteyenler varsa çok rahatlıkla gelsinler. Yerleşim yerleriyle ilgili herhangi bir tehdit söz konusu değil.” dedi.

Tütmelerin olduğu alanın yerleşim yerlerine oldukça uzak bir alan olduğunu anlatan Pakdemirli, bu nedenle bir risk bulunmadığını ifade etti.

“BİZİ ÜZEN AĞAÇLARIMIZI KAYBETMİŞ OLMAMIZ”

Yangında can ve mal kaybının yaşanmadığını vurgulayan Bakan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Bizi üzen ağaçlarımızı kaybetmiş olmamız, bitkilerimizi, endemik bitki örtümüzü kaybetmiş olmamız, yaban hayatının bir kısmını kaybettiğimiz, bazı teleflerimizin olduğunu varsayıyoruz. Tek üzüntümüz budur. Dezenformasyona lütfen itibar etmeyelim. Sosyal medyada ben bunları görüyorum. Sonbaharda bu yanan alanlarla alakalı tüm Muğlalıları fidan dikmeye davet ediyorum.”

Pakdemirli, bölgede 19 helikopter, 105 arazöz, 20 iş makinası ve 520 personelin çalışmaya devam ettiğini belirterek, personelin dinlendirildiğini ve diğer illerden takviyelerin yapıldığını dile getirdi.

Göcek’in arka tarafına bakan kısımlarda yer yer tütmelerin olduğunu vurgulayan Pakdemirli, bunların yangın şeklinde olmadığını söyledi.

Ekiplere moral ve motivasyon desteği sağlamak için araziye gittiğini anlatan Pakdemirli, “Vatandaşlarımızın da yakın ilgisine orada şahit oldum. Ekiplerimiz yoruldukları zaman çay ve yemek getiriyorlar. Bu, Ege’nin de bir özelliği. Ege’nin misafirperverliği. Bundan son derece memnun kaldım. Ekiplerimiz de yangınlarda daha etkili olabilmek gayreti içindeler.” diye konuştu.

Bekir Pakdemirli, ekiplerin yangınlarda canla başla mücadele verdiğini ifade etti.

BAKAN PAKDEMİRLİ, ORMANLARIN SESSİZ KAHRAMANLARINI YALNIZ BIRAKMADI

Muğla’da yaşanan orman yangınlarını yerinde inceleyen ve söndürme çalışmalarını bizzat takip eden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 24 saat esası ile çalışan yangın söndürme ekiplerini ziyaret etti.

Gece gündüz demeden özveriyle mesai yapan yangın söndürme ekiplerinin çalışmalarını takip eden Bakan Pakdemirli, hem yangına ilişkin bilgi aldı hem de fedakâr bir şekilde, canını ortaya koyarak ormanlarımızı koruyan, günlerdir uyku nedir bilmeyen ekiplere moral verdi.

Hava sıcaklıklarının arttığı bu dönemde teyakkuz halinde olan ekipler, Muğla için de büyük bir özveri ve azimle çalışıyor. Büyüyen alevlerle bir yandan yürekleri yanarken bir yandan da gözünü bile kırpmadan günlerce Ülkemizin sahip olduğu servetin korunması için büyük çaba sarf ediyorlar.

Günlerdir bölgede yangın söndürme ekipleri ile birlikte olan Bakan Pakdemirli yoğun çalışmalarından dolayı orman ekiplerine teşekkür ederken; Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ile gerçekleştirdiği ziyarette onlardan bölgeye ilişkin son duruma dair bilgi de aldı.

Yangın için bütün gücüyle çalışan ekiplere bölge halkından da büyük bir manevi destek sağlanıyor. Gecesini gündüzüne katarak çalışan ekiplere yöre halkı kimi zaman yemek, kimi zaman çay getirerek minnetlerini sunuyor.

Ormanların sessiz kahramanları ile gecenin yorgunluğunu paylaşan Bakan Pakdemirli, Ege halkının inceliğine de vurgu yaparak bölge halkına manevi desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Bakan Pakdemirli, alevlerle gözünü kırpmadan savaşan kadın orman muhafaza memurları ile de yakından ilgilendi, zorlu şartlarda yaptıkları özverili ve başarılı çalışmalar için onlara teşekkür etti.  

MUĞLA’DAKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINDA

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Muğla’daki orman yangınının kontrol altına alındığını belirterek, “Can ve mal kaybımız yok Allah’a şükür, sadece içinde kimse olmayan butik otel, bir miktar etkilenmiş gözüküyor.” dedi.

Rusya’daki temaslarını tamamlayarak Muğla’ya gelen Pakdemirli, yangının çıktığı bölgede helikopterle incelemelerde bulunarak, Orman Genel Müdürlüğünce oluşturulan kriz merkezinde söndürme çalışmalarını takip etti.

Göcek Orman İşletme Şefliğinde, açıklamalarda bulunan Pakdemirli, çok büyük bir tehlike atlattıklarını belirterek yangının ilk başta  yerleşim yerlerine tehdit ettiğini söyledi.

Dün saat 15.30 sıralarında başlayan yangının kısa sürede yerleşim yerlerini tehdit ettiğine işaret eden Pakdemirli, “Tedbir amaçlı bazı yerleşim yerlerini de boşaltmak durumunda kaldık. Dalaman’da Karacaağaç mevkisinde bir zirai tarladan çıkan yangın ilk tespitlerimiz bu.” dedi.

“ŞU AN KONTROL ALTINDA”

Yangının Kayadibi Mahallesi’nde ilerlemesinin devam ettiğini ve daha sonra durduğunu anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu: 

“Göcek ve aşağı tarafındaki Kepez ve Taşbaşı mahallelerinde ilerlemeler dün devam etti. Kepez ve Taşbaşı mahallelerini de tedbir amaçlı boşaltmıştık. Şu saat itibarıyla boşaltılan mahallelere geri dönüşler başladı. Vatandaşlar evlerine tekrar geri döndü. Ben yurt dışındaydım ve yangını çıkış anından itibaren takip ettim. Yangın şu an kontrol altında. Yangın çok büyük olmamakla birlikte yerleşim yerlerini tehdit ettiği için çok ciddiye aldığımız bir yangındı. Valimizin koordinasyonunda devletin tüm kurumları çok güzel çalışma yaptı.”

Akşam saatlerinde helikopter uçuşu olmadığını, ama sabaha kadar karadan söndürme faaliyetlerinin devam ettiğini anlatan Pakdemirli, sabahın ilk ışıklarıyla beraber, saat 5.30 itibarıyla helikopterlerin çalışmaya başladığını dile getirdi.

Çalışmaların devam ettiğini ifade eden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Yangın mahallini helikopterle inceledim. Korktuğumuz gibi değil fakat zaten korktuğumuz kısmı yerleşim yerlerini tehdit etmesiydi. Can ve mal kaybımız yok. Allah’a şükür. Sadece içinde kimse olmayan bir butik otel, bir miktar etkilenmiş gözüküyor. Bunun dışında önemli bir kaybımız yok görünüyor. Sıcaklık 37 derece, nemin 17 olması ve 40 kilometrenin üstünde rüzgâr olması yangının hızla büyümesine neden oldu.”

Pakdemirli, yangına 15 helikopter 105 arazöz, 18 iş makinesi ve 520 personelle müdahale edildiğini bildirdi.

“YANGININ KORKU VERMEYEN BİR GÖRÜNTÜSÜ VAR”

Helikopterle yangın çıkan alanda inceleme yaptığını, zarar gören alanın yangın tamamen söndürüldüğünde tespitini yapılacağını ifade eden Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Yangın tamamen söndürülmüş diyemeyiz. Şu saat itibarıyla tamamen kontrol altında. İlerleyen saatlerde hava şartları değişikliğine göre tam söndürülmeden yayılmaz diyemeyiz. Hava aracıyla çıkmış olsaydınız yangının korku vermeyen bir görüntüsüne şahit olacaktınız. Türkiye’nin en büyük yangını 17 bin hektardır. Bu anlamda çok büyük bir yangın olmamasıyla birlikte yürekleri hoplatan yerleşim yerlerini tehdit ediyor olmasıydı. Bu kadar rahat konuşur olmamı görünmez kahramanlarıma borçluyum. Bütün yangınlarda onlarla birlikte olmaya çalışıyorum.”

Pakdemirli, geçen yıldan bu yana yangınlarla ilgili önemli bir performans iyileşmesinin olduğunu vurguladı.

Aynı aylar baz alındığında 2018’de 685, 2019’da 730 yangın çıktığını kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“2018’de etkilenen alan bin 525 hektar, 2019’da ise 828 hektar. Geçen yıl yangın başında 2 hektarın üzerine bir alan etkilenirken şimdi bir hektarın altına inmiş durumda. Orman Genel Müdürlüğümüz 180 yaşında. Hakikaten dünyada özellikle yangınla mücadelede açık ara fakla birinciyiz. 13 dakika olan yangına müdahalemizde inşallah önümüzdeki günlerde 10 dakikaya indirme hedefimiz var. En önemli şey bir ağacımız da az yansın. Bütün derdimiz tasamız bu. Tabii ki önce can. Onu söylüyoruz ama onun dışında biz ağaçları da canlı kabul ediyoruz. Onların da daha az yanması bizim için son derece önemli. Bu yüzden bir saniye daha hızlı müdahale etmek son derece önemli.” 

“HELİKOPTER, UÇAKTAN DAHA EFEKTİF”

Pakdemirli, istatistiki verilere göre yangın çıkış nedenlerinin yüzde 90’ının insan kaynaklı, yüzde 10’unun da kendi kendine çıktığını belirtti. Pakdemirli, yangın söndürme çalışmalarında neden uçak bulunmadığına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi:

“Bu yıl helikopterlerin sayısını arttırdık. Helikopterler daha efektif. Uçağın yangınların içine müdahale etmesi ve manevra yapması çok kolay olmuyor. Helikopterlerin manevrası çok daha kolay. O yüzden bu yıl helikopterlerin sayısını arttırarak yangınlardaki müdahale zamanımızı yangın içerisindeki manevramızı ve başarımızı arttırdık.”