TARIM VE ORMAN BAKANI PAKDEMİRLİ RUSYA’DA

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Rusya’da su ürünleri sektör temsilcileri ile bir araya geldi

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, 3. Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarı kapsamında geldiği St. Petersburg’da su ürünleri sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Bakan Pakdemirli, beraberindeki heyet ile birlikte 3. Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarına katılmak üzere geldiği Rusya’nın San Petersburg kentinde 2 gün sürecek resmi temasları öncesinde su ürünleri sektör temsilcileri ile yemekte bir araya geldi.
St. Petersburg’daki Deniz Mahsulleri Fuarına Türkiye’den büyük firmaların yanı sıra özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalar da Tarım ve Orman Bakanlığı organizesinde katılım sağlarken, Bakan Pakdemirli, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Tuncay Sagun, Akdeniz İhracatçılar Birliği Su Ürünleri Sektör Başkanı Ali Can Yamanyılmaz, Su Ürünleri Merkez Birlik Başkanı Faruk Coşkun, il birlik başkanları ve fuara katılım sağlayan firmaların temsilcileri ile Deniz Mahsulleri Fuarı öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

“DÜNYADA 7. AVRUPA’DA İSE EN BÜYÜK TARIMSAL EKONOMİYE SAHİBİZ”

Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, “İklim Esnekliği İle Ekosistem Yönetimini Geliştirerek Gıda Güvenliğine Yönelik Entegre Arazi Kullanım Planlaması” Projesinin açılışında konuştu.

Hızla artan dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyarı bulacağının tahmin edildiğini belirten Pakdemirli, buna bağlı olarak gıda tüketiminin de yüzde 60 artış göstereceğini belirtti. Türkiye’nin mevcut nüfus ve tarım potansiyeline dair de konuşan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli “Peki, Nasıl Bir Türkiye’de Yaşıyoruz?” diye baktığımızda: Tarım sektörümüz, 82 milyon Ülke nüfusunun yanı sıra, yaklaşık 5 milyon mülteci ve göçmen ile 50 milyon turisti beslemektedir. Yapılan çalışmalar ve uygulanan akılcı politikalarla Türk Tarımı, Dünyanın 7. Büyük, Avrupa’nın ise en büyük tarımsal ekonomisi haline gelmiştir” dedi.

2050 yılında, nüfusumuzun, 100 milyonu geçeceğinin tahmin edildiğini de hatırlatan Pakdemirli, bunun sonucunda Kentleşme oranının, %86’yı bulabileceğini ve küresel ısınma, yanlış kullanma, çölleşme, erozyon gibi sebeplerle, tarıma elverişli arazilerin tehdit altında olacağını belirtti.

“ATIL ALANLARIN TARIMA KAZANDIRILMASI İLE EKONOMİYE YILLIK 13 MİLYARLIK KATKI”

Bütün bu tehditleri bertaraf etmek adına yoğun çalışmaların devam ettiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, “Halen 24 milyon ha alanda tarım yapmakta, 14.6 milyon ha alanda ise meralardan faydalanmaktayız. Son 15 yılda, orman alanlarımızı ciddi oranda genişletmiş, 4.5 milyar fidanı toprakla buluşturmuş durumdayız. Erozyon ile mücadelede dünya lideriyiz. Yılda, 500 milyon ton olan toprak kaybını, yaptığımız çalışmalar ile 154 milyon tona düşürdük. 2023 hedefimiz, 130 milyon tona düşürmektir. Ayrıca, arazi kullanım planlaması ile halen atıl durumda bulunan 2,9 milyon ha alanın tarıma kazandırılması için çalışmalarımızı başlattık. İnşallah bu alanın tarıma kazandırılmasıyla beraber ekonomimize katkısı yıllık 13 milyar lira olacaktır.

“MODERN SULAMA SİSTEMLERİNİN DESTEKLENMESİ KAPSAMINDA 2019’DA 300 MİLYON TL HİBE VERECEĞİZ”

Genişletme olanağı olmayan tarım arazilerini artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, tüm doğal kaynaklarla birlikte akılcı kullanmak gerektiğini de ifade eden Pakdemirli, “İyi bir planlama, işin en temel öğesidir” dedi ve ekledi: “Bugüne kadar 6.5 milyon ha alanı suyla buluşturduk. Tarımda su kaynaklarının verimli kullanılabilmesi için modern sulama sistemlerinin desteklenmesi kapsamında, %50 hibe veriyoruz.  İnşallah, 2019 yılında, 300 milyon TL hibe ödemesi yapacağız.”   

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, tarım arazilerinin sürdürülebilir kullanımı ve etkin korunması ile tarımsal üretimin artırılması için mevzuat çalışmalarına devam ettiğini de belirten Pakdemirli, bu sayede, tarımsal üretimin arttırılmasının önünde engel olan tarımsal amaçlı seralarda, ruhsat aşamasında yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemelerin de ivedilikle yapıldığını söyledi.

Bakan Pakdemirli, tarıma ve toprağa dair her konunun Eylül veya Ekim ayında yapılması planlanan 3. Tarım Şurası’nda ele alınacağını da açıkladı.

Açılışı yapılan “İklim Esnekliği İle Ekosistem Yönetimini Geliştirerek Gıda Güvenliğine Yönelik Entegre Arazi Kullanım Planlaması (ILUP)” Projesinin ilk etapta pilot il Ankara’nın Ayaş ilçesinde yürütüleceğini ancak daha sonra ülkenin tamamına yayılacağını belirten Pakdemirli,  “Bu proje ile toprak ve su potansiyelini belirleyerek, Entegre Arazi Kullanım Planının yapılmasını öngörüyoruz. Yine, tarım alanlarının korunmasını ve üretim potansiyeline uygun kullanılması ile diğer sektörler için de alternatif alanların belirlenmesini amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

BUGÜNE KADAR SOMALİ’YE YAPILAN YARDIMLAR 1 MİLYAR DOLARI GEÇMİŞTİR

Ankara’da Somali Milli Günü’nde konuşan Bakan Pakdemirli, “Türkiye, Somali’ye desteğini kapsayıcı bir vizyonla devam ettiriyor. Somali’nin ekonomik olarak kalkındırılması ve devlet kurumlarının yeniden inşasına yönelik yardımlarımızı sürdürüyoruz. Bugüne kadar Somali’ye yapılan insani ve kalkınma yardımlarımızın miktarı 1 milyar ABD dolarını aşmıştır.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, başkentte bir otelde “1 Temmuz Somali Milli Günü” dolayısıyla verilen resepsiyona iştirak etti.

İki ülke milli marşlarının okunmasıyla başlayan programda konuşan Bakan Pakdemirli, Somali’nin bağımsızlığının yıl dönümünü Türk hükümeti adına kutlayarak, Türkiye-Somali ilişkilerinin tarihi bağlara ve ortak değerlere dayandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’de bu ülkeye ziyaretinin ilişkilerin dönüm noktasını teşkil ettiğini kaydeden Pakdemirli, bu ziyaretin dostluğu, kardeşliği ve dayanışmayı güçlendirdiğini söyledi.

Bütün olumsuzluklara rağmen son birkaç yılda Somali’nin gözle görülür şekilde ilerleme kat ettiğinin altını çizen Pakdemirli, on yıllar süren şiddet ve felaketlerin ardından artık başkent Mogadişu’da ticaretin atak yaptığını ve dünya etrafında yaşayan Somalililerin yeniden ülkelerine döndüğünü aktardı.

Somali’de istikrar ve güvenliğin sağlanması için temel mücadelenin sürdürüldüğünü anımsatan Pakdemirli, Somali barışı için uluslararası toplumun desteğinin sürekliliğine olan ihtiyacı vurguladı.

İki ülke arasındaki çok yönlü iş birliğine değindiği konuşmasında Bakan Pakdemirli şunları dile getirdi:

“Türkiye, Somali’ye desteğini kapsayıcı bir vizyonla devam ettiriyor. Somali’nin ekonomik olarak kalkındırılması ve devlet kurumlarının yeniden inşasına yönelik yardımlarımızı sürdürüyoruz. Ülkenin farklı bölgelerinde eğitim, sağlık, belediye, altyapı ve su kuyuları gibi çeşitli alanlarda çok sayıda kalkınma projesi ya bitirildi ya da yolda. Türk özel sektörünü, bütçe desteğimizle, Somali’ye yatırım yapmaları için teşvik ediyoruz. Somali’deki Türk üssü TURKSOM’un konsolide, disiplinli ve fedakar bir Somali Ulusal Ordusunun kurulması amacıyla askeri desteğini devam ettiriyor. Söz konusu eğitim merkezimizde Somali polis özel harekât personelini de eğitiyoruz.

Türkiye sivil toplum örgütleri ile de sahada faaliyet yürütmekte ve insani ve kalkınma yardımları temelinde çok çeşitli projeler gerçekleştirmektedir. Bugüne kadar Somali’ye yapılan insani ve kalkınma yardımlarımızın miktarı 1 milyar ABD dolarını aşmıştır. Türkiye’de yaşayan ve eğitim gören Somalililerin artan sayısı, dostluk ve dayanışma bağlarımızın açık bir göstergesidir. Somali-Somaliland arasındaki görüşmelerde de arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık girişimlerimizi sürdürüyoruz. Afrika ve özellikle Somali ile ilişkilerimizin ve iş birliğimizin, ‘Afrika Ortaklık Politikamızın’ önümüzdeki yıllarda da önemli bir parçası olmaya devam edeceğinin altını çizmek isterim.”

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN LAVANTA HASADI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Muğla’da lavanta hasadı yaptı.

Pakdemirli, özellikle tarımda yeni teknolojileri ve ar-ge çalışmalarını kullanarak katma değeri yüksek ürünler üretmek ve bunları dünya çapında pazarlamak amacı ile kurulan bir işletmede incelemelerde bulundu.

Lavanta ve trüf mantarının birlikte yetiştirildiği işletmede lavanta hasadı yapan Bakan Pakdemirli, kullanılan teknoloji, üretilen ürünlerin pazarlanması ve ekonomik katkıları hakkında da bilgi aldı.

Lavantanın ülkemizde ticareti yapılan 131 tıbbi aromatik bitkiden biri olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli “Aynı zamanda lavanta dünya çapında ticareti yapılan ilk 15 uçucu yağ üretilen bitki arasında yer almaktadır. 2019 yılı itibari ile ise ülkemizde lavanta üretim alanları 10.000 dekarı geçmiş durumdadır. Bu alanlardan 1.500 ton lavanta çiçeği, bunlardan da 20-30 ton civarı lavanta yağı elde edilmektedir” dedi

Tıbbi aromatik bitkilerle ilgili dünyadaki ticaret hacminin 200 milyar doların üzerinde olduğunu da ifade eden Pakdemirli “Lavanta günümüzde Dünyada en çok aranan aromatik bitkilerden birisi. Suyu az kullanan ve kıraç topraklarda yetişen bu bitki topraklarımızın kullanımı açısından önemli. Hem çiçekleri hem yağı oldukça fazla katma değer sunuyor. Gün geçtikçe de bu bitkiye ilgi artıyor. Dünyadaki bu ticaret hacminden hak ettiğimiz payı almamıza katkı verecek, lavanta gibi katma değeri yüksek ürünleri yetiştiren üreticilerimize her zaman destek olacağız” dedi.

Bakan Pakdemirli ayrıca farklı cinslerde lavanta fidanlarının bulunduğu ileri teknolojiye sahip serada da incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı.

2002’DEN BU YANA SÜT ÜRETİMİ % 163 ARTIŞLA 22,1 MİLYON TON OLDU

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 2005 yılında faaliyete başlayan ve 71 il, 730 ilçede, 450 bin kişi üreticisi ile faaliyet gösteren Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Kurulu’na katıldı. 

“2002’DEN BU YANA SÜT ÜRETİMİ % 163 ARTIŞLA 22,1 MİLYON TON OLDU”

Türkiye’nin 82 milyon nüfusu, genç insan kaynakları, tarım ve hayvansal üretime uygun alt yapısı ile güçlü bir tarım ülkesi olduğunu belirten Pakdemirli, 2002 yılından beri, ülkemizin dünya genelinde ciddi bir büyüme ve gelişme gösterdiğini örneklerle ifade etti. ” Bu süreçte; Büyükbaş hayvan varlığımız, 9,9 Milyon baştan, % 74 artışla 17,2 Milyona ulaşmış, artış oranı dünyada %12 seviyelerinde kalmıştır. Küçükbaş hayvan varlığımız, 31,9 milyon baştan,  % 43 artışla 46,1 Milyona ulaşırken, bu oran dünyada %22.5 olarak gerçekleşmiştir. Süt üretimi bu süreçte, dünyada %36 lık bir artış gösterirken, ülkemizde 8,4 milyon tondan, % 163 artışla 22,1 milyon ton gibi ciddi bir orana ulaşmıştır” dedi.

“SÜT ÜRÜNLERİ İHRACATI %1227’LİK ARTIŞLA 290 MİLYON DOLAR OLDU”

Kırmızı et üretiminin de aynı süreçte dünyada yüzde 20’ler seviyesinde kalırken,, ülkemizde 420 bin tondan, % 167 artışla 1,1 Milyon tona çıktığını belirten Bakan Pakdemirli, bu büyümenin ihracat rakamlarına da yansıdığını söyledi. “Ülkemiz süt ve süt ürünleri ihracatında, %1227’lik artışla 290 Milyon dolar seviyelerine ulaşmıştır. 2019 yılı ilk 5 ayında da 130 Milyon dolarla çok memnun edici seviyelerde gerçekleşmektedir” diyen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, bu gelişmeler neticesinde Türkiye’nin toplam tarımsal hasılada Avrupa’da 1. Dünyada 7. Sırada yer alarak, küresel rekabetin önemli aktörleri arasında olduğunu belirtti.

HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE 2019 İTİBARİ İLE 4,7 MİLYAR LİRA DESTEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan himayesinde son 17 yılda hayvancılık sektörüne verilen desteklere de değinen Pakdemirli, Hayvancılık Desteklemelerinin 46 kat artarak 3,7 Milyar liraya çıkarıldığını, 2019 yılında da yem bitkileri dahil desteklerin 4,7 milyar lira olacağını açıkladı.  Genç Çiftçi projeleri kapsamında; hayvancılık alanında, yaklaşık 27.000 genç çiftçiye 808 Milyon lira hibe desteği verildiğini, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hayvansal üretim alanında, 75 işletmeye, yaklaşık 11 Milyon lira destek verildiğini, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla; süt sektörüne yönelik, 1604 projeye, 1,7 Milyar lira hibe sağlandığını, Yem bitkileri desteklemeleri kapsamında, toplam 5,9 Milyar lira yem bitkileri desteği ödemesi yapıldığını, 9.3 Milyon dekar alanda, toplam 1.500 adet mera ıslah ve amenajman projesi uygulandığını da belirtti Pakdemirli.

Bunun yanı sıra Hayvancılık alanında, toplam 56.400 aileye, 1,8 Milyar lira hayvancılık desteği verilirken,, Ormanlık alanlardan yetiştiricilerin istifa etmesi amacıyla, üzerinde ağaç bulunan orman alanlarının %53”ü otlatmaya açıldı.

TİGEM aracılığı ile ülkemiz yetiştiricilerinin üstün vasıflı damızlık taleplerinin karşılanması amacıyla, 14 işletmede 5 ırk ile damızlık sığır yetiştiriciliği ve 9 işletmede 10 ırk ile damızlık koyun yetiştiriciliği yapıldığını da belirten Pakdemirli ayrıca, 2002-2018 döneminde, 23.000 ton yem bitkileri tohumunun da çiftlere dağıtıldığını ifade etti.

“ÜRETİCİMİZİ MAĞDUR ETMEMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Hayvancılığın dinamik bir sektör olduğunu ve dünyadaki gelişmelerden de etkilenebildiğini belirten bakan Pakdemirli, geçtiğimiz yıl temmuz-Ağustos döneminde, dövizdeki spekülatif artışa bağlı yem fiyatlarında yaşanan değişiklikte, üreticilerin mağdur olmaması için atılan adımları da hatırlattı,, “süt destek primlerini 10 Krş’tan önce 15 Krş’a sonrasında ise 25 Krş’a çıkardık. Süt fiyatlarını da 1,70 TL’den 2 TL’ye çıkardık. Desteklemeleri ödeme takvimini beklemeden çok kısa sürede ödedik” dedi.

“650 HAYVANCILIK PROJESİNE 100 MİLYON LİRA HİBE MÜJDESİ”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada müjdeleri de peş peşe sıraladı.

“Bölgesel Kalkınma Projeleri kapsamında 41 ilimizde 650 hayvancılık projesine 100 Milyon lira hibe destek veriyoruz. Böylelikle yaklaşık 250 Milyon lira yeni hayvancılık yatırımı kazandırıyoruz” dedi.

“81 İLDE UYGULANACAK DÜVE DESTEĞİNDE TUTARIN %40’INI BAKANLIK HİBE EDECEK”

Mevcutta 41 ilde uygulanan Düve Desteği Projesinin de 81 ile yaygınlaştırılacağı haberini veren Pakdemirli, Düve tutarının %40’ının Bakanlıkça hibe edileceğini de müjdeledi.

Bir müjde de buzağı desteklemesinde veren Pakdemirli, “Bakanlık politikalarına uygun olarak etçi buzağı üreten işletmelerimize normal buzağı desteğinin üzerine 250 lira ilave destekleme ödeyeceğiz” dedi.

Bakan Pakdemirli ayrıca, hem vatandaşın daha ucuza ete ulaşması hem de üreticinin mağduriyet yaşamaması adına ESK’nın ucuz et uygulamasında artık, Temmuz ayından itibaren, kıyma ve kuşbaşıyı kendi üreterek, tüketiciye ulaştıracağını da ve Ulusal Kırmızı Et Konseyinin de Süt Konseyinde olduğu gibi kesim fiyatlarını açıklayacağını duyurdu.

BAKAN PAKDEMİRLİ, BÜYÜKÇEKMECE’DE BUĞDAY HASADI YAPTI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Büyükçekmece Karaağaç Mahallesi’nde buğday hasadına katıldı. Çiftçilerle sohbet eden Pakdemirli, biçerdövere binerek bir süre buğday hasadı yaptı.

Bakan Pakdemirli, yaptığı açıklamada, Marmara ve Trakya’da buğdayda hasadın başladığını ifade ederek, bol ve bereketli bir hasat dönemi olması temennisinde bulundu.

Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı olarak buğday için iyi fiyat verdiklerini belirten Pakdemirli, “Buğdayın tonunda taban fiyat bin 350, arpada bin 100 lira, Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle… Geçen yıla oranla net rakamların yüzde 35-40 üzerinde bir fiyatla çiftçimizi bu yıl daha memnun etme yolunda adımları atmış olduk.” dedi.

Hasat döneminin çiftçiler için bayram olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, şu anda çiftçilerin bayramı yaşadığını söyledi. 

Kendisinin daha önce de biçerdöver kullandığını belirten Pakdemirli, biçerdöverle hasat yaptı ve tarlada incelemelerde bulundu.

ÇAY BUDAMA DESTEKLERİ 21 HAZİRAN İTİBARI İLE ÜRETİCİLERİMİZİN HESABINDA

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, yaklaşık 75 bin çay üreticisine 185 bin dekar alan için toplamda 230 milyon TL’lik budama desteği ödeyeceklerini açıkladı.

Bakan Pakdemirli, çay bahçelerinin gençleştirilmesi amacıyla üreticilere destek ödemesi yaptıklarını söyledi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Çaylıklarını budayarak yenileyen üreticilerimize budama desteği veriyoruz. Bu kapsamda bugün itibarıyla, çay budama desteklerini ödüyor olacağız. Yaklaşık 75 bin üreticimize 185 bin dekar alan için toplamda 230 milyon TL’lik bedeli, bugün saat 18.00’dan sonra üreticilerimizin hesabına yatıracağız.”

BAŞKENT ANKARA DÜNYA ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE GÜNÜ ETKİNLİKLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nin kabulünün 25. Yılına denk gelen ve yaklaşık 20 ülkenin bakan ve üst düzey bürokrat düzeyinde katılım gösterdiği etkinlikler 17-19 Haziran arasında yapılacak. Bu önemli organizasyonun açılışında Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli de bir konuşma gerçekleştirdi.

“SAVAŞLARDAN DAHA TEHLİKELİ, SİNSİ SORUN: ÇÖLLEŞME”

Çölleşmenin, Dünyamızı tehdit eden ve gün geçtikçe büyüyen, sessiz; savaşlardan daha tehlikeli, sinsi bir sorun olduğunu belirten bakan Pakdemirli, Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesinin (UNCCD) imzalandığı 17 Haziran 1994 yılından bu yana, 25 yıllık süreçte pek çok gelişme sağlandığını ifade etti. Pakdemirli, “Sürdürülebilir Arazi Yönetimi olmaksızın, ülkelerin kalkınmalarını sürdürülebilir şekilde sağlamalarının mümkün olmadığı artık herkesçe kabul edilmektedir. Dünya, bugün küresel çevre problemlerini ve bu problemler ile başa çıkmada ortak hareket etmenin öneminin farkındadır. Zaman, geleceğimizi birlikte inşa etme zamanıdır” diye seslendi.

“ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELEDE SINIR TANIMIYORUZ”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Ülkemizde, her yıl 50’ye yakın ülkeden, 100’e yakın uzmana, çölleşme ile mücadele konusunda eğitim verildiğini de belirtti. 2018 yılı sonu itibariyle 800’ün üzerinde yabancı uzman çölleşme ve erozyonla mücadele konularında ülkemizde bu kapsamda eğitim aldı. Pakdemirli, “Çölleşme sınır tanımadığı gibi, çölleşme ile mücadele çabalarında da Türkiye sınır tanımamaktadır. Aynı dili konuşmasa da, aynı duyguları paylaştığı Afrika coğrafyasını kucaklıyor. Çölleşme ile mücadele kapsamında Afrika ülkelerinin tamamına yakınıyla işbirliği yapıyoruz” dedi.

“HEDEFİMİZ, 7 MİLYAR FİDAN”

Türkiye’nin topografyası, bitki örtüsü, jeomorfolojik yapısı ve sosyal yapısıyla her yönden çeşitliliği içinde barındırdığını belirten bakan Pakdemirli, bu farklılıkların doğal kaynak yönetimi konusunda ülkemizi güçlü kıldığını vurguladı ve son 16 yılda erozyon ve çölleşme ile mücadelede büyük adımlar atıldığını hatırlattı. “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde başlatılan “Ulusal Ağaçlandırma Seferberliği” ile bugüne kadar 4,5 milyar fidan toprakla buluşturulmuştur” diyen Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2023 hedefinin ise dünya nüfusu kadar yani 7 milyar fidanı toprakla buluşturmak olduğunu ifade etti..

“TÜRKİYE ÇÖLLEŞME RİSK HARİTASI” HAZIRLANDI

Arazi tahribatının sebep ve sonuçlarından birisinin de kırsal fakirlik olduğunu belirten Dr. Bekir Pakdemirli, entegre havza rehabilitasyon projeleriyle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik seviyelerinin yükseltilmesi için çalışmalar yapıldığını söyledi. Bu kapsamda da Çölleşmeye hassas alanları belirlemek ve projeleri bu alanlarda öncelikli olarak gerçekleştirmek maksadı ile “Türkiye Çölleşme Modeli” ve “Türkiye Çölleşme Risk Haritası” hazırlandı.

“16 YILDA, 30 BİN FUTBOL SAHASI ALANI KADAR TOPRAĞIN TAŞINMASI ÖNLENDİ”

Ülkemizde 1970’li yıllarda erozyonla denizlere, göllere ve barajlara taşınan toprak miktarı yılda 500 milyon ton iken, Bakan Pakdemirli bu miktarın son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde, günümüzde, yılda 154 milyon tona düşürüldüğünü açıkladı. Şimdi ki Hedef ise 2023 yılında akarsular ile denizlere taşınan toprak miktarını 130 milyon tona düşürmek. Sadece son 16 yılda yapılan ağaçlandırma, erozyonla mücadele ve iyi tarım uygulamaları neticesinde; taşınan toprak miktarı 72 milyon ton azaltılmış olup, bu miktar yaklaşık 30 bin adet futbol sahası büyüklüğünde bir alana karşılık gelmektedir. Bir başka ifade ile yaklaşık 300 bin dekarlık bir tarım arazisinin kaybı önlenmiştir.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, çölleşme ile mücadele konusunda ülkelerin üzerine düşeni yapma konusunda oldukça hevesli olduğunu belirtirken, esas mücadelenin; üst düzeyde oluşturulacak bütüncül politikalar, çok paydaşlı katılımcı yaklaşımlar ve sahada gerçekleştirilecek etkin faaliyetler ile mümkün olacağı mesajını da paylaştı.

BAKAN PAKDEMİRLİ, BELGRAD ORMANINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, spor ve piknik yaparak hafta sonunu değerlendirmek için Belgrad Ormanı’na giden vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşlar, Bakan Pakdemirli’ye büyük ilgi gösterdi.

Sabah saatlerinde gittiği Belgrad Ormanında ilk olarak 900 metrelik parkurda, vatandaşların da katılımıyla yürüyüş yapan Pakdemirli, bitiş noktasında katılımcılara su ve dondurma ikram edip fidan hediye etti.

Bazı vatandaşlar, Pakdemirli’nin Babalar Günü’nü kutladı. Piknik alanında piknik yapan vatandaşları selamlayan Pakdemirli, voleybol oynayan bir grubun oyununa katıldı ve çocuklara da oyuncak dağıttı.

Pilot bölge olarak seçilen ve atlı koruma uygulamasının başlatıldığı Belgrad Ormanı’nda, atlı koruma ekibiyle de buluşan Bakan Pakdemirli, yürütülen çalışmaya ilişkin bilgi alarak “Uygulamamız yeni başladı. Bu kadar büyük alanda bu hizmeti veriyor olmamız önemli. Buranın vatandaş tarafından düzgün şekilde kullanılması, konforunun maksimum düzeyde olması için bu hizmet önemli. Güvenlik arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Uygulamamız çok ilgi görüyor ve vatandaşlar bundan çok memnun. Başarılı olursa devamını da hızla getiriyor olacağız” ifadelerini kullandı.

PAZAR KAHVALTISINI ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARIYLA YAPTI

Belgrad Ormanı ziyareti kapsamında pazar kahvaltısını şehit ve gazi yakınlarıyla yapan Pakdemirli, şehit ve gazi yakınlarının talep ve sorunlarını dinleyerek, onlara minnet duyduğunu, birlikte olmaktan çok mutlu olduğunu, bundan sonra da sık sık bir araya geleceklerini söyledi.

BAKIMLARI YAPILAN HAYVANLAR DOĞAYA SALINDI

Bakan Pakdemirli, daha sonra Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Geyik Üretim Merkezi’ni ziyaret etti.

Pakdemirli, koruma alanında hasta, sakat ya da küçük olduğu için, tabiatta yaşayamadığı için koruma altına alınan, bakımları ve ilaçlamaları yapılan ve artık doğada yaşayabilecek duruma gelen baykuş, şahin ve kerkenez gibi kuşları doğaya saldı.

Alanda bulunan ve ilaçlamaları yapılan geyikler de Bakan Pakdemirli’nin gözetiminde doğal yaşam alanlarına kavuşturuldu.

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN YILDIRIM DÜŞMESİ SONUCU HAYVANLARI TELEF OLAN AİLEYE DESTEK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Şerbetli köyünde yıldırım düşmesi sonucu hayvanları telef olan aileye buzağılarıyla beraber 3 sığır temin edilmesini sağlayarak destek oldu.

Pakdemirli, geçen hafta perşembe günü Şerbetli köyünde yıldırım düşmesi sonucu 8’i gebe 10 büyükbaş hayvanını kaybeden Kızık ailesinin yaralarının sarılması için Çanakkale Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ ve ekibine talimat verdi.

Bunun üzerine Karadağ, Gökhan ve Lütfiye Kızık’a teslim edilmek üzere buzağılarıyla 3 sığır temin etti. Hayvanlarını kaybettikleri için üzüntülü olan aile, kendilerine sağlanan bu destekle büyük mutluluk yaşadı.

PAKDEMİRLİ, AİLEYİ ARADI

Biga İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli ekiplerin de katıldığı çalışma sonrası aileyi cep telefonundan görüntülü arayan Pakdemirli, olayı büyük bir üzüntüyle öğrendiğini söyledi.

Yaşanan hadisenin doğal bir olay olduğunu kaydeden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Hemen talimat verdim arkadaşlarıma. En azından bir teselli olsun diye size bu hayvanları gönderdik. Devlet yanınızda. İnşallah imkanlarımız doğrultusunda sizleri memnun etme noktasında en iyisini yapma gayreti içindeyiz. Her zaman sizlerin yanındayız. Tarım ve hayvancılığın devam etmesi, bu zor ve meşakkatli işte devletin biraz da olsa, bir nebze de olsa yanınızda olması önemli. Devlet her zaman yanınızda. Sayın Cumhurbaşkanımızın da sizlere selamlarını iletiyorum. İnşallah Çanakkale’ye geldiğim zaman köyünüzde sizleri ziyaret etmek isterim. Ankara’ya gelirseniz sizleri de buraya her zaman bekliyorum.”

“OLAY YERİNE GİTTİĞİMDE İNANMAK İSTEMEDİM”

Üretici Gökhan Kızık Pakdemirli’ye gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür etti.

Yalnız bırakılmadıkları için mutlu olduklarını dile getiren Kızık, “Olayda 8’i gebe 10 büyükbaş hayvanımız telef oldu. Olay yerine gittiğimde inanmak istemedim gördüklerime. Çok acı bir durumdu. Bizim tek geçim kaynağımız hayvancılık. Allah devletimizden razı olsun. Bizi bu aciz günümüzde desteksiz bırakmadılar. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Bakanımıza, İl Müdürümüze ve emeği geçen tüm ilgililere teşekkür ederim.” diye konuştu.

Kızık’ın eşi Lütfiye Kızık da Pakdemirli’yi köylerine davet etti ve gösterdiği yakınlıktan dolayı teşekkür etti.