BAKAN PAKDEMİRLİ, ÇOCUKLARLA FİDAN DİKTİ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, küçük yaşlarda ağaç sevgisini çocuklara kazandırmak için Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) bir alışveriş merkezinde gerçekleştirdiği etkinliği ziyaret ederek çocuklarla fidan dikti.

Bakan Pakdemirli OGM’nin 180. yılı etkinlikleri kapsamında Ankara’da bir alışveriş merkezinde “Doğa İçin Bir Aradayız” temasıyla çeşitli etkinlikler düzenlediği standı kendi çocuklarını da yanına alarak ziyaret etti.

Standı ziyaret eden çocuklar ve vatandaşlarla sohbet eden Pakdemirli, onlarla birlikte fidan da dikti.

Küçük yaşlarda ağaç ve orman sevgisini çocuklara kazandırmak amacıyla düzenlenen etkinlik kapsamında ücretsiz fidan dağıtımı yapılarak, oluşturulan fidan dikim atölyesinde çocuklara fidan dikme olanağı sağlanıyor.

Aynı zamanda ahşap boyama atölyesinin de bulunduğu alanda çocuklar kuş evleri de boyayarak kaliteli ve eğlenceli zaman geçirebiliyorlar.

Ayıca etkinlikler kapsamında “180. Yılında Türkiye’nin Ormanları” teması ulusal fotoğraf yarışması sergisi de ziyaretçiler ile buluşuyor.

24 Ekim’e kadar sürecek etkinlikler ile çocuklara doğa sevgisini kazandırmanın yanı sıra; ormanların önemi, nasıl korunması gerektiği gibi konularda da gelecek neslin bilinçlendirilmesi amaçlanıyor. 

TÜRKİYE VE KAMBOÇYA ARASINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI İMZALANDI

Türkiye-Kamboçya 2. Dönem Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Eş Başkanı olan Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli ile Kamboçya tarafı eş başkanı olan Ticaret Bakanı Sayın PAN Sorasak arasında gerçekleşen ikili görüşmede, iki ülke arasında tarım alanında ilişkilerin geliştirilmesi yönünde mutabakata varıldı. Bu kapsamda, 2020 yılı içerisinde Punom Pen’de ilk Tarım Yürütme Komite Toplantısı gerçekleştirilerek tarım alanında çalışmalara ivme kazandırılması hususunda da mutabakata varıldı.

Ankara’da yapılan KEK Toplantısı sonunda imzalanan mutabakat zaptıyla bir dizi alanda işbirliği kararı alındı. İkili ticaretin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi, helal sektörü ile bilim, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında işbirlikleri, başta gıda ürünleri  olmak üzere muhtelif sanayi sektörlerinde ortak proje ve işbirlikleri ile tarım, eğitim, turizm, sivil havacılık, gemi inşası, demiryolu ulaşımı gibi alanlarda işbirliği projelerini içeren hususlarda mutabık kalındı.

Toplantı sonunda ayrıca, KOSGEB ile muhatabı Kamboçyalı kuruluş arasında küçük ve orta ölçekli işletmeler konusunda işbirliğinin yasal altyapısını oluşturacak bir mutabakat zaptı da imzalandı.

GİRİŞİMCİ KADIN ÇİFTÇİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

“Tarımda Kadın Girişimciliğinin Güçlendirilmesi Programı” kapsamında 2019’un en iyi proje ödülleri, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’nin iştirakıyla, düzenlenen törende sahiplerini buldu.

”ÖNEMLİ BİR DİPLOMASİ BAŞARISI İLE TÜRKİYE KAZANDI!”

Törende konuşan Bakan Pakdemirli, öncelikle Barış Pınarı Harekâtı kapsamında ABD ile varılan müzakereye değindi. Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ve kahraman ordumuzun üstün başarıları sayesinde önemli bir mesafe kaydettik diyen Pakdemirli; ”10 gün önce sınır ötesinde başlattığımız harekât, ordumuzun azim ve kabiliyeti sayesinde önemli bir diplomasi başarısını beraberinde getirmiştir! Evet, dün; Amerika ile anlaşmaya vardık ve istediğimizi aldık! Harekât durmadı, yalnızca ara verildi! Bu meyanda biz, 120 saat içerisinde şartların sağlanmasını umuyor ve bekliyoruz! Bu sayede halkımızın güçlü iradesi kazandı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği kazandı, kahraman Mehmetçiğin cesareti kazandı, Türkiye Kazandı” dedi.

Kadınların her alanda olduğu gibi, tarımdaki yerinin de oldukça önemli olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, ”Kadınlar olmasa, biz kendimize, “tarım ülkesiyiz” diyebilir miydik acaba? Yahut kadınlar üretmese, şehirli aç kalmaz mıydı mesela? Veya “bir et nasıl aş olur”, “bir ot nasıl keş olur” düşünebilir miydik acaba? Evet, işte biz bugün tarım diyorsak, hayvancılık diyorsak, gıda diyorsak; bunların kadın elinden çıktığını da biliyoruz demektir! Kadınlarımız, “tarladan sofraya, çiftlikten çatala” kadar, tarımsal üretimin her aşamasında, çok önemli işlevler yüklenmektedir! Yani “toprak ana”nın bereketi, “analarımızın” eliyle katmerlenmekte, bereketine bereket katmaktadır!’ diye konuştu.

”KADINLARA, GİRİŞİMCİLİK VE İSTİHDAMDA POZİTİF AYRIMCILIK YAPIYORUZ”

Kadınlara bu kapsamda, girişimcilik ve istihdam konusunda pozitif ayrımcılık yapıldığını belirtti Bakan Pakdemirli. ”Bir kere en başta; Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programına başvuran kadın girişimciler için değerlendirme kriter puanlamasında pozitif ayrımcılık yapıyoruz! İkinci olarak, Genç Çiftçilerin Desteklenmesi Programında kadın istihdamı konusunda pozitif ayrımcılık yaptık ve başvuran kardeşlerimize ek puan verdik! Ve bu programı tamamladık. Bu kapsamda; Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programına, 2016-2018 yılları arasında, toplam 47.788 başvuru yapıldı, bunun 28.823 kişisi, yani %60’ı kadın çiftçilerimizden oluştu.

Ve biz 3 yıl içerisinde, kadın çiftçilerimize, 865 milyon Lira ödeme yaptık! Bununla birlikte, Tarımsal Amaçlı Kooperatif Projelerinde de, Bakanlığımızca, 18 adet tarımsal amaçlı kadın kooperatifine, farklı konularda toplam, 15 milyon Lira kredi kullandırıldı’ dedi.

Sadece bunlar da değil; IPARD hibelerinde de kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldığını belirten Bakan Pakdemirli, proje seçimindeki puanlama aşamasında kadınlara, Hayvancılık yatırımları için ek 10 puan, İşleme ve pazarlama yatırımları için ek 5 puan, Çiftlik faaliyetleri yatırımlarında ek 15 puan verilerek, projelerin ön sıralara çıkmasının sağlandığını ifade etti.

Bakan Pakdemirli, Ödül töreninde, Pilot uygulamasına 4 ilde başlanan ve 81 ilde yayılması hedeflenen ‘Kırsal Kalkınmada Uzman Eller Projesi’nin tebliğ çalışmalarının devam ettiğini ve kısa sürede duyurulacağı haberini de verdi.

‘Kırsal alanda yaşayan kadın çiftçilerimizin, girişimcilik ruhunu, eğitim, istihdam, imkân, hibe gibi desteklerle pekiştirmeyi amaçlıyoruz’ diyen Bakan Pakdemirli, bugüne kadar, 5.242 kadın çiftçiye, İŞKUR/KOSGEB işbirliği ile istihdama yönelik sertifikalı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri verildiğini de söyledi.

Konuşmaların ardından projeleri başarılı bulunanlara ödülleri verildi. Van’dan Aslıhan Damar “Kaya balı üretimi projesi” ile birincilik, Tunceli’den Gamze Doğan “Ak sarımsağı dağdan alma benden al projesi” ile ikincilik, Erzurum’dan Songül Aktürk ise “Duttan gelen şifa projesi” ile üçüncülük ödülüne layık görüldü.

DÜNYA GENELİNDE ÜRETİLEN GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAF EDİLİYOR

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 39. Dünya Gıda Günü etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘5. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’ne katıldı.

Açlık, israf ve sağlıksız beslenme üzerine konuşan Bakan Pakdemirli, dünyada önemli ölçüde açlık ve obezite sorunu olmasına rağmen üretilen gıdanın, her yıl üçte birinin kaybedildiğini ya da israf edildiğini belirtti; ”İsraf, modern dünya ve gelişmekte olan dünya arasındaki en büyük sorundur. Hem sağlık sorunudur hem de ekonomi sorunudur. Bizler ülkemizde, israfın önüne geçmek için birçok çalışmaya imza attık, atmaya da devam ediyoruz” dedi.

İsrafı önlemek adına yapılan çalışmalardan da örnekler verdi Bakan Pakdemirli; “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” ile günlük, yaklaşık bir milyon ekmeğin israf edilmesini önledik. G20 Dönem Başkanlığımız süresince, FAO bünyesinde ”Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması ve Ölçülmesine İlişkin Teknik Platformu”nun kurulmasına öncülük ettik. Söz konusu platform ile bu konudaki çalışmaların sürdürülebilir olmasını ve dünyada gerçekleştirilen iyi uygulamaların paylaşılabilmesini sağladık” diye konuştu.

Gıdayı koruma kapsamında atılan adımlara da değindi Bakan Pakdemirli; ”Bakanlık olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine ERDOĞAN Hanımefendi’nin himayelerinde, 2017 yılından beri yürütülen, “Mirasımız Ata Tohum Projesi” ile milletimizin bize emanet ettiği ata tohumlarımızı gen bankalarında kayıt altına aldık.

Bu tohumlarla üretilen 11 çeşit ürünü halkımızın beğenisine sunduk. Bu proje sayesinde yüzlerce yıl öncesinden gelen ve topraklarımıza özgü tohumlarla üretilen dayanıklı ve besin değeri yüksek kadim tatları yeniden alabileceğiz. Kısa bir süre içinde, “Gıdanı Koru” kampanyamızın tanıtımını yapacağız. Bu kampanya ile gıda sistemlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarda, restoranlarda, otellerde ve hanelerde, gıda kayıplarını ve israfını önlemek, engellenemeyen kayıpları geri dönüştürmek, sürdürülebilir gıda sistemleri temin etmek konusunda tüm paydaşlarla işbirliği içinde çalışmalar sürdüreceğiz. Bu kapsamda ilgili tüm kurum ve kuruluşların katılımı ve desteğiyle “Türkiye Ulusal Gıda Kayıpları ve İsrafı Strateji Belgesi”ni de hazırlıyoruz!” dedi.

DÜNYA GENELİNDEKİ 5 ÖLÜMDEN BİRİ SAĞLIKSIZ BESLENMEDEN!

Yetersiz beslenme ve obezitenin önemli küresel sorunlar arasında yer aldığını belirten Pakdemirli, 800 milyon insan açlıkla karşı karşıya iken, 670 milyondan fazla yetişkin ve 140 milyon gencin ise obezite sorunu yaşadığını söyledi. Pakdemirli; ”Sağlıksız beslenme; dünyada bulaşıcı olmayan hastalıklarda ölümlere sebep olan risk faktörlerinin başında gelmekte ve dünya çapındaki her beş ölümden biriyle ilişkilendirilmektedir!” diye de ekledi.

Ülkemizde artan obez nüfusa da dikkat çeken Bakan Pakdemirli; ‘Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; Türkiye’de her 3 kişiden 1’i obez olarak belirlenmiştir ki bu; tehlike çanları çalıyor, demektir! İşte bu gidişe dur demek için, 39. Dünya Gıda Günü vesilesiyle farkındalık oluşturmak niyetindeyiz’ dedi.

Türkiye’nin tarımsal üretimde, Avrupa’da ve dünyada ilk sıralarda yer aldığını belirten Bakan Pakdemirli, bu doğrultuda, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma kapsamında uluslararası boyutta projeler hayata geçirildiğini belirtti; ”BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile gıda güvenliği ve tarım alanında yürüttüğümüz ortak programlar sayesinde, Orta Asya’da komşu ülkelerimiz için çok faydalı projeler uyguladık. Ortaklığımızın yeni döneminde de Balkanlar ve Afrika ülkelerinin de yer aldığı projeler üretiyoruz. Türkiye’nin bilgi birikimi, deneyimi ve teknik kapasitesini dünyayla paylaşıyoruz.

İşte biz, bütün bunları; “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir” hükmünün bir gereği olarak ve kâinatımızın geleceğine dair hassasiyetlerimiz adına yapıyoruz!

Çünkü biz paylaşmayı seven, dünyanın belki de en cömert ve en misafirperver milletiyiz, diye düşünüyorum”.

BİRİLERİNİN KİLO VERMEK İÇİN ÖDEDİĞİ PARA İLE AFRİKA’DA MİLYONLAR DOYABİLİR!

”Bugün Yemen’de, Kongo’da, Somali’de, Hindistan’da; hala açlıktan ve susuzluktan ölen çocuklar varsa, daha çok yolumuz var demektir! Dünyada insanların fazla kilolarını vermek için ödediği milyonlarca parayla, Afrika’da milyonlarca aç doyabilecekse, daha çok işimiz var demektir!” diyen Bakan Pakdemirli, açlıkla mücadele ve israf ile beraber “Sağlıklı Beslenme”nin de oldukça önemli olduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak bütün planların kriz yönetimi yerine, risk yönetimi esasına dayanarak hazırlandığını anlatan Bakan Pakdemirli, suyu ve toprağı korumak adına yapılan ve yapılacak olan çalışmaları anlattı. Pakdemirli; ”Su kaynaklarımızı korumak adına, Temmuz ayında, Yeraltı Barajları Lansmanı’nı yaptık. Aşırı sıcak ve yüksek buharlaşma koşullarında yer altı barajları tasarlayıp, uygulamaya koyduk. Alüvyon yapılı, toprak tipindeki akiferlerde suyun biriktirilmesi ile daha az maliyetle, daha çabuk sonuç elde edeceğiz. Suyun, topoğrafyanın ve jeolojinin uygun olduğu alanlarda, çevre dostu yeraltı barajlarının yapımına başlıyoruz. Başlattığımız bu eylem planı ile toplam 100 adet yeraltı barajı inşa ederek, 50 milyon m3 su depolayacağız” dedi.

Ülkemizde, 25 Su Havzasının tamamında, Havza Koruma Eylem Planlarını hazırladıklarının altını çizen Bakan Pakdemirli: “Ülkemiz su politikalarına yön verecek, milli su planı niteliği taşıyan üst ölçekli ilk plan olan Ulusal Su Planı, Mayıs ayında yürürlüğe girdi. Ülkemizde kullanılmış suların yeniden kullanımını sağlamak için 25 havzada Ön Fizibilite Raporu ve Taslak Eylem Planı hazırlama çalışmalarına devam ediyoruz. Ülkemizde tarımın sürdürülebilirliğini etkin kılmak amacıyla; Tarımsal üretim potansiyeli yüksek 65 ilde, 7 milyon hektar alana karşılık gelen 265 adet büyük ovayı “Tarımsal Sit” alanı olarak ilan ederek, koruma altına aldık. 2023’e kadar korunan ova miktarımızı 300’e çıkarmayı hedefliyoruz. Ülkemizde 1970’li yıllarda, denizlere, göllere ve barajlara erozyonla taşınan toprak miktarı, yılda, 500 milyon ton iken, son 17 yılda yaptığımız çalışmalarla, bu miktarı, 154 milyon tona düşürdük. 2023 yılında da, yıllık toprak erozyonunu, 130 milyon tona düşürmeyi hedefliyoruz. Tarımsal üretimde verimliliği ve rekabeti arttırarak, maliyetleri düşürmek amacıyla, 8,2 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışması yürütüyoruz. Şu ana kadar, 4 milyon hektar alanda tescil işlemlerini tamamladık. 2023 yılına kadar, tescil işlemleri tamamlanan bu alanları, 6,2 milyon hektara çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”unda yaptığımız değişiklikle, miras ve satış yoluyla tarım arazilerinin bölünmesinin önüne geçtik” diye konuştu.

Gıda güvenilirliğinin sağlanması ve tüketicilerin aldatılmasının önlenmesi için denetimlerinde titizlikle yürütüldüğünü belirten Bakan Pakdemirli, bu kapsamda; 2018 yılında, gıda işletmelerine, 1.124.918 denetim yapıldığını ve denetimler sonucunda olumsuzluk tespit edilen işletmelere yönelik toplam 18.164 adet yasal işlem yapıldığını açıkladı.

“EYLEMLERİMİZ GELECEĞİMİZDİR”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ‘5. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde yaptığı konuşmayı; ”Sağlıklı beslenen, israf etmeyen ve paylaşan bir dünya için “Eylemlerimiz Geleceğimizdir” diyor; Bakanlığımızın teşviki ve milletimizin desteğiyle “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” gibi projelerimizin de artarak devam edeceğini bildiriyor, çalışmalarımızın dünyaya örnek olmasını diliyorum” sözleri ile tamamladı.

BAKAN PAKDEMİRLİ BATMAN TARIM FUARI AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Batman’da Tarım fuarı açılışına katıldı.

BİTKİSEL ÜRETİM DEĞERİNİ 502 MİLYON LİRAYA, HAYVANSAL ÜRETİM DEĞERİNİ 1.6 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK

Batman’ın son 17 yılda önemli bir tarım ili haline geldiğini belirten Pakdemirli, yapılan yatırımları hatırlattı; ”Batmanlı çiftçilerimize, son 17 yılda, 650 Milyon Lira (günümüz fiyatlarıyla 1,4 Milyar Lira) tarımsal destek verdik. Genç Çiftçiyi Destekleme Projesi kapsamında; 2016-2018 yılları arasında, toplam 738 projeye, 22.2 Milyon Lira destek sağladık. Yem bitkileri desteğini artırdık. Batman’da, son 17 yılda, 14.5 Milyon Lira yem bitkileri desteği ödedik ve 52 bin dekar alanda mera ıslah çalışmasını tamamladık. Küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenleyerek, üretimi ve işletmelerin verimliliğini artırmak için Batman ilimizde, 21.8 Milyon Lira kaynak kullanarak 516 bin dekar alanda toplulaştırma çalışmalarını tamamladık. Tarımsal üretim potansiyeli yüksek ovalarımızı, “Tarımsal Sit” alanı ilan ederek, koruma altına alıyoruz. Bu kapsamda, Batman Ova’mızı da koruma altına aldık, tek bir çivi dahi çaktırmayacağız. Verdiğimiz bütün bu destekler ve yaptığımız çalışmalar neticesinde; 2002 yılında, 153 Milyon Lira olan bitkisel üretim değerini, 3,3 kat artırarak, 2018 yılında, 502 Milyon Liraya çıkardık. Yine 2002 yılında, 74.5 Milyon Lira olan hayvansal üretim değerini de 20 kat artırarak, 2018 yılında, 1.6 Milyar Liraya çıkardık”.

BATMAN, İHRACATINI 6,5 MİLYON DOLARA YÜKSELTTİ

Batman’ın ülke tarım ve hayvancılığına katkısının çok büyük olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, ihracat rakamlarını da paylaştı; ”Batman, küçükbaş hayvan varlığında 19. sırada, mercimek üretiminde 4. sırada, çilek üretiminde ise 9. sırada yer alıyor. Batman, son 17 yılda, ihracatını 45 kat artırarak, 6,5 Milyon Dolar seviyesine çıkarttı” dedi.

BATMAN’DA 17 YILDA 1,1 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Batman için, üreticimiz, çiftçimiz için üzerimize düşeni yapmaya hazırız diyen Bakan Pakdemirli, son 17 yılda, toplam 1,1 Milyar Liralık yatırım gerçekleştirildiğini belirtti. Pakdemirli; ”Bu yatırımlar ile yıllık 483 milyon kWh enerji üretme kapasiteli Batman Barajı’nı hizmete aldık. Diğer sulama hizmetleri, taşkın koruma tesisleri, 3,2 milyon fidanın toprakla buluşması, orman köylülerimize 4,8 milyon lira kredi ve hibe desteği, Malabadi Tabiat Parkı, 8 adet Meteoroloji Gözlem İstasyonu ve daha nice yatırımı biz Batman’ın çalışkan hanımları, mert ve yiğit adamları için yaptık!” ifadelerini kullandı.  

HAYVANCILIK VE SERACILIKTA YÜZDE 50 HİBE DESTEĞİ

Batman’a yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Pakdemirli, Batman’ın IPARD kapsamına alınması için Avrupa Birliği ile gerekli görüşmelerin yapılacağını söyledi. Bununla birlikte, verilen hibe desteklerini de paylaştı. ”Bölge hayvancılığının kalkınması için, 2023 yılına kadar %50 hibe desteği veriyoruz. Batman’da seracılığın önemine atfen, KKYDP 13. Etap kapsamında, en az 3 dekarlık sera yapımını %50 hibe ile destekliyoruz. Antepfıstığı, ceviz, çilek, badem gibi gelir getirici ürünler ile Bağcılık yetiştiriciliğinin geliştirilmesi amacıyla, dekar alanda 100 Lira ile 400 Lira arasında destek veriyoruz. Mera ıslahı konusunda; toplam 3.900 dekar alanda mera ıslah çalışması başlatacağız. Sulama projelerimize de hız kesmeden devam ediyoruz.

İnşallah Batman’da sulanmayan arazi bırakmayacağız.”

GİRDİ MALİYETLERİNİN AZALTILMASINDA ELEKTRİKLİ TRAKTÖR VE GÜBRE TASARRUFU ÖNEMLİ

Üretimini markalaştıran, markasını pazarlamanın gücü ile dünyaya taşıyan ülkelerin bu yüzyılda etkin olacağını belirten Bakan Pakdemirli, markalaşmak için de girdi maliyetlerinin azaltılmasının önemli olduğunu belirtti. Bu kapsamda atılan iki önemli adımı hatırlattı; ”Girdi maliyetinde en önemli kalem mazot. Bakanlık olarak, Tarımda bir teknoloji devrimine imza attık. Yazılımı da tasarımı da yerli ve milli elektrikli traktörümüz, test aşamasında. Çiftçimizin hali hazırda kullanmakta olduğu traktörü de dönüştürebileceğiz. Tüm dizel traktörlere beygir gücüne göre dönüşüm işlemini yapabileceğiz.

Diğer bir girdi maliyeti Gübre. Gübre için de kolları sıvadık. Araştırma Enstitülerimizde, Akıllı Tarım Çalışmaları kapsamında gübrede %30 tasarruf sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

BAKAN PAKDEMİRLİ TURKCELL’İN 25. YIL ÖZEL RESEPSİYONUNA KATILDI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli başkent Ankara’da gerçekleştirilen Turkcell 25. Yıl Özel Resepsiyonu’na iştirak etti.

Turkcell, 25’inci yılı etkinlikleri kapsamında başkent Ankara’da özel bir resepsiyon düzenledi. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan’ın ev sahipliği yaptığı resepsiyona Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ankara Valisi Vasip Şahin, Turkcell Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte 500’e yakın davetli katıldı.

‘SURİYE AĞLIYOR EY DÜNYA, SİZ NEREDESİNİZ!’

Dünya Su Zirvesinde gündem başlıklarından biri de “Barış Pınarı Operasyonu ve Aylan Bebek oldu”…

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir PAKDEMİRLİ 2019 Budapeşte Su Zirvesi’nin ikinci gününde gerçekleştirilen “Su Stresi ve Kitlesel Göç: Krizleri Önlemenin Yolları” başlıklı oturumda açılış konuşması gerçekleştirdi. Gündeminde Barış Pınarı Operasyonu ve Aylan Bebek vardı. 

Daha 3 yaşında, ailesi ile Suriye’deki iç savaştan kaçarken, dünyanın yaşananlara sessiz kalan vicdanının kıyıya vuruşu olmuştu Aylan Bebek. Bakan Pakdemirli, yürek sızlatan o görüntüyü hatırlattı ve dünyaya “Suriye ağlıyor siz neredesiniz” sözleriyle seslendi; ”Bu fotoğrafa yakından bakmanızı istiyorum. Bu çocuk Aylan Kurdi, ailesinin sevgili oğlu Aylan.. Sadece bir saniye eğer bu çocuk sizin oğlunuz olsaydı ne hissederdiniz? Aylan’ın Şintuist, Budist, Müslüman, Yahudi veya Hristiyan olması farkeder mi? Siyahi veya beyaz olması fark eder mi? İşte bu, kelimelerin bittiği nokta.. Suriye ağlıyor.. Peki dünyanın diğer kalanı nerede?”

”TERÖRİSTLER TARAFINDAN DEĞİŞTİRİLEN DEMOGRAFİYİ ESKİ HALİNE GETİRMEYİ AMAÇLIYORUZ”

Sözü Barış Pınarı Harekâtı’na getirdi Bakan Pakdemirli; bu harekâtın asla Suriye topraklarının işgaline veya demografik yapıyı değiştirmeye yönelik bir adım olmadığını hatırlattı; ‘Ülkemizin güvenliği başta olmak üzere bu harekât sayesinde teröristlerce demografisi değiştirilen topraklar güvenli hale getirilecek ve ülkemizde yaşayan Suriyelilerin kendi istekleriyle ve güvenli biçimde bu topraklara, kendi evlerine dönmelerine imkân sağlanacak. Bölge güvenli hale geldiğinde gerçekleştirilecek su altyapısı, konut inşası, okulların inşası gibi pek çok alanı içeren kalkınma projesi ile Suriyelilerin kendi topraklarına dönmelerine imkân sağlanacak’ dedi.

”ASIL MESELEMİZ MÜLTECİ KARDEŞLERİMİZE İNSANCA YAŞAMA OLANAĞI SAĞLAMAK”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Budapeşte Su Zirvesi’nde yaptığı konuşmada; dünyada en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülkemizin bu alandaki deneyimlerini paylaştı. Ülkemizde yaşayan Suriyelilerin büyük çoğunluğunun- %98’inin- kamplarda değil Türk vatandaşları ile birlikte kentlerde, köylerde yaşadığını ifade eden Pakdemirli, bu durumun Türkiye’nin mülteci deneyimini dünyada özel bir yere taşıdığını belirtti. Asıl meselenin Suriyelilere sadece su, gıda, barınma gibi hizmetlerin sağlanması değil Suriyeli kardeşlerimize insanca yaşayacakları bir hayat sunmak olduğunu vurguladı.

DÜNYADA EN FAZLA İNSANİ YARDIM YAPAN ÜLKEYİZ

Diğer bir örnek, Yemen. Yemen’deki çatışmalardan dolayı 3,6 milyon insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığını hatırlatan Bakan Pakdemirli; ”Dünyanın en zengin ülkesi değiliz ancak dünyada en fazla insani yardımı yapan ülkeyiz. İronik değil mi? Değil. Gerçeğin ta kendisi!!” dedi.

Avrupa ülkelerinin tamamında toplam 1 milyon Suriyeli mülteci yaşarken, Türkiye’de 3.5 milyon mülteciye sağlanan imkânlara da değindi Bakan Pakdemirli; ”3.6 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmak Türkiye’ye pek çok sorumluluk yüklüyor. Güvenlik, barınma, sağlık, su, gıda temini. Ama asıl zorluk onlara sadece bu hizmetleri vermek değildi; asıl mesele onlara yaşanabilir bir hayat sağlamaktı. Kamplarda yaşayan Suriyeli nüfus Türkiye’de yaşayan toplam Suriyeli sayısının sadece %1,7sini oluşturuyor. Hâlihazırda Suriye sınırına yakın yerlerde 7 geçici kamp var. Türkiye buralarda ihtiyaç duyulan altyapıyı inşa etti. Kamplarda kişi başına günlük en az 130 litre su sağlanıyor. Kampların dışında; kentlerde, köylerde yaşayan nüfus ise toplam Suriyelilerin %98’i. Bu durum Türkiye’nin mülteci deneyimini dünyada özel bir konuma taşıyor’ ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE SURİYELİLER İÇİN TOPLAM 40 MİLYAR DOLAR HARCADI

Türkiye’nin Suriyeliler için toplam 40 milyar dolar harcadığını da belirten Pakdemirli; ”Uluslararası camiadan aldığımız desteği telaffuz etmek dahi istemiyorum, çünkü çok çok az. Bu, tek bir ülke için çok büyük bir yük. Sadece altyapı hizmetleri değil, Suriyelileri kardeşlerimizin kendi toplumumuzla kaynaşmasını da önemsedik. 92,280 Suriyeli vatandaşlık aldı. Ayrı mahallelerde gettolarda yaşamıyorlar Türk vatandaşlarıyla birlikte aynı mahallelerde yaşıyorlar” diye konuştu.

MACARİSTAN’DAN “BARIŞ PINARI OPERASYONU”NA TAM DESTEK

Sınır güvenliğimizi artırmak ve yurdumuza sığınan Suriyelilerin güven içinde ülkelerine dönmelerini sağlamak üzere, terör örgütlerine yönelik yürütülen Barış Pınarı Operasyonuna ilişkin, müttefik statüsündeki birçok ülkeden yalnızlaştırma yönünde tepki gelirken, Macaristan’dan Türkiye’ye tam destek geldi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli beraberindeki bir heyet ile birlikte Budapeşte Su Zirvesi’ne katılmak üzere Macaristan’a gitti.

Başbakan Yardımcısı Zsolt SEMJEN ile bir araya gelen Bakan Pakdemirli, Macaristan’ın, Suriye’de devam etmekte olan “Barış Pınarı Operasyonu”na dair verdiği desteğin Türkiye için oldukça önemli olduğunu vurguladı. Pakdemirli “Suriye Barış Pınarı Operasyonu kapsamında Türkiye’nin yalnızlaştırılması yönünde Macaristan’ın ülkemiz lehine sergilediği duruş için müteşekkiriz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN HAKLI MÜCADELESİNDE YANINDAYIZ”

Başbakan Yardımcısı Zsolt SEMJEN ise Türkiye’nin Barış Pınarı harekâtı kapsamında tutumunun özellikle 2 noktada çok haklı olduğunu belirtti. Semjen; “Bunların birincisi sınır güvenliğini sağlaması diğeri ise Suriye halkının bağımsızlığı ve topraklarına yeniden dönmesi” dedi.

Sınırımızda bir terör devleti ve terör koridoru oluşturulmasına asla müsaade edilmeyeceğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Suriye’de ki varlık sebebimiz kendi güvenliğimiz ve yerel toplulukların güvenliğini sağlamak. Biz PKK/PYD ve DEAŞ la mücadele ediyoruz. Orada yaşayan Kürtlerle, Araplarla, Türkmenlerle, Süryanilerle savaşmıyoruz. Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin ve Süryanilerin kendi topraklarında kendi evlerinde huzur içerisinde yaşaması için mücadele veriyoruz. Suriye’ nin toprak bütünlüğüne en fazla ihtiyacı olan biziz, amacımız demografik yapıyı bozmak üzerine değil aksine demografik yapıyı yeniden tesis etmek üzerine. Avrupa Birliği, ABD, Arap Birliği ve bir takım ülkelerin bizi kınayan ifadeler kullanması ve bildiriler yayınlaması bizi üzdü. Bu süreçte Macaristan’ın yanımızda olması bizi memnun etti. Terör gruplarının finanse edilmesi ve silah sağlanması konusu ise bizleri çok rahatsız etti. Biz bu operasyon öncesi birlikte hareket ettiğimiz ve parçası olduğumuz tüm organizasyonlara gerekli bilgilendirmeleri yaptık” ifadelerini kullandı.

“AB’NİN TÜRKİYE’YE KARŞI TUTUMUNU VETO EDİYORUZ”

Başbakan Yardımcısı Semjen Macaristan’ın desteğini “Suriye halkının bağımsızlığı için bu operasyonun iyi sonuçları olacağına inanıyoruz. Macaristan olarak Avrupa Birliğinin yaklaşımını Veto ettik ve bu dik duruşumuzu da devam ettireceğiz. Avrupa Birliği nezdinde Türkiye’nin yanında olduğumuzu belirttik Türkiye’ye uygulanmakta olan tutuma karşıt duruşumuz devam edecek” sözleri ile vurguladı.

Öte yandan ziyaret kapsamında, iki ülke arasında bu yıl gerçekleştirilen Tarım Yürütme Komitesi Toplantısı’nın öneminden bahisle, tarım alanında işbirliği, kooperatifler, ormancılık, yaban hayvanlarının çeşitlendirilmesi vasıtasıyla yaban hayatının geliştirilmesi ve eko-turizm alanlarında başlatılacak olan proje ve çalışmalar değerlendirilecek. Ayrıca Türkiye’nin su politikaları ve kırsal kalkınma projeleri ile ilgili bilgiler Macaristan makamlarıyla paylaşılacak.

Bakan Pakdemirli, Başbakan Yardımcısı SEMJEN ile görüşmesinde “ülkelerimiz arasında gerek tarım gerekse de ormancılık konularında hızlı bir ivme yakalandı bu gelişmelerin özellikle yaban hayatı koruma, yaban hayvanlarını çeşitlendirme gibi konularda da artmasını bekliyoruz. Macaristan’ın doğa turizmi konusundaki bilgi ve tecrübesinin Türkiye olarak farkındayız, bu tecrübeden faydalanmak için istekli olduğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.

Semjen ise, “özellikle eko turizm ve yaban hayatı konusundaki talebinize hemen cevap vermek isterim. Bir an önce teknik heyetleri oluşturalım ve heyetlerimiz çalışmaya başlasınlar” diyerek işbirliği için hazır oldukları mesajı verdi.

Bakan Pakdemirli, Macaristan temasları kapsamında; 15 Ekim 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Janos ADER’in açılışını gerçekleştireceği Budapeşte Su Zirvesi’ne katılacak ve akabinde Macaristan Tarım Bakanı Istvan NAGY ile ikili temaslar gerçekleştirecek.

16 Ekim 2019 tarihinde “Su Stresi ve Göç – Krizleri Önlemenin Bir Yolu Var mı?” konulu, oturumda açılış konuşmacısı olarak yer alacak olan Bakan Pakdemirli, konuşması kapsamında Türkiye’nin gıda ve su krizleri kapsamındaki tutumu, mülteci sorunları ve Suriye hakkındaki duruşuna ilişkin değerlendirmelerde bulunacak ve Suriye’de devam etmekte olan “Barış Pınarı Operasyonu”nun gerekliliği ile ilgili görüşlerini de katılımcı ülke temsilcileri ile paylaşacak.

BİR İLK: İHA (DRONE) İLE KESTANE GAL ARISI İLE MÜCADELE PROJESİ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Bursa’da, Orman Zararlıları İle Mücadele Laboratuvarının Açılışı ve İha (Drone) İle Kestane Gal Arısı İle Mücadele Projesinin tanıtımında konuştu.

Bakan Pakdemirli Bursa’da gerçekleştirilen açılış ve tanıtım programından önce Bursa’nın Kestel ilçesindeki Saitabat Köyü Kadınları Dayanışma Derneğini ziyaret etti.

Dernek Başkanı Sermin Cakalıoğlu’ndan bilgi alan Pakdemirli, farkındalık oluşturmak adına bu tarz örneklerin çoğaltılması gerektiğini ifade etti.

Pakdemirli, derneğin faaliyetlerini beğendiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Ben her zaman kadınlarımıza güvendiğimizi ifade ediyorum. Birçok ilde bizimle beraber proje üreten çok başarılı kadın kooperatiflerimiz var. Kadınlarımız gerçekten çok başarılı, dürüstler, çok daha iyi birlikte çalışma kültürüne sahipler. Tüm bunları hesaba kattığımız zaman aslında gıdadaki sürdürülebilirliğimizi kadın kooperatiflerinin, kadınların birlikteliğinin üzerine kurmamız gerekir diye düşünüyorum. Bu anlamda ben şu ana kadar gördüklerimden dolayı son derece memnunum.”

Bakan Pakdemirli, devlet ve bakanlık olarak her zaman kadınların destekçileri olduklarını belirterek, “Kadınlarımızın bir araya gelmesi lazım. Kadınların iş gücüne katılım oranları bizde yüzde 38 civarında ama gelişmiş ülkelerde yüzde 68’lerde. Türkiye’nin 21. yüzyıldaki bölgesel ve süper güç olma yolundaki en önemli adımı, kadınlarımızın evlerinden çıkmaları ve ekonomiye katılmaları, hizmet sektörüne katılmaları, üretime katılmalarıdır.” ifadelerini kullandı.

KESTANEDEN YILLIK ELDE EDİLEN GELİR 150 MİLYON LİRA

Dernek ziyaretinin ardından Orman Zararlıları İle Mücadele Laboratuvarının Açılışı ve İha (Drone) İle Kestane Gal Arısı İle Mücadele Projesinin tanıtım programına iştirak eden Pakdemirli; Ata yurdu, erenler ocağı, yiğitler bucağı, tarımın, ormancılığın, hayvancılığın şehri, gıda ambarı bir hazine olan Bursa’nın ülke ekonomisine katkılarının büyük olduğunu belirtti. Bakan Pakdemirli, ‘Bursa’da kestane üretimi toplamı, yıllık 15 bin ton, kestaneden elde edilen gelir; 150 Milyon Lira, yani 25 Milyon Dolardır’ dedi.

Önemli bir ürün olan kestanenin yıllık üretimini yüzde 70 düşüren Gal Arısı’na da dikkat çekti Pakdemirli; ‘Kestanedeki Gal Arısı problemi, kestane üretimini % 70 düşürmektedir. Gal Arısı zararı sebebiyle, Bölgemizde meyve üretimi, yılda 4.300 ton olarak gerçekleşmektedir. Yıllık 105 milyon Lira, yani 18 milyon Dolar maddi ZARARIMIZ olmaktadır. Dolayısıyla; bölgemizde yaşanan ekonomik kayıplardan dolayı Kestane Gal Arısı İle Mücadele Projesi ciddi önem arz etmektedir’ diye konuştu.

Bu kapsamda hayata geçirilen “Orman Zararlıları İle Mücadele Laboratuvarı” ve “İHA (Drone) ile Kestane Gal Arısı ile Mücadele Projesi”nin detaylarını paylaşan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli. ‘Söz konusu laboratuvarımızda, yıllık 50 bin Colosoma, 50 bin Torymus, 5 bin Kayın Tırtılı Parazitoid faydalı böcekleri üretilecek ve doğaya salınacak. Ancak, spekülasyonlara sebebiyet vermemek için şunu baştan ifade etmek isterim ki; bu mücadele, ormanlarımıza kimyasal ilaçlama yapmak demek değildir! Bu proje, zararlılar ile mücadelede biyolojik müdahaleyi ihtiva etmektedir!’ dedi. 

Bakan Pakdemirli, Laboratuvar ve Mücadele Projesinin amacını da anlattı; ‘Kestane ağaçlarında zarar yaparak, meyve verimini düşüren, anavatanı Çin olan Kestane Gal Arısı ile mücadelede Multispektral Kamera Takılı İHA kullanılarak yayılış alanları ile yoğunluklarını tespit etmek ve haritalandırmak’ ifadelerini kullandı.

“İHA (Drone) ile Kestane Gal Arısı ile Mücadele Projesi”nin önemini de ”Bursa’da, hâlihazırda 12.500 hektar Kestane Ormanı ve bu ormanlarda 3 Milyon meyve verebilen kestane ağacı bulunmakta. Kestane ormanlarımıza arız olan Kestane Gal Arısının yayılış alanlarını tespit ederek, bu tespitlere göre oluşturulacak konumsal haritalar üzerinden Torymus Faydalı Böceği salımı yapacağız. Ayrıca, son zamanlarda, Kayın Ormanlarımızda görülmeye başlayan Kızıl Kuyruklu Kayın Tırtılı ile mücadelede kullanacağımız Parazitoit üretimini bu Laboratuvarda başlatacağız. Çam Ormanlarımızda zarar yapan, Çam Kese Böceği ile mücadelede kullanacağımız, Terminatör Böcek Colosomayı da yine bu Laboratuvarda üreteceğiz. Özetle; 3 tür Biyolojik Silahımızı burada üretecek ve ormanlarımıza salacağız. Amacımız; iklim değişikliğine bağlı, zararlı böcek popülasyonunu optimuma indirmek” sözleri ile ifade etti.

BİR İLK: İHA (DRONE) İLE KESTANE GAL ARISI İLE MÜCADELE PROJESİ

Kimyasal ilaçlama yapılmayacağını, en yüksek teknoloji kullanılarak, doğaya uygun orman işletmeciliği anlayışının geliştirileceğini vurgulayan Pakdemirli; ”İHA ile Kestane zararlısı arının yayılış alanını tespit ederek, en efektif böcek salımı çalışmasını, ilk defa Bursa’da gerçekleştireceğiz. Tabii; projede kullanılan İHA teknolojisi, Kamera Sistemi, beklenen olası katkıları, Yaygınlaştırma Stratejisi itibariyle de ilk ve tek örnek projedir. Ve aynı zamanda, bu laboratuvarın ve projenin, alanında bir eğitim projesi olması da en büyük hedeflerimiz arasındadır. Laboratuvar ve Projenin toplam maliyeti, 2 Milyon Liradır. %45’i orman olan Bursa’mız için helal olsun, hayırlara vesile olsun” dedi.

BAKAN PAKDEMİRLİ DEFNE HASADINA KATILDI, BAL SAĞIMI YAPTI

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bursa’nın Karacabey ilçesinde yöre halkının önemli geçim kaynaklarından olan defne hasadına ve bal sağımına katıldı.
 Defne dallarını elektrikli testereyle kesen Pakdemirli, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Defne hasadının mahallenin geçim kaynaklarından biri olduğu bilgisini alan Pakdemirli, çalışmalara katılan işçileri de ziyaret ederek sıkıntılarını dinledi. Daha sonra yine Kurşunlu’da bulunan “Ihlamur, kestane, bal ormanı”na gelen Pakdemirli’yi burada köylüler karşıladı. Bakan Pakdemirli, köylülerle sohbet edip, arıcılık kıyafetlerini giyip bal sağımı gerçekleştirdi. Yılda 300 ton bal üretiminin yapıldığı ormanı gezen Pakdemirli, kovanları ve bal üretimi için kullanılan ürünleri de inceledi. Kestane hasadına da katılan Pakdemirli, Karacabey’e gelmeden önce de Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlene “Bursa 17. Uluslararası Tarım, Tohumculuk, Fidancılık ve Süt Endüstrisi Fuarı” (BURTARIM 2019) ile “12. Uluslararası Hayvancılık ve Ekipmanları Fuarı”na katılarak stantları gezdi. Bursa Valisi Yakup Canbolat, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman, AK Parti Bursa milletvekilleri de Bakan Pakdemirli’ye eşlik etti.