BAKAN PAKDEMİRLİ, ORMANLARIN SESSİZ KAHRAMANLARINI YALNIZ BIRAKMADI

Muğla’da yaşanan orman yangınlarını yerinde inceleyen ve söndürme çalışmalarını bizzat takip eden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 24 saat esası ile çalışan yangın söndürme ekiplerini ziyaret etti.

Gece gündüz demeden özveriyle mesai yapan yangın söndürme ekiplerinin çalışmalarını takip eden Bakan Pakdemirli, hem yangına ilişkin bilgi aldı hem de fedakâr bir şekilde, canını ortaya koyarak ormanlarımızı koruyan, günlerdir uyku nedir bilmeyen ekiplere moral verdi.

Hava sıcaklıklarının arttığı bu dönemde teyakkuz halinde olan ekipler, Muğla için de büyük bir özveri ve azimle çalışıyor. Büyüyen alevlerle bir yandan yürekleri yanarken bir yandan da gözünü bile kırpmadan günlerce Ülkemizin sahip olduğu servetin korunması için büyük çaba sarf ediyorlar.

Günlerdir bölgede yangın söndürme ekipleri ile birlikte olan Bakan Pakdemirli yoğun çalışmalarından dolayı orman ekiplerine teşekkür ederken; Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ile gerçekleştirdiği ziyarette onlardan bölgeye ilişkin son duruma dair bilgi de aldı.

Yangın için bütün gücüyle çalışan ekiplere bölge halkından da büyük bir manevi destek sağlanıyor. Gecesini gündüzüne katarak çalışan ekiplere yöre halkı kimi zaman yemek, kimi zaman çay getirerek minnetlerini sunuyor.

Ormanların sessiz kahramanları ile gecenin yorgunluğunu paylaşan Bakan Pakdemirli, Ege halkının inceliğine de vurgu yaparak bölge halkına manevi desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Bakan Pakdemirli, alevlerle gözünü kırpmadan savaşan kadın orman muhafaza memurları ile de yakından ilgilendi, zorlu şartlarda yaptıkları özverili ve başarılı çalışmalar için onlara teşekkür etti.  

MUĞLA’DAKİ ORMAN YANGINI KONTROL ALTINDA

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Muğla’daki orman yangınının kontrol altına alındığını belirterek, “Can ve mal kaybımız yok Allah’a şükür, sadece içinde kimse olmayan butik otel, bir miktar etkilenmiş gözüküyor.” dedi.

Rusya’daki temaslarını tamamlayarak Muğla’ya gelen Pakdemirli, yangının çıktığı bölgede helikopterle incelemelerde bulunarak, Orman Genel Müdürlüğünce oluşturulan kriz merkezinde söndürme çalışmalarını takip etti.

Göcek Orman İşletme Şefliğinde, açıklamalarda bulunan Pakdemirli, çok büyük bir tehlike atlattıklarını belirterek yangının ilk başta  yerleşim yerlerine tehdit ettiğini söyledi.

Dün saat 15.30 sıralarında başlayan yangının kısa sürede yerleşim yerlerini tehdit ettiğine işaret eden Pakdemirli, “Tedbir amaçlı bazı yerleşim yerlerini de boşaltmak durumunda kaldık. Dalaman’da Karacaağaç mevkisinde bir zirai tarladan çıkan yangın ilk tespitlerimiz bu.” dedi.

“ŞU AN KONTROL ALTINDA”

Yangının Kayadibi Mahallesi’nde ilerlemesinin devam ettiğini ve daha sonra durduğunu anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu: 

“Göcek ve aşağı tarafındaki Kepez ve Taşbaşı mahallelerinde ilerlemeler dün devam etti. Kepez ve Taşbaşı mahallelerini de tedbir amaçlı boşaltmıştık. Şu saat itibarıyla boşaltılan mahallelere geri dönüşler başladı. Vatandaşlar evlerine tekrar geri döndü. Ben yurt dışındaydım ve yangını çıkış anından itibaren takip ettim. Yangın şu an kontrol altında. Yangın çok büyük olmamakla birlikte yerleşim yerlerini tehdit ettiği için çok ciddiye aldığımız bir yangındı. Valimizin koordinasyonunda devletin tüm kurumları çok güzel çalışma yaptı.”

Akşam saatlerinde helikopter uçuşu olmadığını, ama sabaha kadar karadan söndürme faaliyetlerinin devam ettiğini anlatan Pakdemirli, sabahın ilk ışıklarıyla beraber, saat 5.30 itibarıyla helikopterlerin çalışmaya başladığını dile getirdi.

Çalışmaların devam ettiğini ifade eden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Yangın mahallini helikopterle inceledim. Korktuğumuz gibi değil fakat zaten korktuğumuz kısmı yerleşim yerlerini tehdit etmesiydi. Can ve mal kaybımız yok. Allah’a şükür. Sadece içinde kimse olmayan bir butik otel, bir miktar etkilenmiş gözüküyor. Bunun dışında önemli bir kaybımız yok görünüyor. Sıcaklık 37 derece, nemin 17 olması ve 40 kilometrenin üstünde rüzgâr olması yangının hızla büyümesine neden oldu.”

Pakdemirli, yangına 15 helikopter 105 arazöz, 18 iş makinesi ve 520 personelle müdahale edildiğini bildirdi.

“YANGININ KORKU VERMEYEN BİR GÖRÜNTÜSÜ VAR”

Helikopterle yangın çıkan alanda inceleme yaptığını, zarar gören alanın yangın tamamen söndürüldüğünde tespitini yapılacağını ifade eden Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Yangın tamamen söndürülmüş diyemeyiz. Şu saat itibarıyla tamamen kontrol altında. İlerleyen saatlerde hava şartları değişikliğine göre tam söndürülmeden yayılmaz diyemeyiz. Hava aracıyla çıkmış olsaydınız yangının korku vermeyen bir görüntüsüne şahit olacaktınız. Türkiye’nin en büyük yangını 17 bin hektardır. Bu anlamda çok büyük bir yangın olmamasıyla birlikte yürekleri hoplatan yerleşim yerlerini tehdit ediyor olmasıydı. Bu kadar rahat konuşur olmamı görünmez kahramanlarıma borçluyum. Bütün yangınlarda onlarla birlikte olmaya çalışıyorum.”

Pakdemirli, geçen yıldan bu yana yangınlarla ilgili önemli bir performans iyileşmesinin olduğunu vurguladı.

Aynı aylar baz alındığında 2018’de 685, 2019’da 730 yangın çıktığını kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“2018’de etkilenen alan bin 525 hektar, 2019’da ise 828 hektar. Geçen yıl yangın başında 2 hektarın üzerine bir alan etkilenirken şimdi bir hektarın altına inmiş durumda. Orman Genel Müdürlüğümüz 180 yaşında. Hakikaten dünyada özellikle yangınla mücadelede açık ara fakla birinciyiz. 13 dakika olan yangına müdahalemizde inşallah önümüzdeki günlerde 10 dakikaya indirme hedefimiz var. En önemli şey bir ağacımız da az yansın. Bütün derdimiz tasamız bu. Tabii ki önce can. Onu söylüyoruz ama onun dışında biz ağaçları da canlı kabul ediyoruz. Onların da daha az yanması bizim için son derece önemli. Bu yüzden bir saniye daha hızlı müdahale etmek son derece önemli.” 

“HELİKOPTER, UÇAKTAN DAHA EFEKTİF”

Pakdemirli, istatistiki verilere göre yangın çıkış nedenlerinin yüzde 90’ının insan kaynaklı, yüzde 10’unun da kendi kendine çıktığını belirtti. Pakdemirli, yangın söndürme çalışmalarında neden uçak bulunmadığına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi:

“Bu yıl helikopterlerin sayısını arttırdık. Helikopterler daha efektif. Uçağın yangınların içine müdahale etmesi ve manevra yapması çok kolay olmuyor. Helikopterlerin manevrası çok daha kolay. O yüzden bu yıl helikopterlerin sayısını arttırarak yangınlardaki müdahale zamanımızı yangın içerisindeki manevramızı ve başarımızı arttırdık.”

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN ŞEHİT AİLESİNE ZİYARET

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Hakkâri’de şehit düşen Hava Savunma Piyade Üsteğmen Emre Kargın’ın Dalaman ilçesindeki ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

Bakan Pakdemirli, Muğla’daki orman yangınında yaptığı incelemelerin ardından Hakkâri’de şehit düşen Hava Savunma Piyade Üsteğmen Emre Kargın’ın Dalaman ilçesindeki ailesinin evine gitti.

Şehidin babası Muammer Kargın ve annesi Sadet Kargın’a başsağlığı dileğinde bulunan Pakdemirli, aileye ay yıldızlı bayrak ve Kur’an-ı Kerim verdi.

Kur’an-ı Kerim ve duaların okunduğu ziyaret sırasında Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak bölgedeki yangın söndürme çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehidin babası Muammer Kargın ile telefonda görüşerek taziyelerini iletti.

Şehit babası Kargın ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Kargın, telefonu kapattıktan sonra Bakan Pakdemirli ile sohbet ederken, 29 yıllık polis memuriyeti boyunca hiçbir canlıya silah doğrultmadığını belirterek, “Bu dünyada ve öbür dünyada iki elim yakalarında olacak.” dedi.

Ziyarete, Muğla Valisi Esengül Civelek, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Coşkun Sel, İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, Dalaman Kaymakamı Ali Güldoğan, Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Karakuş da katıldı.

“SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ %416 ARTARAK 315 BİN TONA ÇIKTI”

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli Rusya’da Üçüncü Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarı açılışına katıldı.

Açılışta bir konuşma yapan Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle çevrili ve çeşitli iç su kaynaklarına sahip bir ülke olduğunu hatırlatarak, bunun, balıkçılığı geçmişten günümüze birincil ekonomik faaliyetlerden kıldığını belirtti. Pakdemirli “Günümüzde; teknolojik gelişmeler ve Bakanlığımızca sektöre verilen desteklemeler sayesinde bir taraftan üretim artarken diğer taraftan da tesislerin modernize edilmesiyle çevre dostu üretim modeline geçilmiştir” dedi.

“SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ %416 ARTARAK 315 BİN TONA ÇIKTI”

Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde dünyada önemli bir paya sahip olduğunu da belirten Bakan Pakdemirli, “2002 yılından bu yana yetiştiricilik tesis sayımız % 83 artışla 2 bin 286’ya ulaşmıştır ve böylece, su ürünleri yetiştiricilik üretimi de %416 artarak 315 bin tona çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

“952 MİLYON DOLARLIK, 178 BİN TON SU ÜRÜNLERİ İHRACATI YAPILDI”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, su ürünleri üretiminde avcılık ve yetiştiricilikten sağlanan miktarı da paylaştı. “2018 yılı verilerine göre 314 bin tonu avcılıktan, 314 bin 500 tonu yetiştiricilikten olmak üzere toplamda yaklaşık 629 bin ton su ürünleri üretimi gerçekleşmiş ve yetiştiricilik üretimimiz ilk defa avcılık üretimini geçmiştir” dedi. Üretimde yaşanan bu gelişmelere paralel olarak su ürünleri ihracatının da oldukça iyi bir seviyede olduğunu belirten Pakdemirli, “İhracatımız 2002 yılında 27 bin tondan, 2018 yılında 178 bin tona, değer olarak ise 97 milyon dolardan, yaklaşık 952 milyon dolara yükselmiştir” ifadelerini kullandı.  

“2023 İHRACAT HEDEFİ 2 MİLYAR DOLAR”

Ürünlerimizin 100’e yakın ülkeye ihraç edildiğini söyleyen Pakdemirli, 2018 yılı ihracatının 1 milyar dolara ulaşmasının ardından 2023 hedefinin de yükseltildiğini belirtti; “Ülkemizin 2023 yılı su ürünleri yetiştiricilik üretimi hedefi 600.000 ton, ihracatımız da 2 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu hedefe ulaşmak için planlamalarımıza, kaliteyi ve çevreyi gözetecek şekilde devam ediyoruz” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğindeki kararlılığını ise “Dünyada doğal kaynaklardan etkin ve rasyonel biçimde faydalanmanın ekonomik bir zorunluluk olduğu günümüzde, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, deniz ve iç sularımızdaki su ürünleri stoklarımızı koruyarak sürdürülebilirliği sağlamak ve su ürünleri yetiştiriciliğindeki gelişimimizi artırarak devam ettirme yönünde kararlıyız” sözleri ile ifade etti.

BAKAN PAKDEMİRLİ RUSYA’DA…

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli:

“Türkiye Avrupa’da şuan ikinci sırada, dünyada da özellikle yetiştiricilik konusunda çok önemli mesafe kat etmiş durumda. Rusya’da avcılık tarafında çok üstün kabiliyetlere sahip. Karşılıklı neler yapılabileceğini değerlendirdik, iş ilişkilerimizi nasıl artırabileceğimizi değerlendirdik”
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Türkiye Avrupa’da şuan ikinci sırada, dünyada da özellikle yetiştiricilik konusunda çok önemli mesafe kat etmiş durumda. Rusya’da avcılık tarafında çok üstün kabiliyetlere sahip. Karşılıklı neler yapılabileceğini değerlendirdik, iş ilişkilerimizi nasıl artırabileceğimizi değerlendirdik” dedi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2 günlük resmi ziyaret kapsamında Rusya’nın St. Petersburg kentinde, Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev ile birlikte orta kafa balık tutma buz trolü “Skorpion”un resmi suya indirilme törenine katıldı.    Tören sonrasında açıklama yapan bakanlar, işbirliğine dikkat çekerken, Petersburg ziyaretinin önemini anlatan Bakan Pakdemirli, “Mevkidaşımla birlikte güzel bir konuşma yaptık, akabinde de karşılıklı güzel bir ikili görüşme gerçekleştirdik. Buradaki asıl konu balıkçılık. Türkiye Avrupa’da şuan ikinci sırada, dünyada da özellikle yetiştiricilik konusunda çok önemli mesafe kat etmiş durumda. Rusya’da avcılık tarafında çok üstün kabiliyetlere sahip. Karşılıklı neler yapılabileceğini değerlendirdik, iş ilişkilerimizi nasıl artırabileceğimizi değerlendirdik. Rusya ile son dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın vasıtasıyla iyi olan ilişkilerimizi daha iyi noktalara taşımak için mevkidaşımla sık sık bir araya geliyoruz” diye konuştu. 
“İkili ticaret hacmi her sene yükseliyor”

Türkiye ile Rusya’nın işbirliğinin verimli şekilde devam ettiğini belirten Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev, “Türkiye, Rusya’ya domatesi tedarik etme imkanına sahip. 150 bin tonluk bir kotamız var. Bu rakam, Türk meslektaşlarımız için kesinlikle uygun ve rakamın yükseltilmesi için bir gerek görmüyoruz. Bakan ile 150 tonluk kotanın tamamen kaldırılması için görüştük, ancak şimdilik 150 ton olması yeterlidir. Aynı zamanda, tarım alanında Rusya ile Türkiye ikili ilişkileri sadece domatesin tedariğine bağlı değil. Bu bağlamda da ikili ilişkilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Ayrıca, biz kaz ve ördek etinin Rusya’dan Türkiye’ye tedarik edilmesi konusunu ele aldık. Aynı zamanda, Türkiye’den Rusya’ya sütlü ürünlerinin tedarik edilmesi konusunu görüştük. Rusya ile Türkiye arasında var olan ticaret hacminin her iki tarafı için de tatmin edici olduğunu memnuniyetle söyleyebilirim. İkili ticaret hacmi her sene yükseliyor. Bu yılın ilk yarısında da yükseldi. Bu yüzden ilişkilerimizin pozitif yönde geliştiğini ve temaslarımızın da bu bağlamda yararlı olduğunu söylenebilir. İhracat projesi kapsamında balık konusu ile ilgili büyük planlarımız var. Sayın Bakan ile Türk iş adamlarının, hedeflediğimiz ihracat rakamlarına ulaşmamızda bize yardımcı olacağını anlaştık. Balık sektöründeki ihracat rakamın, 2024 yılına kadar 8,5 milyar dolar olmalı. Bu sorunları birlikte çözeceğiz” açıklamasında bulundu.

3.KÜRESEL BALIKÇILIK FORUMU İÇİN RUSYA’YA GİDEN PAKDEMİRLİ RUS MEVKİDAŞI DİMİTRY PATRUSHEV İLE GÖRÜŞTÜ

Rusya’nın St. Petersburg kentinde 3. Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarına katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev ve Foruma katılan diğer ülkelerin bakanları ile birlikte deniz Mahsulleri Fuarında incelemelerde bulundu.  Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev, fuara katılan Rus firmaları Bakan Pakdemirli’ye tanıtırken, Bakan Pakdemirli’de Rus mevkidaşına Türkiye’den fuara katılan firmaların stantlarını gezdirdi. İki bakan Türk firmalarının bulunduğu stantta uzun süre vakit geçirirken, Bakan Pakdemirli, Rus Bakan Patrushev’e Türkiye’de su ürünleri alanında yapılan çalışmaları anlattı.  Forum sonrasında Bakan Pakdemirli ve Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev önce ikili, ardından da heyetlerarası bir görüşme gerçekleştirdi. Rus Bakan Patrushev, Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin ve Tarım Bakanı Pakdemirli’nin birinci yılını da tebrik etti.

SU ÜRÜNLERİNDE 1 MİLYAR DOLARLIK 2023 HEDEFİNİ TUTTURAN TÜRKİYE HEDEF BÜYÜTTÜ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 2 milyar dolarlık yeni hedef çalışmaları çerçevesinde su ürünleri alanında büyük öneme sahip olan Rusya’da temaslarda bulunacak.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, beraberindeki heyet ile birlikte Rusya’nın San Petersburg kentinde yapılacak 3. Küresel Balıkçılık Forumu’na katılacak. Bakan Pakdemirli, “Fırsatlar Okyanusu: Doğa, Ekonomi ve İnsan” temalı Forum’da konuşacak, ardından da Deniz Mahsulleri Fuarına katılacak.

Bakan Pakdemirli, Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev ve Forum’a katılacak ülkelerin tarım bakanları ile görüşmeler gerçekleştirecek. Ayrıca Bakan Pakdemirli, Pella Gemi İnşa Tesisini ziyaret ederek, orta kafa balık tutma buz trolü Skorpion’un suya indirilme törenine katılacak.

“TÜRKİYE, SU ÜRÜNLERİ İHRACATINDA 1 MİLYAR DOLAR OLAN İHRACAT HEDEFİNİ 2 MİLYAR DOLARA YÜKSELTTİ”

Su ürünleri yetiştiriciliğinde önemli bir konuma gelen Türkiye, bu alanda dünyada söz sahibi olmaya başladı. 2018 yılı sonu itibariyle su ürünleri alanında 952 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, 2023 hedefi olan 1 milyar dolar da yakalanmış oldu. Bakan Pakdemirli, 2023 hedefinin gerçekleştirilmiş olmasının ardından hedefi daha yükselterek 2023 hedefini 2 milyar dolara çıkarttı.

Türkiye, su ürünleri alanında 100’e yakın ülkeye ihracat yaparken, bu ülkeler arasında Japonya, Kore, Amerika gibi su ürünleri konusunda önemli ülkeler de var.

Avrupa’nın en büyük avcı filolarından birine sahip olan Türkiye’nin iç kaynaklarını korumak için özellikle Afrika ülkeleri ile anlaşmalar yapılıp, avcılara avlanma alanları oluşturuluyor.

Su ürünleri tüketimi çok fazla olan Rusya ise bu alanda Türkiye için önemli bir pazar oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli’nin Rusya temasları esnasında mevkidaşı Rusya Tarım Bakanı Dimitry Patrushev ile balıkçılık alanında yapılacak anlaşmalar öncesinde ön görüşmeler yapması Türkiye’ye bu alanda büyük imkânlar sağlayacak.

Ayrıca, San Petersburg’daki Deniz Mahsulleri Fuarına Türkiye’den büyük firmaların yanı sıra özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalar Tarım ve Orman Bakanlığı organizesinde katılırken, İstanbul İhracatçılar Birliği kuvvetli bir katılım sağlıyor.

Bu sene Türk karasularında av sezonu 1 Eylül’de, uluslararası karasularda ise 15 Temmuz’da başlıyor. Balıkçılar da yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor.

TARIM VE ORMAN BAKANI PAKDEMİRLİ RUSYA’DA

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Rusya’da su ürünleri sektör temsilcileri ile bir araya geldi

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, 3. Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarı kapsamında geldiği St. Petersburg’da su ürünleri sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Bakan Pakdemirli, beraberindeki heyet ile birlikte 3. Küresel Balıkçılık Forumu ve Deniz Mahsulleri Fuarına katılmak üzere geldiği Rusya’nın San Petersburg kentinde 2 gün sürecek resmi temasları öncesinde su ürünleri sektör temsilcileri ile yemekte bir araya geldi.
St. Petersburg’daki Deniz Mahsulleri Fuarına Türkiye’den büyük firmaların yanı sıra özellikle KOBİ ölçeğindeki firmalar da Tarım ve Orman Bakanlığı organizesinde katılım sağlarken, Bakan Pakdemirli, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Tuncay Sagun, Akdeniz İhracatçılar Birliği Su Ürünleri Sektör Başkanı Ali Can Yamanyılmaz, Su Ürünleri Merkez Birlik Başkanı Faruk Coşkun, il birlik başkanları ve fuara katılım sağlayan firmaların temsilcileri ile Deniz Mahsulleri Fuarı öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

SERBEST TİCARET ANLAŞMASI KAPSAMINDA SIRBİSTAN İLE ARAMIZDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki temasları kapsamında Sırbistan Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Branislav Nedimovic ile görüştü.

Görüşmenin ardından değerlendirmelerde bulunan Dr. Pakdemirli, iki ülke arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın yeni yürürlüğe girdiğini anımsatarak, “Biz Sırbistan’dan bir alıyoruz ama iki satıyoruz. Bunu hem Sırbistan’ın hem de Türkiye’nin lehinde artırmak, geliştirmek anlamında karşılıklı hangi ürünleri alıp satabiliriz konularını konuştuk, bu konularda geleceğe yönelik nasıl projeler geliştirebiliriz diye istişarede bulunduk.” ifadesini kullandı.

Sırbistan’da orman alanında da önemli fırsatlar bulunduğunu kaydeden Pakdemirli, “Mevkidaşım özellikle Türkiye’den bu konuda yatırımcı beklendiğini söyledi. Aslında söylenen de çok güzel bir şey. 10 yıllık vadelerle orman emvali satmak, satın almak mümkün. Bu sebeple 10 yıl vadeli emvali alıp onu katma değere çevirmelerini istiyorlar. O yüzden yatırımcıları bekliyorlar. Bu konuda yüzde 50 de teşvik veriyorlar.” şeklinde konuştu.

“ORMANCILIK ALANINDA ÜÇÜNCÜYÜZ”

Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin ormancılık alanında Çin ve Hindistan’dan sonra dünyada üçüncü sırada olduğunu vurgulayarak, “Orman alanlarını geliştirme anlamında Türkiye’nin tecrübelerini ve birikimlerini paylaşacağımızı söyledik. Haftaya bir arkadaşımız Sırbistan’a gelecek. Burada da ormancılık alanında neler yapılabilir karşılıklı bir çalışma grubu oluşturma kararı aldık.” dedi.

Kırsal kalkınmanın Türkiye’de olduğu gibi Sırbistan’da da çok önemli olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Hem bizim yaptığımız projeler hem de Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) burada yapmış olduğu hayvancılık projeleri var. Bakanlık olarak bunu yakından takip ediyoruz. Hayvancılık alanında Sırbistan’ın gelişmesi konusunda biz de gerekli katkılarımızı sunmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Pakdemirli, Türkiye’nin son 15 yılda sulama sistemlerine çok ciddi yatırım yaptığının altını çizerek, şunları söyledi:

“Hem vahşi sulamanın kapalı sisteme geçmesi hem de gerçekten sulanamayan alanların sulanabilir hale gelmesi anlamında, Devlet Su İşlerimizin (DSİ) çok ciddi bir teknik birikimi var. Dünyanın öncü kuruluşlarından bir tanesi. Bununla birlikte sadece Devlet Su İşleri değil, özel sektörümüz de özellikle sulama alanında çok mesafe kat etti. Dünyada hem kalitemiz en yüksek seviyede hem de fiyatlarımız birçok Batılı ülkeden çok daha ucuz. Burada da sulama sistemlerine yönelik aşağı yukarı 100 milyon dolarlık bir fırsat gözüküyor.”

“ZİYARET İKİ ÜLKE İÇİN DE ÇOK FAYDALI”

Görüşmede taşkınları da ele aldıklarını aktaran Dr. Pakdemirli, “Zaman zaman bunları Türkiye’de de yaşıyoruz. Her ülke bunları yaşıyor. Bu konudaki bilgi birikimimizi de Devlet Su İşleri vasıtasıyla Sırbistan’a aktarma konusunda mevkidaşımla uzun uzun istişare ettik.” dedi.

Ziyaretin hem Türkiye hem de Sırbistan açısından çok faydalı olduğuna inandığını söyleyen Pakdemirli, sözlerini şöyle tamamladı:

“Cumhurbaşkanlarından önce bakanların bir araya gelmesi, karşılıklı dilek ve taleplerin iletilmesi ve bunların çözülmesi yolunda atılmış önemli adımlar oluyor. İki ülke ilişkileri son derece iyi gidiyor. Biz de bizim alanımızdaki muhtemel iş birlikleri ve olası problemlerin hepsini konuştuk, bir çözüm sürecine mutlaka sokacağımız konusunda karşılıklı adımlar attık, bundan sonra da atacağız.”

“DÜNYADA 7. AVRUPA’DA İSE EN BÜYÜK TARIMSAL EKONOMİYE SAHİBİZ”

Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, “İklim Esnekliği İle Ekosistem Yönetimini Geliştirerek Gıda Güvenliğine Yönelik Entegre Arazi Kullanım Planlaması” Projesinin açılışında konuştu.

Hızla artan dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyarı bulacağının tahmin edildiğini belirten Pakdemirli, buna bağlı olarak gıda tüketiminin de yüzde 60 artış göstereceğini belirtti. Türkiye’nin mevcut nüfus ve tarım potansiyeline dair de konuşan Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli “Peki, Nasıl Bir Türkiye’de Yaşıyoruz?” diye baktığımızda: Tarım sektörümüz, 82 milyon Ülke nüfusunun yanı sıra, yaklaşık 5 milyon mülteci ve göçmen ile 50 milyon turisti beslemektedir. Yapılan çalışmalar ve uygulanan akılcı politikalarla Türk Tarımı, Dünyanın 7. Büyük, Avrupa’nın ise en büyük tarımsal ekonomisi haline gelmiştir” dedi.

2050 yılında, nüfusumuzun, 100 milyonu geçeceğinin tahmin edildiğini de hatırlatan Pakdemirli, bunun sonucunda Kentleşme oranının, %86’yı bulabileceğini ve küresel ısınma, yanlış kullanma, çölleşme, erozyon gibi sebeplerle, tarıma elverişli arazilerin tehdit altında olacağını belirtti.

“ATIL ALANLARIN TARIMA KAZANDIRILMASI İLE EKONOMİYE YILLIK 13 MİLYARLIK KATKI”

Bütün bu tehditleri bertaraf etmek adına yoğun çalışmaların devam ettiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, “Halen 24 milyon ha alanda tarım yapmakta, 14.6 milyon ha alanda ise meralardan faydalanmaktayız. Son 15 yılda, orman alanlarımızı ciddi oranda genişletmiş, 4.5 milyar fidanı toprakla buluşturmuş durumdayız. Erozyon ile mücadelede dünya lideriyiz. Yılda, 500 milyon ton olan toprak kaybını, yaptığımız çalışmalar ile 154 milyon tona düşürdük. 2023 hedefimiz, 130 milyon tona düşürmektir. Ayrıca, arazi kullanım planlaması ile halen atıl durumda bulunan 2,9 milyon ha alanın tarıma kazandırılması için çalışmalarımızı başlattık. İnşallah bu alanın tarıma kazandırılmasıyla beraber ekonomimize katkısı yıllık 13 milyar lira olacaktır.

“MODERN SULAMA SİSTEMLERİNİN DESTEKLENMESİ KAPSAMINDA 2019’DA 300 MİLYON TL HİBE VERECEĞİZ”

Genişletme olanağı olmayan tarım arazilerini artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, tüm doğal kaynaklarla birlikte akılcı kullanmak gerektiğini de ifade eden Pakdemirli, “İyi bir planlama, işin en temel öğesidir” dedi ve ekledi: “Bugüne kadar 6.5 milyon ha alanı suyla buluşturduk. Tarımda su kaynaklarının verimli kullanılabilmesi için modern sulama sistemlerinin desteklenmesi kapsamında, %50 hibe veriyoruz.  İnşallah, 2019 yılında, 300 milyon TL hibe ödemesi yapacağız.”   

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, tarım arazilerinin sürdürülebilir kullanımı ve etkin korunması ile tarımsal üretimin artırılması için mevzuat çalışmalarına devam ettiğini de belirten Pakdemirli, bu sayede, tarımsal üretimin arttırılmasının önünde engel olan tarımsal amaçlı seralarda, ruhsat aşamasında yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemelerin de ivedilikle yapıldığını söyledi.

Bakan Pakdemirli, tarıma ve toprağa dair her konunun Eylül veya Ekim ayında yapılması planlanan 3. Tarım Şurası’nda ele alınacağını da açıkladı.

Açılışı yapılan “İklim Esnekliği İle Ekosistem Yönetimini Geliştirerek Gıda Güvenliğine Yönelik Entegre Arazi Kullanım Planlaması (ILUP)” Projesinin ilk etapta pilot il Ankara’nın Ayaş ilçesinde yürütüleceğini ancak daha sonra ülkenin tamamına yayılacağını belirten Pakdemirli,  “Bu proje ile toprak ve su potansiyelini belirleyerek, Entegre Arazi Kullanım Planının yapılmasını öngörüyoruz. Yine, tarım alanlarının korunmasını ve üretim potansiyeline uygun kullanılması ile diğer sektörler için de alternatif alanların belirlenmesini amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.