“KURBAN PAZARINDAN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALDIK”

Ankara’da konuşan Bakan Pakdemirli, belediyelerle iş birliğiyle hayvan pazarlarında hijyen koşullarının sağlandığını belirterek, “Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla hayvanları alabilirler. Biz her türlü tedbiri aldık.” dedi.

Keçiören’de hayvan pazarını ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, burada yaptığı açıklamada, bir nevi kurban pazarını denetlemek için geldiklerini söyledi.

Bakanlık olarak tüm illerden hayvan sevkiyatıyla ilgili tüm kontrolleri yaptıklarına işaret eden Pakdemirli, “Hayvan pazarları, belediyelerle olan iş birliğimiz sayesinde son derece sağlıklı, hijyen koşullarında yürüyor. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla hayvanları alabilirler. Biz her türlü tedbiri aldık.” ifadelerini kullandı.

Hayvanlara ilişkin bilgiye, kulak küpe numarasıyla “hayvanbilgi.tarim.gov.tr” adresinden ulaşılabileceğini belirten Pakdemirli, “HAYSAG” uygulamasının da kullanılabileceğini söyledi. Pakdemirli, kurban rehberinin ücretsiz dağıtıldığını da anımsattı.

“KESİM İÇİN MEZBAHALARI TERCİH EDİN”

Pakdemirli, mezbahalarda veteriner kontrolünde kesim yapılması gerektiğine işaret ederek, “Hem görüntü kirliliği açısından hem de vatandaşlarımızın gereksiz yere cezai durumlara maruz kalmamaları için özellikle komisyonlar tarafından belirlenen mezbahalarda kurbanlarını kesmeyi tercih etmeleri gerekiyor.” diye konuştu.

Kurban pazarlığına yardım eden, satıcıları dinleyen Pakdemirli, sohbet ettiği bir çocuğa da hediye verdi. 

FINDIK ALANINDA STRATEJİK İŞBİRLİĞİ DEKLARASYONU

Tarım ve Orman Bakanlığı, Azerbaycan Tarım Bakanlığı ile Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı arasında “Fındık Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu” açıklandı.

Fındık hasadı törenine katılmak üzere Ordu’ya gelen Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan tarım bakanları, Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen programda bir araya geldi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada, fındığın kendileri için son derece önemli bir ürün olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 5-6 stratejik ürünü olduğunu belirten Pakdemirli, “Bu ürünlerde Türkiye ya birinci ya ikinci durumda ve fiyatını da Türkiye yapıyor ve yapmalı. Bu anlamda fındık bu ürünlerin en başını çeken, Türkiye’nin ihracatının yüzde 10’nu oluşturan, yani tarımsal ihracatının yüzde 10’nu oluşturan, bugün 600 bin aileye ekmek olan, yaklaşık da 700 bin hektar alanda, yani Türkiye’nin kabaca ekilen alanlarının yüzde 10’u kadar sahip olduğumuz bir ürünümüz.” dedi.

Pakdemirli, “Karadeniz” denince akla “fındık” ve “futbol” geldiğini, bunun dışında çok fazla bir şey konuşulmadığına  işaret ederek, Karadeniz’in ayrıca göç veren bir yer olduğunu ancak bundan sonra öyle olmayacağını, geriye dönüşlerin de başlayacağını vurguladı.

“Çok kıymetli belediye başkanının yapacağı projelerle beraber bunlara da inanıyoruz ama fındık, vatandaşımızın, hemşehrilerimizin eviyle köyüyle bağlantısını sağlıyor. Yani gurbette olup İstanbul’da, Ankara’da, büyük şehirlerde çalışıp fındık zamanı mutlaka buraya uğrayıp fındığını toplayıp hemşehrilerimiz gidiyor.” ifadelerini kullanan Bakan Pakdemirli, fındığın böyle bir sosyolojik tarafının bulunduğunu da dile getirdi. 

Pakdemirli, “O yüzden özellikle de küçük üreticilerimizin üretimin içerisinde olduğu ve bizim de bakanlık olarak aile işletmelerini desteklemek durumunda olduğumuz bir pozisyonda fındık üreticisini memnun etmek konusunda, elimizden gelen gayreti gösterme konusunda her türlü inisiyatifi aldık.” şeklinde konuştu. 

GİRESUN KALİTE İÇİN 17 LİRA, LEVANT KALİTE İÇİN 16,5 LİRA, SİVRİ KALİTE İÇİN DE 15,5 LİRA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendilerine ışık ve cesaret verdiğini vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Yani bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu fiyatlar, biliyorsunuz, tekraren söyleyelim, Giresun kalite için 17 lira, levant kalite için 16,5 lira, sivri kalite için de 15,5 lira. Bunların da aşağı yukarı kabaca alan bazlı ve diğer destekleri düşündüğümüz zaman 2 lira da destek kiloda geliyor. Yani üreticinin, müstahsilin eline 19 lira gibi bir rakam geçmiş olacak.

Yani biz hem Batı Karadeniz hem Doğu Karadeniz bunların ortalamalarına baktığımız zaman fındığın maliyetlerini 10 liralar civarında görüyoruz. O yüzden fındık gerçekten bereketli bir ürün. Ordu’ya, Giresun’a, Karadeniz’e hakikaten bereket getiren bir ürün. O anlamda da tabii ki üreticimizin daha fazla kazanıyor olması bizi çok memnun ediyor.”

Bakanlıklarının birkaç önceliği ve görevi olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, “Bir tanesi üreticiyi sonuna kadar korumak, diğer tarafta da tüketicinin de çok pahalıya yememesidir. Ama bu bir ihracat ürünü olduğu için ve fındığın çok önemli bir kısmı, yani yüzde 90’a yakın kısmı belki ihraç edildiği için bu sebeple bu fiyatın ne kadar yüksek olursa o kadar iyi olacağını düşündük.” değerlendirmesinde bulundu. 

Bakan Pakdemirli, nisan ayında gerçekleştirdikleri çalıştayda “Fındığa sahip çıkacağız” dediklerini anımsatarak, bu çalıştaydan çıkan sonuç bildirgesine birebir uyduklarını ifade etti.

“FINDIK, TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Çalıştayda, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) olarak hasat zamanından önce fiyat açıklanması ve TMO’nun piyasaya girmesi gerektiğinin söylendiğini hatırlatan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Bunu da şükür Sayın Cumhurbaşkanımızın da destekleriyle gerçekleştirmiş olduk. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa hasattan önce bir ürünün fiyatını açıklıyoruz ve alımıyla ilgili fiyat yapıcı mekanizmayı ortaya koyuyoruz. Fındıkla ilgili çalışmalarımız da bunlarla sınırlı kalmadı. Uluslararası kabuklu meyveler kongresine ilk defa bakan düzeyinde bir katılım sağladık ve ben gittim. Dünyanın öbür ucu Amerika’ya gittim. Tek şunu söyledim, biz Türkiye olarak dünyada üretilen fındığın, kabuklu meyvenin 3’te 2’sini üretiyorsak biz bu işlerin içerisinde olacağız ve fiyatı biz yapacağız ve o mesajı da orada verdik. Sadece o mesajı vermeye gitmiştim. Yani fındık bizim için çok önemli, Türkiye ekonomisi için çok önemli. İhracatımızın, dediğim gibi yüzde 10’u tarımsal ihracatımızın sadece fındıktan geliyor. Sadece Karadeniz, Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce, bu bölgeler için değil, tüm Karadeniz için gerçekten fındık çok önemli. Uluslararası birlikteliklere inanmamız ve bu konuda da mesafe almamız gerekiyor.”     

Pakdemirli, fındığın tohumdan çatala kadar olan zincirini hep beraber programlama, planlama ve tek vücut olunmasının önemine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü Türkiye bu işte en büyük ama Azerbaycan ve Gürcistan da önemli üreticiler arasında. Dünyada 5 büyük üreticinin 3’ü burada. Diğer üreticiler de gelmek isterse onlara da gönlümüz, kapımız açık. Bölgesel işbirlikleri önemseme anlamında bu bölgeden böyle bir inisiyatife başlamış olmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Teknik ekiplerimiz bir araya geldi, ortak çalışmalar yürüttük ve bugün itibari ile karşınıza 3 bakan olarak hazır, Karadeniz’imizin bu güzel ilinde, Ordu ilinde karşınıza çıktık.” 

ÜÇ ÜLKE ARASINDAKİ FINDIK İŞBİRLİĞİ DEKLARASYONU

Bakan Pakdemirli, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ile Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı arasındaki “Fındık Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu”nu açıkladı.

Pakdemirli, şu ifadeleri kullandı:

“Bu deklarasyonu Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan halkları arasındaki dostane ilişkileri güçlendirmek, fındık alanında işbirliğini geliştirmek, üretim, kalite, verimlilik için potansiyel ve ihtiyaç duyulan bilimsel, teknik ve teknolojik işbirliğini sağlamak ve fındık alanında daha yakın bir işbirliği geliştirmek, ortak yararları ve ortak çıkarları gözetmek amacıyla yapmaktayız. Bu deklarasyon, dünya fındık üretiminde en büyük paya sahip ilk 5 ülke içerisinde yer alan 3 ülke olarak omuz omuza, bir arada, fındığın anavatanında, kültür fındığının dünyaya yayıldığı topraklarda, fındığın üretimini, kalitesini ve verimini artırmak, hastalık ve zararlılarla mücadele, yeni çeşitlerin geliştirilmesi yönündeki kararlılıklarını ortaya koymaktadırlar.

Biz 3 bakan olarak her zaman üretenin ve tüketenin yanındayız. Yeni çeşitleri üreticimize sunmak, verim ve kaliteyi arttırmak, bölgemizdeki hastalık ve zararlılarla mücadele etmek, ürün kalitesi ve çeşitliliğini arttırarak fındığa katma değer kazandırmak ile kaliteli ürünün tüketicilere ulaşması yönündeki stratejik işbirliğimizde kararlı olduğumuzu açıklıyoruz.”

BİRİNİZ BİN OLSUN! HASADINIZ BEREKETLİ OLSUN!

Dünya’da üretimde ve ihracatta ilk sırada olduğumuz fındık için hasat, Ordu’da görkemli bir törenle, resmi olarak başladı. 

Tarım Ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli de Fındık Hasat Şenliği’nde Ordulular ile biraradaydı.  “Biriniz bin olsun! Hasadınız bereketli olsun!” sözleri ile konuşmasına başladı Bakan Pakdemirli; Karadeniz bölgesinde, 592 bin ailenin, 728 bin hektar alan üzerinde, dünyanın en kaliteli fındığını yetiştirdiğini belirtti.

FINDIKTAN, YILDA 2 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT GELİRİ ELDE EDİLİYOR

Türkiye, üretim ve ihracatta birinci sırada yer alarak, dünyanın en önemli fındık üreticisi konumunda. Bakan Pakdemirli, dünya ve ülke ekonomisinde Türk fındığının yerini rakamlarla ifade etti; “Üretimde geçen sene, 515 bin tona ulaşmış bulunmaktayız. Dünya fındık alanlarının %75’ine sahibiz. Son yıllar ortalamasına göre, dünya fındık üretiminin, %65 ila 70’i ülkemizde gerçekleştiriliyor. 100’den fazla ülkeye, yılda ortalama, 250 bin ton iç fındık ihraç ediyoruz. Dünya fındık ihracatının da %76’sını gerçekleştiriyoruz. Fındık, bugün ülkemiz tarım ihracatının bir numaralı ürünü. Toplam tarım ihracatının, yüzde 10’unu fındık oluşturuyor. Fındık, ülkemize yıllık ortalama, 2 milyar dolarlık ihracat geliri kazandırıyor” dedi.

“TMO, FINDIK ALIMINDA ÖDEMELERİ 20 GÜN İÇERİSİNDE YAPACAK”

Fındık Tahmin Komisyonlarınca 2019 yılı fındık rekoltesinin, 700 Bin Tonun üstünde beklendiğini belirten Bakan Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulan fındık alım fiyatlarını hatırlattı ve TMO, kabuklu fındık alım kriterlerini açıkladı; “Sağlam iç fındık oranı %40 ve üzeri, Rutubet oranı %6’ya kadar, Buruşuk iç fındık oranı %10’a kadar, Çürük ve bozuk iç fındık oranı %3 ve altı, Çatlak, kırık ve kabuklu fındık içerisinde bulunan iç fındık oranı %5 ve altı, Yabancı madde oranı (taş, toprak vb.) %0,5 ve altı olan tüm fındıklar satın alınacak olup, ödemeler en geç 20 gün içerisinde yapılacaktır.”

FINDIK HASADINDA ÜÇ ÜLKE OMUZ OMUZA

Ordu’daki Hasat Şenliğinde, dünya fındık üretiminde, en büyük paya sahip 5 ülkeden 3’ünün Bakanları yer aldı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İmam Karimov ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Levan Davitashvili ile Hasat Şenliği öncesi, Fındık Yetiştiriciliği Alanında stratejik işbirliği deklarasyonu imzalandığını belirtti; “Kalite ve verimi arttırma, hastalık ve zararlılarla mücadele, fındığa katma değer oluşturma, birlikte yürümek adına oluşturulan stratejik işbirliği deklarasyonunu, 3 bakan birlikte açıkladık” dedi. Bu birlikteliğin, Uluslararası Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) benzeri bir birlikteliğin de, temellerinin atılmasına zemin oluşturacağını ifade etti.

“ŞU ANA KADAR 5 BİNİN ÜZERİNDE GÖRÜŞ VE ÖNERİ GELDİ”

Fındık konusunda, mevcut durumun gözden geçirilmesi, kamu ve özel sektör işbirliğiyle yeni açılımlar sağlanmasının sektörün tüm paydaşları ve fındığın geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Bakan Pakdemirli, Ekim ayında yapılacak olan Tarım Orman Şurası’nı işaret etti. Önümüzdeki 25 yıla ışık verecek bir vizyon için Şura kapsamında herkesten öneri beklendiğini hatırlattı; “bu katılımcılığı fırsat bilip, herkesi bu konuda konuşmaya davet ettik. Medya, SMS, tarimsurasi.gov.tr web sitemiz yoluyla, herkesi bize görüşlerini iletmeye davet ettik. Şu ana kadar, 5 binin üzerinde görüş ve proje elimize geçti. Hedeflerimizden bir diğeri de, Yüz Yıllık Cumhuriyet tarihinin, en önemli tarımla ilgili bilgi kütüphanesini oluşturmaktır. Buradan, katılımla ilgili çağrımızı yeniliyorum. Mutlaka görüşünüzü bize ulaştırın. 
Ekim ayında yapacağımız şura için, 81 milyon vatandaşımızın her birinin görüşleri önemlidir” ifadelerini kullandı.

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINA HİBE DESTEĞİ MÜJDESİ

Bayram öncesi açıklanan fındık alım fiyatları üreticiye erken bayram yaşatırken, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de verdiği müjdelerle bir bayram daha yaşattı.

Pakdemirli, “Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi 13. Etap Başvuruları, 
Ağustos ayının 2’si itibariyle başlamıştır. Bu Program Çerçevesinde; Bitkisel Ürünlerin İşlenmesi, Hayvansal Ürünlerin İşlenmesi, Su Ürünlerinin İşlenmesi, Soğuk Hava Deposu, Çelik Silo, Hayvansal ve Bitkisel Orjinli Gübre İşlenmesi, Yenilenebilir Enerji Kullanan Yeni Sera, Yenilenebilir Enerji Üretim Tesisleri, Tarımsal Üretime Yönelik Sabit Yatırımlar, Kırsal Ekonomik Alt Yapı alanlarında hibe desteğimiz olacaktır” dedi.

ORDU’DA SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ KAPASİTESİNDE 5 BİN TON ARTIŞ

Bakan Pakdemirli müjdelerine, su ürünlerinde verilecek desteklerle devam etti. “Ordu il müdürlüğümüz emrinde kullanılmak üzere yeni su ürünleri kontrol teknesini (14 metre boy, 30 knot hız) hizmete alıyoruz! Diğer bölgelere göre çok daha fazla tercih edilen Ordu bölgesinde yetiştiricilik kapasitesine ilave 5 bin ton artışı veriyoruz! Kıyı balıkçılarına 2 yıl önce vermeye başladığımız desteklemeleri 2019 yılında da artırarak devam edeceğiz!” dedi.

BAKAN PAKDEMİRLİ ARNAVUTKÖY’DE ELEKTRİKLİ TRAKTÖRÜ TEST ETTİ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Arnavutköy’de çiftçilerle bir araya gelerek Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ve yerli olarak geliştirilen elektrikli traktörün deneme sürüşünü gerçekleştirdi.

Bakan Pakdemirli, “Güçlü bir traktör. Ama en önemlisi yakıt tasarrufu bakımından oldukça iyi, sessiz ve çevre dostu. Seri üretim ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bizim tek bir önceliğimiz var. Üreticimiz, çiftçimiz, köylümüz, buna en yakın zamanda, en uygun fiyatla nasıl kavuşacak. En kısa zamanda bunu çiftçimizin hizmetine sunacağız. Normal bir traktöre göre performansı son derece yüksek.” dedi.

“SERİ ÜRETİM İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

Elektrikli traktörün performans ve teknik bakımdan oldukça verimli olduğunu söyleyen Bakan Pakdemirli, “Tarlada oldukça güçlü, kullanımı son derece güzel ve kolay. Normal bir traktöre göre alışmanız biraz zaman alabiliyor. Gazı çok hassas, tabiri caizse kuru tarlada yeri kopararak gidiyor. Güçlü bir traktör. Ama en önemlisi yakıt tasarrufu bakımından oldukça iyi, sessiz ve çevre dostu. Seri üretim ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bizim tek bir önceliğimiz var. Üreticimiz, çiftçimiz, köylümüz, buna en yakın zamanda, en uygun fiyatla nasıl kavuşacak. En kısa zamanda bunu çiftçimizin hizmetine sunacağız. Normal bir traktöre göre performansı son derece yüksek. Normal bir traktör ile böyle bir tarlada 6-7 km ile hız ile çalışırken elektrikli traktörümüzle 20 km hız ile çalışabiliyoruz. Traktör çok güçlü olduğu için, kısa sürede bir tarlayı sürebiliriz.” dedi. 

“YAĞLI TOHUM DESTEK ÖDEMELERİ YARIN 18.00’DE YAPILACAK”


Bakan Pakdemirli, “Yağlı tohum destek ödemelerimizin yüzde 70’ini kışın ödemiştik, 2 milyar lira olarak. Geriye kalan yüzde 30’luk kısım olan 1, 2 milyar lirayı da yarın akşam saat 18.00 itibariyle çiftçimizin, köylümüzün hesabına yatıracağız. Bayram öncesi ödemeler yapılmış olacak.” diye konuştu.

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN BAYRAM MESAJI

Pakdemirli, “Tüm vatandaşlarımızın, çiftçi ve üreticilerimizin bayramını şimdiden kutluyorum. Sevdikleri ve aileleri ile nice bayramlara ulaşırlar. Bakanlığımız bayram öncesi tüm tedbirlerini aldı. Hem büyükbaş hem de küçükbaşta yeterinden fazla kurbanımız var. Geçen yıla oranla yüzde 50 daha fazla kurbanlığımız şuan pazarlarda var. Gerekli tüm tedbirleri aldık bakanlık olarak. Hayvan sağlığı uygulamamız olan HAYSAG var. Akıllı telefonlarına HAYSAG uygulamasını indiren vatandaşlarımız, alacakları kurbanlık ile ilgili tüm bilgileri görebilecekler. Hayvanın hastalığından tutun, aşısı ve tüm şeceresine bu uygulamadan bakabilecekler. Hayvanın sağlıklı olduğuna dikkat etsinler ve hayvanlarını yine bizim onayımızın olduğu kesim merkezlerinde sağlıklı bir ortamda keserek ibadetlerini gerçekleştirsinler.” dedi.

“DÜNYADA YAŞAYAN HER İNSAN İÇİN BİR FİDAN DİKECEĞİZ”

Muğla programı kapsamında konuşan Bakan Pakdemirli, 2023 için bir hedefleri olduğunu belirterek, “Hedefimiz, 7 milyar fidanı toprakla buluşturmak. Dünyada yaşayan her insan için bir fidan dikeceğiz.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli Muğla programı kapsamında önce helikopterle Milas’ın Ören Mahallesi ile Menteşe’nin Zeytinköy Mahallesi’ndeki yanan alanları havadan inceledi.

Daha sonra Zeytinköy Mahallesi’ne geçen Pakdemirli köy kahvesinde vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinledi. Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, yangın sonucu bir araya gelmekten dolayı üzgün olduğunu söyleyerek hiç yangın çıkmaması için tüm gayreti gösterdiklerini dile getirdi.

“BİR AĞACIMIZ DAHA YANMASIN İSTİYORUZ”

Muğla’nın 3’te 2’sinin ormanlarla çevrili, yangın hassasiyetinin de çok yüksek bir il olduğunu ifade eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Bu yüzden hep birlikte el ele, bilinçli şekilde yangınlara karşı mücadele etmeliyiz. En büyük mücadelemiz eğitim. Düşünmeden atılan bir izmarit, cam şişe ya da gazoz kapağı yangın çıkartabilir. Zeytinköy’de çıkan yangının sebebini bilememekle beraber, yangınların sebeplerinin yüzde 80’inden fazlası insan kaynaklı. Doğal ya da yıldırım kaynaklı yangınlar da var ama öncelikli sebebi insan. Yanan yerleri ne kadar rehabilite ederseniz edin, çok önemli doğal bir varlığı kaybetmiş oluyoruz. Hele ki Zeytinköy gibi ormanların arasında olan köylerimiz için son derece büyük travmalar oluyor. Yangın olursa söndürmek ana görevimiz. Söndürme işini hızlı şekilde yapmamız lazım. Geçen yıl yangına ilk müdahale süremiz 18 dakikaydı. Bugün itibarıyla bu süre 12 dakikaya indi. Bir ağacımız daha yanmasın istiyoruz. Bir ağacımızın az yanması, ülke ekonomimizin büyümesi ve etrafımızdaki yeşillikler için son derece önemli.”

Bakan Pakdemirli, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her zaman bir ağacın önemine dikkati çektiklerini bildirdi.

“HEDEF 7 MİLYAR FİDAN”

Orman yangınlarının söndürülmesi ve temizlik çalışmasının ardından ilk işin yanan alanın ağaçlandırılması olduğunu vurgulayan Pakdemirli, şöyle devam etti:

“4,5 milyar fidanı toprakla buluşturmuş bir iktidarız. 2023 için bir hedefimiz var, 7 milyar fidanı toprakla buluşturmak. Dünyada yaşayan her insan için bir fidan dikeceğiz. Bu hedef bizim için çok önemli bir ışık. Hedefe ulaşmak için Bakanlık olarak gece gündüz demeden gayret gösteriyoruz. Zeytinköy’de yangında yaklaşık 250 hektar alan etkilendi. Bizim 2019’da performansımızla, çıkan yangını anında söndürüyoruz. Yangın başına bir hektar alan zarar görmeye başladı artık. Yangının söndürülmesine büyük emek veren orman personelimize de teşekkür ediyorum.”

Daha önce de söylediği gibi Dalaman ve Göcek’teki yanan alanın temizlenmesinin ardından eylülde tüm Muğlalılarla ağaçlandırılacağını anlatan Bekir Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Bilinenin aksine, son 15 yılda Muğla’da 71 yangın çıkmış, yanan alanların hiçbiri imara konu edilmemiştir. Bu Türkiye için de geçerlidir. Hiçbir kimse bir yandan ormanı yakacak, sonra canını riske edip oraları söndürecek. Sonra da ormanı imara konu edecek. Böyle bir düşünce 80 milyon vatandaşımızın hiçbirinin kafasında yer alamaz. Bir yıllık bakanlığım süresince 65’ten fazla il dolaştım. Çok ilde birçok taleple karşılaştım. Buradaki talepleri de birebir takip etmek bizim boynumuzun borcudur. Zeytinköy travma geçirmiş bir köydür. Buralarda hayatın tekrar normale dönmesi için her şeyi yapacağız. Yaraların sarılması amacıyla devlet elinden geleni yaptı. Evler yapılıyor, dikimlerimiz tamam. Tarımda kadınlarımıza çok güveniyorum. Bölgede üretilen balın da daha yüksek fiyatlara satılması lazım. Üreticimizi koruyup, tüketicimizi de kollayacağız. Hep birlikte inşallah daha güzel günlere yelken açacağız. 7 bin zeytin fidanı diktik. 28 bin tane bal ormanı için gerekli fidanlar dikildi. Yeni talepleri de karşılamak için gayret göstereceğiz.”

SELE KAPILAN “UMUTLARI” YENİDEN YEŞERDİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 17 ve 18 Temmuz’da Düzce’de meydana gelen sel felaketinde, çeyizi sel sularına kapılan 22 yaşındaki Özge Dağgül’e sahip çıktı, sel sularına kapılan çeyizin yerine yenisinin alınmasını sağladı.

Akçakoca ilçesinde bir markette kasiyer olarak çalışan, Uğurlu köyünde yaşayan Özge Dağgül, kazandığı parayla hem kız kardeşinin eğitimine hem de rahatsızlığı nedeniyle çalışamayan babasına destek oluyor.

Gelecek ay nişanlısıyla evlenmeye hazırlanan Dağgül, biriktirdiği parasıyla kendisine  çeyiz de almıştı. Dağgül’ün çeyizi, bölgede 17 ve 18 Temmuz’da yaşanan su baskını ve toprak kayması sırasında sel sularına kapıldı.

Sosyal medyadaki paylaşımında Dağgül’ün üzüntüsünü gören Bakan Bekir Pakdemirli, İl Tarım ve Orman Müdürü Necdet Çiçek’i arayarak, genç kızın tüm çeyizinin tekrar alınması talimatını verdi.

Bunun üzerine genç kız Düzce kent merkezindeki mağazalarda yeniden çeyiz alışverişi yaptı.

Büyük mutluluk yaşayan Dağgül, Bakan Pakdemirli ile cep telefonuyla görüntülü konuşarak, kendisine teşekkür etti.

“ÖZGELERİMİZİN HER ZAMAN YANINDA OLDUK”

Bakan Pakdemirli, konuşmasında Dağgül’e, bu özel durumu görünce hemen kendisine yardımcı olmak istediğini ve evliliğinde bahtının açık olmasını dilediğini söyledi.

Devletin her zaman vatandaşının yanında olduğuna işaret eden Pakdemirli, “Bu ve buna benzer afetlerle ilgili her türlü tedbiri aldık. Fakat zaman zaman böyle afetler ülkemizde ve dünyada oluyor. Rabb’im, böyle afetleri bir daha yaşatmasın. Biz de sizlerle iyi günlerde görüşelim.” ifadelerini kullandı.

“Biz Özgelerimizin yanındayız.” diyen Pakdemirli, “Özgelerimizin her zaman yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Özgelerimizin umutlarını sele vermek istemiyoruz. Mala gelen cana gelmesin. Devletimiz yaraların sarılması adına elinden geleni yapacaktır.” şeklinde konuştu.

BAYRAM ÖNCESİ ÇİFTÇİLERİMİZE MÜJDE…

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli Artvin’in Yusufeli İlçesi programı kapsamında çiftçilerimize 1,2 milyar lira destekleme müjdesi verdi.

1.2 MİLYAR LİRALIK DESTEK

Yağlı Tohumlu Bitkiler fark ödemesi desteğinin kalan yüzde 30’luk kısmının 6 Ağustos Salı günü ödeneceğini çiftçilere müjdeleyen Bakan Pakdemirli, “Yağlı tohumlu bitkilerin yüzde 70’lik kısmı olan 2 Milyar TL ‘yi ödedik. Yüzde 30′ luk kısım için de Sayın Cumhurbaşkanımızın Hasat Bayramı’nda açıkladığı üzere kurban bayramı öncesi ödemeyi planlıyorduk. Yağlı tohumlu bitkiler desteklemesinin kalan yüzde 30’ luk kısmı ile dane mısır ve hububat-baklagil destek ödemesi için toplam 1.2 Milyar TL’yi  227 bin çiftçimize 6 Ağustos tarihinde ödeyeceğiz” dedi.

MEGA PROJE 2021’DE DEVREYE GİRECEK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal ile Artvin’in Yusufeli ilçesinde yapımı devam eden Yusufeli Barajı ve HES inşaatında incelemelerde bulundu.

“HAZİRAN 2021’DE DEVREYE GİRECEK”

Burada yaptığı açıklamada, Yusufeli Barajı’nın yerden 275 metre yükseklikte olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Dünyanın üçüncü ya da dördüncü en yüksek barajı, Türkiye’nin de en yüksek barajı. 550 megavatlık bir gücü olacak. Yusufeli Barajı devreye girdiği zaman senelik 300 milyon dolar doğal gazdan tasarruf edeceğiz. Haziran 2021’de bu baraj devreye girecek. Zor coğrafi koşullar altında böyle bir mega proje üretiliyor. Bu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, öngörüsü ve vizyonu sayesinde yapılan işlerden bir tanesi.” dedi.

Türkiye’de hayata geçirilen mega projelere işaret eden Pakdemirli, “Bunlardan Türkiye’de onlarca, yüzlerce var. Dünyanın en büyük havalimanı, boğazın altından, denizin altından geçilmesi, bu ve bunun gibi onlarca proje var. Bunların hepsi belgesellik mühendislik harikası projeler.” değerlendirmesinde bulundu.

Yusufeli Barajı’nda dağ oyularak ulaşım tünelleri açıldığını anlatan Pakdemirli, yakın zamanda barajın ekonomiye kazandırılması için çalışmaları sürdürdüklerini bildirdi.

Yeniden yerleşimlerde vatandaşların tereddüt yaşayabildiğini belirten Pakdemirli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ilısu örneğine bakacak olursak, Hasankeyf ilçesinden çok daha güzel bir ilçe yapıldı. Evleriyle, çarşısıyla, yeniden yerleşimiyle düzeniyle hakikaten çok güzel oldu. Yusufeli de aynen o şekilde. Devlet vatandaşına yeniden yerleşim yeri yapıyorsa konforu en maksimum düzeye getirecek şekilde yapıyor ve tamamlıyor.”

“GEÇEN YILDAN YÜZDE 50 DAHA FAZLA”

Gazetecilerin Kurban Bayramı öncesi hayvan sayısına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Pakdemirli, “Geçen yıl 866 bin büyükbaş, 2 milyon 682 bin küçükbaş kesilmiş. Bu yıl ise hazırlığımız 1 milyon 217 bin büyükbaş, 3 milyon 895 bin küçükbaş. Yani Türkiye geçen yıl kesilen hayvan sayısından yüzde 50 daha fazla hayvan hazırlamış durumda. Kesimlerden yaklaşık 300 bin ton et bekliyoruz. Et fiyatlarında da önemli bir değişiklik beklemiyoruz.” dedi.

Pakdemirli, vatandaşların kurbanlık hayvanların tür, ırk, cinsiyet ve doğum tarihi bilgilerinin sorgulanabilmesi amacıyla geliştirilen HaySag mobil uygulamasını cep telefonlarına indirmelerini önerdi. Bakan Pakdemirli, “Uygulamaya hayvanın küpe numarasını yazarak, nerede doğmuş, kaç yaşında, hangi aşıları olmuş, annesi kim, babası kime kadar hayvanın şeceresini öğrenme şansı var. Özellikle hayvan sağlığı takibi açısından bu son derece önemli.” diye konuştu.

“SEVKİYATLARLA ALAKALI TÜM TEDBİRLERİ ALDIK”

İller arası sevkiyatlar ile ilgili tüm tedbirlerin alındığını da kaydeden Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Gönül rahatlığıyla vatandaşlarımız hayvan pazarlarından kurbanlarını alsınlar, ibadetlerini yapsınlar ondan sonra kesimlerini gerçekleştirsinler. Kesimler konusunda da görevli veteriner eşliğinde mezbahanelerimiz hayvan sahiplerimizin, vatandaşlarımızın emrine amade. Bunların mümkün mertebe hep mezbahalarda kesilmesini biz arzu ediyoruz. Bu vesileyle yaklaşmakta olan Kurban Bayramı’nı da vatandaşlarımızın kutluyorum. Sevdikleriyle, aileleriyle inşallah nice bayramlar geçirsinler.”

Pakdemirli daha sonra yapımı devam eden, Yusufeli Barajı ve HES projesi inşaatında incelemelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN DAHA HIZLI KOŞMASI GEREKİYOR”

İzmir’de konuşan Bakan Pakdemirli, “Türkiye’nin daha hızlı koşması gerekiyor. Zamanında bazı trenleri kaçırmışız. Şimdi bu trenlere son vagonda da olsa atlamamız lazım.” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli İzmir programı kapsamında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran’ı makamında ziyaret etti. 

Daha sonra üniversitenin araştırma merkezine geçen Bakan Pakdemirli, burada Rektör Baran’dan üniversitedeki çalışmalarla ilgili bilgi aldı. 

Türkiye’nin daha iyi yerlere gelmesinin bilimle olacağını vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Gelecek 10 yıllar bilgi teknolojisi çağı olacak. Bu anlamda üniversite sanayi iş birliği çok önemli. Üniversitelerimizde bu yönde bir eksiklik var. Üniversitelerimizi dünya çapında iş yapan, bilim üretir hale getirmemiz lazım. Burada uluslararası kuruluşlarla üniversitelerimizin çok sıkı iş birliğine gitmesi lazım. Türkiye’nin daha hızlı koşması gerekiyor. Zamanında bazı trenleri kaçırmışız. Şimdi bu trenlere son vagonda da olsa atlamamız lazım. Özellikle bilgi teknolojileri bakımından.” 

Pakdemirli, Türkiye’nin her konuda çok iddialı projelere imza attığının altını çizerek, bunlardan birinin de Yusufeli Barajı olduğuna işaret etti.

Yusufeli’nde yerden 400 metre yükseklikte, keçinin dahi otlamadığı yere baraj yaptıklarını belirten Pakdemirli, “Yarın buradan bir canlı yayın yapacağız. Önemli projelere imza atarken çok iddialı üniversitelere de imza atamamız gerekiyor. Uluslararası bilgi alışverişine çok önem veriyoruz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) başkanı yeni seçildi. Seçilir seçilmez bizi aradı ve ‘Türkiye ile yürümek istiyoruz. Sizin vizyonunuzdan faydalanmak istiyoruz.’ dediler.” ifadelerinin kullandı. 

Konuşmalarının ardından Pakdemirli, İYTE Malzeme Araştırma Merkezi’nde incelemelerde bulundu. 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli daha sonra İzmir Demokrasi Üniversitesi ile Ege İhracatçı Birliklerini (EİB) ziyaret etti. 

Bakan  Pakdemirli, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper ile makamında görüştü. Pakdemirli’nin ziyareti basına kapalı gerçekleşti. 

Buradan Ege İhracatçı Birliklerini (EİB)’e geçen Pakdemirli, burada Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliği üyeleriyle bir araya geldi. 

Toplantıda, 1 Eylül’de ihracatına başlanacak çekirdeksiz kuru üzümde katma değerin artırılmasına yönelik çalışmaların konuşuldu.

“ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜM ÜRETİCİSİNİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ”

İzmir programı kapsamında çekirdeksiz kuru üzüm üreticisi, tüccarları ve ihracatçılarıyla Ege İhracatçı Birliklerinde (EİB) bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “TMO zarar etmeden kuru üzüm sektöründe piyasa yapısı olması için çalışacaklarını, üreticilerin zarar etmemesi için gerekeni yapacaklarını, üzüm fiyatını aşağıya düşürmeyeceklerini” dile getirdi.

Toplantıda söz alan ziraat odaları başkanları, üreticinin 2019-20 sezonu için kuru üzüm fiyat beklentisini 10 TL olarak dile getirdi.

“ÜZÜM ÜRETİCİSİNİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Ege Bölgesi’nin önemli ihraç ürünlerinden çekirdeksiz kuru üzümde 2019-20 sezonunda üreticinin mağdur olmasına izin vermeyeceklerini, üretici ve ihracatçıların taleplerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a arz edeceğini, üreticilere Kurban Bayramı sonrasında güzel mesajlar iletmeyi amaçladıklarını kaydetti.

“İÇİNİZDEN GELEN BİRİSİYİM”

Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alacağı kuru üzümleri ihracatçıların TMO’dan geri almasını taahhüt etmelerini de isteyen Pakdemirli, “Kendim çekirdeksiz kuru üzüm üreticisiyim, geçmiş yıllarda ihracatını da yaptım. Sektörün sorunlarını bilen, içinizden gelen birisiyim. TMO’nun zarar etmeden, kuru üzüm sektöründe piyasa yapıcı olması için çalışacağız. TMO geçen yıl piyasaya girmeden sektörü regüle etti. 2 yıldır üretici kar ediyor, bu yılda zarar etmemesi için gerekeni yapacağız. Bu yıl TMO’nun piyasaya girmesi gerekirse kaç liradan piyasaya girmesi gerekir, ne kadar ürün alması gerekir bütün bunlar matematik. Bunu çalışıp gerekli adımları atarız. Üzüm fiyatını aşağı düşürmeyeceğimiz mesajını kamuoyu ile güçlü bir şekilde paylaşmak istiyorum” diye konuştu.