“BALDAN ELDE ETTİĞİMİZ KATMA DEĞERİ ARTIRMAMIZ GEREK”

İstanbul Beykoz’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Baldan elde ettiğimiz katma değeri artırmak gerek. İyi bal ürettiğinizde, hem iç piyasada hem dış piyasada talep var.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli İstanbul programı kapsamında Beykoz’da çeşitli ziyaretlerde bulundu.

Beykoz’da bazı seraları, manda çiftliklerini, mantar tesislerini ve tarım alanlarını gezen Pakdemirli, Beykoz’un köylerinde çiftçilerle bir araya geldi, onların taleplerini dinledi. 

İshaklı Mahallesi’ndeki ziyareti sırasında, ilçenin kent tarımı ve ormancılık alanındaki avantajları hakkında değerlendirmelerde bulunan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Beykoz çok büyük bir zenginlik, hem şehir, hem tarım hem hayvancılık var. Çok büyük bir potansiyel, aynı zamanda çok büyük fırsat barındırıyor. Seracılık çok önemli, bizim seracılık ile ilgili son dönemde önemli çalışmalarımız var. Ziraat Bankası tarafından yüzde 8,25 faizle, 2 sene ödemesiz 7 sene kredi veriliyor.

Bunun dışında özellikle yıl boyu sebze ve meyve fiyatlarının sabit kalması son derece önemli. Kışın sebze meyve fiyatları hepimizi üzüyor, yazın da hepimizin cebini rahatlatıyor. Özellikle kış aylarında, bunu biraz daha cep yakmayacak hale getirmek, ancak seracılık vasıtasıyla olabilecek bir şey.”

Beykoz’da arıcılık da yapıldığını anımsatan Pakdemirli, bal üretimin önemli alanlardan biri olduğunu dile getirdi.

Pakdemirli, “Baldan elde ettiğimiz katma değeri mutlaka artırmamız lazım. Bakanlığımın 11’inci ayı, 65 il dolaştım. Bazı yerlerde balı 10 TL’ye, bazı yerlerde 100 TL’ye bazı yerlerde bin TL’ye satıyoruz. Baldan elde ettiğimiz katma değeri artırmak gerek. İyi bal ürettiğinizde, hem iç piyasada hem dış piyasada talep var. Kestane balı, ilaç niyetine kullanılabilecek bir şey. Ben kışın her sabah bir kaşık ağzıma alıyorum, hiç hastalanmıyorum. Son dönemde doğal ürünlere oldukça talep var, buraları doğal ürünlerin merkezi haline getirebiliriz.” diye konuştu. 

Pakdemirli, tekne ile Riva deresinden geçerek, Kanal Riva projesi ile ilgili bilgi aldı.

Beykoz Belediyesi’nin meyve bahçesindeki iftara katılarak, muhtarlarla bir araya gelen Pakdemirli’ye Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın da eşlik etti.

TARIM VE ORMAN BAKANI DR. BEKİR PAKDEMİRLİ’YE MEKTUP VAR…

BAKAN PAKDEMİRLİ İLKOKUL ÖĞRENCİSİNİN İSTEĞİNİ GERİ ÇEVİRMEDİ…

Sosyal Medyayı en etkin kullanan bakanlardan biri olan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ilkokul öğrencisinin mektupla yazmış olduğu isteği geri çevirmedi.

Ankara’nın Etimesgut İlçesinde bulunan Abdurrahim Karakoç İlkokulu 3. Sınıf öğrencisi Fulya’nın yazdığı mektubu annesi Twitter’da paylaşarak Bakan Pakdemirli’ye ulaştırdı.

Okulun bahçesindeki ağaçsız alana fidan dikmek istediklerini söyleyen Fulya ve arkadaşlarına Bakan Pakdemirli, Twitter’dan “Tabi ki isteğinizi yerine getireceğiz. Her bir fidan yeni bir gelecektir. Gelecek de sizlersiniz.” diyerek cevap verdi.

Bakan Pakdemirli’nin verdiği talimat sonrası Orman Genel Müdürü ve Milli Eğitim İlçe Müdürü eşliğinde fidanlar ilkokula ulaştırıldı. Okul bahçesinde 72 fidan dikilebilecek boş alan tespit edildi. Fidan dikimi aşamasına görüntülü konuşma ile eşlik eden Bakan Pakdemirli’ye öğrenciler teşekkür etti.

FİDANLAR TOPRAKLA BULUŞTU…

2018 yılı Sonbaharında “Fidanlar Fidanlarla Büyüyor” Kampanyası kapsamında okul bahçelerine 10 Milyon fidan dikildiğini söyleyen Bakan Pakdemirli “Milli Mücadelemizin 100. Yılına girdiğimiz 2019 yılında geçtiğimiz günlerde İstanbul, Samsun, Amasya, Sivas, Erzurum ve Ankara’ da 100 bin fidanı sizlerle, toprakla buluşturduk” diye konuştu.

ABD’DEN ÖDÜLLE DÖNEN ÖĞRENCİLERDEN BAKAN PAKDEMİRLİ’YE ZİYARET

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Amerikan Meteoroloji Derneğince düzenlenen etkinlikte “Mobil Meteoroloji İstasyonu ve Milli Rasat Bankası” projeleriyle birincilik ödülü alan lise öğrencileri Aslı Doğu ve Berk Alaattin Bektemur’u ağırladı.

Pakdemirli, Bakanlıktaki kabulde, ABD’nin Phoenix kentindeki International Science and Engineering Fair (INTEL ISEF) yarışmasında ödüllendirilen öğrencileri tebrik etti. 

Gençlik yıllarına geri döndüğünü belirten Pakdemirli, “Ben, aynı zamanda, amatör telsizciydim. Ön pilotluğum var ama öncesinde radyo kontrollü model uçak yapıyorduk. Tabii 90’lı yıllardan bahsediyoruz. Bildiğiniz elle taşıdığımız kameraları bir uçağın üzerine yükleyip bir video göndericisiyle bugünkü insansız hava aracı dediğimiz şeyleri yapmıştık.” dedi. 

Amatör anlayış ve endüstrinin birleşimiyle üretilen ürünlerin daha verimli olduğunu dile getiren Pakdemirli, “İşin amatör bakış açısından maliyet tarafı çok önemli. O yüzden ‘Bir şey yapacağım ama maliyeti yüksek’ dediğinizde onun mutlaka çözümünü buluyorsunuz. O çözümleri de geliştirdikçe ticarileşme imkânı olabiliyor. Lise öğrencileri olarak güzel bir yola çıkmışsınız. Bundan sonrası için bu çabalarınızdan, icat çıkarmaktan vazgeçmeyin.” diye konuştu.

Öte yandan, lise öğrencileri Doğu ve Bektemur, Pakdemirli’ye proje hakkında bilgi verdi. Proje Koordinatörü  Yasin Kaplan da küresel ısınmanın ülkedeki etkilerini gözlemlemek amacıyla projeyi yaptıklarını ifade ederek, cihazı milli imkânlarla tamamladıklarını söyledi.

Özel Anabilim Anadolu Lisesi öğrencileri Doğu ve Bektemur, TÜBİTAK tarafından düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda, Coğrafya öğretiminde “STEM – Kodlama” Örneği: “Mobil Meteoroloji İstasyonu ve Milli Rasat Bankası” projesiyle Türkiye 2’ncisi oldular ve Intel ISEF’de Türkiye’yi temsil ederek Amerikan Meteoroloji Derneğince düzenlenen etkinlikte birincilik ödülüne layık görüldüler.

BAKAN PAKDEMİRLİ, RUS MEVKİDAŞI PATRUSHEV İLE GÖRÜŞTÜ

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Rusya Federasyonu Tarım Bakanı Dmitry Patrushev ve beraberindeki heyetle görüştü. Görüşmede, Rusya’nın ikili ve bölgesel işbirliği alanlarında önemli bir ortak olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki genel ticaret hacminin yüzde 15 artarak, 2018 yılında 25 Milyar Doları geçtiğini belirten Bakan Pakdemirli, tarımsal ticaret açısından daha büyük bir potansiyele sahip olduklarını ifade etti.

YAŞ SEBZE VE MEYVELERE ÖNCELİK VERİLMESİ

Pakdemirli, başta domates olmak üzere, Rusya’ya ihraç edilen yaş meyve ve sebzelerin kontrol için limanlarda uzun süre bekletildiği ve bu nedenle ürünlerde bozulma olduğu, bu nedenle kontrollerde yaş meyve ve sebze ürünlerine öncelik verilmesi gerektiğini hatırlattı. Pakdemirli ayrıca Gelencik Limanı’nın kapalı olduğu süre boyunca kullanılacak olan Tuapse ve Novorossiysk limanlarının altyapısının iyileştirilmesi gerektiğinin da altını çizdi.

DOMATES KOTASI 100 BİNDEN 150 BİN TONA ÇIKARILDI

Görüşmede Rusya Federasyonu Tarım Bakanı Dmitry Patrushev ise Rusya’nın domates kotasını 150 bin tona çıkaran kararın Nisan ayında imzalanmasının ardından yürürlüğe konulduğunu söyledi.

Türkiye ve Rusya arasında ikili ticaretin yanı sıra yatırım, bilimsel ve teknik konularda da işbirliğinin yapılmasının önemli olduğunu kaydeden Rusya Tarım Bakanı Patrushev, iki ülke arasında TYK Toplantılarının düzenli bir şekilde yapılmasının sorunların çözümü için fırsat olduğunu söyledi.

Bakan Pakdemirli de Tarım Yürütme Komitesi (TYK) 3. Dönem Toplantısı’nın 2019 yılında Türkiye’de gerçekleştirileceğini hatırlattı.

Bakan Patrushev Temmuz ayında St Petersburg’da yapılacak Su Ürünleri Fuarına Bakanı Pakdemirli’yi davet ettiklerini de ifade etti.

Görüşmede Pakdemirli, Rusya ile balıkçılık ürünleri alanında işbirliğinin önemli olduğunu, bu kapsamda Rusya tarafınca onay bekleyen işletmelere en kısa sürede gerekli onayların sağlanmasını gündeme getirdi. Diğer taraftan Rus Bakan Patrushev, balıkçılıkla ilgili onay bekleyen firmalarla da ilgili yoğun bir çalışmanın devam ettiğini söyledi. Görüşmede Rusya’nın Mersin balığında dişi seçme ve sağma alanlarında gelişmiş olduğu ve bu alanda işbirliği yapılabileceği konuları da gündeme getirildi.

SÜTTOZU İHRACIT TALEBİ YİNELENDİ

Görüşmede, Türkiye’den Rusya’ya süttozu ihracatı yapma talebi yinelendi. Süt ürünleri ihracatının AB standartlarına uygun gerçekleştirilmesi yönünde Bakan Pakdemirli, Temmuz ayında St. Petersburg’da yapılacak Su Ürünleri Fuarına Tarım ve Orman Bakanlığı’nın davet edilmesinden memnuniyet duyduklarını ve programının uygunluğuna göre kendisinin de bu fuara katılmak istediğini belirtti

BAKAN PAKDEMİRLİ, FLORİDA ULUSLARARASI ÜNİVERSİTESİ’Nİ ZİYARET ETTİ

Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen “38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresi”ne katılmak üzere Amerika’da bulunan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, programı çerçevesinde Florida Uluslararası Üniversitesi’ni ziyaret etti.

Üniversite ziyareti kapsamında Bakan Pakdemirli başkanlığındaki Türk heyeti ile Fakülte ve Global İlişkilerden Sorumlu Yardımcı Dekanı Dr. Meredith Newman’ın başkanlığındaki heyet üniversite kampüsünde bir toplantı yaptı.

Toplantıda Florida Uluslararası Üniversitesi’nin, bilhassa tarım ve tarım teknolojileri konularındaki çalışmaları hakkında bilgi alınarak, ikili işbirliği yapılabilecek konular hakkında istişarede bulunuldu.

Yapılan istişareler sonucunda ise Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Enstitüleri ile Florida Uluslararası Üniversitesi arasında doktora eğitimi seviyesinde işbirliği yapılması hususunda mutabık kalındı.

Üniversitede yapılan toplantının ardından Miami Gardens Mescit’te Cuma namazını kılan Bakan Pakdemirli, Cuma namazı için orada bulunan Müslüman toplumu selamlayarak, Ramazanlarını kutladı. Bakan Pakdemirli ayrıca burada Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.

“ORTA VADEDE HEDEFİMİZ 1 MİLYON TON FINDIK ÜRETİMİ”

“KURU ÜZÜMDE TÜRKİYE DÜNYA LİDERİDİR”

Amerika’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Türkiye dünyanın en büyük fındık üreticisidir ve dünyadaki üretimin %70’ten fazlasını sağlamaktadır. 2018’de, bu ürünün %85’i ihraç edildi ve 1,6 milyar dolarlık ihraç hasılatı elde edildi. Fındık ve ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz. Bu yüzden, sektördeki liderlik pozisyonumuzu korumak için üretkenliği ve kaliteyi arttırma bağlamında stratejiler ve hedefler belirliyoruz. Birincil hedefimiz, fındık üretimini orta vadede 1 milyon ton ortalamaya yükseltmektir. Bu hedefe ulaşmak için, ilk olarak yeni fındık bahçeleri, özellikle bozulmuş orman alanlarına kurulacaktır. İkincil olarak, eski fındık bahçelerinin gençleştirilmesi sağlanacak, Ar-Ge çalışmaları, yeni fındık türlerine ve katma değerli ürünlerin üretimine odaklanacaktır” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde düzenlenen “38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresi”ne katılan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli burada yaptığı açılış konuşmasında tarımsal üretim ve ticaret dikkate alındığında, Türkiye’nin, dünyadaki lider ülkelerden biri olduğunu söyledi

Bakan Pakdemirli başkanlığındaki Türk Heyeti, Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde gerçekleştirilen “38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresine” katıldı.

Florida’da gerçekleşen kongreye akademik çevreler, iş çevreleri ve kamu başta olmak üzere ABD, Türkiye, İspanya, Almanya, Kanada, Japonya, Kolombiya, Brezilya, İtalya, Avustralya gibi 52 ülkeden toplam bin 278 kişi katılıyor.  Kongrede Türkiye’den 140 Türk katılımcı yer alıyor.

3 gün sürecek olan kongrede başta fındık olmak üzere kabuklu yemiş ve kuru meyve sektöründe yaşanan son gelişmeler değerlendirilecek ve ürün standartları ve düzenlemeleri ile ticari engellerin ortadan kaldırılması yönündeki beklentilere cevap aranacak.

Ana konuşmacılar Dr. Mehmet Öz ile Hamdi Ulukaya’nın olduğu kongrenin onur konuşmacısı ise özellikle fındık ve kuruyemiş sektöründe lider konumda olan ülkemizin Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli oldu.

TÜRKİYE 140 KATILIMCIYLA KONGREDE

Bakan Pakdemirli yapmış olduğu açılış konuşmasında “Dünyada, kabuklu yemiş ve kuru meyvenin üretiminde ve pazarlamasında önemli paya sahip olan bir ülke olarak, 140 temsilciyle, ev sahibi Amerikan’ın ardından ikinci büyük grup olarak Florida da bulunuyoruz. 2018’deki tarımsal ihracatımız 17,7 milyar dolardı ve bu ihracatın 3 milyar doları, kabuklu yemiş, kuru meyve ve bunların mamullerinden elde edildi. Tarımsal üretim ve ticaret dikkate alındığında, Türkiye, dünyadaki lider ülkelerden biridir” diye konuştu.

TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK FINDIK ÜRETİCİSİ

Türkiye’nin, fındıktan cevize, kayısıdan kiraza, incirden zeytine, tütünden çaya, en üst düzey üretici ve ihracatçı olduğunu belirten Pakdemirli “Özellikle, fındık tüm bu ürünler arasında en büyük paya sahip. Aslında, Türkiye dünyanın en büyük fındık üreticisidir ve dünyadaki üretimin %70’ten fazlasını sağlamaktadır. 2018’de, bu ürünün %85’i ihraç edildi ve 1,6 milyar dolarlık ihraç hasılatı elde edildi. Fındık ve ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz. En büyük dilim Avrupa Birliği üye ülkeleri tarafından oluşturmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

ORTA VADEDE HEDEF 1 MİLYON TON FINDIK ÜRETİMİ

Neredeyse tarımsal ihracatın %25’ini kapsamasıyla, fındığın Türkiye açısından çok önemli bir ürün olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli ” Bu yüzden, sektördeki liderlik pozisyonumuzu korumak için üretkenliği ve kaliteyi arttırma bağlamında stratejiler ve hedefler belirliyoruz. Bu çerçevede gelecek yıllardaki vizyonumuzu açıklamak istiyorum. Birincil hedefimiz, fındık üretimini orta vadede 1 milyon ton ortalamaya yükseltmektir. Bu hedefe ulaşmak için, ilk olarak yeni fındık bahçeleri, özellikle bozulmuş orman alanlarına kurulacaktır. İkincil olarak, eski fındık bahçelerinin gençleştirilmesi sağlanacak, Ar-Ge çalışmaları, yeni fındık türlerine ve katma değerli ürünlerin üretimine odaklanacaktır.” açıklamasını yaptı.

Yaklaşık 103.000 ton kuru kayısıyı ürettiklerini ve bunun dünya üretiminin %63’üne tekabül ettiğini de vurgulayan Pakdemirli “Bu durum ülkemizin dünyadaki kuru kayısı üretiminin önemli bir kısmını elinde tuttuğu anlamına geliyor” dedi.

KURU ÜZÜMDE TÜRKİYE DÜNYA LİDERİ

Konuşmasında kuru üzüm üretimine de değinen Bakan Pakdemirli “Dünyanın kuru üzüm üretimi yaklaşık 1,2 milyon ton ve Türkiye 280 bin tonluk üretimiyle dünya lideri konumunda bulunuyor. Ayrıca, Türkiye, 370 milyon dolar ile kuru üzüm ihracatının zirvesinde de yer alıyor. Bu ihracattaki en büyük pay ise %95’lik payıyla çekirdeksiz “sultana” üzümüdür ” diye konuştu.

Ülkemiz için önemli ihraç ve üretim kalemlerinden olan Kuru İncir, Badem ve Antep Fıstığı konularına da vurgu yapan Bakan Pakdemirli “2018’de Antep fıstığı üretimimiz 240 bin tondu, ancak, üretimimiz sadece iç tüketimimizi karşılamaktadır. Çünkü tüm Antep fıstıkları baklava yapımında kullanılmaktadır. Daha önce baklavayı kaçınızın tattığını bilmiyorum ancak çok ünlü ve lezzetli bir Türk tatlısıdır. Buradaki herkesten baklavayı tatmasını istemekteyim. Ancak bunu, Doktor Öz’ün sağlıklı beslenme konuşmasından önce gerçekleştiriniz.” diyerek esprili bir yaklaşımda bulundu.

TARLADAN ÇATALA, TÜM GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILIYOR

Konuşmasının sonunda Türkiye olarak tüketicinin güvenli ve kaliteli ürün talebinin farkında olduklarını belirterek “Bu bağlamda, tarladan çatala, tüm gerekli düzenlemeleri yaparak, üretimin her aşamasındaki gerekli kontrolleri sağlıyoruz. Bakanlık olarak, kabuklu kuruyemiş ve kuru meyve talebini sağlamak ve uluslararası standartlara göre üretimi sürdürmek için tüm çabayı ortaya koyuyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

3 gün boyunca birçok ürün bazlı oturuma sahip olacak kongrede yapılacak oturumlarda kuru yemiş ve kuru meyve sektöründeki son gelişmeler tüm yönleri ile ele alınacak ve kongre 25 Mayıs günü sona erecek.

BİN 860 RAKIMDA İFTAR…

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Beypazarı ilçesindeki bin 860 rakımda bulunan Karlık Orman Yangını Gözetleme Kulesi’nde orman muhafaza memurları, orman işçileri ve bölgedeki idarecilerle birlikte iftar yaptı.

Bakan Pakdemirli, yemeğin ardından yaptığı açıklamada, orman teşkilatının köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Ormancıların Türkiye’nin görünmez kahramanları olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Zaman zaman teşkilatımızdaki arkadaşlarımızla bir araya gelmeye çalışıyoruz. Bu ramazan ayı da bir fırsat oldu bir araya geldik ve yangın gözetleme kulemizde birlikte oruç açtık.” diye konuştu.

Türkiye’de 770 gözetleme kulesi olduğunu belirten Bakan Bekir Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Kulelerimiz, orman yangını çıkma potansiyeli olan aylarda aktif hale geliyor. Bir ağaç yanmasın diye çalışanlarımız yazın 4-5 aylarını burada geçiriyor. Yeni dönemde yangın gözetleme kulelerimizi daha modernize ederek, biraz da elektronik altyapıyla buluşturacağız. Bu gözetleme işlerini uçaklarla yapma konusunda da bazı inisiyatiflerimiz olacak, bu konularda da çalışmalar yapıyoruz.” 

BOSNA HERSEK’LE TÜRKİYE ARASINDA TARIMSAL İŞBİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLECEK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ve beraberindeki heyet 2 Mayıs 2019 tarihinde Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve üyelerinin ülkemize gerçekleştirdiği resmi ziyaret çerçevesinde, dost ve kardeş ülke Bosna Hersek ile ikili işbirliği alanlarımızın genişletilmesine yönelik olarak Bosna Hersek’in daveti üzerine 17 Mayıs 2019 tarihinde Bosna Hersek’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

Bosna Hersek Programı çerçevesinde Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleri, Bakanlar Konseyi Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret ve Ekonomik İlişkiler Bakanı Mirco Sarovic ve Tarım, Su Yönetimi ve Ormancılık Bakanı Şemsudin Dedic ile Yerinden Edilenler ve Mülteciler Bakanı Edin Ramiç ile görüşme yapan Bakan Pakdemirli, görüşmelerde Bakanlığımız sorumluluğundaki konularda işbirliğimizin güçlendirilmesi ile tarım ürünlerinin ticareti ile hayvancılık alanında küpeleme, hayvan takibi gibi teknik konuları ele aldı.

Ayrıca görüşmelerde dost ve kardeş ülke Bosna Hersek’in kooperatifler aracılığıyla kırsal alanda kalkınmasının ve küçük aile işletmelerinin desteklenmesi ile hayvancılık alanın da Tarım Kredi Kooperatifi ile proje gerçekleştirilmesi konuları değerlendirildi.

Özellikle tarımsal projeler konusunda sağlanacak işbirliğinin Bosna Hersek’in ekonomik kalkınmasına, refahına ve işgücü istihdamına sağlayacağı katkılar karşılıklı olarak dile getirildi.

Diğer yandan görüşmelerde güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşmasının (STA) 2 Mayıs 2019 tarihinde en üst düzeyde Ankara’da imzalanmasından duyulan memnuniyet karşılıklı dile getirildi ve STA kapsamında tarım ve hayvancılık ürünleri ile ilgili iki ülke ticaretinin geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı.

MERAKLA BEKLENEN 2019 YAŞ ÇAY ALIM FİYATI AÇIKLANDI…

Rize’de çay üreticilerinin merakla beklediği yaş çay alım fiyatını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, çay fiyatının bu sene 13 kuruşluk destekle birlikte 3,03 lira olarak belirlediklerini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Rize programı kapsamında ÇAYKUR Genel Müdürlüğünde düzenlenen 2019 Yılı Yaş Çay Alım Kampanyası açılış törenine iştirak etti. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, düşündüklerinin de ötesinde bir çay fiyatı açıklamaları konusunda kendilerine cesaret verdiğini belirterek, “Bölge insanlarını, sizleri, hemşehrilerini çok seviyor, sizlere çok selamlarını iletiyor.” ifadesini kullandı.

Gerek yaş çay gerek kuru çay üreticilerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak bağlamında Ziraat Bankası ile görüşmelerinin devam ettiğini kaydeden Pakdemirli, “KGF ile de görüşmelerimiz devam ediyor, henüz neticelendiremedik. Bugün itibariyle bu neticeyi de vermek isterdim ama hızlı bir şekilde burada da finansmana erişimi kolaylaştırmak anlamında da bir gayretimiz olacak, üreticimizi rahatlatmak anlamında.” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, mazot ve gübre desteğini anımsatarak, şöyle konuştu:

“Bu aynen devam ediyor, yani mazot ve gübre desteğimiz 15,35 kuruş olarak devam edecek. İlave primimiz vardı geçen yıl hatırlarsanız 13 kuruş, bu da devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizi cesaretlendirmesiyle çay fiyatını bu sene 2,90 olarak belirledik. 2,90 lira, artı 13 kuruş destekleme, 3,03 lira. Mazot ve gübre desteği de devam ediyor.”

1,5 MİLYAR LİRA TARIMSAL HASILA

Son 17 yılda Rize’ye Tarım ve Orman Bakanlığı olarak 2,6 milyon lira sadece hibe verdiklerini belirten Pakdemirli, “Tarımsal desteklerimiz 3,1 milyondan 282 milyona gelmiş, tam 90 misli artırmışız. Bununla beraber tarımsal hasılamız da üreticimizle hakkını vererek tarımsal hasılamız 4 kat artırmış. Yani 386 milyondan 1,5 milyar liraya tarımsal hâsıla artmış.” diye konuştu.

Pakdemirli, son 17 yılda Rize’ye 880 milyon lira yatırım yaptıklarına değinerek, “56 dere ıslahı, 21 taşkın koruma tesisi, 8 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Şehir ormanı, bal ormanı, 6 mesire yeri tesis ettik. 2 bin 600 orman köylüsüne 19 milyon lira hibe desteği sağladık.” ifadesini kullandı.

Türkiye dışında 30 ülkede daha çay üretildiğine değinen Bakan Pakdemirli, “Ama bana göre dünyanın en güzel çayını biz üretiyoruz. Bununla beraber tabii ki kendimizi de rehavete kaptırmamamız gerekiyor. Bu güzel ülkede güzel ürettiğimiz çayların daha da güzel olması için çaba sarf edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Pakdemirli, ÇAYKUR’un bugüne kadar ürettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Katma değer üretti, marka üretti. Hakikaten ÇAYKUR bir devlet kuruluşu olmasına rağmen ticari piyasalarla rekabet edebilecek bir güçte ve büyüklükle bir marka yarattı. Bu tabii ki de sadece ÇAYKUR değil, bölge üreticisiyle beraber de yürütülüyor çünkü tarım ürünlerinin, gıda ürünlerinin çevrildiği dönemlerde mutlaka ve mutlaka işin tarım tarafı olması gerekiyor. Bölge üreticisiyle beraber çok büyük bir marka ortaya çıktı.”

Pakdemirli, 2018 yılında aşağı yukarı kabaca 732 bin ton yaş çay alımını ÇAYKUR’un yaptığını ifade ederek, müstahsile de 1 milyar 768 milyon lira peşin ödemede bulunduğunu kaydetti.

“GAYRETİMİZ BÖLGEMİZDEKİ ÇAY ÜRETİCİMİZİ MAĞDUR ETMEMEK”

ÇAYKUR’un 2018’de 134 bin ton kuru çay ürettiğini kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Satış olarak da 105 bin ton civarında satışla 2018 yılını kapatmış olduk. Bakanlığımız 2018 yılında budama desteği olarak 166 milyon lira ürün kaybı bedelini de 22 Haziran 2018’de ödemiştir. Destekleme primi olarak da 192 milyon lirayı 22 Mart 2019 tarihinde Bakanlığımız ödedi. Tüm amacımız, gayretimiz bölgemizdeki çay üreticimizi, müstahsilimizi mağdur etmemek. Devlet imkânları müsait olduğu sürece en hızlı şekilde destekleme primlerini ödeme gayretinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Organik çay için de ÇAYKUR bütçesinden de 68 milyon lira ek ödememizi yapmış bulunuyoruz.”

Pakdemirli, çay bahçelerinin yaşlandığını ve yenilenmesi gerektiğini belirterek, Bakanlık olarak bu konuda da üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

Yakın bir zamanda da en yaşlılardan başlamak üzere pilot projelerle bu işleri yapacaklarını aktaran Pakdemirli, “Hep birlikte her zaman Bakanlığımız sizlerin emrinde, il müdürlüğümüz, ilçe müdürlüklerimiz sizlerin emrinde. Bu bahçelerin yenilenmesi ile ilgili en azından en hızlı hareket etme konusunda biz her türlü teknik desteği vermeye hazırız. Plan vermeye hazırız.” diye konuştu.

Kaçak çayla ilgili de değerlendirmede bulunan Pakdemirli, “Devlet ve hükümet olarak da kaçak çayın Türkiye’ye girmemesi için her türlü tedbir alınmıştır, alınmaya da devam edecektir.” dedi.

BAYRAMA KADAR 3,4 MİLYAR LİRA DESTEK…

Ankara’da çiftçilerle iftarda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bayrama kadar 2,4 katrilyon kütlü pamuk, 662 trilyon yağlık ayçiçeği ve 385 trilyon çiğ süt desteği ödemelerini yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu’nda çiftçilerimizle iftarda bir araya geldi.

“TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ DAHA DA ARTACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında, güçlü ülkenin kendini tarım, hayvancılık ve gıda alanlarında ispatlamış ülke olduğunu belirterek, 21’inci yüzyılda da tarım ve gıda alanının su, enerji ve teknolojiyle beraber stratejik sektör olma konumunu sürdürdüğüne işaret etti. 

Gelecekte tarımın stratejik öneminin daha da artacağını vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla yapılan barajlar, sulama tesisleri, tohum ve gübre konusunda attıkları adımlarla uygulanan destek politikalarıyla son 17 yılda tarım alanında Türkiye’ye yeni bir vizyon kazandırdıklarını söyledi. 

Erdoğan, üreticilere bugüne kadar yaklaşık 130 katrilyon liralık nakit hibe desteği verdiklerini belirterek, “Bu sene destek miktarını, eski rakamla söylüyorum 16 katrilyon liranın üzerine çıkartıyoruz. Gübre ve yemden alınan KDV’yi tamamen kaldırmanın yanında ‘mazotun yarısı sizden yarısı bizden’ diyerek çiftçilerimizin üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürüyoruz. Hayvancılık destekleri kapsamında 2003 yılından bugüne kadar toplam 32 katrilyon lira, ormancılık alanında ise 16,3 katrilyon lira destek verdik.” ifadelerini kullandı. 

Üreticilerin uygun koşullarda finansmana ulaşmasını temin ettiklerine vurgu yapan Erdoğan, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2019 yılının ilk 3 ayında 11,5 katrilyon lira tarımsal kredi kullandırıldığını söyledi. 

Erdoğan, IPARD programı kaynaklarıyla  25 binden fazla projeye de 9 milyar liralık hibe sağladıklarını aktararak, bu hibelerle kırsalda 20 milyar lira yatırım yapıldığını ve 200 bin yeni istihdam oluştuğunu söyledi.

IPARD kapsamında bu yıl 2 milyar liralık yeni kırsal kalkınma başvurusuna çıktıklarını ve şu anda proje alma sürecinin devam ettiğini bildiren Erdoğan, “Tüm çiftçilerimizi bu imkândan faydalanmaya davet ediyorum.” dedi.

“ORMAN VARLIĞINI ARTIRAN NADİR ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman köylülerinin hem ferdi hem de kooperatifler yoluyla kredilerden yararlanmalarına imkân tanıdıklarını da belirterek, “3-5 ağacın taşınması bahanesiyle sokakları yakan vandallara inat orman varlığını artıran nadir ülkelerden biriyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de yaklaşık 21 milyon hektar olan orman alanını 2023’te 23 milyon hektara getirmeyi planladıklarını vurgulayarak, “2002 yılında hiç olmayan bal ormanı sayısını 2019 yılında 514 adede çıkardık. 2023 yılında 730’a taşımayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye 17 yıl öncesine göre daha yeşil bir ülke haline geldiyse bunda hayata geçirdiğimiz politikaların çok ciddi katkısı var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bitkisel üretimde başta buğday, mısır, çeltik ve ayçiçeği olmak üzere birçok üründe cumhuriyet tarihinin üretim rekorlarını kırdıklarını belirten Erdoğan, 2002’de 97 milyon ton olan bitkisel üretimi 2019’da 122 milyon tona çıkardıklarını, 2023’te bu rakamı 140 milyon tona getirmeyi ümit ettiklerini söyledi.

2023’te buğday üretimini 22 milyon tona, baklagiller üretimini 1,5 milyon tona, pamuk üretimini ise 3 milyon tona ulaştırmakta kararlı olduklarını ifade eden Erdoğan, “Büyükbaş hayvan sayısını 2019’da 17,5 milyon başa, 2023’te ise 19 milyon başa çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde 2002 yılında 32 milyon baş olan küçükbaş hayvan sayısını, 2019 yılında 53 milyon başa, 2023 yılında ise sürü büyütme projemizle 100 milyon başa yükseltmeyi planlıyoruz.” dedi.

Süt üretimini 2023’te 24 milyon tona, kırmızı et üretimini ise 1,7 milyon tona taşıyacaklarının altını çizen Erdoğan, üretimdeki artışlar sayesinde kişi başı süt tüketiminin 122 litreden 258 litreye yükseldiğine dikkati çekti.

Erdoğan, aynı şekilde kırmızı et tüketiminin 6,1 kilodan 15 kiloya çıktığını belirterek, “Halen et fiyatlarının arzu ettiğimiz seviyelerde olmadığını biliyorum. İnsanımıza eti uygun fiyattan yedirmekte kararlıyız. Bununla ilgili üreticilerimizin taleplerini de dikkate alarak maliyetlerinizi düşürecek, üretimi teşvik edecek politikalara daha fazla ağırlık vereceğiz.” diye konuştu.

“RAKAMLAR DÜNYA FİYATLARININ ÜZERİNDEDİR”

Bu sene buğday ve arpa alım fiyatını erkenden açıkladıklarını anımsatan Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından geçen yıl ton başına bin 50 liradan alınan sert ekmeklik buğdayın fiyatının bu yıl yüzde 29 artışla ton başına bin 350 lira olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Kaliteli ürüne verilen yüzde 4’e varan prim ve ton başına 200 lirayı geçen desteklerle üreticimiz ton başına bin 600 lira gelir elde edebilecektir. Her ne kadar muhalefet bilmeden konuşsa da bu rakamlar dünya fiyatlarının üzerindedir.” dedi.

Arpa alım fiyatının da yüzde 33 artışla ton başına bin 100 lira olarak belirlendiğini, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı üreticilere buğday ve arpa için yaklaşık 200 lira prim, mazot, gübre desteği ödemesi yapılacağını bildirdi.

TARIM ŞURASI EYLÜLDE TOPLANACAK 

Bayrama kadar yapılacak desteklerin müjdesini de veren Erdoğan, şunları söyledi:

“İnşallah bayrama kadar 2,4 katrilyon kütlü pamuk desteği, 662 trilyon yağlık ayçiçeği desteği ve 385 trilyon çiğ süt desteği ödemelerini yapıyoruz. Böylece toplamda 3 milyar 447 milyon lira destek ödemesi yapmış olacağız. Bunun yanında Türk çiftçisini teknolojik bakımdan daha avantajlı konuma getirecek projeleri de tek tek hayata geçiriyoruz.

Ülkemizin ilk ve hem milli hem yerli elektrikli traktörünün prototipini tamamladık. Daha neler olacak neler, yakın zamanda tanıtımını yapacak, akabinde seri üretime geçeceğiz.

Ayrıca 2004 yılından bu yana gerçekleştirilmeyen Tarım Şurasını da eylül ayında topluyoruz. Tüm paydaşların katılacağı şurada hem son 10 yılın kapsamlı bir değerlendirmesini yapacak hem de gelecek döneme dair yol haritamızı çıkaracağız.”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de programda yaptığı konuşmada, son 15 yılda reel fiyatlarla tarımsal hasılanın 1,5 kat, et üretiminin 3 kat, balık üretiminin 5 kat, süt üretiminin 2 kat, tarımsal ihracatın 4 kat ve hayvansal ürün ihracatının da 10 kat arttığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu başarının daha da ileriye gitmesi için çalıştıklarını dile getiren Pakdemirli, “Gıda tedariki, Türkiye’de yüzde 80 aile işletmeleri tarafından yapılıyor. Aile işletmeleri demek gıda güvenilirliği demek. Gıda güvenilirliği için mutlaka aile işletmelerine destek vermemiz gerekiyor. Büyük işletmeler, ufak bir zararda sektörden çıkıyorlar ama aile işletmeleri sabrediyor ve sonunda kazanıyor.” diye konuştu.

Pakdemirli, tohumdan sofraya çiftçilerin en çok emek harcayan kesim olduğunu ifade ederek, buna karşılık çiftçilerin her zaman en çok kazanan kesim olmadığını kaydetti.

Bir ürünün bazen tarlada 1 lirayken sofraya 4 liraya gelebildiğine işaret eden Pakdemirli, “Biz diyoruz ki tarladaki ürün 1 lira olmasın, 2 lira olsun, sofradaki de 4 değil, 3 lira olsun. Bu şiarla Ticaret Bakanlığımız ile birlikte bir yasa çalışmamazı var. Hem perakende yasasını hem de hal yasasını beraberce çalışıyoruz. Bundan sonra üreticimizin lehine bu yasayı en yakın zamanda meclise göndereceğiz.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DEKİ 32 MİLYON PARSELİ DİJİTALLEŞTİRDİK”

Artık tarımın teknolojiden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizen Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Tarım alanında Türkiye’de devlet olarak yapay zekâyı, dronları ve uyduları kullanmaya başladık. Türkiye’deki 32 milyon parseli dijitalleştirdik. Ne ekili ve ne kadar hasat edeceğiz onu görebiliyoruz. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz sayesinde de çiftçimiz hava şartlarından kaynaklı zarara uğramasın diye tahmin ve uyarılar yayımlıyoruz.

Bizim iktidarlarımızda 8 kat desteklerimiz arttı. Destekleri sadeleştirmemiz gerekiyor. Bununla ilgili de çalışmalarımızı yapıyoruz. Bununla birlikte bürokrasiyi, sizden istediğimiz kâğıdı azaltmamız gerekiyor. Size şunu müjdelemek istiyorum. Çok yakın bir gelecekte e-devlet üzerinden her işleminizi yapacak hale geleceksiniz.”

Pakdemirli, başarı örneği çok olmamakla birlikte kooperatiflerin de çok önemli olduğunu vurguladı, bu konuda erkeklere göre daha tertipli ve çalışkan olan kadınların öncü olması gerektiğini söyledi.