ÜRETİCİMİZE 400 MİLYON LİRALIK YENİ HİBE DESTEĞİ

“YÜZDE 65’E KADAR OLAN BU HİBEYİ KAÇIRMAYIN”

IPARD II- 6’ncı Başvuru Çağrısı İlanı Tanıtım Programı’nda konuşan Bakan Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı-II (IPARD) 6’ncı Başvuru Çağrısı ile toplam 60 milyon avro hibeyi üretici ve yatırımcılara sunduklarını belirterek, “42 ilimizdeki tüm üreticilerimize söylüyorum, ‘Durmayın, beklemeyin, bize gelin, yüzde 65’e kadar olan bu hibeyi kaçırmayın.’ Bugün itibarıyla proje hazırlama süresi başladı. Projelerini hazırlayıp sunmak için üreticimize 3 ay süre veriyoruz.” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı-II (IPARD) 6’ncı Başvuru Çağrısı İlanı Tanıtım Programı’na katıldı. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, kırsalı daha çok desteklemek için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Kırsaldaki yatırımları artırmak, üretime katkı sağlamak, istihdama destek olmak için yeni bir hibe paketini açıkladıklarını ifade eden Pakdemirli, yatırım yapan, yeni istihdam oluşturan, ülkeye katma değer sağlayan her girişimcinin yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

“IPARD KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR 4 MİLYAR LİRA HİBE DESTEĞİ SAĞLADIK” 

Pakdemirli, Avrupa Birliği’nin (AB) kırsal kalkınma hibesi IPARD’ı uygulayan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) 42 ilde kırsal kalkınma hibelerini yatırımcılara sunduğuna işaret ederek, “IPARD Programı kapsamında bugüne kadar 14 binden fazla projeye, yaklaşık 4 milyar lira hibe desteği sağladık. Bu hibeler sayesinde kırsal alanlarımızda 10 milyar lira tutarında yatırım yapıldı, 60 bin yeni istihdam oluştu.” diye konuştu. 

Bakan Pakdemirli, IPARD-II kapsamındaki 5. Başvuru Çağrısı’nı Şubat ayında açıkladıklarını belirterek, “250 milyon avro (yaklaşık 1,5 milyar lira) hibe bütçeli 5. çağrıda, hayvancılık ve işletme pazarlama yatırımlarını destekliyoruz. Bu çağrının başvuru süreci devam ediyor.” ifadesini kullandı.

Tanıtım toplantısıyla “Kırsal Ekonomik Faaliyetlerin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbirinde” 6’ncı Başvuru Çağrısı’na çıktıkları bilgisini veren Pakdemirli, IPARD-II 6’ncı Başvuru Çağrısı ile toplam 60 milyon avro, yani yaklaşık 400 milyon liralık hibeyi üretici ve yatırımcıya sunduklarını bildirdi.

“DAHA ÇOK KÜÇÜK YATIRIMCI DESTEKLENECEK”

Pakdemirli, 60 milyon avroluk çağrı bütçesinin yüzde 75’inin AB, yüzde 25’inin ise ulusal kaynaktan oluştuğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Daha çok küçük yatırımcıların desteklenmesinin ön planda olacağı bu hibe paketinde 7 alt sektörü destekleyeceğiz. Bu hibe paketinde, kırsaldaki istihdama doğrudan katkı sağlayacak gençlerimize ve kadınlarımıza önemli avantajlar sağlayacak konular bulunuyor. Desteklenecek alanlar arasında süs bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, mantar, fide ve fidan ile çiçek soğanı üretim yatırımları, arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve paketlenmesi yatırımları yer alıyor. Zanaatkarlık, yöresel tarım ve gıda ürünlerinin üretimini, kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetlerini, kültür balıkçılığını, yenilebilir enerji tesisleri ile kooperatif ve üretici örgütleri için makine parkları kurulumunu bu çağrı kapsamında destekliyoruz.”

ÜRETİCİLERE 3 AY SÜRE

Pakdemirli, söz konusu sektörlerde yapılacak yatırımların 500 bin avrodan (yaklaşık 3 milyon lira) fazla kısmına yüzde 55 ile 65 arasında hibe vereceklerini söyledi. 

IPARD kapsamında kredi ve borç değil, hibe verdiklerini vurgulayan Pakdemirli, “Yani geri ödemesi olmayan, yatırım desteği veriyoruz. 42 ilimizdeki tüm üreticilerimize söylüyorum, ‘Durmayın, beklemeyin, bize gelin, yüzde 65’e kadar olan bu hibeyi kaçırmayın.’ Bugün itibarıyla proje hazırlama süresi başladı. Projelerini hazırlayıp sunmak için üreticimize 3 ay süre veriyoruz. Başvuruların TKDK il koordinatörlüklerine teslim tarihleri 8 Temmuz ile 23 Ağustos arasında olacak. Durmayın, beklemeyin, projelerinizi hazırlamaya başlayın.” dedi. 

Kırsalda kurulan yerel grupların faaliyetlerini destekleyecek “LEADER Tedbiri”nin akreditasyonunu başarıyla tamamladıklarını belirten Pakdemirli, “Kırsala yeni bir yaklaşım getiren bu tedbir kapsamında, ön başvuru çağrı ilanına geçen ay çıktık. LEADER ve Kırsal Ağ Uygulaması bizim de önem verdiğimiz bir tedbirdir. Ön çağrı ilanı sonunda asıl çağrıya çıkarak projeleri alacağız. Böylece AB’ye aday ülkeler içinde LEADER Tedbiri’nde ilk çağrıya çıkan ülke olacağız.” diye konuştu. 

“5’İNCİ BAŞVURU ÇAĞRISI İÇİN SON BAŞVURU SÜRELERİNİ UZATIYORUZ”

Pakdemirli, 5’inci Başvuru Çağrısı kapsamında “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar Tedbiri”nde 17 Mayıs olan son başvuru tarihini 31 Mayıs’a, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili, Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri”nde ise 24 Mayıs olan başvuru tarihini 13 Haziran’a uzattıklarını bildirdi.

Bu süreleri daha fazla uzatmayacaklarını dile getiren Pakdemirli, “Çünkü, aldığımız projelerle hızlıca hibe sözleşmesi imzalamayı ve yatırıma geçmelerini istiyoruz. İlerleyen dönemlerde yeni başvuru çağrılarımız olacaktır. Bakanlığımızın kırsal kalkınmaya sağladığı destekler artarak devam edecektir.” ifadesini kullandı.

“BU MİLLET HİÇ KİMSENİN ESARETİ ALTINA GİRMEZ

Ankara’da şehit ve gazi aileleri için düzenlenen iftarda konuşan Bakan Pakdemirli, Türkiye ile uğraşanların, bu milletin hiç kimsenin esareti altına girmeyeceğini bilmesi gerektiğini ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğünce, şehit ve gazi aileleri için genel müdürlükte düzenlenen iftar programına iştirak etti. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, Anadolu topraklarının yüzlerce yıldır şehit kanlarıyla sulandığını söyledi.

Türkiye ile uğraşanların, bu milletin hiç kimsenin esareti altına girmeyeceğini bilmesi gerektiğini belirten Pakdemirli, “Ülkemizin güneydoğusunda bir sınavdan geçiyoruz, hakikaten dertli bir coğrafyadayız. Hepimiz vatandaşlar olarak, şehit ve gazi ailelerimiz olarak bu milletin bir bireyi olmanın bedelini ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. 15 Temmuz’u yaşadık, demokratik bir iktidarı devirmeye kalktılar. Bunların hepsi hafızalarımıza kazındı.” diye konuştu.

Zorlukların üstesinden birlik ve dirlik içinde olarak gelinebileceğini dile getiren Pakdemirli, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet şiarını benimseyen herkesin yanında olacaklarını kaydetti.

Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin 21. yüzyılda dünyanın refahından daha fazla pay alan, dünyanın zengin ve bölgesinin güçlü ülkelerinden biri olacağına işaret etti.

RAMAZAN’DA GIDA DENETİMLERİYLE FIRSATÇILARA GÖZ AÇTIRILMAYACAK

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle tüketimi artacak ürünleri imal eden işletmelere yönelik denetimlere ağırlık vereceklerini belirterek, “Özellikle toplu iftar alanları, üretim yerleri ve ‘Ramazan paketi’ adı altında muhtelif gıdaları içeren paketlerin satış ve dağıtımının yapıldığı iş yerlerinin denetimi konusunda, 81 il müdürlüğümüze talimat verdik.” dedi.

Bakan Dr. Pakdemirli, gıda zincirinin tüm aşamalarında tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sağlanmasının Bakanlığın sorumluluğunda olduğunu anımsattı.

Pakdemirli, üretilen, ithal edilen ve satışa sunulan gıda maddelerinin güvenirliliğine yönelik denetimlerin, il bazında hazırlanan aylık denetim programlarıyla ürün ve risk bazında hazırlanan yıllık denetim programları çerçevesinde yürütüldüğünü dile getirdi. 

Yaklaşan ramazan ayı nedeniyle halkın beslenme alışkanlıklarında oluşacak değişiklikler göz önünde bulundurularak, tüketimi artacak ürünleri imal eden işletmelere yönelik denetimlere ağırlık vereceklerini ifade eden Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Özellikle toplu iftarların yapıldığı yerler ve tedarik sağlayan şirketler, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, tatlı ve pastacılık ürünleri, şekerleme, unlu mamuller, ekmek ve pide üreten işletmeler ile ‘Ramazan paketi’ adı altında muhtelif gıdaları içeren paketlerin satış ve dağıtımının yapıldığı iş yerlerinin denetimi için, 81 il müdürlüğümüze ramazan ayına özel denetim programı oluşturmaları yönünde talimat verdik.” 

Bakanlık olarak yılbaşından bu güne kadar ülke genelinde gıda satış ve toplu tüketim yerlerinde 271 bin 536, üretim yerlerinde 50 bin 725 olmak üzere toplam 322 bin 261 denetim gerçekleştirdiklerini anlatan Pakdemirli, bu denetimler sonucunda gıda işletmelerine toplam 3 bin 432 yasal işlem uyguladıklarını bildirdi. 

Pakdemirli, vatandaşların huzurlu ve sağlıklı bir ramazan ayı geçirmesi için kamu sağlığı ve tüketici menfaatlerini korumaya yönelik çalışmalarının artarak devam edeceğini belirtti. 

TÜKETİCİLERE GIDA ALIŞVERİŞİ UYARISI

Pakdemirli, tüketicilerin gıda ürünleri alırken dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, gıdaların etiketlerinde öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığının kayıt veya onay numarası ile ithal ürünün ithalat izinlerinin olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. 

Ürünün etiketlerde nasıl adlandırıldığına dikkat edilerek içindekiler bölümünün incelenmesi uyarısında bulunan Pakdemirli, ürünün özelliklerinin etiket bilgileriyle karşılaştırılmasının önemine işaret etti. 

Etiketteki bilgilerin okunmayacak derecede silik olmaması gerektiğini ifade eden Pakdemirli, ürünün üzerinde gerekli uyarı ve açıklamaların yazılmış olması konusunda da tüketicileri uyardı. Pakdemirli, ürün satın alırken önemsenmesi gereken diğer unsurları ise şöyle sıraladı:

“Ürünün etiketi üzerin­deki son tüketim tarihi veya tavsiye edilen tüketim tarihi dikkatle okunmalı. Son tüketim tarihi geçmiş ürünler alınmamalı ve Alo 174 Gıda Hattına, Tarım İletişim Merkezi (TİMER 180) veya en yakın Tarım ve Orman il/ilçe müdürlüklerine bildirilmeli. Gıdalar, uygun koşullarda muhafaza edilme­li, hazırlanmalı ve tüketilmeli. Her ürünün kendine özgü muhafaza şartlarında (sıcaklık, nem, ışık, vb.) satışa sunulup sunulmadığı kontrol edilmeli. Teknik ve hijye­nik koşullara uygun olmayan açıkta satılan gıdalar ile ambalajı yırtılmış, bozulmuş ve deforme olmuş ürünler satın alınmamalı. Dökme olarak (orijinal ambalajından çıka­rılmış) satın alınan gıdaların etiket bilgileri (son tüketim tarihi, üretici firma vb.) mut­laka istenmeli.”

İŞTE DETAYLAR… 2019 DÖNEMİ HUBUBAT ALIM FİYATLARI…

Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğünce, ülke genelindeki yaklaşık 270 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda hububat alımı yapılacak.

Ülkemizde hububat hasadı Mayıs ayının ikinci yarısında başlaması öngörülüyor. Bu kapsamda TMO, hububat alım fiyat ve politikalarını belirlemiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından da sert ekmeklik buğday ve arpa alım fiyatı açıklandı. 

TMO, Türkiye genelinde bulunan yaklaşık 270 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda (yaklaşık 80 nokta) alım faaliyeti gösterecek. Üreticilerimizin lisanslı depoları kullanmaları menfaatlerine olacaktır. Nitekim lisanslı depolara ürün teslim edilmesi halinde yüzde 2 stopaj, yüzde 2 SGK prim kesintisi muafiyeti, ton başına 25 lira nakliye desteği, araç başına da 25 lira analiz desteği sağlamış olacaklar. Ayrıca depo kira ücreti desteğinin yanında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden ürün bedelinin yüzde 75’ine kadar sıfır faizli 9 ay vadeli kredi kullanma imkânı ile peşin ödeme gibi avantajlara da kavuşmuş olacakalar.

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerden belgelerindeki üretim miktarının tamamı satın alınacak. ÇKS’ya kayıtlı olmayan kesimler ise, üreticiden aldığını belgelemek kaydıyla, stoklarındaki ürünü 1 Kasım’dan itibaren TMO’ya satabilecek.

FAİZİN YÜZDE 25’İ TMO’DAN

TMO, üreticilerimizin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek için randevulu alım sistemine devam edecek ve  TMO, altyapısı uygun borsalarda alım yapacak.

Borsa üzerinden alım yapan iş yerlerinde üreticiler, randevu alarak hem borsalar üzerinden hem de doğrudan iş yerlerine gelerek ürünlerini TMO’ya satabilecek. Pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak. TMO ile protokol imzalayan lisanslı depolara ürün teslim eden üretici ve tüccar, ürünlerini elektronik ürün senedi (ELÜS) ile TMO’ya satabilecek. Ürününü TMO depolarına emanete bırakan üreticiler TMO’dan yüzde 30 avans alabilecek.

Üretici ve tüccar, emanete bırakılan ürünler için TMO’nun anlaşmalı olduğu bankalardan kredi kullanabilecek. Bankalardan makbuz senedi ile kredi kullanan tüm kesimlerin bankalara olan yükümlülüklerini yerine getirerek ürünlerini TMO’ya satmamaları durumunda bankalara ödemiş oldukları faizin yüzde 25’i TMO tarafından karşılanacak.

Ürün bedeli ödemeleri, ürünün TMO’ya teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. Ayrıca ürününü lisanslı depolar üzerinden ELÜS olarak TMO’ya satanlara ödemeleri peşin yapılacak.

ALIM FİYATLARI

Üreticilerden bu yıl da boşaltma ücreti alınmayacak ve böylece üreticinin ton başına ilave 9,4 lira kazancı olacak.

2018 yılında ton başına bin 50 lira olarak açıklanan kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday fiyatı bu yıl yüzde 29 artışla ton başına bin 350 lira olarak belirlendi. Buğdayın kalitesine göre açıklanan fiyatlar üzerine ayrıca yüzde 4’e kadar ilave fiyat uygulanacak. Bu şekilde kaliteli ürünün fiyatı ton başına bin 400 lirayı geçecek. Bu fiyatlara ilave olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından buğdayda ton başına 100 lira prim ödemesi ile gübre, mazot ve sertifikalı tohumluk gibi destek ödemeleri de yapılacak.

Kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday için ton başına belirlenen bin 350 lira alım fiyatı, bakanlıkça verilen yaklaşık 200 lira prim ve diğer desteklerle birlikte ton başına bin 550 liraya kadar yükseliyor. Açıklanan bu fiyatla üretici maliyete göre yüzde 41, yani ton başına 450 lira gelir elde etmiş olacak. 

2018 yılında ton başına bin 100 lira olarak açıklanan makarnalık buğday fiyatı ise yüzde 32 artışla ton başına bin 450 lira olarak belirlendi. Geçen yıl ton başına 825 lira olarak açıklanan arpa fiyatı da yüzde 33 artışla bin 100 lira oldu. Geçen yıl ton başına 800 lira olan çavdar, yulaf ve tritikale fiyatı 2019’da yüzde 28 artışla ton başına bin 25 lira olarak belirlendi.

“TARIM TOPRAKLARIMIZ AVRUPA’NIN EN AZ KİRLETİLMİŞ TOPRAKLARI ARASINDADIR”

“BİYOÇEŞİTLİLİĞİN YOK, OLMASI HAYATIN YOK OLMASIDIR”

İzmir’de “Türkiye’de Biyoçeşitlilik” etkinliğinde konuşan Bakan Pakdemirli,  dünya çapında biyolojik çeşitlilikte endişe verici bir düşüş gözlenmesine rağmen Türkiye’nin karasal ve sucul sistemlerinin Avrupa’nın en az kirli habitatları arasında yer aldığını belirtti. 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir programı kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile akademisyenler tarafından hazırlanan “Türkiye’de Biyoçeşitlilik” kitabının tanıtımına katıldı. 

Türkiye’nin biyoçeşitlilik açısından dünyanın şanslı ülkeleri arasında olduğunu, bu zenginliği gelecek nesillere aktarmak için Bakanlık olarak yoğun çaba sarf ettiklerini dile getiren Bakan Pakdemirli, doğaya rağmen değil, doğayla birlikte yaşamın şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kırsal kalkınmayı, tarımı, ormancılığı ve hayvancılığı bu bilinçle geliştirdiklerini vurgulayan Pakdemirli, biyoçeşitlilik kaybının ekosistemlerin verimliliğinin de kaybı anlamına geldiğinin altını çizdi.

“BİYOÇEŞİTLİLİK HAYATTIR”

Bakan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Biyoçeşitliliğin yok olması hayatın yok olmasıdır. Bunun için düzenlediğimiz etkinlikte sloganımızı ‘biyoçeşitlilik hayattır’ olarak belirledik. Dünya çapında biyolojik çeşitlilikte endişe verici bir düşüş gözlenmesine rağmen ne mutludur ki Türkiye’nin karasal ve sucul sistemleri, Avrupa’nın en az kirli habitatları arasında yer almaktadır. Benzer şekilde ticari gübreler ve kimyasalların sınırlı kullanımı nedeniyle tarım topraklarımız da Avrupa’nın en az kirletilmiş toprakları arasındadır. Üç kıtanın birleşme noktasında yer alan ülkemiz, biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta gibidir. Tarım, orman, dağ, bozkır, sulak alan, kıyı ve deniz ekosistemlerine ve bu ekosistemlerin farklı formlarına ve farklı kombinasyonlarına sahiptir.

Avrupa kıtasının tamamında bulunan tür sayısı 12 bin 500 civarındayken ülkemizde tanımlanmış tohumlu bitki türü sayısı 9 binin üzerinde, tür ve tür altı takson sayısı ise 11 bin civarındadır. Sahip olduğu bitki türlerinin üçte biri endemik olan Anadolu coğrafyası, fauna açısından da bulunduğumuz kuşak itibarıyla oldukça zengindir.” 

120 BİN TOHUM ÖRNEĞİ KORUNUYOR

Türkiye’deki biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla çalışmalar yürüttüklerini aktaran Pakdemirli, 2 tohum gen bankasında yaklaşık 120 bin tohum örneğini, arazi gen bankasında ise 10 bin civarında canlı örneği koruduklarını söyledi. 

Pakdemirli, ülke tarihindeki en geniş iş birliği ile yerli ırkların performansını geliştiren ıslah programları yürüttüklerini ve bu sayede pek çok ırkın koruma altına alındığını ifade ederek, “Türlere ait tehditler ve öneriler ile türlerin kullanım amaçlarını belirlediğimiz Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olacak ulusal biyolojik envanter çalışmamızı bu yıl tamamlıyoruz. Ekonomik değere sahip tıbbi aromatik bitkilerimizi de bu vesileyle tespit ettik. Ayrıca korunması ve izlenmesi gereken hassas tür ve alanları tespit ederek izlemeye aldık. Nesli tehlike altındaki 79 türü koruma altına aldık. Çeşitli türleri üretip doğaya salıyor, gerektiğinde yaşama alanlarını taşıyarak nesillerinin devamını sağlıyoruz.” dedi. 

TÜRKİYE YÜZÖLÇÜMÜNÜN YÜZDE 7’Sİ KORUNAN ALAN STATÜSÜNDE 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, biyoçeşitliliğin zengin olduğu alanları özel statüde koruduklarını ve Türkiye’nin yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 7’sinin korunan alan statüsünde olduğunu söyledi. 

Biyolojik kaynakların izinsiz yurt dışına çıkarılmasına karşı caydırıcı tedbirler aldıklarının altını çizen Pakdemirli, “Coğrafyamızdaki geleneksel bilgileri uluslararası koruma altına alacak ve ilaç sektörüne önemli girdiler sağlayacak diğer bir projemizi 2023 yılı sonunda tamamlamayı planlıyoruz. Anadolu topraklarımızın antik çağlara dayanan olağanüstü tarımsal mirasından kaynaklı zengin genetik çeşitliliği aşikârdır. Tüm bu genetik kaynaklarımıza ait bilgileri ‘Genetik Kaynakları Veri Tabanı’ ile tek çatı altında topladık.” diye konuştu.

Pakdemirli, dünyanın en eski tapınak merkezi olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Şanlıurfa’daki Göbeklitepe kazı çalışmalarında buğday taneleri bulunduğunu hatırlatarak, Anadolu’nun buğdayın yanı sıra mercimek ve nohut gibi pek çok temel tarımsal ürünün ana vatanı olduğunu söyledi. 

Biyoçeşitliliğin ancak hayvancılık, tarım ve ormancılık politikalarının entegre yaklaşımıyla korunabileceğine işaret eden Pakdemirli, Türkiye olarak bu konudaki tecrübeleri diğer ülkelerle paylaşmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından “Türkiye’nin Biyoçeşitliliği” kitabına katkı sunan kişilere plaket verildi.

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN BALKAN ÇİFTÇİ ÇOCUKLARINA ZİYARET

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Balkan ülkelerinden gelen çiftçi çocuklarıyla bir araya geldi.

Bakan Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisi Güvercinlik yerleşkesi misafirhanesinde “Balkan Çiftçi Çocukları Türkiye’de” projesi kapsamında Türkiye’de olan çiftçi çocuklarını ziyaret etti.

Bakan Pakdemirli ziyaretinde, Balkan ülkelerinden gelen çiftçi çocuklarını ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Tüm kardeşlerimize hoş geldiniz diyorum. Burada kendinizi evinizde hissedin. Ben de ailesi zamanında Balkanlar’dan Türkiye’ye göçmüş bir aileden geliyorum. 23 Nisan dolayısıyla çocuklarımızla bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün çocuklara bir armağanı var, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmiş. Burada olmanızdan dolayı son derece mutluluk duyuyorum”  diye konuştu.

Makedonya yöresine özgü halk oyunları ve dans gösterisi sergileyen çocuklar, Bakan Pakdemirli ile fotoğraf da çektirdi.

ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİDİR

Çocuklarımızın geleceği üzerine hepimizin çok güzel hayalleri ve idealleri var. Çocuklarımız, ülkemizin teminatıdır, geleceğimizdir.Bu vesileyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında bulunan tüm kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz şehitlerimize rahmet diliyor, bütün milletimizin ve özellikle çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum.

8. CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL, VEFATININ 26. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI

Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatının 26. yılında Anıtmezar’da düzenlenen programla anıldı.

Topkapı’daki Anıtmezar’da gerçekleştirilen törene, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve vatandaşlar katıldı.

Turgut Özal’ın öz geçmişinin okunduğu törende, Anıtmezar’a Cumhurbaşkanlığı çelengi konuldu, saygı duruşunda bulunuldu.

Kur-an’ı Kerim tilavetinin ardından, törene katılanlar Özal ailesine taziyelerini iletti.

Törende basına kısa bir açıklama yapan Bakan Pakdemirli, Özal’ın milletin gönlünde çok müstesna bir yeri olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Benim için aynı zamanda bir amcaydı. Bana hediye ettiği bir cep bilgisayarı vardı. Beni teknoloji ile tanıştıran insan odur. Etrafındaki herkesle ilgilenen, vatanını milletini çok seven biriydi. Kendini vatanına milletine vakfetmiş bir insandı. Ülkenin prangalarını kırması noktasında çok büyük faydası olmuştur. 70’li yıllarda ülke yönetilemiyordu Özal geldi, Türkiye iyi yönetilmeye başlandı. Bugünleri yaşıyorsak eğer Özal ve ekibine borçluyuz diye düşünüyorum.” 

“TÜRK MİLLET TURGUT ÖZAL’I ASLA UNUTMAYACAK”

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise Özal için şunları söyledi:

“Turgut Özal sadece bir lider, sadece bir siyasetçi değil, Türkiye’yi dünyaya açan, Türkiye’de ekonomide siyasette ve Türk insanının tüm dünyada öz güven kazanması için reformlar gerçekleştiren büyük bir insandır. Hayatı boyunca kendisini ülkemize hizmete adamış, hem bürokraside, hem siyasette unutulmaz hizmetleri Türkiye’ye kazandırmıştır. Onun yaptığı işler sağlığında kısmen anlaşılmış ama vefatından sonra Türkiye’yi nereden nereye getirdiğini, Türkiye’yi bir dünya ülkesi yaptığını bütün millet görmüştür. Nitekim vefatında milyonların cenazesine katılması ve ‘sivil cumhurbaşkanı’, ‘dindar cumhurbaşkanı’ gibi sloganlar onun ülke ve millet açısından ne anlama geldiğini en iyi şekilde göstermiştir. Allah rahmet eylesin, mekânını nur etsin. Türk millet Turgut Özal’ı asla unutmayacak.”

“BELARUS’TA YAPILACAK HER TÜRLÜ ALTYAPI VE ÜSTYAPI PROJESİNDE YER ALMAYA HAZIRIZ”

Türkiye-Belarus İş Forumu’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türk müteahhitlik firmalarının Belarus’ta yapılacak her türlü altyapı ve üstyapı projesinde yer almaya hazır olduğunu belirtti.

Pakdemirli, Belarus Başbakan Yardımcısı İgor Lyaşenko’nun katılımıyla bir otelde düzenlenen Türkiye-Belarus İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’nun ziyaretinin iki ülke ilişkilerine ivme kazandıracağını düşündüğünü söyledi. 

Belarus Karma Ekonomik Komisyon (KEK) 10. Dönem Toplantısı Eşbaşkanı olarak görevlendirildiğini dile getiren Pakdemirli, bu ülkenin Türkiye için çok önemli bir ticaret ve yatırım ortağı olduğunu ifade etti. Pakdemirli, “İki gün boyunca gerçekleşen KEK toplantıları kapsamında alınan kararlardan memnuniyet duydum. Söz konusu komisyon görüşmeleri kapsamında finanstan turizme, müteahhitlik yatırımlardan tarıma birçok başlık ele alındı, somut iş birliği adımları atıldı ve ortak çalışma grupları kuruldu.” dedi. 

Türkiye’nin, dünyanın 17’nci, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, “Türkiye ekonomisi, çevresindeki ülkelerde yaşanan iç savaş ve belirsizliklerle küresel durgunluk durumlarında dahi AB üyesi ülkelerin ortalamasından daha iyi bir performans sergileyerek büyümesini devam ettirebilmiştir. Türkiye, krizlere sahne olan 2018 yılında yüzde 2,6 büyümüş ve 3,5 milyondan fazla mülteciye de ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Türkiye her geçen gün Avrupa’nın ekonomik ve demografik ağırlık merkezlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir. 2002-2018 döneminde ihracatımız 4,5 kat artarak 2018 yılında 168 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Aynı dönemde toplam dış ticaret hacmimiz ise yaklaşık 5 kat artarak 391 milyar dolar seviyesine yükselmiştir.” diye konuştu.

“HEDEF 1 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİ”

İki ülke arasındaki ticaretin 2016 yılından bu yana istikrarlı olarak arttığını söyleyen Pakdemirli, şöyle devam etti:

“2018 yılında ülkemizin Belarus’a ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 4,2 artarak 439 milyon dolar, ithalatı yüzde 5,6 artarak 193 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Dış ticaret hacmimiz ise yüzde 4,6 artarak 632 milyon dolar seviyesine ulaştı. Söz konusu ticaret hacminin beklentilerimizin altında kaldığını belirtmek isterim. Sayın cumhurbaşkanlarımız hedefi belirledi, hedef 1 milyar dolar ticaret hacmi. Bu hedefe ulaşmak için hem mevcut potansiyelimizi artırmamız hem de yeni iş birliği alanları belirlememiz gerekiyor. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bu noktada, iş dünyasına da önemli görevler düşmektedir.”

Pakdemirli, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşması bulunan Türkiye’nin lojistik avantajıyla Avrupa, Asya, Orta Doğu, Afrika pazarlarına açılmak isteyen Belarus firmaları için bir kapı niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Belarus’un da Avrasya Ekonomik Topluluğu pazarına açılmak isteyen Türk firmalar için bir kapı niteliğinde olduğunu belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Bu kapıları birbirine bir köprüyle bağlayalım. Nehir, deniz ve kara taşımacılığıyla bu kapıları birbirine bağlayan köprüleri çeşitlendirelim. Kuzey-güney ulaşım koridorunu geliştirerek Viking güzergahını Türkiye’ye uzatalım. Bu fırsatları sadece Türkiye ile Belarus arasında değil, birlikte 3’üncü ülkelere yönelik olarak da değerlendirmenizi tavsiye ediyorum.” 

“ÇALIŞMA GRUBU KURULDU”

Mineral yakıtlar-yağlar, ilaçlar, boyalar, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik malzemeleri, inşaat malzemeleri, otomobil ana ve yan sanayi, iş makineleri sanayisi, orman ürünleri sanayisi sektörlerinde iki ülke arasında ticaret ve yatırım potansiyeli bulunduğunu vurgulayan Pakdemirli, “KEK Protokolü kapsamında Türkiye ve Belarus arasında, ikili ticarette potansiyel barındıran ürün gruplarının tespit edilerek ticaretinin önündeki engellerin kaldırılabilmesini teminen bir Ticaret Çalışma Grubu kuruldu.” bilgisini verdi. 

Pakdemirli, Türkiye’nin, başta telekom olmak üzere Belarus’taki toplam yatırım tutarının yaklaşık 1,3 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, KEK Protokolü kapsamında alınan karar doğrultusunda, Türkiye-Belarus Yatırım Forumu’nun ikincisinin 2020 yılında Minsk’te gerçekleştirilmesi konusunda çalışmalara başlanacağını bildirdi.

Türk müteahhitlik firmalarının Belarus’ta üstlendiği 927 milyon dolarlık proje bedelinin en kısa zamanda artacağından emin olduğunu ifade eden Pakdemirli, gelecek dönemde Türk firmalarının Belarus’ta yapılacak her türlü altyapı ve üstyapı projesinde yer almaya hazır olduğunu kaydetti.