AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI ALİYEV, TARIM VE ORMAN BAKANI PAKDEMİRLİ’Yİ KABUL ETTİ

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi kabul etti.  

Cumhurbaşkanı Aliyev, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları 6. Toplantısı için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi kabul etti.

Kabulde Bakan Pakdemirli’ye Türkiye Azerbaycan Büyükelçisi Erkan Özoral, Kars milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Yunus Kılıç, İstanbul milletvekili ve Türkiye Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım eşlik ederken, Azerbaycan Tarım Bakanı İnam Kerimov da görüşmede hazır bulundu. 

BAKAN PAKDEMİRLİ AZERBAYCAN’DA

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları 6. Toplantısı için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi.

Bakan Pakdemirli, Azerbaycan ziyaretinde, Afganistan, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen bakan ve heyet başkanlarının da katılacağı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları 6. Toplantısına katılacak. Toplantı kapsamında üye ülkelere hitaben bir konuşma yapacak olan Bakan Pakdemirli, Teşkilat üyesi bazı ülkelerin tarım bakanları ile baş başa görüşecek.

TEK MİLLET, ÜÇ DEVLET TARIM BAKANLARI BAKÜ’DE BİR ARAYA GELDİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İnam Kerimov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bir araya geldi

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları 6. Toplantısı için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral’ın ev sahipliğinde Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İnam Kerimov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz ile bir araya geldi.

Türkiye Bakü Büyükelçiliğinde bir araya gelen bakanlar, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Tarım Bakanları 6. Toplantısı öncesinde Teşkilat üyesi ülkelerin tarım politikalarına ilişkin görüş alış verişinde bulunuldu.

BAKAN PAKDEMİRLİ, KARA AKBABA’YI DOĞAYA SALDI

Önce Kara Akbabayı doğaya saldı… Sonra da göle balık bıraktı…

Ankara’daki yoğun gündemine biraz olsun ara veren Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli,  Bolu’da yaralı halde bulunup, tedavisi tamamlanan Kara Akbaba’yı doğaya saldı.

Geçtiğimiz Haziran ayında Bolu’nun Kıbrıscık ilçesinde yuvasından düşerek yaralı halde bulunan Kara Akbaba, tedavisinin ardından Bakan Pakdemirli tarafından Bolu Gölcük’te tekrar doğaya bırakıldı.

Köylüler tarafından bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ekiplerine teslim edilen yaralı Kara Akbabaya, Düzce Efteni Yaban Hayatı Geliştirme ve Rehabilitasyon Sahasında bakım yapıldı. Kara Akbabaya burada ayrıca uçuş eğitimi de verildi.

ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK YIRTICI KUŞU

Ülkemizin en büyük yırtıcı kuşu olan Kara Akbabanın dünya çapında ve ülkemizde sayısı hızla azalıyor. Bu sebeple Tarım ve Orman Bakanlığı’nca özenle korunan bir tür olan Kara Akbaba, boynunu çevreleyen geniş yakası ve vücudunu kaplayan uzun koyu kahverengi tüyleriyle tıpkı Orta Çağ keşişlerini andırır.

Bu nedenle de Latince olarak Aegypius monachus yani “keşiş akbabası” olarak isimlendirilen kara akbabanın Türkiye’de bilinen en büyük popülasyonu 22 – 27 çift ile Eskişehir Türkmenbaba Dağları’ndadır. Kızılcahamam Ormanları’nda Soğuksu Milli Parkı ve Kara Akbaba Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde ise 7-10 çift yaşadığı bilinmektedir. Ortalama yaşam süresi 30 yıl civarındadır.

Kara Akbabanın ortalama kanat açıklığı erkek bireyde 255 santimetre, dişi bireyde 295 santimetre, ortalama uzunluk erkek bireyde 100 santimetre, dişi bireyde 110 santimetredir. Ağırlıkları ise erkek bireyde 7 -11,5 kilogam, dişi bireyde 7,5 -12,5 kilogramdır.

Bakan Pakdemirli tarafından Gölcük’te ait olduğu ortama tekrar bırakılan Kara Akbabanın kanat genişliği 240 santimetre, ağırlığı ise 13 kg olarak ölçüldü.

BAKAN PAKDEMİRLİ GÖLE BALIK SALDI

Tarım ve Orman Bakanımız Pakdemirli Gölcük’te ayrıca endemik bir tür olan 650 adet Abant Alasını göle saldı.

Bakan Pakdemirli’nin ailesi ile beraber yer aldığı etkinliğe, göl kenarında yürüyüş yapan vatandaşlarımız da katıldı.

Göl gibi durgun sularda yaşayan bir tür olan Abant Alasının vücudunda kahverengi benekleri vardır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nca, bu türün korunması ve devamının sağlanması için yıllık bir milyon yavru kapasiteli balık üretim istasyonu kurulmuştur. Bu üretilen balıklar her yıl Abant dâhil yüksek rakımlı diğer göllerimize de salınmaktadır.

Bakan Pakdemirli’nin vatandaşlarımız ile beraber göle bıraktığı balıklar 1 yaşında ve ortalama 8 gram ağırlığında, boyları ise ortalama 9 cm civarındadır.

BAKAN PAKDEMİRLİ İSEDAK 35. BAKANLAR TOPLANTISI’NDA KONUŞTU

Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli başkanlığını Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 35. Bakanlar Toplantısı Görüş Alışverişi Toplantısına katıldı.

Bu yıl “Gıda Sistemleri” konusuna odaklanan İSEDAK toplantısında konuşan Bakan Pakdemirli,  “öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve İSEDAK Başkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a bu önemli toplantıya vermiş olduğu destek ve liderliğinden ötürü şükranlarımı sunmak istiyorum. İnanıyorum ki bu toplantı sadece İslam Dünyasında değil, aynı zamanda dünya çapında da önemli bir konu olan sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesine yönelik farkındalığı arttıracaktır” dedi.

2050 yılına kadar Dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşacağının beklendiğini söyleyen Bakan Pakdemirli, artan bu nüfusun besin ihtiyacını karşılayabilmek için gıda üretiminin %50 oranında artırılması gerektiğinin önemine vurgu yaptı.

“DÜNYADA YAKLAŞIK 820 MİLYON İNSAN AÇ”

Pakdemirli, “Dünyada yaklaşık 820 milyon insan açtır. Bu her dokuz insandan birinin her gece yatağa aç girdiği anlamına gelmektedir. Bu yüzden, gıda ve tarımsal üretim daha çok önem kazanmış ve uluslararası gündemin önemli konularından biri haline gelmiştir. Sürdürülebilir gıda sistemlerinin ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, tarım, orman ve balıkçılık alanlarındaki bütün paydaşların sürece dâhil edilmesi gerekmektedir.  Sürdürülebilir bir gıda sistemi, tarladan çatala gıdaya ilişkin bütün süreçlerde her kesimden paydaşın katılımını gerektirmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin sürdürülebilir gıda sistemlerindeki mevcut durumunu ve söz konusu sistemin teşvikine ilişkin faaliyetleri ortaya koymayı hedefleyen bir Ülke Raporu hazırladık” diye konuştu.

Hâlihazırda üye sayısı 57 olup, Asya ve Afrika kıtaları ile Ortadoğu bölgesindeki Müslüman nüfusa sahip ülkelerin büyük bölümünün üyesi olduğu İSEDAK Toplantısında, Sürdürülebilir gıda sistemleri bağlamında Türkiye’nin tarımsal görünümüyle ilgili bilgilere de değindi Bakan Pakdemirli. “Türkiye, dünyanın 7. Avrupa’nın ise 1. tarımsal üreticisi olup, fındık, kayısı, kiraz ve incir gibi pek çok tarım ürünlerinin üretiminde dünyanın lider ülkesidir. Bununla birlikte, uluslararası ticaretin geliştirilmesine büyük önem verdiğimizi ifade etmek istiyorum. Türkiye 1690 farklı tarımsal ürün ihracatı ile tarım sektöründe net ihracatçı bir ülkedir.

Ayrıca, yaklaşık 4,8 milyar dolar dış ticaret fazlasını verdiğimizi de ifade etmek isterim. Diğer taraftan dış yatırımlara büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin tarımdaki gücü sayesinde, Türk gıda ve içecek sanayisi, yabancı yatırımcılar için en cazip alanlardan birini oluşturmaktadır. Ekonomik dalgalanmalar ve iklim değişikliğinin dünya tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen, Türkiye’de tarım ve gıda sektörü son 17 yılda sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam etmiştir. İnşallah bu ivmeyi kaybetmeden yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Geçtiğimiz hafta yapılan Tarım Orman Şurası’na da değinen Bakan Pakdemirli, Tarım Orman Şurası toplantısı ile önümüzdeki 25 yılı planlamak üzere bir araya geldiklerini hatırlatarak, 5 yıl içerisinde gerçekleştirecek somut politikalar arasında gıda güvenliği ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamanın başlıca önceliklerimiz arasında yer aldığını ifade etti.

Sürdürülebilir bir tarım hedefiyle Türkiye’nin sulama sistemlerine de oldukça önem verdiğini belirten Bakan Pakdemirli; “Mevcut durumda Türkiye’de 6,6 milyon hektarlık bir alan sulama altyapısına sahiptir. Buna ilaveten, sahip olduğumuz geleneksel sistemlerin önemli bir kısmını modern sulama sistemlerine dönüştürmeyi hedeflediğimizi de ifade etmek istiyorum.

Ayrıca sahip olduğumuz ormanlık alanların sürdürülebilir kullanımına da önem veriyoruz. Dolayısıyla 11 Kasım tarihi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan edilmiş olup, bu ulusal gün her yıl kutlanacaktır.

Geleceğe Nefes” kampanyası ile iki hafta önce, 11 Kasım 2019 tarihinde sadece bir günde Türkiye’nin her yerinde 11,5 milyon fidan dikildi ve bu başarı Guinness Rekorlar Kitabına girdi” dedi.

Bakan Pakdemirli, “Türkiye, sürdürülebilir gıda sistemlerinin teşviki amacıyla tarımla ilgili deneyimlerini ve iyi uygulama örneklerini paylaşarak, uluslararası işbirliğini geliştirmeye özen göstermektedir. Gıda ve tarım alanlarında işbirliğini ortak bir temelde geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla her zaman sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve deneyimimizi İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkelerle paylaşmaya açık olduğumuzun altını çizmek istiyorum. İslam İşbirliği Teşkilatı Üyelerinin arasındaki işbirliğinin karşılıklı çabalarla daha da güçlendirileceğine ilişkin inancım tam” diyerek sözlerini tamamladı.

Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli daha sonra, İSEDAK üyesi konuk bakanlara, Türkiye’nin ilk milli ve yerli yapımı olan Elektrikli Traktörü de tanıttı.

Bakan Pakdemirli, ayrıca toplantı sonrası Gabon Tarım, Hayvancılık, Balıkçılık Ve Gıda Bakanı BIENDI MAGANGDA-MOUSSAVOU ile de heyetlerarası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede bakanlar, iki ülke tarımsal ticaret hacmini artırmak üzere işbirliği yapılması adına temennide bulundu. 

KIRSAL YATIRIMLARDA, 8. BAŞVURU ÇAĞRISI İÇİN 50 MİLYON EUROLUK HİBE

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, IPARD 2 Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Hibe Programı 8. Başvuru Çağrısı tanıtım toplantısında konuştu.  

“KIRSAL KALKINMA İLE DOĞDUĞUN YERDE DOY”

Bakanlık olarak “Kırsal Kalkınma ile Doğduğun Yerde Doy” amacıyla, üreticinin kazandığı, tüketicinin memnun kaldığı bir sistem ve bulunduğu yerde mutlu olabilen, doğduğu yerde doyabilen, güçlü ve müreffeh bir toplum ideali için çalıştıklarını belirten Pakdemirli, ”Bu kapsamda, Kırsala yatırım yapacak, kadınımıza gencimize iş sağlayacak, ülkemizin kalkınmasına bir tuğla koyacak, her bir üreticinin, her bir girişimcinin peşindeyiz, peşinde olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, kırsala verilen desteklerle kalkınma temelinde istihdam ve ihracatın da büyüdüğüne dikkat çekerek, bugün Avrupa’da tarımsal hasılada ilk sırada olduğumuzu ve tarımsal ihracatımızın da 3 milyar dolardan 18 milyar dolara çıktığını belirtti.

Bakan Pakdemirli, izlenen politika çerçevesinde kırsal alanlarda sadece destek sağlanmadığını, aynı zamanda desteklerle güçlendirme yolu izlendiğini de belirtti. ”IPARD Programı ile bir yandan üretimi, diğer yandan üretilenin yerinde işlenmesini ve pazarlanmasını destekliyoruz. Yani zincirin tüm halkalarını birbirine bağlıyoruz. Bir taraftan süt çiftliklerini desteklerken, diğer taraftan üretilen sütü alıp peynir yapacak, tereyağına çevirecek tesisleri de teşvik ediyoruz. Besi çiftliklerine destek sağlarken, bu hayvanların hijyenik şartlarda kesileceği mezbahalara, etlerin parçalanıp satışa sunulacağı tesislere de yardımcı oluyoruz. Atıl işletmeleri, kapasite fazlası oluşturacak gereksiz yatırımları engelliyor, kırsalda küçük çiftçilerimizi de unutmuyoruz. Kadın ve gençlerimize pozitif ayrımcılık yapıyor, kırsal turizm, el sanatları gibi tarım dışı alanlara da destek sağlıyoruz. Kısacası, kırsalı çok yönlü ele alıyoruz. Bir yerinden değil, her yerinden tutuyoruz. “Yerinde Üretim, Yerinde İşleme, Yerin Kalkınma” mottosuyla, durmuyor, dinlenmiyor, yolumuza devam ediyoruz” dedi.

IPARD 2 İLE KIRSAL YATIRIMLARA 50 MİLYON EURO, YANİ 320 MİLYON LİRALIK YENİ HİBE

Bakan Pakdemirli, IPARD-2 kapsamındaki 8. başvuru çağrısı ile 320 milyon liralık hibe verileceğini belirterek, desteklenecek sektörleri açıkladı. Pakdemirli, ”IPARD-2 kapsamında, İşleme ve pazarlama sektörlerinde, 50 Milyon Euro, yani 320 Milyon Liralık hibe paketini üreticimizeyetiştiricimize, yatırımcımıza sunuyoruz. Bu yeni hibe paketinde, makine ve ekipman alımı ile yenilenebilir enerji ekipmanlarını, yani modernizasyonu destekleyeceğiz.

IPARD-II 8. Başvuru çağrısında 5 sektörü destekleyeceğiz. Süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması sektörüne,, Süt toplama merkezlerine,, Et parçalama ve işleme tesisleri ile kesimhanelere,, Su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması tesisleri ile Meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve depolanması yatırımlarına destek sağlayacağız”.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Sektöre göre değişmekle birlikte yatırımların; 1 Milyon 250 Bin Euro ila 3 Milyon Euro’ya kadar olan kısmına, yani 8 Milyon lira ila 20 Milyon liralık kısmına kadar destek sağlanacağını belirtti. Pakdemirli, ”Hibe oranlarımız; Gerçek ve tüzel kişilerde yüzde 40, Kooperatifler ve üretici örgütleri için yüzde 50 olacaktır. Ayrıca, buradan şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. IPARD yatırımlarında vergi muafiyeti söz konusudur. Bu muafiyet, yatırıma dolaylı olarak katkı sağlıyor. Yani, %40 ve %50 olan hibe oranı, ortalama olarak %50’ye ve %60’a çıkıyor. Böylece yatırımcı, daha az maliyetle, daha çok iş yapıyor” dedi.

IPARD 2- 8. BAŞVURU ÇAĞRISI İLE YATIRIMCIYA İKİ ÖNEMLİ MÜJDE!

Bakan Pakdemirli, 8. başvuru çağrısı kapsamında yatırımcılara iki müjde de verdi.  ”Birincisi; mevcut makine ve ekipmanlara ilaveten, üreticilerimizden gelen talepler doğrultusunda IPARD’a yeni makine ve ekipmanları dâhil ettik. Süt ürünlerinin, işlenmiş et ürünlerinin, meyve-sebze ve su ürünlerinin soğuk zincirde taşınacağı Frigorifik araçları,, Süt işleme tesisleri için süt tankerlerini,, Süt toplama merkezlerinde, soğutma tanklı süt toplama araçlarını,, Meyve-sebze ürünlerinde, şoklama ve ürün dondurma sistemlerini de destek kapsamına aldık. Bunlar da hayırlı, uğurlu olsun. İkinci müjde ise; bu hibe çağrısındaki bazı sektörlerin kapsamını genişlettik. Meyve ve sebze ürünlerinin kurutulması yatırımları daha önce sadece narenciye ve sert kabuklu ürünleri kapsıyordu. Şimdi tüm meyve ve sebze ürünlerini kurutma yatırımlarına dâhil ettik. Hepsi kurutma sistemi alabilecekler. Süt işleme tesisleri ve süt toplama merkezi yatırımlarında günlük en fazla 70 ton süt işleme ve toplama sınırı vardı. Şimdi bu sınırı da kaldırdık. İşte böylece, kapasite artırmak isteyen tüm süt işleme tesisleri makine ve ekipmanlarını büyütecek ve yenileyebilecektir. Bu da üreticimize ve yatırımcılarımıza hayırlı, bereketli olsun” dedi.

Ipard 2, 8. çağrı kapsamında, 25 Kasım itibariyle proje hazırlama süresi başladı. Projelerini hazırlayıp sunmak için üreticilerimizin 2 ay süresi olacak. Başvuruların TKDK il koordinatörlüklerine teslim tarihleri ise 2 Ocak ile 31 Ocak 2020 arasında olacak.

8 YILDA, 10 MİLYAR LİRA YATIRIMLA 60 BİN YENİ İSTİHDAM OLUŞTURULDU

Türkiye’nin, IPARD Kırsal kalkınma uygulamalarında Avrupa Birliğine aday ülkeler içinde en başarılı ülke olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, IPARD kapsamında, son 8 yılda sağlanan 4 Milyar lira hibe ile 7 Bini kadın ve gençlere ait, 14 Binden fazla tesisin desteklendiğini belirtti. Böylece Kırsalda 10 Milyar liralık yatırım ile 60 bin yeni istihdam oluşturuldu. Sadece 2019’da IPARD-2 kapsamında toplam 323 Milyon Euro, yani 2 Milyar lira bütçeli üç başvuru çağrısına çıkıldı.

MÜJDE! 6. BAŞVURU ÇAĞRISININ 60 MİLYON EUROLUK BÜTÇESİ 130 MİLYON EUROYA ÇIKARILDI

5. çağrı kapsamında şu ana kadar, toplam yatırımı 1 Milyar Lira olan 394 projenin açıklandığını ve başvuru sahiplerinin yatırıma geçmelerinin sağlandığını belirten Bakan Pakdemirli, 6. başvuru çağrısı için de önemli bir müjde verdi. ‘8 Mayıs’ta çıktığımız IPARD-II 6. Başvuru çağrısının toplam bütçesi 60 Milyon Euro idi. Ama 3,5 katı kadar, yani 200 Milyon Euro’luk proje başvurusu geldi. Biz de bu yatırım aşkına “dur” demedik, daha çok projeyi desteklemek, daha çok yatırımı ülkemize kazandırmak için IPARD kapsamında ilk defa bir çağrının bütçesini artırdık. 60 Milyon Euroluk bütçeyi, 130 Milyon Euroya, yani 830 Milyon Liraya çıkardık. Hayırlı uğurlu olsun.”

Böylece, IPARD-2 kapsamında açıklanan 50 Milyon Euroluk 8. Başvuru çağrısı ve 6. Başvuru çağrısında 70 Milyon Euro ilave bütçe ile toplam 120 Milyon Euro, yani 770 Milyon Liralık destek verileceği açıklanmış oldu. 

DÜNYA REKORU BELGESİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A VERİLDİ

‘Geleceğe Nefes’le gelen dünya rekoru tescil belgesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a armağan edildi.

11.11.2019 tarihinde ‘Geleceğe Nefes’ Seferberliği kapsamında, 81 ilde 2023 noktada, yaklaşık 1 milyon kişi tarafından, 11 milyon fidan 3 saatte toprakla buluştu. Fidan dikim törenlerine, öğrencilerden askeri birliklere, sivil toplum örgütlerinden kamu kurum ve kuruluşlarına, esnafından işçisine, sanatçısından sporcusuna kısaca 7’den 77’ye toplumun bütün kesimlerinden vatandaşlar katıldı.

Türkiye, ağaç sevgisi ve orman bilinci konusunda dünyaya örnek olacak bir seferberlik hareketine imza atarken; ‘Geleceğe Nefes’ ilk dünya rekorunu da kırdı.

Gerçekleştirilen fidan dikme etkinliğinin önemli noktalarından biri Çorum oldu. Guinness Rekorlar kitabında da yer alan ve ”232.647 adet fidan ile Endonezya’ya ait olan ‘1 saatte en fazla fidan dikme’ dünya rekoru, Çorum’da 3 bin kişinin katılımı ile dikilen 303 bin 150 fidan ile Türkiye adına tescil ettirildi.

Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli de Çorum’un dünya rekoruna ilişkin tescil belgesini, bu rekora giden yolda başından sonuna destek olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a takdim etti.

Geleceğe Nefes Seferberliği ile Türkiye adına tescil ettirilmesi hedeflenen diğer Guinness Dünya Rekoru ise, “Dünyanın en büyük online fidan diken insan fotoğrafı albümü” olacak. Bu rekor için, 11 Kasım’da fidan dikenlerin, fidan dikim süresi 3 saat içinde ve sonrasında fidan dikerken çektikleri fotoğraflarını www.gelecegenefesalbum.com sitesine girerek yüklemesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın, çektikleri fotoğrafların Guinness tarafından onaylanabilmesi için gereken teknik koşullar da www.gelecegenefesalbum.com sitesinde yer alıyor.

TARIM VE ORMAN BAKANI PAKDEMİRLİ İLE BİNALİ YILDIRIM, ÖĞRETMENLER ADINA FİDAN DİKTİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TBMM eski Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım ile 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen fidan dikim törenine katıldı.

Bakan Bekir Pakdemirli, İzmir’in Torbalı ilçesindeki Ayrancılar bölgesindeki törende yaptığı konuşmada, öğretmenlerin, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı.

Pakdemirli, 2002’de yılda 75 milyon fidan üretirken bu rakamı 300 milyona çıkardıklarını söyledi.

Türkiye’nin 2002’de yaklaşık dörtte biri ormanlık alan iken bugün üçte birinin ormanlık alan olduğunu kaydeden Pakdemirli, “Toplam ormanlık alanımızı 1,8 milyon hektar artırmış olduk. İnşallah sizlerin de desteğiyle dünyada yaşayan her bir insan için bir fidan dikme hedefimiz var. 2023 yılı itibariyle 7 milyar fidana ulaşmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

11 Kasım’da 11 milyon fidan dikildiğini hatırlatan Pakdemirli, “Bugün son Başbakanımızın eşliğinde 11 bin fidanı hemen toprakla kavuşturacağız. Şubat ayına kadar da bu alanda 1 milyonun üzerinde fidan dikmiş olacağız.” dedi.

Pakdemirli, annesinin de öğretmen olduğunu hatırlatarak, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kendisini ziyaret edip elini öpeceğini sözlerine ekledi.

“ÖĞRETMENLER OLMASA BUGÜNLERE GELEMEZDİK”

TBMM eski Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım da tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü tebrik etti.

Öğretmenler için etkinlik düzenleyen ilgililere teşekkür eden Yıldırım, “Öğretmenler, bizi ve yavrularımızı geleceğe hazırladılar. Onlar olmasa biz bugünlere gelmezdik. Onun için elleri öpülesi öğretmenlerimiz. Tabii öğretmenlerimiz mesleklerini yaparken çok büyük fedakârlıklar yapıyorlar. Hatta bu uğurda şehit olanlar bile var. Bugün vesilesiyle şehit öğretmenlerimizi ve vatanımızın bütünlüğü için canını seve seve veren şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum.” diye konuştu.

“11 KASIMDA 11 MİLYON FİDAN”

Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Bakan Bekir Pakdemirli, 11 Kasım’da Türkiye genelinde 11 milyonun üzerinde fidan dikildiğini hatırlattı.

Pakdemirli bu gün de Öğretmenler Günü dolayısıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Güzel gençlerimizin hayatlarının ilk 15 yılında toprağa değmeleri, fidana değmeleri çok önemli. Bu yüzden gençlerimizin bu ve bunun gibi faaliyetlerde olması için biz de her zaman çaba ve gayret sarf edeceğiz. Bugün gençlerimiz öğretmenlerinin Öğretmenler Günü’nü kutladılar hem de bir yandan da öğretmenlerine bir armağan vermiş oldular. Bu alanda bulunan gençlerimizin her biri onlarca fidan dikerek topluma doğaya kendi geleceklerine büyük katkıda bulundular. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlama anlamında çok büyük bir anlam teşkil ettiğini düşünüyorum. Gençlerimize teşekkür ediyorum.”

III. TARIM ORMAN ŞURASI- ‘‘5 YILLIK PLAN, 25 YILA IŞIK OLSUN!’’

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ve sonuç bildirgesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan III. Tarım Orman Şurası Kapanış Toplantısında konuştu.

Tarım ve Ormanın; gıda, su, nefes olduğunu; ekonomik, sosyal, çevresel katkısı yüksek bir sektör olarak sadece bireysel yaşamı değil, ulusal ve uluslararası yaşamı da ifade ettiğini belirten Bakan Pakdemirli, bu nedenle Tarım ve Ormanın ‘bir ülkenin ekonomisi, sanayisi’ olduğunu belirtti.

Bu kadar önemli bir alanda küresel tehlikelerin de kapıda olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, ”2050’de dünya nüfusu 10 Milyarı, Türkiye nüfusu 100 Milyonu geçecek! Gıda ihtiyacı Dünyada ve Türkiye’de %50 artacak! Artan nüfus yeterli ve dengeli beslenemezse; iş gücü kaybına, refah kaybına ve hastalıklara neden olabilir! Bunlarla birlikte; giderek artan global rekabet, rakip ülkelerin tarım ve istihdam politikaları, açlık, israf ve obezite, hepsi bizleri yakından ilgilendiriyor. Yani çok zor bir ev ödevimiz var; bir avuç toprak, bir damla su kaybetme lüksümüz kesinlikle yok! Fakat İyi Haber: Ülke olarak; fırsatlarımız çok, gücümüz var, aklımız ve teknolojimiz var!” diye konuştu.

”44 MİLYAR DOLAR TARIMSAL HÂSILA İLE DÜNYADA LİDER ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Türkiye’nin, tarım orman sektöründe iddialı bir konumda olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, sektörün büyüme oranlarını açıkladı; ”2018 yılında, tarım orman sektörlerinin milli hasılaya katkısı %5,8’dir. Tarım orman sektörümüz, 2018’de %1,9, 2019 yılı ilk altı aylık dönemde ise % 2,3 büyümüş ve diğer sektörlere göre pozitif bir büyüme göstermiştir” dedi.

Bakan Pakdemirli, Dünyada yaşanan ekonomik olumsuzluklar ile iklim değişikliklerine rağmen sektörün büyüme potansiyelini verilerle ortaya koydu. ”Bitkisel üretimimiz son 17 yılda %20 arttı! 68 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımızla da,

Avrupa’da ilk sırada yer almayı başardık! 2019 yılı ilk 6 ay verilerine göre; büyükbaş hayvan varlığını 1 milyon artışla 18,2 milyona, küçükbaş hayvan varlığını ise 4 milyon artışla 50 milyona çıkardık! Son 17 yılda, suyun yönüne göre hareket eden değil, suyun akışına yön veren politikalar izledik ve bu kapsamda; baraj sayımızı %205, sulama tesis sayımızı %76 oranında artırmış olduk! Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin 6,6 milyon hektarını sulamaya açtık! Ülkemiz; 44 milyar dolarlık tarımsal hâsıla ile dünyada ve Avrupa’da lider ülkelerin arasındadır!

Son 17 yılda, yıllık ortalama yüzde 2,72’lik büyüme ile birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık” dedi.  

2020 YILI BÜTÇESİNİN, %54,5’İ TARIMSAL DESTEKLERE AYRILDI

Türkiye’nin 195 ülkeye, 1.690 tarımsal ürün ihraç ederek, tarımsal ihracatını 2018 yılında 17,7 Milyar dolara çıkardığını ve 4,8 milyar dolar cari fazla vererek, net ihracatçı bir ülke olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli; bunda, çiftçiye, üreticiye verilen desteklerin de oldukça önemli olduğunu belirtti. Pakdemirli; ”Çiftçilerimize ve üreticilerimize; 2002’de 1,8 milyar lira destek veriyor iken 9 kat artışla, 2019’da destekleri 16,1 milyar liraya çıkardık. Son 17 yılda çiftçimize, toplam 139,4 milyar lira destek verdik. 2019 yılında, 12 yeni destek ve 32 desteğin de birim fiyatında artış sağladık. Bakanlığımız 2020 yılı bütçesinin, %54,5’ini tarımsal desteklere ayırdı. Böylece 2020 yılında ise, 2019’a göre desteklerimizi %36,7 arttırarak, yaklaşık 22 Milyar Liraya çıkarmış olduk. Ayrıca aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın ve gençlerde girişimciliğin desteklenmesi adına, hibe ve teşviklerde pozitif ayrımcılık yaptık! 2020’de de bu desteklerimize devam edeceğiz!” diye konuştu.

4 AYDA 50 BİNDEN FAZLA GÖRÜŞ VE ÖNERİ GELDİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarım Orman Şûra’sında ana hedef olarak; çiftçilerimizin refahı, tarımsal üretimin artışı, güvenilir gıdanın temini, doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği, orman ürünlerinde üretim artışı, tüketicimizin kollanması ilkelerinin belirlendiğini söyledi.

Şura tanıtımının yapıldığı 17 Temmuz’dan bu yana geçen 4 aylık sürede vatandaşlarımızdan “bir fikrim var” diyerek 50 binden fazla görüş ve öneri geldiğini de belirten Pakdemirli, somut bir öneride de bulundu. ”Ön plana çıkan sorunlar; planlama, girdiler, örgütler, finansman, gıda güvenliği, ulaşılabilir fiyatlar ve tarımsal üretimin pazarlanması olarak sıralanabilir. Çözüm önerisi; üretici örgütleri aracılığıyla yapılacak sözleşmeli üretime, finans kurumları / piyasa alıcıları tarafından girdi finansman desteği verilmesine dayanıyor. Biz de bakanlık olarak bu modeli destekliyoruz. Tarımsal desteklerde alternatif bir yol olarak ortaya koyacağımız bu modelle, çiftçimiz, üyesi olduğu kooperatifle sözleşme yapacak. Kooperatif hasat vadeli sıfır faizle girdi temin edecek, ürünleri pazarlayacak. Yeni dönemde Bakanlık olarak, sözleşmeli üretim yapan üretici örgütlerini destekleyeceğiz. Yani çiftçimiz örgütü aracılığı ile sözleşmeli üretim yaparsa, tohuma gübreye para vermeden tarlasını ekecek. Ayrıca çiftçimizin malını pazarlama derdi de ortadan kalkacak. Girdileri hasadından sıfır faizle mahsup edilecek. Bu modelin samimiyetle tartışılmasını arzu ediyor, Şûramızın ilk somut çıktısı olmasını diliyorum.”

5 YILLIK PLAN, 25 YILA IŞIK OLSUN!

Tarım Orman Şurası’nın bir bitiş değil, başlangıç olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kararların açıklanması sonrası, ilk 2 aylık süreçte yol haritasının belirleneceğini söyledi ve süreci şöyle anlattı; ”yol haritasının belirlenmesinin ardından uygulama aşamasında, mevzuat, bütçe, zaman, insan kaynağı ve etkin iş birliği kıstaslarını dikkate alarak, bir eylem planı ortaya koyacağız. Böylece başta çiftçilerimiz olmak üzere, önümüzdeki çeyrek asrın yol haritasını birlikte çizmiş olacağız. Ve Şûra’nın takip sürecini ciddiyetle yöneterek, çıkacak olan eylem planının uygulanması konusunda yasal veya kamusal her türlü tedbiri alacağız” dedi.  

Bakan Pakdemirli, Şûra’nın 18 Kasım’daki açılış töreninde yaptığı konuşmada bir sonraki Tarım Orman Şûra’sının tarihinin belirlenmesi teklifinde bulunmuştu. Bu teklife gelen yanıtı da açıkladı Pakdemirli, ”Bir sonraki Şûra’nın tarihi, komisyon tarafından, “2024” yılı olarak tavsiye edilmiştir” dedi. 

GELECEĞİMİZİ AYDINLATACAK EN ÖNEMLİ ADIM: 3. TARIM ORMAN ŞURASI

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen “3. Türkiye Tarım Orman Şurası” kapanış programında katılımcılara hitap etti.

Şura’nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 15 yıl aradan sonra “ortak akıl buluşması” temasıyla düzenlenen şura boyunca Türk tarımı ve ormancılığı ile ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını, sektörün tüm paydaşlarının görüşlerini, eleştirilerini ve geleceğe dair önerilerini özgür bir şekilde ifade imkânı bulduğunu bildirdi.

Erdoğan, şuradaki 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini dile getirdi. 

Türkiye’nin tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini aktaran Erdoğan şöyle devam etti:

“Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleriyle 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında sektör temsilcilerinin gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dâhil her meselede istişare kültürüne, danışmaya daima önem veren bir kadroyuz. Bizim için değişmez hüküm, ‘Her işinizde istişare ediniz…’ Siyasetten ekonomiye, turizmden tarıma kadar her alanda ‘Bin bilsen de bir bilene danış’ prensibiyle hareket ettik.” 

“GELECEĞİMİZİ AYDINLATACAK EN ÖNEMLİ ADIM”

3. Tarım ve Orman Şurası’nın da temel ilkesinin de istişare olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Şura’da alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör temsilcilerinin ve şu anda bu millet sarayında, özellikle millet evinde sizlerle birlikte bu çalışmayı yapmak, geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır.” ifadesini kullandı.

Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat müdahil olan, kanaatlerini açık yüreklilikle paylaşan herkese katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörümüzün önümüzdeki 5 yılına istikamet çizeceğine inanıyorum. Elbette karar almak önemlidir ama asıl mesele alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamaktır. Uygulamaya ve politikaya dönüşmeyen her karar, ne kadar güzel, ne kadar güçlü, ne kadar ufuk açıcı olursa olsun havada kalmaya mahkûmdur. Çiftçimizin, üreticimizin, rızkını topraktan çıkaran tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz.

Türk tarım ve çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şura kararlarını yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Tabii tarımcılık, bunun yanında hayvancılık bütün bunlarla beraber, gerek süt ve süt mamullerinde gerek et ve et mamullerinde atılacak adımlarla inanıyorum ki bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz ve vermektesiniz.”

“TÜM KARARLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”

Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisinin güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, “Evvelki akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle de etraflıca görüştüm ve bu görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız, inşallah çiftçilerimizle çok daha etraflıca geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek bu tür adımları atacak.” dedi.

Artık hayvan ithali yapılmasını istemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Zaten biliyorsunuz bütün bunlarla beraber bu konuda atılmış çok kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu, ‘Ana’ olarak her alanda görevini yerine getirecek. Dünyamız, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme sonucunda çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Hayatımızın her alanında teknoloji devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit oluyoruz. 15-20 yıl öncesine kadar üzerinde yeterince durmadığımız iklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele bugün artık insanlığın ana gündem maddeleri haline geldi.

Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyadaki tüm ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleştiğini görüyoruz. İklim değişikliği sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil Afrika kıtasındaki fakir ülkeler başta olmak tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah’ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, özellikle Batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor.

Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının giderek kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin alametifarikalarından biri de toprağın, suyun, tarım alanlarının stratejik öneminin ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor.” 

İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini aktaran Erdoğan, tarımsal üretimi, ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, karına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Son 17 yılda Türkiye’ye ekonomide, turizmde, sağlıkta, savunmada nasıl çağ atlatıldı ise tarım ve hayvancılık alanında da Türkiye’yi ilklerle tanıştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden, öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını anımsattı.

“DEVLET YALAN SÖYLEMEZ”

Çiftçilere bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bakın hayali rakamlar söylemiyorum, yaptıklarımızı söylüyorum. Bakanlığımızın 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5’ini tarımsal desteklere ayırdık. Yani bir önceki yıla göre, tarımsal desteklerimizi yüzde 36,7 oranında artırdık. Tarımsal Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 37 milyar liradan 2018 yılında, bu rakam da çok önemli, 213,3 milyar liraya ulaştı. Şimdi ana muhalefetin başı zaman zaman çıkıyor saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Bak buradan şimdi yine açıklıyorum. Benim rakamlarım resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum. Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sıradayız. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretimde dünya lideriyiz. Dünyanın 195 farklı ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Sebzede üretimin talebi karşılama oranı yüzde 107’ye çıktı. Meyve ürünlerinin tamamına, yakınında kendimize yeter durumda olduğumuzu görüyoruz, göreceğiz. CHP Genel Başkanı’nın sürekli istismar ettiği buğday konusunda, göreve geldiğimizde üretimimiz, iç talebi dahi karşılayamazken, şimdi yüzde 112 gibi çok büyük bir oranı yakaladık. Fakat bunlardan anlamaz, buğdayı göster tanımaz. Böyle bir durum var.”

Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştığına işaret etti.

Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413’e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90’ının ihraç edildiğini söyledi.

“145 BİN TON OLAN TOHUM ÜRETİM MİKTARI 1 MİLYON TONA ÇIKTI”

Organik ürün sayısının, 150’den 213’e çıkarıldığını ve bu ürünlerin yurt dışına da pazarlanarak, 2018’de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. 20 yıl önce ‘Acaba Avrupa’da, Amerika’da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız’ diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara’da hizmete açtık. Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık.”

Tarım ve hayvancılıkta bu adımları atarken, ormanları da asla ihmal etmediklerinin altını çizen Erdoğan, ülkenin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve çevreyi korumak için ciddi yatırımlar yaptıklarını belirtti.

“ONLAR YAKARKEN, BİZ DE ONLARIN KOLUNU KIRMAYA DEVAM ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl maalesef bölücü terör örgütü, ormanlarımızı yaktığını bizzat itiraf etti. Onlar yakarken, onlar sakallarımızı keserken, biz de işte açık net onların kolunu kırmaya devam ettik. Malum 11. ayın 11’inde, saat 11.00’de, 11 milyon fidanı ve ağacı tüm Türkiye’de diktik. Bu böylece devam edecek.” diye konuştu.