“ORTA VADEDE HEDEFİMİZ 1 MİLYON TON FINDIK ÜRETİMİ”

“KURU ÜZÜMDE TÜRKİYE DÜNYA LİDERİDİR”

Amerika’da konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Türkiye dünyanın en büyük fındık üreticisidir ve dünyadaki üretimin %70’ten fazlasını sağlamaktadır. 2018’de, bu ürünün %85’i ihraç edildi ve 1,6 milyar dolarlık ihraç hasılatı elde edildi. Fındık ve ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz. Bu yüzden, sektördeki liderlik pozisyonumuzu korumak için üretkenliği ve kaliteyi arttırma bağlamında stratejiler ve hedefler belirliyoruz. Birincil hedefimiz, fındık üretimini orta vadede 1 milyon ton ortalamaya yükseltmektir. Bu hedefe ulaşmak için, ilk olarak yeni fındık bahçeleri, özellikle bozulmuş orman alanlarına kurulacaktır. İkincil olarak, eski fındık bahçelerinin gençleştirilmesi sağlanacak, Ar-Ge çalışmaları, yeni fındık türlerine ve katma değerli ürünlerin üretimine odaklanacaktır” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde düzenlenen “38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresi”ne katılan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli burada yaptığı açılış konuşmasında tarımsal üretim ve ticaret dikkate alındığında, Türkiye’nin, dünyadaki lider ülkelerden biri olduğunu söyledi

Bakan Pakdemirli başkanlığındaki Türk Heyeti, Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde gerçekleştirilen “38. Kuru Yemiş ve Kuru Meyveler Kongresine” katıldı.

Florida’da gerçekleşen kongreye akademik çevreler, iş çevreleri ve kamu başta olmak üzere ABD, Türkiye, İspanya, Almanya, Kanada, Japonya, Kolombiya, Brezilya, İtalya, Avustralya gibi 52 ülkeden toplam bin 278 kişi katılıyor.  Kongrede Türkiye’den 140 Türk katılımcı yer alıyor.

3 gün sürecek olan kongrede başta fındık olmak üzere kabuklu yemiş ve kuru meyve sektöründe yaşanan son gelişmeler değerlendirilecek ve ürün standartları ve düzenlemeleri ile ticari engellerin ortadan kaldırılması yönündeki beklentilere cevap aranacak.

Ana konuşmacılar Dr. Mehmet Öz ile Hamdi Ulukaya’nın olduğu kongrenin onur konuşmacısı ise özellikle fındık ve kuruyemiş sektöründe lider konumda olan ülkemizin Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli oldu.

TÜRKİYE 140 KATILIMCIYLA KONGREDE

Bakan Pakdemirli yapmış olduğu açılış konuşmasında “Dünyada, kabuklu yemiş ve kuru meyvenin üretiminde ve pazarlamasında önemli paya sahip olan bir ülke olarak, 140 temsilciyle, ev sahibi Amerikan’ın ardından ikinci büyük grup olarak Florida da bulunuyoruz. 2018’deki tarımsal ihracatımız 17,7 milyar dolardı ve bu ihracatın 3 milyar doları, kabuklu yemiş, kuru meyve ve bunların mamullerinden elde edildi. Tarımsal üretim ve ticaret dikkate alındığında, Türkiye, dünyadaki lider ülkelerden biridir” diye konuştu.

TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK FINDIK ÜRETİCİSİ

Türkiye’nin, fındıktan cevize, kayısıdan kiraza, incirden zeytine, tütünden çaya, en üst düzey üretici ve ihracatçı olduğunu belirten Pakdemirli “Özellikle, fındık tüm bu ürünler arasında en büyük paya sahip. Aslında, Türkiye dünyanın en büyük fındık üreticisidir ve dünyadaki üretimin %70’ten fazlasını sağlamaktadır. 2018’de, bu ürünün %85’i ihraç edildi ve 1,6 milyar dolarlık ihraç hasılatı elde edildi. Fındık ve ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ediyoruz. En büyük dilim Avrupa Birliği üye ülkeleri tarafından oluşturmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

ORTA VADEDE HEDEF 1 MİLYON TON FINDIK ÜRETİMİ

Neredeyse tarımsal ihracatın %25’ini kapsamasıyla, fındığın Türkiye açısından çok önemli bir ürün olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli ” Bu yüzden, sektördeki liderlik pozisyonumuzu korumak için üretkenliği ve kaliteyi arttırma bağlamında stratejiler ve hedefler belirliyoruz. Bu çerçevede gelecek yıllardaki vizyonumuzu açıklamak istiyorum. Birincil hedefimiz, fındık üretimini orta vadede 1 milyon ton ortalamaya yükseltmektir. Bu hedefe ulaşmak için, ilk olarak yeni fındık bahçeleri, özellikle bozulmuş orman alanlarına kurulacaktır. İkincil olarak, eski fındık bahçelerinin gençleştirilmesi sağlanacak, Ar-Ge çalışmaları, yeni fındık türlerine ve katma değerli ürünlerin üretimine odaklanacaktır.” açıklamasını yaptı.

Yaklaşık 103.000 ton kuru kayısıyı ürettiklerini ve bunun dünya üretiminin %63’üne tekabül ettiğini de vurgulayan Pakdemirli “Bu durum ülkemizin dünyadaki kuru kayısı üretiminin önemli bir kısmını elinde tuttuğu anlamına geliyor” dedi.

KURU ÜZÜMDE TÜRKİYE DÜNYA LİDERİ

Konuşmasında kuru üzüm üretimine de değinen Bakan Pakdemirli “Dünyanın kuru üzüm üretimi yaklaşık 1,2 milyon ton ve Türkiye 280 bin tonluk üretimiyle dünya lideri konumunda bulunuyor. Ayrıca, Türkiye, 370 milyon dolar ile kuru üzüm ihracatının zirvesinde de yer alıyor. Bu ihracattaki en büyük pay ise %95’lik payıyla çekirdeksiz “sultana” üzümüdür ” diye konuştu.

Ülkemiz için önemli ihraç ve üretim kalemlerinden olan Kuru İncir, Badem ve Antep Fıstığı konularına da vurgu yapan Bakan Pakdemirli “2018’de Antep fıstığı üretimimiz 240 bin tondu, ancak, üretimimiz sadece iç tüketimimizi karşılamaktadır. Çünkü tüm Antep fıstıkları baklava yapımında kullanılmaktadır. Daha önce baklavayı kaçınızın tattığını bilmiyorum ancak çok ünlü ve lezzetli bir Türk tatlısıdır. Buradaki herkesten baklavayı tatmasını istemekteyim. Ancak bunu, Doktor Öz’ün sağlıklı beslenme konuşmasından önce gerçekleştiriniz.” diyerek esprili bir yaklaşımda bulundu.

TARLADAN ÇATALA, TÜM GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILIYOR

Konuşmasının sonunda Türkiye olarak tüketicinin güvenli ve kaliteli ürün talebinin farkında olduklarını belirterek “Bu bağlamda, tarladan çatala, tüm gerekli düzenlemeleri yaparak, üretimin her aşamasındaki gerekli kontrolleri sağlıyoruz. Bakanlık olarak, kabuklu kuruyemiş ve kuru meyve talebini sağlamak ve uluslararası standartlara göre üretimi sürdürmek için tüm çabayı ortaya koyuyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

3 gün boyunca birçok ürün bazlı oturuma sahip olacak kongrede yapılacak oturumlarda kuru yemiş ve kuru meyve sektöründeki son gelişmeler tüm yönleri ile ele alınacak ve kongre 25 Mayıs günü sona erecek.

BİN 860 RAKIMDA İFTAR…

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Beypazarı ilçesindeki bin 860 rakımda bulunan Karlık Orman Yangını Gözetleme Kulesi’nde orman muhafaza memurları, orman işçileri ve bölgedeki idarecilerle birlikte iftar yaptı.

Bakan Pakdemirli, yemeğin ardından yaptığı açıklamada, orman teşkilatının köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Ormancıların Türkiye’nin görünmez kahramanları olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Zaman zaman teşkilatımızdaki arkadaşlarımızla bir araya gelmeye çalışıyoruz. Bu ramazan ayı da bir fırsat oldu bir araya geldik ve yangın gözetleme kulemizde birlikte oruç açtık.” diye konuştu.

Türkiye’de 770 gözetleme kulesi olduğunu belirten Bakan Bekir Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Kulelerimiz, orman yangını çıkma potansiyeli olan aylarda aktif hale geliyor. Bir ağaç yanmasın diye çalışanlarımız yazın 4-5 aylarını burada geçiriyor. Yeni dönemde yangın gözetleme kulelerimizi daha modernize ederek, biraz da elektronik altyapıyla buluşturacağız. Bu gözetleme işlerini uçaklarla yapma konusunda da bazı inisiyatiflerimiz olacak, bu konularda da çalışmalar yapıyoruz.” 

BOSNA HERSEK’LE TÜRKİYE ARASINDA TARIMSAL İŞBİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLECEK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ve beraberindeki heyet 2 Mayıs 2019 tarihinde Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve üyelerinin ülkemize gerçekleştirdiği resmi ziyaret çerçevesinde, dost ve kardeş ülke Bosna Hersek ile ikili işbirliği alanlarımızın genişletilmesine yönelik olarak Bosna Hersek’in daveti üzerine 17 Mayıs 2019 tarihinde Bosna Hersek’e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

Bosna Hersek Programı çerçevesinde Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleri, Bakanlar Konseyi Başkan Yardımcısı ve Dış Ticaret ve Ekonomik İlişkiler Bakanı Mirco Sarovic ve Tarım, Su Yönetimi ve Ormancılık Bakanı Şemsudin Dedic ile Yerinden Edilenler ve Mülteciler Bakanı Edin Ramiç ile görüşme yapan Bakan Pakdemirli, görüşmelerde Bakanlığımız sorumluluğundaki konularda işbirliğimizin güçlendirilmesi ile tarım ürünlerinin ticareti ile hayvancılık alanında küpeleme, hayvan takibi gibi teknik konuları ele aldı.

Ayrıca görüşmelerde dost ve kardeş ülke Bosna Hersek’in kooperatifler aracılığıyla kırsal alanda kalkınmasının ve küçük aile işletmelerinin desteklenmesi ile hayvancılık alanın da Tarım Kredi Kooperatifi ile proje gerçekleştirilmesi konuları değerlendirildi.

Özellikle tarımsal projeler konusunda sağlanacak işbirliğinin Bosna Hersek’in ekonomik kalkınmasına, refahına ve işgücü istihdamına sağlayacağı katkılar karşılıklı olarak dile getirildi.

Diğer yandan görüşmelerde güncellenmiş Serbest Ticaret Anlaşmasının (STA) 2 Mayıs 2019 tarihinde en üst düzeyde Ankara’da imzalanmasından duyulan memnuniyet karşılıklı dile getirildi ve STA kapsamında tarım ve hayvancılık ürünleri ile ilgili iki ülke ticaretinin geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı.

MERAKLA BEKLENEN 2019 YAŞ ÇAY ALIM FİYATI AÇIKLANDI…

Rize’de çay üreticilerinin merakla beklediği yaş çay alım fiyatını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, çay fiyatının bu sene 13 kuruşluk destekle birlikte 3,03 lira olarak belirlediklerini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Rize programı kapsamında ÇAYKUR Genel Müdürlüğünde düzenlenen 2019 Yılı Yaş Çay Alım Kampanyası açılış törenine iştirak etti. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, düşündüklerinin de ötesinde bir çay fiyatı açıklamaları konusunda kendilerine cesaret verdiğini belirterek, “Bölge insanlarını, sizleri, hemşehrilerini çok seviyor, sizlere çok selamlarını iletiyor.” ifadesini kullandı.

Gerek yaş çay gerek kuru çay üreticilerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak bağlamında Ziraat Bankası ile görüşmelerinin devam ettiğini kaydeden Pakdemirli, “KGF ile de görüşmelerimiz devam ediyor, henüz neticelendiremedik. Bugün itibariyle bu neticeyi de vermek isterdim ama hızlı bir şekilde burada da finansmana erişimi kolaylaştırmak anlamında da bir gayretimiz olacak, üreticimizi rahatlatmak anlamında.” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, mazot ve gübre desteğini anımsatarak, şöyle konuştu:

“Bu aynen devam ediyor, yani mazot ve gübre desteğimiz 15,35 kuruş olarak devam edecek. İlave primimiz vardı geçen yıl hatırlarsanız 13 kuruş, bu da devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizi cesaretlendirmesiyle çay fiyatını bu sene 2,90 olarak belirledik. 2,90 lira, artı 13 kuruş destekleme, 3,03 lira. Mazot ve gübre desteği de devam ediyor.”

1,5 MİLYAR LİRA TARIMSAL HASILA

Son 17 yılda Rize’ye Tarım ve Orman Bakanlığı olarak 2,6 milyon lira sadece hibe verdiklerini belirten Pakdemirli, “Tarımsal desteklerimiz 3,1 milyondan 282 milyona gelmiş, tam 90 misli artırmışız. Bununla beraber tarımsal hasılamız da üreticimizle hakkını vererek tarımsal hasılamız 4 kat artırmış. Yani 386 milyondan 1,5 milyar liraya tarımsal hâsıla artmış.” diye konuştu.

Pakdemirli, son 17 yılda Rize’ye 880 milyon lira yatırım yaptıklarına değinerek, “56 dere ıslahı, 21 taşkın koruma tesisi, 8 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Şehir ormanı, bal ormanı, 6 mesire yeri tesis ettik. 2 bin 600 orman köylüsüne 19 milyon lira hibe desteği sağladık.” ifadesini kullandı.

Türkiye dışında 30 ülkede daha çay üretildiğine değinen Bakan Pakdemirli, “Ama bana göre dünyanın en güzel çayını biz üretiyoruz. Bununla beraber tabii ki kendimizi de rehavete kaptırmamamız gerekiyor. Bu güzel ülkede güzel ürettiğimiz çayların daha da güzel olması için çaba sarf edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Pakdemirli, ÇAYKUR’un bugüne kadar ürettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Katma değer üretti, marka üretti. Hakikaten ÇAYKUR bir devlet kuruluşu olmasına rağmen ticari piyasalarla rekabet edebilecek bir güçte ve büyüklükle bir marka yarattı. Bu tabii ki de sadece ÇAYKUR değil, bölge üreticisiyle beraber de yürütülüyor çünkü tarım ürünlerinin, gıda ürünlerinin çevrildiği dönemlerde mutlaka ve mutlaka işin tarım tarafı olması gerekiyor. Bölge üreticisiyle beraber çok büyük bir marka ortaya çıktı.”

Pakdemirli, 2018 yılında aşağı yukarı kabaca 732 bin ton yaş çay alımını ÇAYKUR’un yaptığını ifade ederek, müstahsile de 1 milyar 768 milyon lira peşin ödemede bulunduğunu kaydetti.

“GAYRETİMİZ BÖLGEMİZDEKİ ÇAY ÜRETİCİMİZİ MAĞDUR ETMEMEK”

ÇAYKUR’un 2018’de 134 bin ton kuru çay ürettiğini kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Satış olarak da 105 bin ton civarında satışla 2018 yılını kapatmış olduk. Bakanlığımız 2018 yılında budama desteği olarak 166 milyon lira ürün kaybı bedelini de 22 Haziran 2018’de ödemiştir. Destekleme primi olarak da 192 milyon lirayı 22 Mart 2019 tarihinde Bakanlığımız ödedi. Tüm amacımız, gayretimiz bölgemizdeki çay üreticimizi, müstahsilimizi mağdur etmemek. Devlet imkânları müsait olduğu sürece en hızlı şekilde destekleme primlerini ödeme gayretinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Organik çay için de ÇAYKUR bütçesinden de 68 milyon lira ek ödememizi yapmış bulunuyoruz.”

Pakdemirli, çay bahçelerinin yaşlandığını ve yenilenmesi gerektiğini belirterek, Bakanlık olarak bu konuda da üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi.

Yakın bir zamanda da en yaşlılardan başlamak üzere pilot projelerle bu işleri yapacaklarını aktaran Pakdemirli, “Hep birlikte her zaman Bakanlığımız sizlerin emrinde, il müdürlüğümüz, ilçe müdürlüklerimiz sizlerin emrinde. Bu bahçelerin yenilenmesi ile ilgili en azından en hızlı hareket etme konusunda biz her türlü teknik desteği vermeye hazırız. Plan vermeye hazırız.” diye konuştu.

Kaçak çayla ilgili de değerlendirmede bulunan Pakdemirli, “Devlet ve hükümet olarak da kaçak çayın Türkiye’ye girmemesi için her türlü tedbir alınmıştır, alınmaya da devam edecektir.” dedi.

BAYRAMA KADAR 3,4 MİLYAR LİRA DESTEK…

Ankara’da çiftçilerle iftarda bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bayrama kadar 2,4 katrilyon kütlü pamuk, 662 trilyon yağlık ayçiçeği ve 385 trilyon çiğ süt desteği ödemelerini yapıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu’nda çiftçilerimizle iftarda bir araya geldi.

“TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ DAHA DA ARTACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında, güçlü ülkenin kendini tarım, hayvancılık ve gıda alanlarında ispatlamış ülke olduğunu belirterek, 21’inci yüzyılda da tarım ve gıda alanının su, enerji ve teknolojiyle beraber stratejik sektör olma konumunu sürdürdüğüne işaret etti. 

Gelecekte tarımın stratejik öneminin daha da artacağını vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla yapılan barajlar, sulama tesisleri, tohum ve gübre konusunda attıkları adımlarla uygulanan destek politikalarıyla son 17 yılda tarım alanında Türkiye’ye yeni bir vizyon kazandırdıklarını söyledi. 

Erdoğan, üreticilere bugüne kadar yaklaşık 130 katrilyon liralık nakit hibe desteği verdiklerini belirterek, “Bu sene destek miktarını, eski rakamla söylüyorum 16 katrilyon liranın üzerine çıkartıyoruz. Gübre ve yemden alınan KDV’yi tamamen kaldırmanın yanında ‘mazotun yarısı sizden yarısı bizden’ diyerek çiftçilerimizin üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürüyoruz. Hayvancılık destekleri kapsamında 2003 yılından bugüne kadar toplam 32 katrilyon lira, ormancılık alanında ise 16,3 katrilyon lira destek verdik.” ifadelerini kullandı. 

Üreticilerin uygun koşullarda finansmana ulaşmasını temin ettiklerine vurgu yapan Erdoğan, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2019 yılının ilk 3 ayında 11,5 katrilyon lira tarımsal kredi kullandırıldığını söyledi. 

Erdoğan, IPARD programı kaynaklarıyla  25 binden fazla projeye de 9 milyar liralık hibe sağladıklarını aktararak, bu hibelerle kırsalda 20 milyar lira yatırım yapıldığını ve 200 bin yeni istihdam oluştuğunu söyledi.

IPARD kapsamında bu yıl 2 milyar liralık yeni kırsal kalkınma başvurusuna çıktıklarını ve şu anda proje alma sürecinin devam ettiğini bildiren Erdoğan, “Tüm çiftçilerimizi bu imkândan faydalanmaya davet ediyorum.” dedi.

“ORMAN VARLIĞINI ARTIRAN NADİR ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman köylülerinin hem ferdi hem de kooperatifler yoluyla kredilerden yararlanmalarına imkân tanıdıklarını da belirterek, “3-5 ağacın taşınması bahanesiyle sokakları yakan vandallara inat orman varlığını artıran nadir ülkelerden biriyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de yaklaşık 21 milyon hektar olan orman alanını 2023’te 23 milyon hektara getirmeyi planladıklarını vurgulayarak, “2002 yılında hiç olmayan bal ormanı sayısını 2019 yılında 514 adede çıkardık. 2023 yılında 730’a taşımayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye 17 yıl öncesine göre daha yeşil bir ülke haline geldiyse bunda hayata geçirdiğimiz politikaların çok ciddi katkısı var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bitkisel üretimde başta buğday, mısır, çeltik ve ayçiçeği olmak üzere birçok üründe cumhuriyet tarihinin üretim rekorlarını kırdıklarını belirten Erdoğan, 2002’de 97 milyon ton olan bitkisel üretimi 2019’da 122 milyon tona çıkardıklarını, 2023’te bu rakamı 140 milyon tona getirmeyi ümit ettiklerini söyledi.

2023’te buğday üretimini 22 milyon tona, baklagiller üretimini 1,5 milyon tona, pamuk üretimini ise 3 milyon tona ulaştırmakta kararlı olduklarını ifade eden Erdoğan, “Büyükbaş hayvan sayısını 2019’da 17,5 milyon başa, 2023’te ise 19 milyon başa çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde 2002 yılında 32 milyon baş olan küçükbaş hayvan sayısını, 2019 yılında 53 milyon başa, 2023 yılında ise sürü büyütme projemizle 100 milyon başa yükseltmeyi planlıyoruz.” dedi.

Süt üretimini 2023’te 24 milyon tona, kırmızı et üretimini ise 1,7 milyon tona taşıyacaklarının altını çizen Erdoğan, üretimdeki artışlar sayesinde kişi başı süt tüketiminin 122 litreden 258 litreye yükseldiğine dikkati çekti.

Erdoğan, aynı şekilde kırmızı et tüketiminin 6,1 kilodan 15 kiloya çıktığını belirterek, “Halen et fiyatlarının arzu ettiğimiz seviyelerde olmadığını biliyorum. İnsanımıza eti uygun fiyattan yedirmekte kararlıyız. Bununla ilgili üreticilerimizin taleplerini de dikkate alarak maliyetlerinizi düşürecek, üretimi teşvik edecek politikalara daha fazla ağırlık vereceğiz.” diye konuştu.

“RAKAMLAR DÜNYA FİYATLARININ ÜZERİNDEDİR”

Bu sene buğday ve arpa alım fiyatını erkenden açıkladıklarını anımsatan Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından geçen yıl ton başına bin 50 liradan alınan sert ekmeklik buğdayın fiyatının bu yıl yüzde 29 artışla ton başına bin 350 lira olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Kaliteli ürüne verilen yüzde 4’e varan prim ve ton başına 200 lirayı geçen desteklerle üreticimiz ton başına bin 600 lira gelir elde edebilecektir. Her ne kadar muhalefet bilmeden konuşsa da bu rakamlar dünya fiyatlarının üzerindedir.” dedi.

Arpa alım fiyatının da yüzde 33 artışla ton başına bin 100 lira olarak belirlendiğini, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı üreticilere buğday ve arpa için yaklaşık 200 lira prim, mazot, gübre desteği ödemesi yapılacağını bildirdi.

TARIM ŞURASI EYLÜLDE TOPLANACAK 

Bayrama kadar yapılacak desteklerin müjdesini de veren Erdoğan, şunları söyledi:

“İnşallah bayrama kadar 2,4 katrilyon kütlü pamuk desteği, 662 trilyon yağlık ayçiçeği desteği ve 385 trilyon çiğ süt desteği ödemelerini yapıyoruz. Böylece toplamda 3 milyar 447 milyon lira destek ödemesi yapmış olacağız. Bunun yanında Türk çiftçisini teknolojik bakımdan daha avantajlı konuma getirecek projeleri de tek tek hayata geçiriyoruz.

Ülkemizin ilk ve hem milli hem yerli elektrikli traktörünün prototipini tamamladık. Daha neler olacak neler, yakın zamanda tanıtımını yapacak, akabinde seri üretime geçeceğiz.

Ayrıca 2004 yılından bu yana gerçekleştirilmeyen Tarım Şurasını da eylül ayında topluyoruz. Tüm paydaşların katılacağı şurada hem son 10 yılın kapsamlı bir değerlendirmesini yapacak hem de gelecek döneme dair yol haritamızı çıkaracağız.”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de programda yaptığı konuşmada, son 15 yılda reel fiyatlarla tarımsal hasılanın 1,5 kat, et üretiminin 3 kat, balık üretiminin 5 kat, süt üretiminin 2 kat, tarımsal ihracatın 4 kat ve hayvansal ürün ihracatının da 10 kat arttığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu başarının daha da ileriye gitmesi için çalıştıklarını dile getiren Pakdemirli, “Gıda tedariki, Türkiye’de yüzde 80 aile işletmeleri tarafından yapılıyor. Aile işletmeleri demek gıda güvenilirliği demek. Gıda güvenilirliği için mutlaka aile işletmelerine destek vermemiz gerekiyor. Büyük işletmeler, ufak bir zararda sektörden çıkıyorlar ama aile işletmeleri sabrediyor ve sonunda kazanıyor.” diye konuştu.

Pakdemirli, tohumdan sofraya çiftçilerin en çok emek harcayan kesim olduğunu ifade ederek, buna karşılık çiftçilerin her zaman en çok kazanan kesim olmadığını kaydetti.

Bir ürünün bazen tarlada 1 lirayken sofraya 4 liraya gelebildiğine işaret eden Pakdemirli, “Biz diyoruz ki tarladaki ürün 1 lira olmasın, 2 lira olsun, sofradaki de 4 değil, 3 lira olsun. Bu şiarla Ticaret Bakanlığımız ile birlikte bir yasa çalışmamazı var. Hem perakende yasasını hem de hal yasasını beraberce çalışıyoruz. Bundan sonra üreticimizin lehine bu yasayı en yakın zamanda meclise göndereceğiz.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DEKİ 32 MİLYON PARSELİ DİJİTALLEŞTİRDİK”

Artık tarımın teknolojiden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizen Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Tarım alanında Türkiye’de devlet olarak yapay zekâyı, dronları ve uyduları kullanmaya başladık. Türkiye’deki 32 milyon parseli dijitalleştirdik. Ne ekili ve ne kadar hasat edeceğiz onu görebiliyoruz. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz sayesinde de çiftçimiz hava şartlarından kaynaklı zarara uğramasın diye tahmin ve uyarılar yayımlıyoruz.

Bizim iktidarlarımızda 8 kat desteklerimiz arttı. Destekleri sadeleştirmemiz gerekiyor. Bununla ilgili de çalışmalarımızı yapıyoruz. Bununla birlikte bürokrasiyi, sizden istediğimiz kâğıdı azaltmamız gerekiyor. Size şunu müjdelemek istiyorum. Çok yakın bir gelecekte e-devlet üzerinden her işleminizi yapacak hale geleceksiniz.”

Pakdemirli, başarı örneği çok olmamakla birlikte kooperatiflerin de çok önemli olduğunu vurguladı, bu konuda erkeklere göre daha tertipli ve çalışkan olan kadınların öncü olması gerektiğini söyledi.

G20 TARIM BAKANLARI ZİRVESİ JAPONYA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Japonya’da Tokyo Cami Helal Market açılışına katıldı, Yunus Emre Kültür Merkezi’ni ziyaret etti.

Zirve kapsamında Japonya’ya giden Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ilk önce Tokyo Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ve Yunus Emre Kültür Merkezi Müdürü Hüseyin Tuna ile birlikte, tüm geliri Tokyo Camisi’ne aktarılacak olan Tokyo Cami Helal Market açılışını gerçekleştirdi.

Bakan Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada, “Yurt dışında helal gıdaya ulaşımın ne kadar güç olduğunu bilen birisiyim. Bu anlamda helal marketlerin sayısının artmasını önemli buluyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, marketten ilk alışverişi yaptı ve incelemelerde bulundu. Bakan Pakdemirli, Yunus Emre Kültür Merkezi’ni de ziyaret ederek Tuna’dan merkezin faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

PAKDEMİRLİ’NİN G20 PROGRAMI

Daha sonra Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli başkanlığındaki Türk Heyeti, Japonya’da gerçekleştirilen “G20 Tarım Bakanları Zirvesi”nde  Hindistan, Çin, İngiltere, Hollanda, Japonya tarım bakanları ve AB Komiseri ile heyetler arası görüşmelerde bulundu.

Japonya’nın Niigato kentinde başlayan zirve kapsamında Pakdemirli ve beraberindeki Türk heyeti, ilk olarak Hindistan Devlet Bakanı Ulusal Dönüşüm Enstitü üyesi ve aynı zamanda FAO Başkan adayı Prof. Ramesh Chand ve heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede Hindistan ile Türkiye arasındaki ticaretin geliştirilmesi, iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında iki ülkenin sorunlarının aşılmasına ilişkin atılacak adımlar ele alındı. 

Pakdemirli, Çin Tarım Bakanı Changfu Han ile gerçekleştirdiği görüşmede, ilişkilerin iyi seviyede yürütüldüğü, iş birliğinin ticari anlamda daha ileri taşınması gerektiğini belirtti. 

İngiliz Tarım Bakanı Robert Goodwill ile de bir araya gelen Pakdemirli, iki ülke ilişkilerini daha ileri taşımak için yapılacak çok şey olduğunu vurguladı. Goodwill’i Türkiye’ye davet eden Pakdemirli, iş birliğinin geliştirilebileceğini kaydetti.

Pakdemirli, Hollanda Bakanı Carola Johanna Schouten ile görüşmesinde, iki ülke teknik heyetlerinin bir araya gelebileceğini ve tarım yürütme komitesi toplantısının yapılabileceğini aktardı. 

G20 ev sahibi Japonya Tarım Bakanı Takamori Yoshikawa ile de görüşen Pakdemirli, iki ülkenin tarımsal ilişkilerinin daha ileriye taşınması adına izlenecek yollara dair görüşlerini aktardı. Pakdemirli, iki bakanlık arasında ilişkilerin yasal temellerini oluşturmak için daha önceden müzakerelerine başlanan tarım alanındaki iş birliği anlaşmasının imzalanması gerektiğine değinerek, Bakan Yoshikawa’yı Türkiye’ye davet etti. 

Pakdemirli, ayrıca AB Komiseri Phil Hogan ile bir araya geldi. 

Daha sonra “Yenilikçi İnsan Kaynaklarını ve Yeni Teknolojileri Teşvik Etme” konusunun alt tema olarak işlendiği birinci oturuma katılan Bakan Pakdemirli, hayati öneme sahip tarımın, dünyanın üzerinde en çok durduğu konulardan biri olduğuna işaret ederek, tarım teknolojilerinin sürdürülebilir kalkınma ve gıda güvenliği için öneminin gün geçtikçe arttığını bildirdi. 

Pakdemirli, 2050 yılına kadar küresel nüfusun 10 milyara ulaşmasının beklendiğine ve artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için küresel gıda üretiminin iki katına çıkarılması gerektiğine dikkati çekerek, doğal kaynakların kısıtlı olduğunu ve tarımın iklim değişikliği gibi ek sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Bugünün dünyasında tarımsal üretimi artırmak için en etkili çözümün teknolojinin kullanımı olduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Bugün ve özellikle yakın gelecekte, Sanayi 4.0 ve akıllı tarım gibi bilişim teknolojilerinin tarımda girdi optimizasyonu sağlayan karar destek sistemlerinde kullanılması, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımında önemli rol oynayacak.” değerlendirmesinde bulundu. 

TÜRKİYE’DEKİ ÇALIŞMALARI ANLATTI

Geçmişten bugüne yapılan uygulamaların, hedeflenen verim ve üretim miktarına ulaşmada “bilgi”, “teknoloji” ve “yönetim” gibi 3 kilit unsurun gerekliliğini gösterdiğini anlatan Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Özellikle karlılık sorunu ve çevresel etkinin getirdiği çekinceler, tarım sektörünü yeni teknolojiler araştırmaya ve bunları uygulamaya yöneltmiştir. Çiftçiler artık, ekimden gübrelemeye ve hasattan ilaçlamaya kadar arazilerindeki her bir operasyonu dekarlardan metrelere indirgeyecek şekilde kontrol edebilmekte, uygulanan işlemleri etkinliği artıracak şekilde yönetebilmekte, sonuçta daha çok verim ve üretim elde etmektedirler. Bunun yanı sıra makine kontrol sistemleri, arazi operasyonlarında maliyetleri düşüren uygulamaları zamandan tasarruf sağlayarak gerçekleştiren ekipman otomasyonunu sağlamaktadır.”

OECD verilerine göre, Türkiye’nin 2017 yılında tarımda Ar-Ge’ye en fazla yatırım yapan 8’inci ülke olduğunu belirten Pakdemirli, katılımcılara Tarım Bilgi Sistemi, Çiftçi Portalı, elektronik küpeleme, elektrikli traktör gibi Türkiye’de tarımsal inovasyon konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

19 MADDELİK BİLDİRİ

Toplantı sonunda, 19 maddeden oluşan G20 Tarım Bakanları Bildirisi kabul edildi. Bildiride, tarım ve gıda sektörünün sürdürülebilirliğine yönelik inovasyon, sektörün kapsayıcı ve sürdürülebilir büyümesi için tarım-gıda değer zincirlerine odaklanma, küresel sorunları ele almak için iş birliği ve bilgi alışverişi, dünya çapında sosyal yardım ve envanter çalışması, G20’nin gelecekteki iş birliği alt başlıkları yer aldı. 

ÜRETİCİMİZE 400 MİLYON LİRALIK YENİ HİBE DESTEĞİ

“YÜZDE 65’E KADAR OLAN BU HİBEYİ KAÇIRMAYIN”

IPARD II- 6’ncı Başvuru Çağrısı İlanı Tanıtım Programı’nda konuşan Bakan Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı-II (IPARD) 6’ncı Başvuru Çağrısı ile toplam 60 milyon avro hibeyi üretici ve yatırımcılara sunduklarını belirterek, “42 ilimizdeki tüm üreticilerimize söylüyorum, ‘Durmayın, beklemeyin, bize gelin, yüzde 65’e kadar olan bu hibeyi kaçırmayın.’ Bugün itibarıyla proje hazırlama süresi başladı. Projelerini hazırlayıp sunmak için üreticimize 3 ay süre veriyoruz.” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı-II (IPARD) 6’ncı Başvuru Çağrısı İlanı Tanıtım Programı’na katıldı. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, kırsalı daha çok desteklemek için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Kırsaldaki yatırımları artırmak, üretime katkı sağlamak, istihdama destek olmak için yeni bir hibe paketini açıkladıklarını ifade eden Pakdemirli, yatırım yapan, yeni istihdam oluşturan, ülkeye katma değer sağlayan her girişimcinin yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

“IPARD KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR 4 MİLYAR LİRA HİBE DESTEĞİ SAĞLADIK” 

Pakdemirli, Avrupa Birliği’nin (AB) kırsal kalkınma hibesi IPARD’ı uygulayan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) 42 ilde kırsal kalkınma hibelerini yatırımcılara sunduğuna işaret ederek, “IPARD Programı kapsamında bugüne kadar 14 binden fazla projeye, yaklaşık 4 milyar lira hibe desteği sağladık. Bu hibeler sayesinde kırsal alanlarımızda 10 milyar lira tutarında yatırım yapıldı, 60 bin yeni istihdam oluştu.” diye konuştu. 

Bakan Pakdemirli, IPARD-II kapsamındaki 5. Başvuru Çağrısı’nı Şubat ayında açıkladıklarını belirterek, “250 milyon avro (yaklaşık 1,5 milyar lira) hibe bütçeli 5. çağrıda, hayvancılık ve işletme pazarlama yatırımlarını destekliyoruz. Bu çağrının başvuru süreci devam ediyor.” ifadesini kullandı.

Tanıtım toplantısıyla “Kırsal Ekonomik Faaliyetlerin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbirinde” 6’ncı Başvuru Çağrısı’na çıktıkları bilgisini veren Pakdemirli, IPARD-II 6’ncı Başvuru Çağrısı ile toplam 60 milyon avro, yani yaklaşık 400 milyon liralık hibeyi üretici ve yatırımcıya sunduklarını bildirdi.

“DAHA ÇOK KÜÇÜK YATIRIMCI DESTEKLENECEK”

Pakdemirli, 60 milyon avroluk çağrı bütçesinin yüzde 75’inin AB, yüzde 25’inin ise ulusal kaynaktan oluştuğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Daha çok küçük yatırımcıların desteklenmesinin ön planda olacağı bu hibe paketinde 7 alt sektörü destekleyeceğiz. Bu hibe paketinde, kırsaldaki istihdama doğrudan katkı sağlayacak gençlerimize ve kadınlarımıza önemli avantajlar sağlayacak konular bulunuyor. Desteklenecek alanlar arasında süs bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler, mantar, fide ve fidan ile çiçek soğanı üretim yatırımları, arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve paketlenmesi yatırımları yer alıyor. Zanaatkarlık, yöresel tarım ve gıda ürünlerinin üretimini, kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetlerini, kültür balıkçılığını, yenilebilir enerji tesisleri ile kooperatif ve üretici örgütleri için makine parkları kurulumunu bu çağrı kapsamında destekliyoruz.”

ÜRETİCİLERE 3 AY SÜRE

Pakdemirli, söz konusu sektörlerde yapılacak yatırımların 500 bin avrodan (yaklaşık 3 milyon lira) fazla kısmına yüzde 55 ile 65 arasında hibe vereceklerini söyledi. 

IPARD kapsamında kredi ve borç değil, hibe verdiklerini vurgulayan Pakdemirli, “Yani geri ödemesi olmayan, yatırım desteği veriyoruz. 42 ilimizdeki tüm üreticilerimize söylüyorum, ‘Durmayın, beklemeyin, bize gelin, yüzde 65’e kadar olan bu hibeyi kaçırmayın.’ Bugün itibarıyla proje hazırlama süresi başladı. Projelerini hazırlayıp sunmak için üreticimize 3 ay süre veriyoruz. Başvuruların TKDK il koordinatörlüklerine teslim tarihleri 8 Temmuz ile 23 Ağustos arasında olacak. Durmayın, beklemeyin, projelerinizi hazırlamaya başlayın.” dedi. 

Kırsalda kurulan yerel grupların faaliyetlerini destekleyecek “LEADER Tedbiri”nin akreditasyonunu başarıyla tamamladıklarını belirten Pakdemirli, “Kırsala yeni bir yaklaşım getiren bu tedbir kapsamında, ön başvuru çağrı ilanına geçen ay çıktık. LEADER ve Kırsal Ağ Uygulaması bizim de önem verdiğimiz bir tedbirdir. Ön çağrı ilanı sonunda asıl çağrıya çıkarak projeleri alacağız. Böylece AB’ye aday ülkeler içinde LEADER Tedbiri’nde ilk çağrıya çıkan ülke olacağız.” diye konuştu. 

“5’İNCİ BAŞVURU ÇAĞRISI İÇİN SON BAŞVURU SÜRELERİNİ UZATIYORUZ”

Pakdemirli, 5’inci Başvuru Çağrısı kapsamında “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar Tedbiri”nde 17 Mayıs olan son başvuru tarihini 31 Mayıs’a, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili, Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri”nde ise 24 Mayıs olan başvuru tarihini 13 Haziran’a uzattıklarını bildirdi.

Bu süreleri daha fazla uzatmayacaklarını dile getiren Pakdemirli, “Çünkü, aldığımız projelerle hızlıca hibe sözleşmesi imzalamayı ve yatırıma geçmelerini istiyoruz. İlerleyen dönemlerde yeni başvuru çağrılarımız olacaktır. Bakanlığımızın kırsal kalkınmaya sağladığı destekler artarak devam edecektir.” ifadesini kullandı.

“BU MİLLET HİÇ KİMSENİN ESARETİ ALTINA GİRMEZ

Ankara’da şehit ve gazi aileleri için düzenlenen iftarda konuşan Bakan Pakdemirli, Türkiye ile uğraşanların, bu milletin hiç kimsenin esareti altına girmeyeceğini bilmesi gerektiğini ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Meteoroloji Genel Müdürlüğünce, şehit ve gazi aileleri için genel müdürlükte düzenlenen iftar programına iştirak etti. Bakan Pakdemirli burada yaptığı konuşmada, Anadolu topraklarının yüzlerce yıldır şehit kanlarıyla sulandığını söyledi.

Türkiye ile uğraşanların, bu milletin hiç kimsenin esareti altına girmeyeceğini bilmesi gerektiğini belirten Pakdemirli, “Ülkemizin güneydoğusunda bir sınavdan geçiyoruz, hakikaten dertli bir coğrafyadayız. Hepimiz vatandaşlar olarak, şehit ve gazi ailelerimiz olarak bu milletin bir bireyi olmanın bedelini ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. 15 Temmuz’u yaşadık, demokratik bir iktidarı devirmeye kalktılar. Bunların hepsi hafızalarımıza kazındı.” diye konuştu.

Zorlukların üstesinden birlik ve dirlik içinde olarak gelinebileceğini dile getiren Pakdemirli, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet şiarını benimseyen herkesin yanında olacaklarını kaydetti.

Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin 21. yüzyılda dünyanın refahından daha fazla pay alan, dünyanın zengin ve bölgesinin güçlü ülkelerinden biri olacağına işaret etti.

RAMAZAN’DA GIDA DENETİMLERİYLE FIRSATÇILARA GÖZ AÇTIRILMAYACAK

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle tüketimi artacak ürünleri imal eden işletmelere yönelik denetimlere ağırlık vereceklerini belirterek, “Özellikle toplu iftar alanları, üretim yerleri ve ‘Ramazan paketi’ adı altında muhtelif gıdaları içeren paketlerin satış ve dağıtımının yapıldığı iş yerlerinin denetimi konusunda, 81 il müdürlüğümüze talimat verdik.” dedi.

Bakan Dr. Pakdemirli, gıda zincirinin tüm aşamalarında tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sağlanmasının Bakanlığın sorumluluğunda olduğunu anımsattı.

Pakdemirli, üretilen, ithal edilen ve satışa sunulan gıda maddelerinin güvenirliliğine yönelik denetimlerin, il bazında hazırlanan aylık denetim programlarıyla ürün ve risk bazında hazırlanan yıllık denetim programları çerçevesinde yürütüldüğünü dile getirdi. 

Yaklaşan ramazan ayı nedeniyle halkın beslenme alışkanlıklarında oluşacak değişiklikler göz önünde bulundurularak, tüketimi artacak ürünleri imal eden işletmelere yönelik denetimlere ağırlık vereceklerini ifade eden Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Özellikle toplu iftarların yapıldığı yerler ve tedarik sağlayan şirketler, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, tatlı ve pastacılık ürünleri, şekerleme, unlu mamuller, ekmek ve pide üreten işletmeler ile ‘Ramazan paketi’ adı altında muhtelif gıdaları içeren paketlerin satış ve dağıtımının yapıldığı iş yerlerinin denetimi için, 81 il müdürlüğümüze ramazan ayına özel denetim programı oluşturmaları yönünde talimat verdik.” 

Bakanlık olarak yılbaşından bu güne kadar ülke genelinde gıda satış ve toplu tüketim yerlerinde 271 bin 536, üretim yerlerinde 50 bin 725 olmak üzere toplam 322 bin 261 denetim gerçekleştirdiklerini anlatan Pakdemirli, bu denetimler sonucunda gıda işletmelerine toplam 3 bin 432 yasal işlem uyguladıklarını bildirdi. 

Pakdemirli, vatandaşların huzurlu ve sağlıklı bir ramazan ayı geçirmesi için kamu sağlığı ve tüketici menfaatlerini korumaya yönelik çalışmalarının artarak devam edeceğini belirtti. 

TÜKETİCİLERE GIDA ALIŞVERİŞİ UYARISI

Pakdemirli, tüketicilerin gıda ürünleri alırken dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, gıdaların etiketlerinde öncelikle Tarım ve Orman Bakanlığının kayıt veya onay numarası ile ithal ürünün ithalat izinlerinin olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. 

Ürünün etiketlerde nasıl adlandırıldığına dikkat edilerek içindekiler bölümünün incelenmesi uyarısında bulunan Pakdemirli, ürünün özelliklerinin etiket bilgileriyle karşılaştırılmasının önemine işaret etti. 

Etiketteki bilgilerin okunmayacak derecede silik olmaması gerektiğini ifade eden Pakdemirli, ürünün üzerinde gerekli uyarı ve açıklamaların yazılmış olması konusunda da tüketicileri uyardı. Pakdemirli, ürün satın alırken önemsenmesi gereken diğer unsurları ise şöyle sıraladı:

“Ürünün etiketi üzerin­deki son tüketim tarihi veya tavsiye edilen tüketim tarihi dikkatle okunmalı. Son tüketim tarihi geçmiş ürünler alınmamalı ve Alo 174 Gıda Hattına, Tarım İletişim Merkezi (TİMER 180) veya en yakın Tarım ve Orman il/ilçe müdürlüklerine bildirilmeli. Gıdalar, uygun koşullarda muhafaza edilme­li, hazırlanmalı ve tüketilmeli. Her ürünün kendine özgü muhafaza şartlarında (sıcaklık, nem, ışık, vb.) satışa sunulup sunulmadığı kontrol edilmeli. Teknik ve hijye­nik koşullara uygun olmayan açıkta satılan gıdalar ile ambalajı yırtılmış, bozulmuş ve deforme olmuş ürünler satın alınmamalı. Dökme olarak (orijinal ambalajından çıka­rılmış) satın alınan gıdaların etiket bilgileri (son tüketim tarihi, üretici firma vb.) mut­laka istenmeli.”

İŞTE DETAYLAR… 2019 DÖNEMİ HUBUBAT ALIM FİYATLARI…

Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğünce, ülke genelindeki yaklaşık 270 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda hububat alımı yapılacak.

Ülkemizde hububat hasadı Mayıs ayının ikinci yarısında başlaması öngörülüyor. Bu kapsamda TMO, hububat alım fiyat ve politikalarını belirlemiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından da sert ekmeklik buğday ve arpa alım fiyatı açıklandı. 

TMO, Türkiye genelinde bulunan yaklaşık 270 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda (yaklaşık 80 nokta) alım faaliyeti gösterecek. Üreticilerimizin lisanslı depoları kullanmaları menfaatlerine olacaktır. Nitekim lisanslı depolara ürün teslim edilmesi halinde yüzde 2 stopaj, yüzde 2 SGK prim kesintisi muafiyeti, ton başına 25 lira nakliye desteği, araç başına da 25 lira analiz desteği sağlamış olacaklar. Ayrıca depo kira ücreti desteğinin yanında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden ürün bedelinin yüzde 75’ine kadar sıfır faizli 9 ay vadeli kredi kullanma imkânı ile peşin ödeme gibi avantajlara da kavuşmuş olacakalar.

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerden belgelerindeki üretim miktarının tamamı satın alınacak. ÇKS’ya kayıtlı olmayan kesimler ise, üreticiden aldığını belgelemek kaydıyla, stoklarındaki ürünü 1 Kasım’dan itibaren TMO’ya satabilecek.

FAİZİN YÜZDE 25’İ TMO’DAN

TMO, üreticilerimizin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek için randevulu alım sistemine devam edecek ve  TMO, altyapısı uygun borsalarda alım yapacak.

Borsa üzerinden alım yapan iş yerlerinde üreticiler, randevu alarak hem borsalar üzerinden hem de doğrudan iş yerlerine gelerek ürünlerini TMO’ya satabilecek. Pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapılacak. TMO ile protokol imzalayan lisanslı depolara ürün teslim eden üretici ve tüccar, ürünlerini elektronik ürün senedi (ELÜS) ile TMO’ya satabilecek. Ürününü TMO depolarına emanete bırakan üreticiler TMO’dan yüzde 30 avans alabilecek.

Üretici ve tüccar, emanete bırakılan ürünler için TMO’nun anlaşmalı olduğu bankalardan kredi kullanabilecek. Bankalardan makbuz senedi ile kredi kullanan tüm kesimlerin bankalara olan yükümlülüklerini yerine getirerek ürünlerini TMO’ya satmamaları durumunda bankalara ödemiş oldukları faizin yüzde 25’i TMO tarafından karşılanacak.

Ürün bedeli ödemeleri, ürünün TMO’ya teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. Ayrıca ürününü lisanslı depolar üzerinden ELÜS olarak TMO’ya satanlara ödemeleri peşin yapılacak.

ALIM FİYATLARI

Üreticilerden bu yıl da boşaltma ücreti alınmayacak ve böylece üreticinin ton başına ilave 9,4 lira kazancı olacak.

2018 yılında ton başına bin 50 lira olarak açıklanan kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday fiyatı bu yıl yüzde 29 artışla ton başına bin 350 lira olarak belirlendi. Buğdayın kalitesine göre açıklanan fiyatlar üzerine ayrıca yüzde 4’e kadar ilave fiyat uygulanacak. Bu şekilde kaliteli ürünün fiyatı ton başına bin 400 lirayı geçecek. Bu fiyatlara ilave olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından buğdayda ton başına 100 lira prim ödemesi ile gübre, mazot ve sertifikalı tohumluk gibi destek ödemeleri de yapılacak.

Kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday için ton başına belirlenen bin 350 lira alım fiyatı, bakanlıkça verilen yaklaşık 200 lira prim ve diğer desteklerle birlikte ton başına bin 550 liraya kadar yükseliyor. Açıklanan bu fiyatla üretici maliyete göre yüzde 41, yani ton başına 450 lira gelir elde etmiş olacak. 

2018 yılında ton başına bin 100 lira olarak açıklanan makarnalık buğday fiyatı ise yüzde 32 artışla ton başına bin 450 lira olarak belirlendi. Geçen yıl ton başına 825 lira olarak açıklanan arpa fiyatı da yüzde 33 artışla bin 100 lira oldu. Geçen yıl ton başına 800 lira olan çavdar, yulaf ve tritikale fiyatı 2019’da yüzde 28 artışla ton başına bin 25 lira olarak belirlendi.