3. TARIM ORMAN ŞURASI SONUÇ BİLDİRGESİ

III. Tarım Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Buna göre;

1) Tarım ve orman politikalarının; stratejik üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel alınarak oluşturulması, bütüncül ve entegre bir yöntemle hayata geçirilmesi,

2) Tarım sektörünün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan, en az üç yıllık dönemi kapsayacak, aktif çiftçi odaklı, üretim, kalite, ulaşılabilir fiyatlar ve sürdürülebilirliği esas alan yönlendirici bir destekleme sisteminin oluşturulması,

3) Tarımsal işletmelerde küçük, orta ve büyük ölçekli işletme tanımlarının yapılarak faaliyetlerin planlanması,

4) Sürdürülebilirlik, verimlilik ve rekabet ilkelerine dayalı, birim sudan maksimum faydayı sağlayacak, tarımsal üretim planlamasının bir devlet politikası haline getirilerek güvence altına alınması,

5) Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma projelerinin hızlandırılarak on yıl içerisinde tamamlanması, toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planlarının hazırlanması,

6) Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modellerin oluşturularak yaygınlaştırılması, miras mevzuatı geliştirilerek tarım arazilerindeki intikal sorununun çözülmesi,

7) Uzun vadede ortaya çıkabilecek olan risklerin bertaraf edilmesi, ürün çeşitliliği, dış ticarette sürekliliği sağlama, ürün maliyetlerinin düşürülmesi ve en önemlisi Jeopolitik siyaset açısından yabancı ülkelerde stratejik anlamda üretimin teşvik edilmesi için arazi kiralamalarının devam edilmesi, uluslararası tarım ve orman faaliyetlerinin kurumsal altyapıya kavuşturulması,

8) Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin işbirliği yapılarak tohumdan sofraya dijital değer zincirinin kurulması, tarım sayımının yapılması ve güncellenebilir veri tabanının oluşturulması,

9) Serbest piyasa düzeni içerisinde tarımsal ürünlerde fiyat spekülasyonlarının önüne geçilmesi için stok takip sisteminin oluşturulması, gıda depolarında izlenebilirliğinin sağlanması,

10) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuğu kapsamındaki ürünlerin artırılması, sistemin geliştirilmesi, lisanslı depo işletmelerince tarım ürünlerine dayanılarak oluşturulan elektronik ürün senetleri ticaretinin yaygınlaştırılması,

11) Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın ve gençlerde girişimciliğin desteklenmesi,

12) Bitki ve hayvan hastalıkları ile etkin mücadelede yerli ilaç ve aşı üretiminin teşvik edilmesi,

13) Buzağı ölümleri ve döl verimi istatistiklerinde uluslararası ortalamalara ulaşılması,

14) Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketiminin özendirilmesi ve pazar payının artırılması,

15) Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta halk elinde ıslah ve benzeri projelerle yerli ırklarımızın muhafaza ve ıslahına yönelik çalışmaların artırılması,

16) Mera hizmetlerinin yürütülebilmesi, mera niteliği taşıyan alanların tespit ve tahdit çalışmalarının ivedilikle tamamlanması, üreticiler ve üretici örgütlerine tahsis edilmesi, mera ıslahında kullanılacak bitki tohumları geliştirme çalışmalarının teşvik edilmesi,

17) Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması, kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması, kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi,

18) Su ürünlerinde balık işleme sektörünün geliştirilmesi, pazarlama ve marka tescilinin desteklenmesi, ihracatın ve yerli tüketimin artırılması,

19) Yetiştiricilikte ve avcılıkta alternatif su ürünleri türleri ile üretim ve verimliliğin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde artırılması,

20) Tarımsal verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılması için bilişim teknolojisini tarım sektörüne entegre ederek Akıllı Tarım Uygulamalarının yaygınlaştırılması, Akıllı Tarım konusunda yetişmiş çiftçi/mühendis/ara eleman sayısının özel programlar uygulanarak artırılması,

21) Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmesi,

22) Ülkemizin yerel hazinesi olan ata (yerel) tohum çeşitlerinin korunması, geliştirilmesi ve ticarete kazandırılması,

23) Gıda ve yem güvenliği, halk sağlığı, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak amacıyla tohumdan sofraya tüm zincirde etkin bir izlenebilirlik sağlanması ve denetim sisteminin etkinliğinin arttırılması,

24) Tarım ve ormancılıkta İklim değişikliği ile önemi daha çok artan meteorolojik bilginin üretimin her aşamasında etkin kullanılması, iklim değişikliğinin etkilerini izlemeye ve araştırmaya yönelik faaliyetlerin arttırılması ve olası etkileri engellemeye yönelik eylem planlarının geliştirilmesi,

25) Toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetim ilkeleri çerçevesinde kullanılması, korunması ve izlenmesinin sağlanması,

26) Ülkemiz su kaynaklarının daha etkin ve daha verimli yönetilebilmesi, ihtiyaç duyulan hukuki alt yapının sağlanabilmesi amacıyla Su Kanununun çıkarılması,

27) Yeni sulama yatırımlarının ve rehabilitasyon projelerinin önümüzdeki 25 yılda tamamlanması, tarımda suyun etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması,

28) Ar-Ge ve inovasyonda kaynakların daha etkin kullanılması için kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının oluşturulması,

29) Tarım ve ormancılıkta yerli genetik kaynakların ve biyoçeşitliliğin tespit, korunma, ıslah ve yaygınlaştırılması çalışmalarının artırılması,

30) Tarım ve orman ürünlerinde kalite ve standardizasyon çalışmalarının tamamlanması, sertifikasyon çalışmalarının yaygınlaştırılması,

31) Ülkemizde yetiştirilen ve uluslararası piyasalarda yüksek oranda talep gören tarım, gıda ve ormancılık ürünlerinde ihracat gelirlerini arzu edilen seviyelere çıkarmak için marka, kalite, standardizasyon, tanıtım ve özendirme çalışmalarının desteklenmesi, dünya üretiminde lider konumda bulunduğumuz ürünlerin tanıtım faaliyetlerinin profesyonel düzeyde yapılması ve pazar paylarının artırılması,

32) Tarım ve ormancılıkta iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması,

33) Tarım ve ormanla ilgili tüm mevzuatın bütüncül olarak değerlendirilmesi, yalın ve çelişkisiz bir mevzuat yapısının oluşturulması,

34) Kayıt, nakliye, hayvan pazarları ve mezbaha alt yapımızın yenilenerek, hayvan hareketlerinde etkin kontrolün sağlanması,

35) Tarımsal girdi ve finansman ihtiyacını karşılayan sözleşmeli bitkisel ve hayvansal üretim modellerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,

36) Arı ürünleri üretiminde verimliliğin artırılması ve katma değerli arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi, bal harici ürünlerin eğitimlerinin yaygınlaştırılması, tüketiminin artırılması

37) Atık yönetiminde sıfır atık hedefine ulaşmak için geri dönüşüm tesislerinin artırılması, atıkların değerlendirilmesine yönelik Ar-Ge projelerinin desteklenmesi,

38) Coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve katma değerli üretim ile pazar çeşitliliğinin artırılması, coğrafi işaretlerin yönetişim ve denetleme süreçlerinin gözden geçirilerek mevzuatın tamamlanması,

39) Kadastrosu kesinleşen ormanların tapuya tescilinin tamamlanarak, orman sınırı dışına çıkarılacak yerlerin tayin ve tespiti (2/B) çalışmalarında yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi,

40) Uluslararası standartlara uygun Ulusal orman envanterinin tamamlanması,

41) Ülkemizin uluslararası arenada orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi haline getirilmesi,

42) Ahşap kullanımının yaygınlaştırılması, yapısal ahşap standartlarının belirlenmesi ve ahşap yapı mevzuatının düzenlenmesi,

43) Doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespit, korunma, geliştirme ve izlenme çalışmalarının sürdürülmesi,

44) Orman köylülerinin gelir seviyelerinin artırılması için odun dışı orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi,

45) Tarımsal üretimde ve ormancılık faaliyetlerinde yenilenebilir enerji sistemleri kullanımının yaygınlaştırılması,

46) Başta çiftçilik olmak üzere Tarım ve Ormancılık sektöründe yürütülen faaliyetler için meslek standartlarının oluşturulması, çiftçilik mesleki eğitim kurumlarının açılması ve eğitim alan gençlerin teşvik edilmesi, tarım ve ormancılıkta mesleki eğitimin geliştirilmesi,

47)Organik ve organomineral gübre üretiminin ve kullanımının teşvik edilerek kimyasal gübre ithalatının ve çevre kirliliğinin azaltılması, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması,

48) Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi,

49) Gıdada bilgi kirliliğinin tanım ve çerçevesinin belirlenmesi, bilgi kirliliği çıkaranlara cezai yaptırım uygulanması için yasal mevzuatın çıkarılması,

50) Beslenme okuryazarlığının artırılması,

51) Gıda kayıp ve israfının önlenmesine yönelik ulusal politikaların geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması,

52) Gıdada taklit ve tağşiş cezalarının etkin caydırıcılığı için mevzuatta düzenleme yapılması,

53) Deneyim ve teknik bilgi değişimi amaçlı uluslararası projelerin teşvik edilmesi,

54) Orman içi ve kenarındaki mesken ve işyeri ruhsatlandırılmalarında yangın güvenliği açısından gerekli yasal düzenlemelerin oluşturulması,

55) Orman yangınlarına müdahalede yüksek teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarının kullanılması,

56) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen tarım ve ormancılık faaliyetlerinde denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı işte çalışma cezası alan hükümlülerin kullanılması,

57) Çölleşme ve erozyonla mücadelenin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi; uluslararası kuruluşlarla etkin işbirliği yapılması,

58) Tarım sektörünün en önemli problemi olan risk ve belirsizliğin azaltılması için gelir garantili ürün sigortasının çıkarılması,

59) Tarım, orman ve suyun yönetiminin aynı çatı altında toplanmasından doğan sinerjinin bölgesel dinamiklerle en etkin şekilde ekonomiye yansıtılması için bölge veya havza bazlı yönetim modeline geçilmesi,

60) Bir sonraki Tarım Orman şurasının 2024 yılında toplanması önerilmiştir.

‘‘5 YILLIK PLAN, 25 YILA IŞIK OLSUN!’’

5 yıllık planla 25 yıla ışık tutacak olan III. Tarım Orman Şurası başladı.

17 Temmuz’da tanıtım toplantısı yapılan ve sektörün tüm paydaşları ile ‘Ortak Akıl’ oluşturmak amacıyla önerilerin alındığı, 21 çalışma grubunun 4 aylık çalışması sonrası bu hafta nihayete erecek olan III. Tarım Orman Şurası’nın açılış programında, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli konuştu.

TARİHİN EN GENİŞ KATILIMLI ŞÛRASI

Tarım Orman Şurası’nın tanıtım toplantısının yapıldığı 17 Temmuz’dan bu yana geçen 4 aylık sürede vatandaşlarımızdan Şura’ya yoğun bir ilgi olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, 23 bini aşkın öneri geldiğini açıkladı. Pakdemirli; ”Biz, “5 yıllık plan, 25 yıllık ışık” dedik! Ve bugün; “Tarım”ın istikbali, “Gıda”nın geleceği, “Orman”ların sürdürülebilirliği, “Su”yun yarınları için bir araya geldik! “Besin”, “su” ve “nefes”in geleceğini, beraber tayin etmek istedik! Hamdolsun; milletimiz, yaptığımız her çağrıya kulak veren, her milli meseleye hassasiyet gösteren duyarlı bir millettir! An itibariyle; Şûra’ya web sayfamız üzerinden bildirilen görüş sayısı 23.000’i aşmış ve bu Şûra, tarihimizin “en geniş katılımlı Şûrası” olarak kayda geçmiştir! Hayırlı olsun! Milletimiz sağ olsun, var olsun!” dedi.

Tarımın tüm dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Bakan Pakdemirli, bu değişimin karşısında ancak kaynaklarımızı doğru kullanarak, üretimi planlayarak, sürdürülebilirliği sağlayarak ve bilhassa sonuçları doğru okuyarak durabileceğimizi ifade etti. Pakdemirli sözlerini, ”Mesela, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü “FAO”: 2050 yılına kadar, dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşacağını ve bu nüfusun beslenmesi için mevcut gıda üretiminin yüzde 50 artırılması gerektiğini her fırsatta gündeme getiriyor! Ülkemizin de 2050 yılında, nüfusunun 100 Milyonu geçmesi bekleniyor! Benzer bir tablo, ülkemiz için de geçerlidir! Dolayısıyla burada çiftçilerimize, üreticilerimize, yetiştiricilerimize büyük görev düşüyor! İnşallah sizlerin gayretiyle, sizlerin eli sizlerin emeğiyle Türkiye Tarımını, hep birlikte dünya markası yapacağız!”diye sürdürdü.

”GENÇLER; SİZ YETİŞTİRİN, KAZANIN Kİ, GÖZÜMÜZ ARKADA KALMASIN!

“Tohumdan fidana sevgi, tarladan çatala güven” tesis etmeliyiz’ diyen Bakan Pakdemirli, gençleri tarıma özendirmenin önemi üzerinde durdu.  Pakdemirli; ”Tarihî ve coğrafi konum bakımından avantajlı bir memleketiz! Coğrafyamız yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle dolu! Coğrafi işaretli ürün potansiyelimiz 2.500 adet! Endemik bitki sayımız toplam kıta Avrupa’sından daha fazla! Toprağımız bereketli, suyumuz kaliteli! İşlenen tarım arazimiz ülke yüzölçümünün 3’te 1’i! Mera alanlarımız 5’te 1’i! Orman arazilerimiz 3’te 1’i! Yani; işte bu hazine, işlemeniz için, üretmeniz için sizleri, siz gençlerimizi bekliyor!” diyerek gençlere seslendi.

Sadece bu da değil! Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin tarımsal hasılası ve dünya pazarındaki yerinden örnekler de verdi. ”Ülkemiz tarımsal hasılada; dünyada ilk 10’da, Avrupa’da ilk sıralardayız! 68 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımızla Avrupa’da ilk sıradayız! Coğrafya olarak da 1,9 Trilyon Dolar tarımsal ticaret hacmi olan bölgenin, hatta dünyanın tam merkezindeyiz! İşte dünyanın ve Avrupa’nın en büyük havalimanı bizde! Dünya havayolu trafiğinin yüzde 60’ı bizim hava sahamızdan geçiyor! Tarihî ipek yolunun kalbi hâlâ bu topraklarda atıyor! Bütün bu altyapımızla, stratejik konumumuzla; bulunduğumuz bölgenin zenginliğinden ve refahından, hep birlikte, DAHA FAZLA PAY ALMALIYIZ! En önemlisi de; 82 milyon nüfusumuzla, Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülke, bizim ülkemiz! Yani bizim zehir gibi bir gençliğimiz var! Gelin! Hep birlikte tarımı aşımız, suyu işimiz, ormanları geleceğimiz yapalım! Siz kendinizi yetiştirin, siz kazanın ki BİZİM GÖZÜMÜZ ARKADA KALMASIN!” diye konuştu.

SON 17 YILDA TARIMSAL HASILAMIZ % 486 ARTTI

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, son 17 yılda verilen desteklerle, tarımda katedilen mesafeyi rakamlarla anlattı; ”Son 17 yılda; verdiğimiz desteklerle ve elbette sizlerin de emeğiyle, tarımsal hasılamızı %486 arttırdık! Bitkisel üretimimiz yine son 17 yılda %20 arttı!

Tarımsal ihracatımızı yaklaşık 5 kat artırarak, net ihracatçı bir ülke olduğumuzu da bir defa daha ortaya koyduk. Fındık, incir, kiraz, ayva, kayısı, kuru üzüm üretiminde, dünya lideri konumumuzun yanı sıra; fındık, incir, kuru kayısı, kuru üzüm ihracatında dünya lideri; kiraz ve ayva ihracatında ise dünya üçüncüsüyüz! Un ve makarna ihracatında ülkemiz, 2002 yılında dünyada 11. sırada iken, 2005 yılından beri dünyada ilk sırada yer alıyor! Hibe Programları sayesinde, kırsal kalkınma alanlarında, 200.000 vatandaşımıza istihdam sağladık! Türkiye bugün kendi tohumluğunu üreten ve 86 ülkeye tohum ihraç eden bir ülke konumuna geldi! Yine son 17 yılda, tohumluk üretimimizi 7 kat, tohum ihracatımızı da 9 kat arttırdık! Yani halkımızın özverisiyle Türkiye’yi TOHUM İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE konumuna ulaştırdık!”

“GÜÇLÜ TARIM, GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEKTİR”

Her geçen gün tarım sektöründe verimliliği ve dünya pazarında etkinliği artırmak adına çalışmaların devam edeceğini belirten Bakan Pakdemirli, III. Tarım Orman Şurası ile 5 yıllık planla, 25 yıla ışık tutacak bir yol haritasının belirleneceğini ifade etti.  Bakan Pakdemirli, geçen 4 aylık istişare sürecinde sektörün tüm paydaşlarından gelen yoğun ilgi ile “tarımsal bilgi plan proje kütüphanesi” oluşturulduğunu ifade etti. Pakdemirli; ”Mesela Şûra’mızın en değerli kazanımlarından biri de şudur ki: 7.000 civarında telefon, e-posta ve mektup ile web sayfasındaki 23.000 görüşten oluşan, 30.000 parçalık fikir ve proje deposuyla aslında tam anlamıyla bir “tarımsal bilgi plan proje kütüphanesi” oluşturuldu! Şahsen, çalışma gruplarımızın başlıkları arasında; Akıllı Tarım teknolojilerini, uzun vadeli ve teknolojiye dayalı tarım politikalarını, “Ürettiğin Yerde Tüket!” hedefiyle sıfır kilometre yaklaşımını okuyunca mutlu oldum! Yönü teknolojiye, Ar-Ge’ye ve inovasyona çevrili çalışmalar gördükçe gurur duydum! Ekoturizm alt yapısı kurmayı hedefleyen, kooperatifleşme ile ölçek sorununu çözmeye çalışan projeler okuyunca Şûra’dan çok önemli bir “tavsiye yol haritası” çıkacağına tam manasıyla ikna oldum! Biz her zaman “Güçlü Tarım, Güçlü Türkiye demektir” diyoruz!”

17 YILDA, ‘SUYA YÖN VEREN’ ÇALIŞMALAR YAPILDI

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Dünya Bankası Destekli, sürdürülebilir gıda güvenliği için ”Sulama Modernizasyon Projesi” tanıtım toplantısında konuştu.

17 YILDA, ‘SUYA YÖN VEREN’ ÇALIŞMALAR YAPILDI

Bakanlık olarak son 17 yılda yapılan çalışmalara değindi Bakan Pakdemirli; ”Baraj sayımızı, yüzde 205 artışla, 841’e,,, HES sayımızı, yüzde 570 artışla, 650’ye,,, Gölet ve Bent sayımızı, yüzde 164 artışla, 602’ye,,, Sulama tesisi sayımızı, yüzde 76 artışla, 3.105’e,,, Taşkın kontrol sayımızı, yüzde 97 artışla, 9.894 adede çıkardık. Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazimizin,6,6 milyon hektarını sulamaya açtık. Bu alanın 2018 yılı sonu itibariyle, 4.31 milyon hektarı DSİ tarafından sulamaya açılarak, çiftçilerimize 32 Milyar Lira yıllık net gelir artışı sağladık” dedi.

Ülkemizde toplulaştırma yapılmaya uygun 14,3 milyon hektar alanın, 8,2 milyon hektarında toplulaştırma çalışmalarına devam edildiğini belirten Bakan Pakdemirli, 4 milyon hektar alanda çalışmaların tamamlandığını ifade etti.

Bakan Pakdemirli, Temmuz ayında Lansmanı yapılan Yeraltı Barajları konusunu da hatırlattı. ”İlk etapta 100 adet yeraltı barajı ve suni besleme yeri tespit ettik. 2020 yılında 10 adet yeraltı barajı yapmayı planlıyoruz ve 2021 yılında kullanıma açıyoruz” diye konuştu.

MODERN SULAMA İÇİN ÇİFTÇİLERE 531 MİLYON LİRA DESTEK VERİLDİ

Çiftçilere tarla içi modern sulama sistemleri kurabilmeleri amacıyla %50 hibe desteği verildiğini de belirten Bakan Pakdemirli, bu kapsamda 31.600 projeye 531 Milyon Lira destek sağlandığını söyledi.

Ülkemizde sarf edilen suyun yüzde 74’üne karşılık gelen, 40 milyar metreküp suyun, tarım sektöründe kullanıldığını ifade eden Bakan Pakdemirli, ”Biz de Bakanlık olarak politikalarımıza yön verirken, kıt kaynakları, nasıl daha verimli ve sürdürülebilir kullanırız, onun hesabını yapıyoruz” dedi. Pakdemirli, bakanlık sulama çalışmalarına ilişkin ise; ”255 meteoroloji istasyonunun verilerini dikkate alarak, 86 bitkinin Bitki Su Tüketimini hesaplayarak, “Türkiye’de Sulanan Bitkilerin Bitki Su Tüketimi Rehber”ini hazırladık. Tarımsal desteklerimizde; yer altı sularının yetersiz seviyede olduğu ve su kısıtı tespit edilen havzalarda ekilen nohut, mercimek ve yem bitkilerine ilave yüzde 50 fark desteği veriyoruz. İşte bu durum, tarımsal sulama konusundaki farkındalığın, artık yalnız devlet nezdinde değil, milletin nazarında da ilgi görmesini, STK’ların gündeminde de ele alınması gerektiğini, topyekûn bir mücadele içinde olmamızın lüzumunu ortaya koymaktadır” dedi.

YAĞMURLAMA İLE YÜZDE 35, DAMLAMA İLE YÜZDE 65 SU TASARRUFU SAĞLANDI

2000’li yılların başında tarımsal sulamada yüzde 6 olan modern sulama şebekelerinin oranının bugün yüzde 28’e yükseldiğini söyleyen Bakan Pakdemirli, inşaatı devam eden projelerle bu oranın yüzde 94 civarında olduğunu ifade etti. Pakdemirli, ”Tabii diğer yandan; sulamalarda basınçlı borulu şebekeye geçmek suretiyle, iletimde sızma ve buharlaşma kayıplarını minimum seviye indirerek, tarla randımanını maksimum seviyeye yükseltmeyi de başardık! Böylelikle, yağmurlama sulamada yüzde 35, damla sulamada ise yüzde 65 oranında su tasarrufu sağlamayı gerçekleştirdik” diye de ekledi. 

10. Kalkınma Planı çerçevesinde yürütülen “Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı Eylem Planı” doğrultusunda, Sulama Altyapısının Modernizasyonu Çalışmalarının bir bölümünün finansmanında Dünya Bankası kredilerinden faydalanıldığını söyleyen Bakan Pakdemirli; ”Dünya Bankası Grubunun en büyük kuruluşu olan, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) tarafından finanse edilen fon, 252 milyon dolar tutarında kredi ve 2 milyon dolar tutarında bir Küresel Çevre Fonu hibesini içermektedir” dedi.

MODERNİZASYONUN AMACI; TASARRUF, VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SAĞLAMAK

Modernizasyon projeleriyle 5 şeyin amaçlandığını belirten Bakan Pakdemirli, bir bir bu amaçları da sıraladı. ”Bir: Su tasarrufu sağlamak! İki: Sulama tesislerinin fonksiyonlarını ve verimlerini artırmak! Üç: Çiftçilerimizin faydalanma süresini ve şartlarını iyileştirmek! Dört: İşletme ve bakım faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak! Ve beş: Toprakta tuzluluk gibi sorunların ortaya çıkmasına engel olmak!”

Dünya Bankası ile birlikte yürütülen ve toplamda 507 bin 810 dekar alana hizmet verecek olan ‘Sulama Modernizasyonu Projesi’nin üç bileşenden oluştuğunu belirten Bakan Pakdemirli, ”Sulama Sistemi Modernizasyonu” Birinci Bileşeni oluşturmaktadır. İkinci Bileşeni; Afyon-Bolvadin Yeraltı Sulama Şebekesine yapılacak olan Güneş Enerji Santrali ile fosil yakıt kullanımından kaynaklanan yüksek enerji maliyetleri ve çevre kirliliğinin önüne geçilecektir. Projenin üçüncü ve son bileşenini; Proje Yönetimine ilişkin çalışmalar oluşturmaktadır” dedi.

2020 DİJİTALLEŞME YILI OLACAK

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir’de Ege Ekonomik Forumu’na katıldı.

2020 DİJİTALLEŞME YILI OLACAK

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak; 2020 yılını dijitalleşme yılı olarak tasarladıklarını belirten Bakan Pakdemirli, dijital kayıtlılığın amacını; ”Hem üreticinin gelir seviyesini hem de tüketicinin daha kaliteli, zamanında ve uygun fiyata beslenmesini sağlayacak bir üretim planlamasını hedefledik. Kıt olan kaynakların verimliliğini artırmak için yeni teknoloji ve teknikleri daha etkin kullanmaya kararlıyız! Erken uyarı sistemleri ile iklim değişimi, toprak analizi, teknolojik eğitim, ürün ve girdi fiyatlarının takibi için de yeni bir dijitalleşme döneminin kapısını aralıyoruz! Diğer yandan, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri de alacağız” sözleri ile ifade etti.

461 ÜRÜN COĞRAFİ TESCİL İŞARETİ ALDI, 427 ÜRÜN DE BAŞVURU AŞAMASINA GELDİ

%50’si sizden %50’si bizden diyerek, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme ve IPARD Programları kapsamında çiftçilerimize sera yapımında destek sağlandığını hatırlatan Bakan Pakdemirli, kırsal kalkınma için yereldeki potansiyeli açığa çıkarmak adına coğrafi işaret tescili konusunda da çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini belirtti. Bakan Pakdemirli, ”Hali hazırda, 4 köşesi cennet vatanımızın gelişmesi ve ülkemizin potansiyelini açığa çıkarmak için; 461 ürünümüzün coğrafi tescil işareti almasını sağladık. Ve 427 ürünümüzü de başvuru aşamasına kadar getirdik! Zira coğrafi işaretli ürün demek, katma değer demek, marka değeri demek! Dünya Yiyecek ve Seyahat Birliği verilerine göre gastronomi turizmi yıllık yaklaşık 150 milyar dolarlık ekonomiye sahip! Yöreden yöreye farklılık gösteren ürünleri ile Türk mutfağında 2 binden fazla yiyecek ve içecek çeşidimiz var. İşte bunun için; bu ürünlerimize marka değeri oluşturabilirsek, bu pastadan daha fazla pay alabilmeyi başarabiliriz! Hem çiftçimizin yüzü güler hem de milletimiz sağlıklı, uygun ve güvenilir gıdaya ulaşır” dedi.

DİKİLİ TARIMA DAYALI İHTİSAS SERA OSB’NİN KURULUŞU İÇİN İMZA ATILDI

İnovasyonun, yenilenmenin, tarımsal üretimde gelişmeyi sağlayacak ve rekabet gücünü artıracak en önemli araçlardan biri olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, bunun aynı zamanda, doğal kaynakların etkin ve sürdürülebilir kullanımı için de gerekli aksiyonların başında geldiğini belirtti. Bakan Pakdemirli, bu kapsamda Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgelerine dikkati çekti; ”OSB’ler modern üretim uygulamaları ile maliyeti düşük, güvenilir, marka değeri yüksek tarımsal ürünlerin, tüketiciye doğrudan sunulması açısından yürüttüğümüz büyük projelerdendir. Daha önce sizlere de müjdesini vermiş olduğum, ülkemizin ilk örneğini teşkil edecek olan,

Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB’nin kuruluşu için 7 Kasım’da gerekli imzayı attım, bu arada bu da hayırlı uğurlu olsun!” dedi.

İZMİR’DE 9 İLÇEDE DAHA TARIMA DAYALI OSB KURULACAK

Dikili Sera OSB modern otomasyon sistemine sahip, teknolojik seralarda yıllık 80.000 ton kaliteli yaş sebze ve meyve üretilmesinin beklendiğini belirten Bakan Pakdemirli, ”Bu emeğini yurt içi ve yurt dışı piyasalara sunacak, ayrıca 3.500 kişilik yeni istihdam ile ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. İzmir’de Dikili ilçesi dışında, dokuz ilçede daha Tarıma Dayalı İhtisas OSB kuruyoruz. Hayvancılık, seracılık, süs bitkileri ve su ürünleri sektörlerine önemli katkılar sağlayacak olan Ödemiş, Tire, Seferihisar, Bayındır, Bakırçay, Foça, Menderes, Kınık ve Torbalı ilçelerinde proje ve yer seçimi çalışmalarına başladık. Ayrıca Ege bölgemizde Denizli-Sarayköy, Aydın-Efeler, Manisa-Alaşehir, Balıkesir-Edremit’te Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB kurulması çalışmalarımız da hızla devam ediyor” diye konuştu.

Tarımın dijitalleşmesiyle, sulama, gübreleme, ilaçlama faaliyetlerinin yeri, zamanı ve miktarının daha hassas biçimde ayarlanabileceğini ve hasat zamanının doğru şekilde tahmin edilebileceğini de ifade eden Pakdemirli, ”Endüstri 4.0 döneminde teknolojide yaşanan gelişmeler, tarım teknolojilerine de yansımış, verimliliği ve karlılığı artırmıştır. Tabii biz bu dönemde, tarımsal üretim teknolojilerinde kayda değer bazı gelişmeler yaşadık; Bir: Daha hassas toprak işleme ve hasat makineleri, İki: Akıllı sulama ve gübreleme sistemleri, Üç: Görüntü alma ve ilaçlamada drone kullanımı, Dört: Seracılıkta otomasyonla iklimlendirme uygulamaları, Beş: Hayvancılıkta adım ve lokasyon takibi ile biyomedikal verilerin izlenmesi. Altı: Havadan görüntüleme, ilaçlama gibi işlerde dronlar, Yedi: Hava ve toprak nem ve sıcaklıklarının tespitinde sensörler. İşte, bu sayede sahadan elde edilen veriler artmakta ve bu veriler veri setlerine dönüştürülerek, yapay zekâ algoritmalarıyla işlenebilmektedir. Bu nedenle ülkemizde de hava, toprak, coğrafi konum, bitkinin durumu, uygulanan yöntemler ve bunların sonuçları gibi verileri de doğru şekilde veri tabanlarına aktararak, uygulamalarda kullanacağız” dedi.

BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİMİN %14’Ü EGE BÖLGESİ’NDE YAPILIYOR

Ege Bölgesi’nin ülkemiz ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu da vurgulayan Bakan Pakdemirli, rakamlarla örnek verdi. ”Tarla ürünlerinin %10’u, Sebze üretiminin %18’i, Meyve üretiminin %22’si, Süt üretiminin %17,4’ü Ege Bölgesinde yapılmaktadır. Yine ülkemizdeki büyükbaş hayvan varlığının %16’sı ve küçükbaş hayvan varlığının da %11’i bölgemizde bulunmaktadır. Yani Ege Bölgesi bitkisel ve hayvansal üretimde, toplam ülke üretiminin %14’üne sahiptir.”

2018’DEKİ TOPLAM TARIMSAL İHRACATIN %23’Ü EGE’DEN GERÇEKLEŞTİRİLDİ

2018 yılında çiftçiye ödenen 14,5 Milyar Lira tarımsal destekleme ödemesinin %13’ünün Ege Bölgesi’ndeki çiftçilere ödendiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, ”Ege Bölgesi’nde KKYDP ve TKDK kapsamında; toplam 4.160 projeye, 1,1 Milyar Lira destek verdik. Vermiş olduğumuz destekler ve çiftçimizin özverili çalışmaları neticesinde, 2018 yılında toplam tarımsal ihracatımızın %23’ü Ege Bölgemiz tarafından gerçekleştirildi” diye konuştu.

EGE’DE SON 17 YILDA 30.6 MİLYAR TL ORMAN VE SU YATIRIMI YAPILDI

Ege Bölgesi’nde 2,2 milyon dekar alanda toplulaştırma çalışması yapıldığını söyleyen Bakan Pakdemirli, orman ve su alanlarında da bu bölge için bütün imkânların seferber edildiğini belirtti. ”Bu kapsamda son 17 yılda 30,6 Milyar TL orman ve su yatırımı yaptık. Bu yatırımlar neticesinde; 147 baraj ve 77 gölet inşa ettik. 2,8 milyon dekar araziyi sulamaya açarak, çiftçilerimize 2,9 Milyar Lira zirai gelir artışı sağladık. İnşa ettiğimiz 769 adet taşkın koruma tesisi ile; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağladık. Daha yeşil bir Ege için 854,3 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Orman köylerinde yaşayan vatandaşlarımıza destek sağlamak maksadıyla 422 milyon TL ORKÖY kredisi ve hibe desteği sağladık. Anlık hava durumu bilgilerinin vatandaşımıza sunulması, tahminlerin hazırlanması, tahmin tutarlılıklarının artırılması maksadıyla bölgemizde 283 adet meteoroloji gözlem sistemi kurduk” dedi. 

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN İZMİR’E TARIMA DAYALI OSB MÜJDESİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir’in Dikili ilçesinde kurulacak Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi’nde 80 bin tonun üzerinde sebze meyvenin işleneceğini, 3 bin 500 kişinin istihdam edileceğini bildirdi.

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) ve Özgencil Grup iş birliğiyle İzmir’de bir otelde düzenlenen 3. Ege Ekonomik Forum’da konuşan Pakdemirli, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ndeki fidan dikim etkinliğine dikkat çekerek çok güzel anların yaşandığına, bu günde toplumun tüm kesimlerinin bir araya geldiğine işaret etti.

Tarımla ilgili konuların artık siyasetten arındırılması gerektiğini dile getiren Pakdemirli, “(Tarım bitti, öldü, üretici böyle oldu) dediğiniz zaman bu işle uğraşanları da korkutuyorsunuz, kaçmalarına sebebiyet veriyorsunuz. Eksiklerimiz varsa bunları konuşalım ama bunları saygı ve sevgi içinde yapalım. Bunun üzerinden siyaset yapıp kimse kendi için rant devşirmeye çalışmasın. En son siyaset yapılacak konu budur, milli güvenlik meselesidir.” dedi.

Gelecek hafta Tarım Şurası’nı gerçekleştireceklerini, 15 yıldır yapılmayan şurada tarımla ilgili tüm konuları derleyip toplayarak tartışacaklarını aktaran Pakdemirli, bu toplantıdan gelecek 5 yıl için bir iş planı ortaya konmasını beklediklerini ifade etti.

Türkiye’de gıda fiyatlarının, enflasyon sepeti içinde yüzde 20-25’lik payı alması nedeniyle sürekli gündemde olduğunu, gelecek 20 yılda gıda üretimini yüzde 50-60 artırma zorunluluklarının bulunduğunu kaydeden Pakdemirli, bunun bir yolunun kooperatiflerin güçlendirilmesinden geçtiğine dikkati çekti.

Bekir Pakdemirli, “Avrupa’da 150 bin tane kooperatif var. 5,4 milyon çalışan var. Fransa’da 15 bin kooperatif var. Bu kooperatifler 86 milyar avro ciro yapıyor. Bizde Fransa ile hemen hemen aynı miktarda kooperatif var. Ama bizde 1 milyar lira ciro yapan kooperatif yok. Başarılı kooperatiflerimiz var ama bunları sayısını artırmamız lazım.” diye konuştu.

Gıda güvenliğinde tohumdan çatala kadar olan sürecin takip edilmesinin önemine işaret eden Pakdemirli, “Son günlerde ıspanak konusunda ortaya çıktı. Dün bütçe konuşmalarında da konuşuldu. Her ürünü köküne kadar kontrol etme şansımız yok. Ama herkesi de bir şekilde belli seviyede eğitmemiz lazım. Tarımsal ilaçlamadan değil, ıspanağın içine karışan bir yabani ottan bir zehirlenme.” ifadelerini kullandı.

İZMİR’E 9 TARIMA DAYALI OSB

Elektrikli traktörün prototipini ürettiklerinin hatırlatan Pakdemirli, Türkiye’nin bu konuda öncü ve ihracatçı olabileceğine değindi.

Türkiye’nin tarımsal üretimde Avrupa’da ilk sıralarda olmasına rağmen işlenmiş gıda konusunda aynı durumun söz konusu olmadığını dile getiren Pakdemirli, bu konuda İzmir’in potansiyelini daha iyi kullanması gerektiğini ifade etti.

Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayın 7’sinde imzaladım. Dikili Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi hayırlı uğurlu olsun. Burada 80 bin tonun üzerinde sebze ve meyve üretimi olacak ve 3 bin 500 kişiye de istihdam sağlayacak. Ama 9 ilçede daha tarıma dayalı organize sanayi bölgeleri kurulması konusunu da gündemimize aldık. Bunların hepsini peyderpey inşallah ülkemize kazandırmış olacağız. Bölge olarak da Denizli Sarayköy’de, Aydın Efeler’de, Manisa Alaşehir’de, Balıkesir Edremit’te de bu bölgelerin kurulması konusunda da gayretimiz sürüyor.”

TARIMSAL DESTEKLER 22 MİLYAR LİRAYA ÇIKIYOR

Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçes TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı.

Görüşmelerde Bakanlığın çalışmalarına ilişkin bir sunum yapan Tarım ve Orman Bakanı Dr.  Bekir Pakdemirli, önümüzdeki yılı bakanlık için dijitalleşme yılı olarak tasarladıklarını belirtti.

Tarımda dijital kayıtlılıkla üretimde ve gıda sanayisinde beklenen gelişim ve verim artışının en kısa yoldan sağlanacağını vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Tedarikten lojistiğe kadar bütün süreci optimize edecek bir sistemi tanımladık. Erken uyarı sistemleriyle ürün ve girdi fiyatlarının takibini, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri alacağız” diye konuştu.

TARIM ORMAN ŞURASI GELECEK 25 YILA IŞIK TUTACAK

21 Kasım’da kapanışı yapılacak Tarım Orman Şurası’yla tüm paydaşlardan gelen bilgi ve önerileri damıtarak bir yol haritası çizeceklerini  de ifade eden Pakdemirli, “Şura ile tarım ve hayvancılıkta 5 yılı planlayarak, gelecek 25 yıla ışık tutulacak” dedi.

Komisyon üyesi milletvekillerini de şuraya davet eden Bakan Pakdemirli,  2002’de 1,8 milyar lira olan tarımsal desteklerin 2018 yılında 14,5 milyar ve 2019’da ise 16,9 milyar liraya çıktığını belirtti.

TARIMSAL DESTEKLER 22 MİLYAR LİRAYA ÇIKIYOR

“Tarımsal destekleri 2020 yılında yüzde 36,7 ile en yüksek artışla 22 milyar liraya çıkarıyoruz. Bakanlığımız 2020 bütçesinin yüzde 54,5’ini tarımsal desteklere ayırdık.” değerlendirmesinde bulunan Bakan Pakdemirli, bu yıl gübre desteği başta olmak üzere bazı desteklerde birim destek miktarlarını artırdıklarını, bazı konularda ise yeni destekler başlattıklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl 12 yeni destek ve 32 destek birim fiyatında da artış sağlayarak çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Tarım Orman Şurası’nda çıkacak tavsiye kararına göre imkanlar dahilinde destekleme modelinde revize yapabiliriz. Bu yıl içinde bugüne kadar, 9,9 milyar lira bitkisel üretim destekleme ödemesi yaptık. Tarıma yapılan çeşitli desteklemelerin yanı sıra, 2003-2018 döneminde, çiftçilerimize 117,4 milyar lira direk nakit destekleme ödemesi yaptık. Bu yıl ekim ayı sonuna kadar ise toplam 14,5 milyar lira nakit destekleme yapılırken, yıl sonuna kadar 16,9 milyar lira destekleme ödemesi gerçekleştirilmiş olacak.”

“HAYVANCILIKTA 6,6 MİLYAR LİRA DESTEK VERİLECEK”

Hayvancılıkta da 2002 yılında 83 milyon lira olan destek miktarını 45 kat artırarak 2018 yılında 3,7 milyar liraya çıkardıklarını vurgulayan Bakan Pakdemirli, bu yıl ekim sonu itibarıyla, 4,4 milyar lira destekleme ödemesi yaptıklarını, bu miktarın yıl sonunda 5,2 milyar liraya ulaşmasını ve 2020 yılında ise 6,6 milyar lira olmasını planladıklarını ifade etti.

Pakdemirli, böylece 2003-2019 döneminde toplam 33 milyar lira hayvancılık desteği ödemiş olacaklarını aktardı.

Kırsal alandaki yatırımlara hibe desteği sağlayan proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 11 bin projeye 4,5 milyar lira hibe desteği sağladıklarını bildiren Bakan Pakdemirli, bu yıl 490 projenin yatırımının sürdüğünü ve bu projelerle kırsal alanda 9 milyar liralık yatırım yapıldığını ve yaklaşık 92 bin yeni istihdam sağlandığını ifade etti.

IPARD KAPSAMINDA 4 MİLYAR LİRA HİBE SAĞLANDI

Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında bugüne kadar 14 bin 315 projeye 4 milyar lira hibe sağladıklarının altını çizen Pakdemirli “Bu hibelerle kırsalda 10 milyar liralık yatırım ve 60 bin yeni istihdam oluşturuldu. IPARD yatırımları vergilerden muaf olduğundan, yatırımcılara 1,5 milyar liralık dolaylı katkı sağlandı. 2019 yılında IPARD-2 kapsamında toplam hibe bütçesi 2 milyar lira olan 3 başvuru çağrısına çıktık. 2023 yılına kadar IPARD-1’de 10 bin 695 olan proje sayısını 20 bine, 3,2 milyar lira olan hibe miktarını 8 milyar liraya, 7 milyar lira olan yatırım miktarını 15 milyar liraya, 57 bin olan istihdam sayısını ise 100 bine çıkarmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

2010-2018 DÖNEMİNDE 19,4 MİLYAR LİRA KREDİ KULLANDIRILDI

Faiz destekli tarımsal kredilere ilişkin de bilgi veren Bakan Pakdemirli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2018 yılında, 498 bin üreticiye 8,7 milyar lira,  bu yıl Eylül ayı sonu itibarıyla 282 bin üreticiye 6,6 milyar lira, 2010-2018 döneminde ise 923 bin 449 üreticiye toplam 19,4 milyar lira kredi kullandırıldığını belirterek, tarımsal kredilerin geri dönüş oranının ise geçen yıl ortalama yüzde 97,8 olduğunu anlattı.

Sertifikalı tohum üretimi konusunda da bilgiler veren Bakan Pakdemirli, sertifikalı tohum üretimini artırıp denetimleri etkinleştirdiklerini vurgulayarak, tohum ihtiyacının yüzde 96’sının yurt içinde üretildiğini, ayrıca 86 ülkeye 152 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.

HALKIN TÜKETTİĞİ ŞEKERİN TAMAMI YERLİ ÜRETİM

Halkın tükettiği şekerin tamamının yerli üretim olduğunu belirten Pakdemirli, “Pancar şekeri satışlarında Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Şeker kotalarında yaptığımız düzenlemeyle nişasta bazlı şeker kotası, 2018’de yüzde 10’dan yüzde 5’e, 2019’da ise yüzde 2,5’e düşürüldü. Böylelikle, çiftçimizin ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. Şeker pancarının tonunu 2018’de 235 lira iken, 2019’da 300 liraya çıkardık. 2002’ye göre yüzde 21 artışla, pancar üretimimizin 2019’da yaklaşık 20 milyon ton olmasını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.

KIRMIZI ET ÜRETİMİ YÜZDE 115 ARTARAK, 13,6 KİLOGRAMA ÇIKTI

Hayvancılığa sağlanan destekler ve kredilerle uygulanan projelerle 50 ve üzeri büyükbaş hayvan işletme sayısının 46 bin 475’e ulaştığına da işaret eden Bakan Pakdemirli, kişi başına düşen süt üretiminin 2002’ye göre yüzde 113 artarak, 270 kilograma ve kırmızı et üretiminin de yüzde 115 artarak, 13,6 kilograma çıktığını ifade etti.

Tarım topraklarını koruma çalışmaları kapsamında 265 büyük tarımsal ovanın koruma altına alındığını vurgulayan Pakdemirli, toplam 1,4 milyon hektar alanın miras ve satış yoluyla bölünmesini önlediklerini ifade etti.

Pakdemirli, Su Ürünleri Kanunu’nda köklü bir değişiklik yaptıklarını belirterek, “Su ürünleri yetiştiriciliğinde, 2018’de 315 bin ton olan üretimimizi, 2023’de 600 bin tona çıkarmayı ve 2 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyoruz” dedi.

ORMAN ALANLARI 23,4 MİLYON HEKTARA ÇIKARILACAK

Ormancılık alanında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren ve son 17 yılda orman varlığının 1,8 milyon hektar artırıldığını anlatan Bakan Pakdemirli, “Orman alanımız bugün ülkemizin yüzde 29’unu kaplamaktadır. 2023’e kadar, bir yandan bozuk ve verimsiz ormanları ıslah ederek verimli hale getirmek, diğer yandan orman alanlarını genişleterek ülke yüzölçümünün yüzde 30’u olan 23,4 milyon hektara çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında bulunuyor. 2023’e kadar dünya nüfusu oranında, yani 7 milyar fidanı toprakla buluşturacağız.” diye konuştu.

Pakdemirli, 17 yılda, 30 bin futbol sahası alanı kadar toprağın erozyonla taşınmasını önlediklerini, 2023’de erozyonla taşınan toprak miktarını 130 milyon tona düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.

YANGINLARA MÜDAHALE SÜRESİ 12 DAKİKAYA İNDİ

Orman yangınlarıyla mücadelede ilk müdahale süresini, 17 yılda 40 dakikadan 12 dakikaya kadar indirdiklerinin altını çizen Bakan Pakdemirli “Yangınla mücadele stratejimiz yangın çıkmasına mani olmak, erken uyarı, hızlı ve etkin müdahale ile yanan alanların yangına dirençli hale getirilecek şekilde ağaçlandırılmasıdır” dedi.

 Ayrıca 2009-2018 döneminde, yılda ortalama 2 bin 388 orman yangını çıktığını ve zarar gören alanın ortalama 6 bin 665 hektar olduğunu ifade eden Pakdemirli, verimli orman alanlarının 14 milyon hektara çıkaracaklarını da belirtti.

“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTIYORUZ”

Hidroelektrik enerji tesisleriyle Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azalttıklarına dikkati çeken Bakan Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Baraj sayımızı, 2003-2019 yıllarında, 276 adetten yüzde 205 artışla 841’e, söz konusu dönemlerde HES sayımızı 97’den yüzde 570 artışla 650’ye, gölet ve bent sayımızı 228’den yüzde 164 artışla 602’ye, sulama tesisi sayımızı bin 764’den yüzde 76 artışla 3 bin 105’e ve içme suyu tesisi sayımızı 84’den yüzde 285 artışla 323’e çıkardık.”

6,6 MİLYON HEKTAR ARAZİ SULAMAYA AÇILDI

Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin 6,6 milyon hektarını sulamaya açtıklarını söyleyen Pakdemirli, “Tamamlanan arıtma tesisleri ile günde 8,6 milyon metreküp kaliteli içme suyu üretilmektedir. 2023 yılına kadar 12 milyon kişiye ve tüm projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 20 milyon kişiye içme suyu temin edeceğiz.” dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yüzde 90’ları aşan tahmin tutarlılığı yakaladığını ifade eden Pakdemirli, “Tarımsal faaliyetlerin planlanmasında, verimliliği artırmak amacıyla ‘Tarımsal Hava Tahmini’ başlığıyla internet sayfasını hizmete sunduk” açıklamasını yaptı.

TMO 2019’DA 4,8 MİLYAR LİRA ÖDEME YAPTI

Uygulanan finans yönetimi sonucunda 2018 yılında 9 milyon 323 bin lira zarar eden TİGEM’in, 2019 yılında 50 milyon lira kar elde etmeyi hedeflediğini belirten Bakan Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) ise iç ve dış piyasaları yakından takip ettiğini ve piyasaların sağlıklı işlemesine yönelik düzenleyici tedbirler almak suretiyle de üreticiyi koruyup tüketiciyi kolladıklarını belirtti. TMO’nun 2019’da 14 üründe hasat dönemi öncesi alım fiyatı açıklayarak bugüne kadar 156 bin üreticiden, toplam 2,4 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdiğini söyleyen Pakdemirli, bunun karşılığında 4,8 milyar lira ödeme yapıldığını vurguladı.

“BESİCİLERE 1 MİLYAR 962 MİLYON ÖDEME YAPILDI”

Et ve Süt Kurumunun (ESK) besicileri korumak ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, üretim maliyetlerini göz önüne alarak hayvan alım fiyatlarını düzenlendiğinin altını çizen Bakan Pakdemirli, “2019 yılı ilk dokuz ayında, 203 bin 182 büyükbaş ve 72 bin ton kırmızı et ürettik. 3 milyon 943 bin kanatlı hayvan alımı yaptık ve 7 bin 243 ton beyaz et ürettik. Toplam 33 bin 280 ton kırmızı et ve 5 bin 5 ton beyaz et satışı gerçekleştirdik.” ifadesini kullandı.

Pakdemirli, bu yılın ilk dokuz ayında besicilere 1 milyar 962 milyon lira ödeme yapıldığına işaret ederek, ESK’nin 2019 yılının ilk 9 ayında alınan 133 bin 19 ton çiğ sütten, 10 bin 911 ton yağsız süt tozu üretildiğini dile getirdi.

Türkiye’de üretilen yaş çayın yüzde 50-55’inin ÇAYKUR’un 46 adet yaş çay fabrikasında işlendiğini de belirten Bakan Pakdemirli, bu yıl Ekim ayı itibarıyla 750 bin ton yaş çay alımı yapıldığını bildirdi.

BİTKİSEL ÜRETİM YAKLAŞIK 125 MİLYON TONA ÇIKACAK

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2020 yılının bitkisel ürün miktarının arttığı ve meraların optimum kullanıldığı bir yıl olacağını ifade ederek, “Bitkisel üretimimizi yüzde 5 artırarak yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretimimizi yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona çıkaracağız. Tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü 1,4 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

“SOFRALIK ZEYTİN İÇİN KİLOGRAMA 15 KURUŞ DESTEK”

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini bu yıl “Fark Ödemesi Desteği” kapsamına aldıklarını vurgulayan Pakdemirli, kilograma 15 kuruş destek vereceklerini söyledi.

Pakdemirli, 2020’nin küçükbaş hayvan varlığını artırmada hamle yılı olacağına da işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon baş hayvan hedeflenmektedir. Küçükbaş hayvanlardaki sayısal artış, büyükbaş hayvanlardaki üremeye bağlı kayıpların azaltılması ve etçi – kombine buzağılara ilave 250 lira destek ile kırmızı et üretiminin 1,25 milyon ton olmasını hedefliyoruz. Beyaz et üretiminin, 2,4 milyon ton olması hedeflenmektedir.”

Kırsal Kalkınma Destekleme Programı kapsamında, toplam 4,1 milyar lira tutarında yatırımın destekleneceğini ve 16 bin istihdam sağlanacağını belirten Pakdemirli, tarıma dayalı sanayi bölgelerini artırarak, sanayi üretimine katkı sağlayacaklarını ifade etti.

“AR-GE’YE 27 MİLYON LİRA FİNANSMAN SAĞLAYACAĞIZ”

Su ürünlerinde de ilkleri yapacaklarının altını çizen Bakan Pakdemirli, 16 bin 500 ton kapasitede Avrupa’nın ve ülkenin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin kurulacağını, ülkenin tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemler kurulduğunu ve 220 bin yerli etçi ve yumurtacı damızlık civciv üretiminin yapılacağını söyledi.

Ar-Ge’ye 27 milyon lira uluslararası finansman sağlayacaklarını kaydeden Bakan Pakdemirli, özel sektöre Ar-Ge Destek Programı kapsamında 21,4 milyon lira destek vereceklerini belirtti.

Ayrıca toplulaştırmayla üretimde ve gelirde artış sağlayacaklarını dile getiren Pakdemirli, 230 olan toplulaştırma projesi sayısını 237’ye yükseltip, 143 bin hektarı toplulaştırma yapacaklarını ifade etti.

2018’de 1 milyon 124 bin 918 gıda denetimi yapıldığını anımsatan Bakan Pakdemirli, bu yıl Ekim ayı itibarıyla 985 bin 188 gıda denetimi yapıldığını ve denetimlere devam edildiğini kaydetti.

2020 BÜTÇESİ 40,3 MİLYAR LİRA

Bakan Pakdemirli, Bakanlığın 2020 bütçe teklifinin bir önceki yılın bütçesine göre yüzde 19,4 artırılarak 40,3 milyar lira olduğunu da sözlerine ekledi.

11 MİLYON FİDAN ‘GELECEĞE NEFES’ OLUYOR

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli, 11 milyon fidan ile ‘Geleceğe Nefes’ olmak ve ‘Daha yeşil bir Türkiye’ için gerçekleştirilen seferberlikte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte ilk fidanı toprakla buluşturdu. 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen ‘Geleceğe Nefes’ etkinliğinde Bakan Pakdemirli bir de konuşma yaptı.  

11.11.2019- ‘MİLLİ AĞAÇLANDIRMA GÜNÜ’ SEFERBERLİĞİ

Tarihi bir gün olan 11.11.2019-Milli Ağaçlandırma Günü’nün hayırlı ve ebedi olması temennisinde bulunan Bakan Pakdemirli, vatandaşlarımızdan seferberliğe gelen yoğun ilgiye değindi, 14 milyona yakın bir sayı da fidan sahiplenildiğini belirtti; ”Bugün görüyoruz ki; Milletimizin Orta Asya’nın kalbinden çıkardığı “Hayat Ağacı”, Anadolu’nun göğsünde büyüyen bir “Hayat Çınarı”na dönüşmüştür! Zira bizim kuruluşumuzun rüyası, “Çınar’dır; kurulduğumuz yerin adı, Söğüt’tür! Öyle ki: Bizim; dünyamız da ağaçtır, rüyamız da… Bizim; sevdamız da ağaçtır, davamız da… İşte biz, “Geleceğe Nefes” olmaya karar verdiğimizde, bu kampanyayı 11 Milyon fidan ile sınırlandırmıştık! Ancak gördük ki aziz milletimiz, bu kampanyayı bir seferberliğe dönüştürerek bir ‘Memleket Meselesi’ haline getirdi! 11 Milyon fidanın tamamının birkaç gün içinde sahiplenildiğini görünce bizler de bu ilgiyi ve heyecanı karşılıksız bırakmayarak sahiplenilecek fidan sayısını 11 Milyonun üzerine çıkardık! Bugün en son baktığımda, sahiplenilen fidan sayısı 14 milyona yaklaşmıştı!” dedi.

”2023 HEDEFİMİZ 7 MİLYAR FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURMAK”

Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin, orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, son 17 yılda yapılan ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin rakamları da paylaştı.

Pakdemirli; ”Biz, ‘Daha yeşil bir Türkiye, daha yaşanabilir bir Dünya’ hedefiyle yola çıktık! Bu hedefle; dünyanın orman varlığı azalırken, Türkiye’yi orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri konumuna getirdik! Ve 3 kıtada çevre ülkelere ormancılık desteği veren yegâne ülke olduk! Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Bakanlık olarak biz; 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katını, son 17 yılda yaptık! Yanan ormanların 40 misli kadar alanı, ağaçlandırdık! 2002 yılından önce, yılda 75 milyon fidan üretilirken, biz, son 17 yıldır, yılda ortalama 350 milyon fidan üretiyoruz! 2002 öncesinde ülkemiz yüzölçümünün 4’te 1’i orman iken bugün, yüzölçümümüzün 3’te 1’ini ormanlık alana ulaştırdık!Yani orman varlığımızı 17 yılda, 1.8 milyon hektar alan artırdık! Ve bugün hamdolsun,iki Kıbrıs adası büyüklüğünde orman alanını ülkemize ve milletimizekazandırmış olduk! İnşallah 2023 yılına kadar da ülkemizde 7 Milyar fidanı toprakla buluşturacağız! Yani 7 Milyarlık dünya nüfusu kadar, fidan dikmiş olacağız!” diye konuştu.

13 BİN FUTBOL SAHASI KADAR ALANA FİDAN DİKİLİYOR

Bakan Pakdemirli, bugün toprakla buluşan 11 milyon fidan ile ağaçlandırılan alanın büyüklüğünü de örneklerle anlattı; ”11 Milyon fidan dikmek demek, şu demek! Bir: 13.000 futbol sahası büyüklüğünde alan demek! İki: Türkiye Cumhuriyeti’nin 10.765 km’lik kara ve deniz sınırlarının tamamını birer metre arayla fidanlarla çepeçevre çevrelemek demek! Bunun muazzam bir büyüklük olduğunu ifade ederek, dikkatlerinize sunmak isterim!”

11 MİLYON İLE ÇİFTE DÜNYA REKORU

Bakan Pakdemirli, 11 milyon fidan seferberliği ile Türkiye’nin Guinness Rekorlar Kitabına da adını iki rekorla yazdıracağını belirtti; ”232.647 adet fidan ile Endonezya’ya ait olan ‘1 saatte en fazla fidan dikme’ dünya rekoru, bugün Çorum’da 1 saatte daha fazla fidan dikerek Türkiye adına tescil ettirilecek! İkinci rekorumuz için de; bugün fidan dikerken çektirdiğiniz bir fotoğrafı gelecegenefesalbum.com adresine yüklemenizi istiyoruz! Böylelikle “Dünyanın En Büyük Online Fidan Diken İnsan Albümü”nü Gines’e tescil ettirerek ikinci bir rekora daha milletçe imza atmış olacağız!”

İLK FİDANI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DİKTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes” kampanyası kapsamında Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Çakırlar mevkiinde düzenlenen programa katıldı.

Saat 11. 11’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli ve Eşi Ahu Pakdemirli ile birlikte, diktiği fidan ile 11 milyon ağaç için ilk kazmayı vurdu.

Diktiği fidana cansuyu vermeyi de ihmal etmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra etkinlik kapsamında bir konuşma yaptı.

”HEDEFİMİZ ZÜMRÜT YEŞİLİ BİR TÜRKİYE FOTOĞRAFI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”11.11.2019 tarihinde saat 11.11’de toplam 11 milyon fidan ve ağacı geleceğe nefes olması ümidiyle toprakla buluşturuyoruz. Hedefimiz zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkarmaktır. Bu fidanların hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

”GELECEĞE NEFES SEFERBERLİĞİ DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK BİR KAMPANYA”

Geleceğe nefes seferberliğinin gördüğü yüksek ilgiyle hedeflerini aşarak dünyaya örnek olacak bir kampanyaya dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rekorumuz bugün Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri tarafından Çorum’dan takip edilecek ve kayıtlara geçirilecektir. Milletimizin özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın kampanyaya ilgisi bu tarihin ve saatin önümüzdeki yıllarda da ‘ağaç günü’ olarak değerlendirilmesi fikrini ortaya çıkardı. Biz de bu fikri destekledik ve 11 Kasım’ın Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararını geçtiğimiz hafta imzaladım. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nün ülkemize, milletimize, gençliğimize, çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bundan sonra her yıl milletimiz takvimler 11 Kasım’ı ve saatler de 11.11’i gösterdiğinde fidan dikmek üzere belirlenen alanlarda olacaktır” diye konuştu.

”NE KADAR AĞAÇ DİKERSEK, GELECEĞE O KADAR MİRAS BIRAKIRIZ”

Dede Korkut’un ağacı “Ağaç ağaç dersem sana arlanma ağaç, Mekke ile Medine’nin kapısı ağaç, Musa Kelimin asası ağaç, büyük büyük suların köprüsü ağaç, kara kara denizlerin gemisi ağaç, Zülfikar’ın kını ile kabzası ağaç” ifadeleriyle anlattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bugün burada diktiğimiz fidanların her birinin ileride nerede, hangi hayırlı iş için kullanılacağını şimdiden bilemeyiz. Onun için ne kadar çok ağaç dikersek geleceğe o kadar büyük miras bırakmış oluruz” diye konuştu.

”17 YILDA TOPLAM 4,5 MİLYAR FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda 4,5 milyar fidanın toprakla buluştuğuna da dikkati çekti; ”Tabiatı sadece korumakla kalmayıp geliştirerek bizden sonraki nesillere bırakmanın çabası içerisindeyiz. 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Bizim yeşil sevgimizi, ağaç hassasiyetimizi, çevre hassasiyetimizi kimsenin terazisi ölçmeye yetmez” dedi.

11 MİLYON FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU

‘Geleceğe Nefes’ olsun diye, 11 milyon fidanın toprakla buluşması için kazmalar vuruldu, toprakla buluşan her fidana cansuyu verildi.

Geleceğe miras olacak seferberlik kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin Ankara’da vurduğu ilk kazma ile 81 ilde eş zamanlı olarak fidanlar toprağa bırakıldı. 7’den 77’ye herkes saat 11:11’de, 2023 noktada tam 11 milyon fidanı toprakla buluşturmak üzere biraraya geldi.

‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’ tüm yurtta fidanların toprakla buluştuğu etkinlik kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 ilde Bakanlarla canlı bağlantı yaparak ‘Haydi Bismillah’ dedi. Şırnak’ta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sinop’ta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Aksaray’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Antalya’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Konya’da ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımı ile fidanlar toprağa bırakıldı.

Cumhurbaşkanlığı kararı gereği, bundan böyle her yıl 11 Kasım, ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ olarak kutlanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordinasyonunda ilki gerçekleştirilen ‘Geleceğe Nefes’ adlı ağaçlandırma seferberliğine vatandaşların ilgisi de yoğun olurken; iki ayrı alanda dünya rekoru kırılması da hedefleniyor.

İlk olarak, 232 bin 647 fidan ile Endonezya’ya ait “1 saat içinde en fazla fidan dikme” rekorunun, Çorum’da 1 saatte 301 bin 111 fidan dikilerek kırılıp, Guinness Dünya Rekoru’nun Türkiye adına tescil ettirilmesi amaçlanıyor.

İkinci rekor için ise; 81 ilde fidan diken vatandaşlarımızın atacakları fotoğraflar ile albüm oluşturulması ve ”Dünyanın en büyük online fidan diken insan albümü” rekoru kırılması amaçlanıyor. 

SAYGIYLA VE ÖZLEMLE ANIYORUZ

Ölümünün 81. yılında cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla ve özlemle anıyoruz.